WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

İSTANBUL 4.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/220 Esas
KARAR NO : 2024/87

DAVA : Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 18/11/2020
KARAR TARİHİ : 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin baharat ve kuru gıda sektörü ile uğraştığını, ... markasının müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin markanın tanınırlığı için 22 yılda 20.000.000,00 TL reklam harcaması yaptığını, davalı tarafça müvekkiline ait ürünlerin taklitlerinin satışa sunduğunu, müvekkiline ait unvan ve logoları kullandığını, ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile marka hakkına tecavüzün tespit edildiğini, davalı şirketin müvekkilinin tasarladığı tescilli tasarım hakkına tecavüz eden ürünlerini adreslerinde üretip, satış yapmaya devam ettiğini, davalının bu fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkiline maddi ve manevi zarar verdiğini belirterek, davalının, müvekkili adına tescilli marka ve logosundan doğan haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine, 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda tecavüzün varlığına ilişkin bir tespit bulunmadığını, delil tespitinin görevsiz mahkemece alınan karar ile yaptırıldığını, söz konusu rapora süresi içerisinde itirazda bulunduklarını, davanın taraflarının eski ortaklar olduğunu, davacının iddia ettiği tüm yatırımların taraflarca ortak olarak gerçekleştirildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığını, davacının kötü niyetli olduğunu, taraflara ait markalar arasında iltibas bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından iltibas oluşturacak bir kullanım bulunmadığını, davacının davasında haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davalı kullanımlarının özellikle davacının ... numaralı markasıyla yüksek derecede ve iltibas doğuracak bir benzerlik gösterdiği, vaki kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun düşünüleceği, ancak özellikle davalı şirket kurucu ve yetkililerinin daha evvel davacı şirkette ortak olduğu, hatta davalı şirket ortağı ...'nin davalı şirketi kurduğu sırada halen davacı şirkette ki ortaklığının da devam ettiği, davacının şirket şubesini kapattığı aynı gün davalının bu belirtilen şube adresine davalı şirketi taşımak için karar aldığı, ...'nda sadece 86 dükkan olduğu düşünüldüğünde ve dahi ...'nin web sitesinden de ...'da kimlerin ne isimle faaliyette olduğunun görülebildiği düşünüldüğünde davacının davalının faaliyetlerinden 2017 yılından “beri haberdar olmadığını varsaymanın hayatın ve ticaretin olağan akışıyla uyumlu olmayacağı , davalı şirketin kuruluşu ile huzurdaki davanın açılması arasında 3 yıl süre geçtiği değerlendirilerek davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 24/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; davalının kuruluşundan beri ... adı altında faaliyetlerine devam etmekte ise davacının tabeladaki kullanımna sessiz kalınmadığı dolaysıyla bu kullanımın da davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki davacı görüşüne katılınamayacağı, ancak davalının kuruluşunda başka bir dükkan adıyla/tabelayla faaliyet gösterirken daha sonra "davacının yaptırdığı tespitten önce" dükkan adını/tabelasını değiştirip ... haline getirmesi durumunda sessiz kalmadan bahsedilemeyeceğini, ancak her halükarda bu durumda netleşmesi gerektiğini, kötü niyet hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 06/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacıya ait olan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalıya ait olan ticari defterlerin inceleme sırasında hazır bulunmaması nedeniyle delil niteliğine haiz olup olmayacağı kanaatinin oluşamadığı, davacı şirketin 1996 tarihinde, davalı şirketin ise 2017 tarihinde kuruluşunun yapıldığı, tarafların aynı iş hanı içerisinde faaliyet gösterdiği, tarafların ortaklık yapıları incelendiğinde, davacı şirket ortaklarının ayrılarak davalı şirketi kurduğunun anlaşıldığı, davacı ve davalı satışları karşılaştırıldığında; davalının faaliyetine bağlı olarak davacı satışlarında bir azalmanın fiiliyatta mevcut olabileceği düşünülse de gelir tablosu kalemlerinden somut bir şekilde talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenemeyeceği bu nedenle talep edilebilecek tazminat miktarının TBK 50.madde uyarınca mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacının davadaki taleplerinin davalının işyeri adı/ünvanı/işyeri tabelası ile ilgili olmadığını belirttiğinden bu konuda bir değerlendirme yapılamadığını, mahkeme'nin aksi kanaate olması halinde ise heyet görüşü Ek Rapor'da belirtildiği gibi olacağı, davalının ürünler, ürün paketleri-ambalajlar-poşetler-kutular üzerindeki kullanımlarına ilişkin ise Heyet'in görüşü yine Ek Rapor'da belirtildiği gibi olduğunu, davalının davacı iddialarına karşı kendisinin önceden beri bu markayı ürünleri paketleri ambalajları kutuları poşetleri üzerinde kullandığını tevsik eden yazılı bir delil sunmadığını, o sebeple vaki kullanımların davacının özellikle ... numaralı marka tesciline tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, mali yönden bir 06/07/2023 tarihli bilirkişi raporundaki görüş ve kanaatlerin korunduğu, görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.
