WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 4.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/283
KARAR NO : 2024/126

DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 23/03/2021
KARAR TARİHİ : 25/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin internet sitesi, “...” yanı sıra, ... başta olmak üzere ...'da “...” kullanıcı adıyla sosyal medya da kaliteli video ve fotoğraf üreticisi olarak çalıştığını; Ülke tanıtımı amacıyla, kendi adınaTPMK nezdinde tescilini yaptırdığı projesine “...” isimli video içerik serisinde bir çok marka ve kurum ile işbirliği içerisinde halihazırda “...” ve “...” ve “...” serileri yayınladığını; sponsorluk, reklam, tanıtım vs. anlaşmaları yaparak belirli miktarda ücretler almak suretiyle çalışmalarının geçim kaynağı olduğunu; davalıya ait havaalanı servis taşımacılığı yapan araçlarda yer alan koltuk arkası ekranlarda, kendisine ait video içeriklerin izinsiz olarak uzun süredir kullanıldığını tespit ettiğini; bu kapsamda davalıya, ... noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli, çektiği ihtarnameye cevaben davalının durumu ikrar ettiğini; 02.12.0220 tarihinde davalıyla arabuluculuk görüşmelerinin uzlaşmasız sonlandırıldığını beyan ve iddia ederek sayın mahkemenize başvurduğu anlaşılmaktadır. 26/04/2021 işlem tarihli beyan dilekçesinde davacının özetle; ekinde kayden geçen optik medya içeriğinde sunduğu tespit görsel ve video içeriklerinin, “....” adlı sosyal ağ sağlayıcı nezdinde ve içerik sağlayıcının kendisi olduğu hesaptan umuma yayınlanıp “...” erişim adresine sahip “...” başlıklı video içeriğin 3:14 ve 4:18 dakikalarına denk gelen kısımlardaki görüntüleri kullandığını; yine “...” erişim adresine sahip “en güzel ...” başlıklı video içeriğin 2:11 dakikasına denk gelen kısımdaki görüntünün kullanıldığını; davacıya “...” adlı sosyal ağ sağlayıcı vasıtasıyla ulaşan ...isimli tanığın davalı firmanın otobüsünde seyahat etmekte iken davacıya gönderdiği mesaj ve görüntünün yine bulunduğunu beyan ve iddia ettiği görüldüğünü beyan ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tazminata ilişkin talebi zamanaşımına uğramış olmakla davanın zamanaşımı yönünden usulden reddi gerektiğini. Davacı yana ait eserlerin telif haklarının ihlal edildiğine ilişkin müvekkil şirketin sorumlu olmadığına dair itirazlarımızı belirtdiğini. Kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin sorumlu olduğuna karar verildiğinde ise davacı yanın talep edebileceği tazminatın somut olayın şartlarına uygun olarak tespit edilmesi gerekmekte olduğunu. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesinde; "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." denilmektedir. İlgili hüküm kapsamında talep edilebilecek tazminat miktarı hesaplanırken somut olayın şartları dikkate alınması gerektiğini. Dava konusu olayda, müvekkillerinin kusurundan ya da haksız davaranışından kaynaklandığı iddia edilen zararların davacının kişilik haklarını zedeler nitelikte olmadığını ve söz konusu zararın oluşmasında müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını. Bu sebeple, davacı yanın manevi tazminat talep etme koşulları bulunmadığını, taleplerinin reddi gerektiğini. Somut olayın şartlarının incelenmesinde araç içi reklamların davadışı ...celbi gerektiğini. Cevap dilekçesinde koltuklarda gösterilen içeriklerin dava dışı üçüncü bir şirketle olan anlaşma ile gösterildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu içeriklerin eser vasfı, kullanım ve telif taleplerinin davacı tarafça ispatının gerektiği gerekçesiyle davanın reddi talep edildiğini Davacı yan tarafından açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın husumetten ve diğer usuli eksiklikler nedeniyle usulden, Aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yana bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 23/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı yanın 23/03/2021 tarihli dilekçe ekinde sunduğu görsellerde, “...” ve “...” başlıklı video görsellerin, kime veya hangi kuruma ait olduğu, teknik yolla içerikten belirlenemeyen araç içinde, yolcu koltuğu arka görüntüleme panelinde gösterimine yer verildiği, Davaya konu videolar incelendiğinde videoların alelade hareketli görüntüler olmayıp belli bir konu ve üslup dahilinde bir akış çerçevesinde iskeletinin olduğu bu çerçevede FSEK 5 anlamında hususiyet arz eden hareketli görüntüler dizisi unsurlarını bünyesinde barındırdığı değerlendirilmekte ise de nihai değerlendirme için sinemareklam filmi sektöründen bir bilirkişinin Heyete dahil edilmesinin uygun olacağı, zira videoların sinema eseri vasfında olduğu takdirde olaya FSEK hükümlerinin, eser vasfında olmadığı takdirde FSEK 84 atfı ile TTK 54 vd hükümlerinin uygulanacağı, 3. Dosyada mübrez davacı tarafından ibraz olunan CD ve youtube kayıtlarında videolar altında içerik üreticisi olarak davacının isminin bulunduğu dikkate alındığında davacının davaya konu yaratımlarda hazırlayıcı olduğu, Heyetimiz teknik bilirkişisinin tespit ve değerlendirmelerine göre davacının 2 adet videosunun kime veya hangi kuruma ait olduğu, teknik yolla içerikten anlaşılmayan araç içinde, yolcu koltuk arkası görüntü panelinde kullanıldığı tespiti çerçevesinde söz konusu araçların davalıya ait olup olmadığı hususu dosya kapsamından net anlaşılamamakla birlikte davalının cevap dilekçesinde araç içi reklam faaliyetleri için ... Şti ile anlaşıldığını bu içeriklerin bu şirketin sorumluluğunda olduğunu ileri sürdüğü ve dilekçesi ekinde bu şirket ile yaptığı reklam alanları sözleşmesini sunduğu dikkate alındığında davacının sunduğu CD içerisinde koltuk arkası ekranlarında video içeriklerinde ... ibaresinin yer aldığı dikkate alındığında yukarıdaki kullanımın davalı araçlarında olduğu hususundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, Davaya konu içeriklerin kullanımı nedeniyle davacının talep edebileceği bedelin belirlenebilmesi için öncelikle söz konusu içeriklerin eser vasfı ya da FSEK 84 kapsamında içerikler mi olduğunun tespitinden sonra yapılması ve ayrıca davacının dosyaya sunduğu emsal sözleşmelerin sektörel uygulama çerçevesinde denetlenebilmesi için heyetimize sinema-reklam filmi sektöründen bir bilirkişinin eklenmesi gerektiği, kanaatine varıldığı yönünde rapor düzenlenmiştir. Mahkememize sunulan 17/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacının senaristi, yapımcısı ve yönetmeni olduğu videoların FSEK .5 anlamında sinema eseri olduğu, Davacının ve yayınlandığı mecranın özellikleri göz önünde tutularak rayiç bedelin; Tek bir eser için=Toplam 3.000 TL (İki Bin Türk Lirası)İki eser için: 3.000 x 2= 6.000 TL hakkaniyetli olacağı kanaatine varıldığı yönünde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememize sunulan 17/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacının senaristi, yapımcısı ve yönetmeni olduğu videoların FSEK .5 anlamında sinema eseri olduğu, Davacının ve yayınlandığı mecranın özellikleri göz önünde tutularak rayiç bedelin;Tek bir eser için=Toplam 3.000 TL (İki Bin Türk Lirası)İki eser için: 3.000 x 2= 6.000 TL hakkaniyetli olacağına kanaat getirilmiştir
Mahkememize sunulan 28/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; önceki raporda piyasa rayiçleri esas alınarak tespit edilen 2.000 TL bedelin somut olay çerçevesinde tespit edilmesi nedeniyle kanaatini sürdürdüklerini beyan ettiklerini, Kök ve ek rapordaki kanaatlerimizi değiştirecek herhangi bir hususun bulunmadığı hususundaki kanaatine varıldığı yönünde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememize sunulan 04/03/2024 tarihinde yeniden sunulan bilirkişi...' ün ek raporunda özetle; sektörel bilirkişinin değer tespiti yönünden sehven yaptığı hatanın düzeltilmesiTalebidir. Davalının Davacı taraftan izinsiz olarak kullandığı heyetimizce tespit edilen;... adlı eserlerinin değer tespiti kök ve önceki ek raporda) belirtilen görüş çerçevesine bağlı kalınarak sehven yapılan hesaplama hatası aşağıdaki gibi Düzeltilmiştir;Davacının Davalıyla yaptığı sözleşmeye istinaden ve Davaya konu yayının ilk değil ikinci yayınolması nedeniyle sehven yapılan hesaplama hatası aşağıdaki gibi; Tek bir eser için-Toplam 2.000 TL (İki Bin Türk Lirası) İki eser için: 2.000 x 2- 4.000TL üzerinden toplam 4.000 TL olabileceği şeklinde kanaatine varıldığı yönünde rapor düzenlenmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın eser sahipliğnin tespiti ile, davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti, tecavüzün ref'i ve Fsek m.68 ve m.70 uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün “eser” niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün sahibinin hususiyetini taşıması”, ikincisi ise kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine “sübjektif unsur” veya esasa ilişkin şart', ikincisine ise “objektif unsur” veya “şekle ilişkin şart” denilmektedir. Subjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin “hususiyetini” taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer' . Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, davaya konu edilen 2 adet video hareketli görüntüler dizi olmakla FSEK m. 5 anlamında sinema eseri vasfını haiz olup olmadığının değerlendirilmesini gerektirmiş; davaya konu videolar hakkında yapılan bilirkişi incelemesi neticesine göre, videoların bir konu ve uslup dahilinde bir akış çerçevesinde iskeletinin olduğu, bu çerçevede FSEK m.5 anlamında hususiyet arz eden hareketli görüntüler dizisi unsurlarını bünyesinde barındırdığı, bunların içeriklerinin Trabzon ve Kapadokya’yı tanıtan tanıtım filmleri olduğu; Davaya konu bu iki videonun adı geçen Trabzon ve Kapadokya’yı belli bir konsept(senaryo) dahilinde öne geçen özellikleriyle profosyonel bir ekip ve ekipmanla (kamera, dron vb.) çektikleri, çekilen bu görüntüleri yine belli bir konsepte göre profesyonel kurgulamasını ve seslendirmesini yaptıkları bilirkişi heyetince sektör uzman raporuyla da tespit edilmiş olup; FSEK 5 anlamında hususiyet arz eden hareketli görüntüler dizisi unsurlarını bünyesinde barındırdığı bu haliyle sinema eseri niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay kararlarında FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda, “eser sahipliği” sıfatının da re'sen gözetilmesi gereğine işaret edilmektedir. Dolayısıyla huzurdaki davada da, uyuşmazlık konusu fikri ürünlere ilişkin “eser sahipliği” sıfatının re'sen irdelenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından ibraz olunan CD ve youtube kayıtlarında videolar altında içerik üreticisi olarak davacının isminin bulunduğu dikkate alındığında davacının davaya konu yaratımların hazırlayıcı olduğu eser sahipliği noktasında da bir eksiklik tespit edilmemiştir. Davacının sunduğu CD içerisinde koltuk arkası ekranlarında yer aldığı dikkate alındığında yukarıdaki kullanımın davalı araçlarında olduğu anlaşılmakla, video içeriklerinde ... ibaresinin yer alması halinin davalının sorumluluğunu etkileyen bir hal olmadığı, davalının sorumluluğunun söz konusu olacağı davacının dava dışı şirketle yaptığı sözleşmede yer alan sorumluluğun dava dışı şirkette olduğuna yönelik savunmanın iç ilişkide etkili olabileceği, bu haliyle haksız fiil temelli davada esere tecavüz haline yönelik hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir hal olmadığından bu yöndeki savunmaya da itibar edilmemiştir.
FSEK m.68/l hükmüne göre; “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir".
FSEK m.68'deki kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için, mütecavizin kusurunun olması” ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir' Yine Yargıtay'a göre; “...eser sahibinin Mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin ediliken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz kullananla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır. Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise, başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise, rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir.
Davacının ve yayınlandığı mecranın özellikleri göz önünde tutularak rayiç bedelin bir sinema eserinin piyasa rayiçlerini iki ana unsurunun belirlediği, bunlardan birinin videoyu yapanın, konusunun, içinde yer alanların tanınırlığı, bilinirliği, teknik kalitesi iken ikinci unsur ise yayınlandığı mecranın bilinirliği, yaygınlığı, izleyici potansiyeli olduğu yayınlanan mecranın otobüs firması olması ve de bunun tanınırlığı ve bilinirliği açısından oldukça yerel kaldığı, izleme potansiyelinin sınırlı olduğu dikkate alınarak tek bir eser için 3.000 TL olarak belirlendiği, sonrasında sunulan 28/02/2024 tarihli ek rapor içeriğinde ise 2.000-TL bedel belirlendiği, sektör uzmanı tarafından dosya kapsamına sunulan 04/03/2024 tarihli beyan ile sehven bedelle hata yapıldığı, 28/02/2024 tarihli ek rapor içeriğinde ise 2.000-TL bedelin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Zira mali haklara tecavüz halinde FSEK'in 68/1. maddesi gereğince, eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, FSEK 68. Madde gereğince üç kat hesabıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminat talep ettiği, davacı tarafça ıslah başvurusunda bulunulmadığı, mahkemece HMK 26. Maddesine aykırı olarak talep aşımı yapılarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, bu haliyle talep edilmeksizin FSEK 68. Madde gereğince üç kat hesabının mahkemece resen takdiri mümkün olmadığından (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2023/878 Esas, 2023/1008 Karar sayılı ilamı) davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüzün tespiti ile , Fsek m. 68 uyarınca ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 5.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf aynı zamanda FSEK 70 hükmü çerçevesinde manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosyada mübrez kullanımlar sırasında eser sahibinin davacı olduğunun belirtilmemesi, ayrıca eser sahibinden umuma arz yetkisinin alınmaması nedeniyle nedeniyle FSEK 15 te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilme hakkı ile FSEK 14'te düzenlenen umuma arz hakkının hak ihlalinin söz konusu olması nedeniyle davacıların manevi tazminat talep hakkının olduğu, ihlal edilen manevi hakların türü, ihlalin gerçekleşme şekli ve hükmedilecek tazminatın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre takdir edilecek oluşu, hakkaniyet ölçüsü gözetilerek talep gibi 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, ..., 13.10.2009 tarih ..., 13.09.2011 tarih ... ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, ... sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiği takdirde taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana gelir. Bu durumda, davalının eylemi de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini isteyemeyeceğinden, maddi tazminat dayanağı FSEK 68. göre talep edildiğinden taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğundan ref isteminin reddine, karar verildiğinden mevcut yargı uygulaması gereğince davalı lehine maktu vekalet ücretine takdir edilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2019/987 Esas, 2022/75 Karar; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2021/1299 Esas, 2022/1110 Karar; ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2019/934 Esas, 2021/108 Karar; Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2021/4772 Esas, 2022/9296 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüzün tespiti ile, Fsek m. 68 uyarınca ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 5.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat dayanağı FSEK m. 68'e göre talep edildiğinden taraflar arasındaki farazi sözleşme ilişkisi uyarınca ref talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 1.024,65 TL karar harcından peşin yatırılan 256,17 TL'nin mahsubu ile kalan 768,48 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tecavüzün tespiti talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/2 uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden hesap olunan toplam 5.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/4 uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden hesap olunan toplam 10.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen ref talebi yönünden davalı yararına hesap olunan 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 2.750 TL bilirkişi ücreti, 1.135,00 TL posta tebligat gideri ve 315,47TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 4.200,47 TL'den kabul-red oranı üzerinden hesaplanan toplam 3.150,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
11-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davalı vekilinin/ İhbar olunan ... vekilinin ve yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024

Katip
¸

Hakim
¸