T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/309 Esas - 2024/26
ESAS NO : 2021/309
KARAR NO : 2024/26
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/05/2021
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Mahkememizde görülen davada yapılan açık yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın ..., ..., ... ve... tescil numaralı endüstriyel tasarımların sahibi olduğunu, Davalı şirkete ait katalog ve görsellerde bulunan tasarımların kendi tasarımları ile birebir aynı olduğunu, her iki tasarımın benzerliğinde ötesinde birebir aynılık içermesinden dolayı tüketici nezdinde iltibasa sebep olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin müvekkilin tasarım hakkına tecavüzünün tespiti, durdurulması, bu suretle haksız tecavüzün giderilmesi, önlenmesi, önlemenin kaçınılmaz olması halinde tecavüze konu ürünlere el konularak imha edilmesi ayrıca Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek bir gazetede bir defa ilan yoluyla kamuya duyurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsedilen talep ve iddiaların hukuken geçerliliği ve gerçekliği olmadığını, öncelikle davacı şirketin tescilli tasarımının 5 yıl ve tescilsiz tasarımların ise 3 yıllık koruma kapsamının içinde olup olmadığı ve huzurdaki davayı açmada hukuki yararının olup olmadığının Mahkeme tarafından tespit edilmesini, müvekkil şirketin kullandığı ürünlerin davalı şirketin tescil belgesini aldığı ürünlerden farklı olduğunu, davalı şirket profilleri ile uyum sağlamadığını, kanallarına geçmez ve kullanılmaz yapıda olduğunu, davaya konu tasarımlar da piyasadaki diğer ürünlerle çok küçük farklılıklara haiz olup ayırt edici ve yenilik unsurlarını taşımadığını, davacının sunduğunu ve kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarımların mutlak yenilik koşulunu taşımadığından korumadan faydalanabilecek tasarımlar olmadığını, sonuç olarak müvekkilin kullandığı ürünlerin davacı yanın iddia konusu ettiği tasarımlardan farklı olduğunu, benzerlik oluşturmadıklarından herhangi bir şekilde hukuka aykırılık söz konusu olmadığını ve davacının iddialarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 16/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...., ... ve ... numaralı endüstriyel tasarıların Türk Patent nezdinde davacı adına tescil edilmiş olduğu, Davacı tarafa ait ..., ... ve...numaralı tasarım ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 11.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Mevcut incelemenin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzerlik yönünden yapıldığı, başka firma profilleri ile uyum, boyut vb. yönünden bir değerlendire yapma imkânı söz konusu olmadığı, Tasarımcıya seçenek özgürlüğünün dar bir alanda olduğu bu nedenle mevcut tasarımların ürünleri fonksiyonuna bağlı olarak benzer tasarlanması şeklindeki görüşlere katılmanın mümkün görünmediği, profil ve panel tasarımlarında veya parçalarında seçenek özgürlüğü oldukça fazla olduğu, Mevcut tasarımların tescil edilmemesi, yenilik incelemesine tabi tutulmadan tescil edildiği hususunun değerlendirmesine olanak bulunmadığı, Benzer olan tasarımların ana raporda tescil tasarımlar ve davalıya ait ürünler incelendiği, genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmayanlar raporda belirtildiği, sonuç olarak ana raporda açıklanan görüşlerde bir değişikliğin söz konusu olmadığı ifade edilmiştir.
Mahkememize sunulan 25/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafa ait tescilsiz tasarımlar ile davacı tarafa ait tescilli tasarımların karşılaştırması sonucunda aradaki farklılıkların küçük ayrıntılar olduğu ve SMK Madde 56-(4)-b) maddesi kapsamında aynı olarak nitelendirmesi gerektiği, Aynı şekilde, davalı tarafa ait tescilsiz tasarımlar ile davacı tarafa ait tescilli tarafa ait tescilli tasarımların karşılaştırması sonucunda; davalı tarafın tasarımlarının SMK 56- (5) maddesinde ifade edildiği gibi bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin aynı olduğu ve ayırt edicilik niteliği olmadığı, Kök raporumuzda heyetimizce taraflara ait ürün görselleri ve ürün örnekleri incelenmiş ve davalının incelenen tasarımlarının davacı adına tescilli tasarımlar ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde birebir aynı tasarım olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. SMK’nın 81/1-a maddesinde, “Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak” eylemleri de tasarım hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, buna karşın; SMK 56-(6) maddesi kapsamında seçenek özgürlüğünün derecesi kapsamında yapılan inceleme de ise ... tescil numaralı profil tasarımı ile..tasarımında seçenek özgürlüğünün sınırsız olduğu bu kapsamda davalı tarafa ait ...numaralı tasarımı ile ... numaralı tasarımlarının davacıya ait ... ve ...numaralı tescilli tasarımlarına karşı tecavüz şartlarının oluştuğu, Davacının diğer tasarımlarının ise aynılık şartlarını taşımakla beraber seçenek özgürlüğünün derecesinin kısıtlı olmasından dolayı tecavüz şartlarının oluşmadığı, davalı tarafça, davacı tarafa ait tescilli tasarımların yenilik özelliği taşımadığı iddialarına yönelik ortaya konulan delillerin yeterli olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın davalı kullanımlarının davacıya ait TPMK nezdinde... , ..., ...,..., ... numara ile tescilli tasarımlarına vaki tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemi ile birlikte hükmün ilanı talebi ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6769 sayılı SMK'da tescilli tasarımların korunma şartları belirlenmiştir.