6769 sayılı SMK'nun 150.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesinde "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz" belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 50.maddesinde "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." aynı kanunun 51. Maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının baharat ve kuru gıda alanında faaliyet gösterdiğinin, davacının "..." ibaresinin bulunduğu markasının bulunduğunun, davalının davacının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davalı şirket kurucu ve ortaklarının davacı şirketin eski ortakları olduklarının, davalının kullanımlarına davacı tarafça davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren sessiz kaldığının, sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğranıldığının, davalının tecavüz oluşturan eyleminin bulunmadığının beyan edildiği, TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde ... tescil numaralı "..." ibareli markanın ...sınıfta baharatlar ürününde, ... numaralı "... " ibareli markanın ....sınıfta "yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar " ürünlerinde olmak üzere davacı adına tescilli olduğu, tecavüz iddiaları kapsamında davalı kullanımlarının tespiti yönünden dava açılmadan öce davacı tarafça ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğu, bu dosyanın dosyamız içerisine alındığı, incelendiğinde davacının tespit talebinin kabulüne karar verildiği, davalının işletmesinde incelemeler yapılarak bilirkişiden rapor alındığı, rapor incelendiğinde davalının da davacı gibi baharat ve kuru gıda alanında faaliyet gösterdiği, davalının işletmesindeki kullanımlarının "...", "...", " ..." ibarelerinden oluştuğu, tecavüz iddiaları yönünden davacı markaları ile davalı kullanımları karşılaştırıldığında davacı markası ile davalı kullanımlarının ayırt edici ve esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı markasında bulunan "..." ibaresinin tarafların faaliyet gösterdikleri baharat ve kuru gıda faaliyet alanı yönünden ayırt edici niteliğinin bulunduğu, davacı markalarının baharatlar ürününde tescilli oldukları, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen kayıtlar incelendiğinde davalı şirketin kuruluş tarihinin ... tarihi olduğu, davacının ... numaralı tescilli markasının başvuru ve tescil tarihinin davalı şirketin kuruluş tarihinden önce olduğu, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı kullanımlarının davacı markası yönünden ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davalı vekilinin sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğranıldığına ilişkin iddiaları yönünden davalı şirketin kuruluş tarihinin 16/11/2017 tarihi olduğu, davacı tarafça tecavüz iddiasıyla 23/09/2020 tarihinde delil tespiti talebinde bulunulduğu, 18/11/2020 tarihinde bu davanın açıldığı, davalı şirketin kuruluş tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında üç yıllık süre bulunmakla, beş yıldan az bu süre yönünden davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı yönünde değerlendirme yapılamayacağı, davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun yukarıda belirtilen yasal düzenlemeleri kapsamında tazminat talebinde bulunabilineceği, davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun 151/2-a maddesi "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir." kapsamında maddi tazminat talebinde bulunulduğu, bu madde kapsamında hesaplama yapılması için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği bilirkişi tarafından sunulan kök ve ek raporda davacı ve davalı satışları karşılaştırıldığında; davalının faaliyetine bağlı olarak davacı satışlarında bir azalmanın fiiliyatta mevcut olabileceği düşünülse de gelir tablosu kalemlerinden somut bir şekilde talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenemeyeceği bu nedenle talep edilebilecek tazminat miktarının TBK 50.madde uyarınca mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, hesap bilirkişisince tarafların defterlerinden somut bir şekilde151/2-a maddesi kapsamında tazminat hesabı yapılamayacağı belirtilmekle, davacının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlarından davalının tacir olarak kusuru bulunduğu, tazminat bakımından sorumluluğunun doğduğu, hal böyle olunca yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, davalı kullanımlarının sabit olması, ihlal süresi, kullanılan mecra ve bilirkişi raporundaki tespitler, TBK md. 50,51 hükümleri dikkate alındığında dava dilekçesinde talep edilen 10.000 TL maddi tazminatın somut olay özelinde makul sayılabileceği, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek bir tutar olmadığı, manevi tazminat talebi yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı ,dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine 30.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, bu bağlamda davalıya ait adreslerde bulunan davacıya ait markalara tecavüz oluşturan "..." ibaresinin bulunduğu ürünlere el konulmasına, kararın kesinleşmesi halinde imha edilmesine, maddi tazminat bakımından davanın kabulü ile, TBK 50, 51.maddeleri uyarınca takdiren 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, bu bağlamda davalıya ait adreslerde bulunan davacıya ait markalara tecavüz oluşturan "..." ibaresinin bulunduğu ürünlere el konulmasına, kararın kesinleşmesi halinde imha edilmesine,
2-Maddi tazminat bakımından davanın kabulü ile, TBK 50, 51.maddeleri uyarınca takdiren 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 2.732,40 TL karar harcından peşin yatırılan 1.024,65 TL'nin mahsubu ile kalan 1.707,75 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hakkına tecavüz talebi yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan: 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 209,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.709,00 TL'den kabul ve ret oranına göre hesap olunan 3.139,34 TL ve 1.079,05 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 4.218,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/04/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza