T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/164 Esas
KARAR NO : 2024/86
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/03/2020
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adına ... numarası ile tescilli markada müvekkil şirketin inhisari lisans hakkı sahibi olduğu “...” markalı ürünlerin davalı şirkete ait “...” internet sitesinde haksız ve izinsiz olarak kendisine ait bir markaymış gibi bu marka altında satışa sunulduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında tedarik sözleşmesi akdedildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin "..." markalı aydınlatma ürünlerini davalıya tedarik ettiğini, ancak davalının hukuka ve sözleşmeye aykırı filleri nedeniyle söz konusu sözleşmesinin feshedildiğini, ayrıca söz konusu tedarik sözleşmesinde bir lisans veya kullanım hakkının devrinin söz konusu olmadığını, söz konusu haksız kullanımlar tespit edildikten sonra ... 20. Noterliğince E-Tespit tutanağı ile söz konusu içeriğin tespit edildiğini, ayrıca davalı şirket yetkilisi ... hakkında marka hakkına tecavüz suçu sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı ile gerçekleştirilen ara buluculuk görüşmelerinde de anlaşmanın sağlanamadığını, davalının müvekkilin hak sahibi olduğu “...” markasını kendisine ait bir markaymış gibi aynı mal ve hizmetlerde aynen kullanmak, internet sitesindeki ürünlerini bu marka altında satışa sunmak ve bu şekilde haksız menfaat elde etmek suretiyle Sınai Mülkiyet Kanunu m.29'da sayılan marka hakkına tecavüz fiilini gerçekleştirmiş olduğunu, yine davalı şirkete ait “... internet sitesinde “...” markası altında müvekkil şirket tarafından üretilmemiş ürünlerin satışa sunulduğunu ve bu şekilde de marka hakkına tecavüz fiilinin işlendiğini, müvekkil şirket tarafından üretilen ürünlerin gerek kalitesi, gerekse reklam kampanyaları sonucunda kazandığı pazar payından haksız kazanç sağlamak amacıyla müvekkil şirketin hak sahibi olduğu “...” markasının kendisine ait bir markaymış gibi haksız ve izinsiz olarak aynen kullanmak, taklit etmek ve tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satışa sunmak suretiyle, tüketici nezdinde müvekkil şirkete olan güvenin haksız olarak kullanılmasının söz konusu olduğunu, bu durumun müvekkil şirket tarafından üretilen ürünlerin kalitesine olan güveni ve şirket itibarını zedelediğini beyan ederek; müvekkil şirketin marka hakkına tecavüzün önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıya ait müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin işlendiği “...” internet sitesine erişimin engellenmesine, davalının fiilinin Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün kaldırılması ile söz konusu tecavüz fiili sonucunda marka hakkı tecavüze uğrayan müvekkil şirketin uğramış olduğu zararın tazminine yönelik olarak davalı aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin başta ... olmak üzere Avrupa ülkeleri nezdinde "..." adresi üzerinden e-ticaret faaliyeti gösteren alanında güvenilir ve bilinen bir kuruluş olduğunu, müvekkilin faaliyet alanının AB ülkeleri olması sebebiyle davanın öncelikle yetki bakımından reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin İtalya kanunlarına göre kurulmuş olan ve İtalya kanunlarına göre faaliyet gösteren bir kurum olduğunu, ... ibareli domain de yine İtalya kanunları uyarınca müvekkil şirket tarafından satın alındığını ve iş bu devletin kanunları ile ... başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerine satış yapıldığını, müvekkil şirketin gerek ülkemizde gerekse de başka ülkelerde satışı yahut herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığını, müvekkil şirketin dünyanın bir çok ülkesindeki üreticilerin ürünlerini ve sözleşmeleri ile satın alarak ... ibareli e-ticaret sitesi üzerinden AB ülkeleri nezdindeki müşterilerine satışa sunduğunu, ... ile müvekkil arasında 2018 yılında "... ", "... " ve "..." markalarını içeren ve imza ediliği tarihten itibaren 5 yıl geçerli olmak üzere düzenenlenen bir tedarik sözleşmesi imzalandığını, söz konusu tedarik sözleşmeleri ile satıcının , "..." markalı müvekkilce e-ticaret sitesinden satılmasını, ürünlerin stoklanmasını ve teslim edilmesini taahhüt ettiğini, müvekkil şirketin sözleşme hükümleri uyarınca ücreti ödenerek ve fatura karşılığında teslim aldığı ürünleri, sözleşmeye uygun olarak uzun yıllardır aralıksız ve fasılasız satmakta olduğunu, Davacı ile marka sahibi ... arasında inhisari lisans sözleşmesi- marka sözleşmesi imzalandığını, sonrasında müvekkil şirketin marka lisans hakkına sahip olan davacı ile "..." markası kapsamında ürün tedarik ve satış konusunda sözleşme imzaladığını, söz konusu sözleşme ile markanın kullanımına ilişkin davacı şirketten "..." markalı ürünleri satın alınmasına devam edildiğini, ilerleyen aşamalarda davacı şirketin müvekkil ile çalışmak istemediğini, bir başka şirket ile anlaşma yoluna gittiğini, davacının hiçbir hukuki temele dayanmayacak şekilde müvekkil ile satış ve tedarik anlaşmasını bir anda fesih ettiğini ve başka bir şirket ile anlaştığını, davacı tarafın müvekkilin hukuka uygun ve sözleşmeye uygun olarak satın aldığı ürünleri iade almadığını, ödenen bedellerin de iade edilmediğini, davacının satışını gerçekleştirdiği ürünler üzerindeki marka hakkını kaybettiğini, davacının davayı kötü niyetle ikame ettiğini, ayrıca Ülkemizde ticari faaliyeti olmayan ve yine ülkemizde ticari etkisi olmayan bir sitenin erişiminin engellenmesi de hukuka aykırı olduğunu beyan ederek; ihtiyati tedbir talebi ve haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 18/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinde “...” markasının ... marka nosu ile 10 yıl boyunca tescilli olduğu, başka bir ülke sicilinde uluslararası olarak davacının markasının
tescilinin olmadığı, marka hakkının tüketilmesi ilkesi ise marka sahibi veya onun rızası dâhilinde üçüncü bir kişi tarafından belli bir coğrafi bölgede piyasaya sunulan markalı malların tedavülünün marka hakkına dayanılarak engellenememesi ilkesini ifade ettiğini, SMK m. 152’ye göre tükenme ilkesinin uygulanabilmesi için belirli koşulların sağlanmış olması gerektiği, öncelikle tükenme ilkesinin uygulanabilmesi için marka hizmet markası değil, mal markası olması gerektiği, markanın Türkiye’de tescil edilmiş olması, markalı malın Dünyanın herhangi bir yerinde piyasaya sunulmuş olması gerektiği ve markalı malın piyasaya sunumunun marka sahibinin rızası ile gerçekleşmiş olması gerektiği, 11.11.2019 tarihinde davacı ile ... arasında bir fesih sözleşmesi imzalandığı ve iş bu fesih sözleşmesiyle birlikte ...’nin elindeki ürünleri davacıya geri verme yükümlülüğünün yüklenmediğinin, Aralık 2019’da bu sözleşmenin feshedildiği kabul edildiğinde dahi ortada 1,5 ay bile olmayan süre zarfında davalının elindeki kalmış ürünleri satabilmesi muhtemel olduğu, ilaveten Türkiye’ye ilgili firmaca ... marka bir ürün satımına ilişkin delil vs. heyetçe tespit edilemediği, mevcut olayda marka hakkının tüketilmesi koşulların tamamının gerçekleştiğinin görüldüğü ve dahası Türkiye’ye ... marka bir ürün satışına ilişkin hususun tespit edilemediği, bu durumda SMK bağlamında bir tazminata konu marka ihlali veya TTK bağlamında haksız rekabet durumunun tespit edilemediği, davacı dilekçesinde belirtilen ... web sitesinin davalı ...’ye ait olduğu, Bir web sitesinin, sosyal medya hesabının, videonun ve internetteki her hangi bir adresin Türkiye’den erişilebilmesi durumunun tek başına o adresin Türkiye’ye yönelik olduğu/hizmet verdiği anlamına gelmediği, dava konusu web sitesinin Türkiye’ye hizmet verdiğine yönelik kontrol edilecek diğer hususların incelenmesi sonucu Web sitesinin dil seçeneklerinde sadece italyanca ve ingilizce olduğu, gönderim yapılacak/ faturalandırılacak ülke listesinde Türkiye’nin bulunmadığının tespit edildiği, 2022 itibariyle ... veya ... şeklinde bir marka adı altında ürün satışlarına rastlanmadığı, davacının delillerindeki incelemede sitenin 2020 yılının Ocak ayında ... marka ürünlerin satışı yaptığı anlaşılmakla birlikte davacıyla olan tedarik sözleşmesinin 2019 yılının aralık ayında fesh edildiğinin kabul edilmesi halinde bu kısa zamandaki satışın elde kalan kendisine satılan ürünlerin satışa sunulması olarak değerlendirilebileceği, fesih sözleşmelerinde davalının davacıya eldeki ürünleri geri vermesi, satılan eldeki ürünlerin satışının yasaklanması şeklinde bir hükme rastlanılmadığından bu bağlamda marka hakkının tüketilmesi nedeniyle SMK bağlamında haksız rekabete veya marka ihlaline konu bir duruma rastlanılamadığı, davacının ... markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ulusal tescili olmasına karşın Uluslararası başkaca sicillerde tesciline rastlanmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 10/04/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Kök raporlarında değişiklik yapılmasını gerektirecek bir hususun tespit edilemediği, Davacı dilekçesinde belirtilen ... web sitesinin davalı ...'ye ait olduğunun tespit edildiği, bir web sitesinin, sosyal medya hesabının, videonun ve internetteki her hangi bir adresin Türkiye'den erişilebilmesi durumu, tek başına o adresin Türkiye'ye yönelik olduğu, hizmet verdiği anlamına gelmediği, Dava konusu web sitesinin Türkiye'ye hizmet verdiğine yönelik kontrol edilecek diğer hususların incelenmesi sonucu © Web sitesinin dil seçeneklerinde sadece ... ve ... olduğu, © Gönderim yapılacak/ faturalandırılacak ülke listesinde Türkiye'nin bulunmadığının tespit edildiği, Türkiye Noterler Birliği'nden gelen müzekkere cevabı ve eklerinde kök rapordaki görüş ve tespitlerini değiştirir bir olguya ulaşılmadığı, 2022 itibariyle ... veya ... şeklinde bir marka adı altında ürün satışlarına rastlanmadığı, davacının delillerindeki incelemede sitenin 2020 yılının Ocak ayında ... marka ürün satışı yaptığı anlaşılmakla birlikte davacıyla olan tedarik sözleşmesinin 2019 yılının aralık ayında fesh edildiğinin kabul edilmesi halinde bu kısa zamandaki satışın elde kalan kendisine satılan ürünlerin satışa sunulması olarak değerlendirilebileceği, fesih sözleşmelerinde davalının davacıya eldeki ürünleri geri vermesi, satılan eldeki ürünlerin satışının yasaklanması şeklinde bir hükme rastlanılmadığından bu bağlamda marka hakkının tüketilmesi nedeniyle SMK bağlamında haksız rekabete veya marka ihlaline konu bir durum tespit edilemediği, Davacının ... markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ulusal tescil olmasına karşın Uluslararası başkaca sicillerde tesciline rastlanmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu ... numaralı "..." ibareli markanın .... Sınıftaki ürünler ve hizmetler yönünden dava dışı ... adına tescilli olduğu, dava dışı ... ile davacı arasında yukarıda belirtilen marka yönünden davacıya inhisari lisans hakkının tanındığı 05/11/2019 tarihli lisans sözleşmesinin düzenlendiği, davacı ile davalı arasında satıcı konumunda olan davacının yukarıda belirtilen ... markalı ürünleri üretip alıcı konumunda olan davalıya tedarik edilmesine ve satışına ilişkin 11/11/2019 tarihli tedarik sözleşmesi başlıklı sözleşmenin düzenlendiği, bu sözleşme yönünden davacı tarafından davalıya gönderilen ... 20. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalının bu sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtilerek davacının sözleşmeyi feshettiği, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde tedarik sözleşmesi başlıklı sözleşme feshedildikten sonra davalı tarafça davacıya ait olan ... ibareli markayı hukuka aykırı bir şekilde kullanarak ürün satışına devam ettiğinin, davalının bu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davacı tarafın davaya konu markanın sahibi olmadığı ancak yukarıda belirtilen ve dava dilekçesinin ekinde sunulan 05/11/2019 tarihli lisans sözleşmesiyle bu marka yönünden inhisari lisans hakkına sahip olduğu, 6769 sayılı SMK'nun 158/1 maddesi kapsamında davcının bu davayı açabileceği, davacı tarafından davalıya gönderilen ... 20. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafça davalı ile aralarında düzenlenen yukarıda belirtilen sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshedilmesiyle birlikte sözleşme ilişkisinin sona erdiği, davacı tarafın iddia ettiği gibi davalı tarafça marka hakkına tecavüz oluşturan eyleminin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alındığı, raporda davalıya ait olduğu tespit edilen internet sitesinin incelendiği, rapor tarihinde davalıya ait internet sitesinde davaya konu marka ibaresinin kullanımının bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafça marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden davalıya ait internet sitesindeki kullanımlara ilişkin olarak ... 20. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı e-tespit tutanaklarının sunulduğu, bu tutanakların Türkiye Noterler Birliğinden gönderilen müzekkere cevabı ile teyit edildiği, davalıya ait internet sitesine ilişkin tutanaklar incelendiğinde tutanak tarihinde davalıya ait internet sitesinde ... ibaresinin markasal olarak ürünlerde kullanıldığı tespit edilmiş ise de alınan raporlarda belirtildiği üzere davalının internet sitesi incelendiğinde davalının yurt dışında satışlarının bulunduğu, Türkiye'de ürün satışının bulunmadığı, davalının Türkiye'de ürün satışı gerçekleştirdiğinin davacı tarafça da ispat edilemediği, markaların ülkeselliği ilkesi kapsamında davalının tecavüz oluşturan eyleminin bulunmadığı, yine rapor tarihinde davalının internet sitesinde ... ibareli kullanım bulunmamakla birlikte sözleşmenin feshedildiği tarih ile e-tespit tutanağının düzenlendiği tarih arasında kısa bir süre bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede sözleşme ilişkisinin sona ermesiyle satın alınan ve davalıda bulunan ürünlerin iade edileceğine ilişkin düzenleme bulunmamakla, bu kısa sürede sözleşmenin feshinden önce davalı tarafından davacıdan satın alınan ürünlerin satışının yapılacağı hususu değerlendirildiğinde 6769 sayılı SMK'nun 152/1 maddesinde düzenlenen hakkın tüketilmesi kapsamında yapılacak bu satışların marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı anlaşıldığından yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 373,20 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen marka hakkına tecavüz talepli dava yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönündan davalı vekili yararına hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!