Tasarım, SMK 55/1 maddesinde tanımlandığı üzere ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.Koruma ile elde edilen tasarım hakkı, sahibine izni olmaksızın başka kişilerce tasarımın ticari amaçla kullanımını engelleme yetkisi vermektedir.
Tasarım ve ürün; Madde 55- (1)Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Yenilik ve ayırt edicilik; Madde 56- (1)Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (4)Bir tasarımın aynısı; a)Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. (5)Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a)Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. (6)Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Madde 57- (1)Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. (2)Koruma talep edilen bir tasarım, BAŞVURU TARİHİNDEN VEYA RÜÇHAN TALEBİ VARSA RÜÇHAN TARİHİNDEN ÖNCEKİ ON İKİ AY İÇİNDE tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. Madde 58- (1)Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2)Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır... Madde 59- (1)Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz. (2)Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez.
SMK 81/1-a maddesinde “Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. ” fiilleri tasarım hakkına tecavüz olarak sayılmıştır.
Tescilli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile diğer tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim arasında belirgin farklılık yoksa tecavüzün varlığına hükmedilmesi gerekmektedir. Kıyaslanan tasarımların birbirleriyle benzer yanlarının bulunması yanında farklılıkları da içermesi mümkündür. Bu konuda tecavüzün tespitinde ölçü olarak genel görünümlerin kıyaslanması suretiyle sonuca - varılması " gerekmektedir. Karşılaştırılan tasarımların genel görünümü birbirinden farklıysa ve bu farklılıkların düzeyi ayrıntılardaki küçük farklılıklardan yüksek ise tasarıma tecavüz gerçekleşmemiş sayılacaktır.
Bir tasarımın önceki bir tasarımla aynı kabul edilmesi için birebir ayniyet göstermesi gerekli değildir. Birbiri ile karşılaştırılan iki tasarımın sadece küçük ayrıntılarda farklılık göstermesi halinde de iki tasarımın aynı olduğu kabul edilir . Şayet farklılık mevcut bir tasarım esas alınarak yapılmış, mevcut tasarımın bir versiyonu niteliğinde ise ve mevcut tasarımla aynı olmayı ortadan kaldırmıyorsa yenilik söz konusu olmaz .
Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
SMK m.56/f.6 gereği ayırt edici nitelik incelemesini gerçekleştirecek olan bilgilenmiş kullanıcı, bu değerlendirme sırasında "tasarımcının o tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesini" de dikkate almalıdır. Bu bağlamda seçenek özgürlüğü derecesinin yüksek olduğu ürünlerde küçük farklılıklar tasarımlara ayırt edici nitelik kazandıramazken, seçenek özgürlüğünün dar olduğu ürünlerde küçük farklılıklar ayırt edici nitelik için yeterli görülebilir. Ayrıca ayırt edicilik incelemesinde tasarımcının ürüne ilişkin uymak mecburiyetinde kalacağı teknik zorunlulukların da (ör. tasarımın işlevini görebilmesi için belirli bir şekil ve boyutta olmasını gerektirecek teknik zorunlulukların) dikkate alınması şarttır.
Somut olaya dönüldüğünde, yapılan incelemede dava konusu endüstriyel tasarımların tamamının tescilli olduğu, yenilemelerini yapılmış olduğu ve koruma kapsamının devam ettiği, davalı tarafın ürünlerinin davalı tasarımlarına tecavüzü iddiasının incelenmesinde davalı tarafa ait tescilsiz tasarımlar ile davacı tarafa ait tescilli tarafa ait tescilli tasarımların karşılaştırması sonucunda; davalı tarafın tasarımlarının SMK 56- (5) maddesinde ifade edildiği gibi bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin aynı olduğu ve ayırt edicilik niteliği olmadığı, bu hususun teknik bilirkişi incelemesi ile tasdik edildiği, ancak "tasarımcının o tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesini" ne yönelik incelemenin de tasarımların niteliği gereğince zorunlu olduğu, bu yönden yapılan incelemede ise ... tescil numaralı profil tasarımı ile ... tasarımında seçenek özgürlüğünün sınırsız olduğu bu kapsamda davalı tarafa ait ... numaralı tasarımı ile ... numaralı tasarımlarının davacıya ait...ve... numaralı tescilli tasarımlarına karşı tecavüz şartlarının oluştuğu, diğer tasarımlarının ise aynılık şartlarını taşımakla beraber seçenek özgürlüğünün derecesinin kısıtlı olmasından dolayı tecavüz şartlarının oluşmadığı, davalı tarafça davacının tasarımlarının yenilik vasfının olmadığı ileri sürülmüşse de, hükümsüzlük davası açılmadığı, bu davada davacı tasarımlarının diğer firmaların tasarımları ile karşılaştırmasının yapılarak yenilik incelemesi yapılamayacağı, Davalı tarafa ait ... numaralı tasarım ile ... numaralı tasarımlarının davacıya ait ... ve ...numaralı tescilli tasarım haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin kararın kesinleşmesine müteakip imhasına dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1- Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Davalı tarafa ait ... numaralı tasarım ile ...numaralı tasarımlarının davacıya ait ... ve ... numaralı tescilli tasarım haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin kararın kesinleşmesine müteakip imhasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hüküm özetinin kararın kesinleşmesine müteakip Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeten birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen talep yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 5.625,00 TL bilirkişi ücreti, 153,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.778,00 TL ve 135,60 TL harç (peşin+başvuru+vekalet) olmak üzere toplam 5.913,60 TL yargılama giderinden reddedilen talep yönünden takdiren %50'si düşülerek 2.956,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!