T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/154 Esas
KARAR NO : 2024/13
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 09/09/2022
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin “...” sahibi; ... tarafından 1997 de ...'da kurulan ...'nin telif haklarını organize ettiğini ve sorumluluğu altında bulunduğunu, SMK m.5 ve m.6 uyarınca hükümsüzlük şartlarının belirlendiğini, davalının müvekkilinin haklarını ve markalarını tahrip ederek seri başvurularda bulunduğunu, davalının ... ve ...numaralı tescil başvurularının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ... ile ilgili birçok markayı bünyesinde barındıran 25 yıllık bir marka olduğunu ve toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceğini, davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin hak sahibi olduğunu iddia ettikleri Türkiye ve dünya çapında tescilli olan “....” “...” markalarının iltibas teşkil edecek derecede benzer olduğunu belirterek, davalıya ait dava konusu ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne, ... internet sitesine erişimin engellenmesini, davalıya ait ..., ..., ..., ve ... kullanıcı adlı instagram hesabı da dahil olmak üzere müvekkilinin markasına tecavüz eden tüm internet siteleri ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının durdurulmasını, markanın web sitesinden çıkartılmasını, söz konusu internet adresi ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesini, müvekkiline ait tescilli markaların kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, 30.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava ettiği anlaşılmşıtır.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde 192 ülkede 500 milyon dan fazla izleyiciye ulaştığını belirtmiş ise de Türkiye'de yayın yapmak için gerekli olan RTÜK kaydı ve şartlarının olmadığını, dolayısıyla ...'nin Türkiye'de faaliyeti ve resmiyetinin olmadığını, marka tescilinden doğan hakların sadece tescilli olan ülkede koruma sağladığını, davacının Türkiye'de faaliyeti olmadığı için zaten markanın yok hükmünde olduğunu, davacının ... markasının tescil edilmiş ise de ... markasından sonra tescil edildiğini, söz konusu TV 'nin başka ülkede yayın yapan internet sitesi ve uydu kanalı olduğunu, ülkemizde faaliyeti varmış gibi algı yaratarak coğrafi kaynak koşunda halkı ve kurumları yanılttığını, temsil belgesi olarak sunulan evraktaki şirket ile TPMK kaydındaki şirketin birbirinden farklı olduğunu, temsile konu yetkiler okunduğunda ...'ye yönelik açılan davalara itiraz hakkı verildiğini ancak dava açma hakkı verilmediğini, davacı tarafın ... markasının kendi adına tescilli olduğunu bilmesine rağmen ... markası için tescil başvurusunda bulunduğunu, ayrıca ... tescili ise ... Sınıflarda olduğunu sınıfsal kullanım açısından farklılık olduğunu, dava dilekçesinin eklerine yukarıda yazılı tescilleri ve farklı sınıflardaki tescilleri ekleyerek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, bu şekilde davacının girişimini engelleyerek maddi menfaat temin etme çabasında olduğunu, bunun üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının seri marka başvurularında bulunarak dezenformasyon yarattığını, davacının yetkisinin temsilcilikten ileri olmadığını, davacı tarafından delil olarak sunulan belgelerde yayıncı kimliğine ait herhangi bir şirket kaydı olmadığını, mevcut şirketlerin tekstil ve konfeksiyon ticaretiyle ilgili olduğunu, ... markasının TPMK tarafından incelenip onaylandığını, markanın başka markalar ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını belirtirek, davanın reddini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davalı yana ait .. başvuru numaralı marka ... Sınıf yönünden “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (... ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” hizmetleri bakımından SMK 6/1 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, davalı yana ait ... başvuru numaralı ... markanın SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun değerlendirilemeyeceği, davalı yanın kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yanın ticari defterlerini sunması, inceleme yapılabilecek yeri bildirmemesi, Sayın Mahkemenizce yerinde inceleme yetkisi verilmemiş olması nedeni ile SMK 151/2-b hükmü kapsamında mali inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, Davacı yanın SMK 151/2-b hükmü ile “b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” şeklinde düzenlenmiş hüküm çerçevesinde talep ettiği tazminat tutarının hesaplanabilmesi için, davalı yanca münhasıran fashionturk markasının ... ve ... Sınıflara istinaden düzenlemiş olduğu faturaların da sunulması gerektiği, davalı yanın bu yöndeki faturaları ile birlikte 2022 yılına ait kurumlar vergi beyannamesini de sunması ya da bu beyannamenin mahkeme marifeti ile celp edilmesi halinde de davalı şirketin beyanname ekinde yer alan finansal tablolarından, tüm faaliyetlerine ilişkin karlılık oranı belirlenip, münhasıran dava konusu markanın kullanılması sureti ile elde edilen ciroya isabet eden kısmı hesaplanabilecek, bu anlamda da tazminat tutarının belirlenebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 24/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ; mali açıdan Dosyaya celp edilen belgeler arasında, kök raporda da belirtildiği şekilde davalı yanın, davacı yanın ileri sürdüğü ürünleri sattığını gösteren faturalarının yer almadığı, bu nedenle davalı yanın iddiaya konu ürünleri satıp satmadığı, satmış ise kaç adet sattığı, bu ürünlerin satış ve maliyet tutarlarının ne oldukları bilinmeden, SMK 151/2-b hükmü ile “b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” ın tespiti olanaklı olmadığını, bu nedenle bu aşamada da davacı yan talepleri yönünden herhangi bir tazminat hesabı yapılmasının mümkün olamadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde davacının ... yetkilisi ... olarak belirtildiği, dava dilekçesinin içeriğinde ...'ın ... isimli şirketin Türkiye yetkilisi olduğu belirtilerek, ... isimli şirketin faaliyetleri ve markaları yönünden açıklama ve beyanda bulunularak davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, dava dilekçesinden davanın ... adına açıldığının anlaşıldığı, dava dilekçesinin ekinde ...ın ... isimli şirketin Türkiye yetkilisi olduğu iddiası yönünden belge sunulduğu, 01/08/2020 tarihli belge incelendiğinde belgede ... isimli şirketi Türkiye'de temsil etmek üzere ...'ın yetkilendiriliğinin yazılı olduğu, dava dilekçesinin ekinde sunulan belgenin fotokopi olduğu, bu belge aslını sunmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği verilen kesin süre içerisinde belge aslının sunulmadığı, ...'ın ... isimli şirketin dava açmaya yetkili şirket yetkilisi olduğunun ispat edilemediği, dava dilekçesinin ekinde sunulan vekaletname incelendiğinde vekaletnamenin ... adına düzenlenmiş vekaletname olduğunun anlaşıldığı, ...isimli şirket adına düzenlenmiş vekaletnamenin bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-e maddesinde davaya takip yetkisine sahip olunmasının dava şartı olarak düzenlendiği, yukarıda açıklandığı üzere davanın dava dilekçesinde belirtilen ... isimli şirket adına açıldığı, ...'ın ... isimli şirketin dava açmaya yetkili şirket yetkilisi olduğunun ispat edilemediği, ... isimli şirket adına düzenlenmiş bir vekaletnamenin bulunmadığı, ...'ın ... isimli şirket adına dava açma ve davayı takip yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-e ve 115/2 maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan: posta gideri olarak 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.01/02/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!