WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/30
KARAR NO : 2024/98

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 09/05/2023
KARAR TARİHİ : 24/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında 09.06.2018 tarihli Franchising Sözleşmesi imzalandığını, davalının; sözleşme feshedilene kadar müvekkilinin marka ve tabelası altında ticari faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, Franchising Sözleşmesinin 12. maddesi uyarınca "... ürünlerinin imalatı ancak ... tarafından yapılabilir. Franchisee kendisi ürün imalatı yapamayacağı gibi, ... dışındaki kişilere de ürün imal ettiremez" denildiğini, ancak davalı tarafından ... imalatı yapılmakla beraber müvekkilinin tabelası altında faaliyet gösterirken "..." markasının ürünü gibi satışının gerçekleştirildiğini, taraflarınca; ... 54. Noterliğinin ... Yevmiye Numarası ile davalıya sözleşmesinin feshedildiğini, tabela görsel ve diğer ibarelerin kaldırılması gerektiğini, bakiye borç bedeli ve cezai şart bedelinin ödenmesi gerektiğine dair ihtarname gönderildiğini, imzalanan Franchising Sözleşmesinin 20. maddesi uyarınca "Tarafların işbu sözleşme maddelerinden birine aykırı davranmaları, herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın fesih nedeni olarak kabul edilmiştir." denildiğini, davalı tarafından sadakat hükümlerinin ihlal edildiğini, sözleşmenin ana unsuru olan çiğköftenin imalatını gerçekleştirmesini ve "..." logo, marka ve patenti altında "..." ürünü gibi satışını yapmasının hem sözleşmeye, hem sadakat kurallarına, hem de dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davalı tarafından müvekkiline ait marka, görsel ve logoyu içeren tüm hususların iş yerinden kaldırılmakla beraber bakiye borç ve cezai şart bedelinin ödenmediğini, ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine bakiye borç bedeli ve cezai şart bedeline ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 03.08.2022 tarihinde icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, bakiye borç bedelinin müvekkilinin hesabına ödenmekle beraber cezai şart bedelinin ödenmediğini, ... Arabuluculuk Bürosuna dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, ... dosya numarası ile yapılan görüşmeler neticesinde; 30.01.2023 tarihinde anlaşamama üzerine son oturum tutanağının düzenlendiği ve imza altına alındığını, davalı tarafından müvekkiline ait marka adı altında başka bir ürün satıldığının tespit edilmesi ile beraber davalı ve müvekkilinin davet edildiğini, davalı ile müvekkilinin ortağı ve bayi koordinatörünün bireysel görüşme yaptığı ve davalı tarafından farklı marka ürün satıldığının ikrar edildiğini, 16.06.2022 tarihinde davalıya ait iş yerine müvekkilinin şirket ortağı ve iki bayi koordinatörü ile beraber denetim gerçekleştirildiğini, yapılan denetimde; farklı marka ..., farklı marka lavaş, farklı marka acı sos ve farklı marka nar ekşisi tespit edildiğini, Franchising Sözleşmesinin 21. maddesi uyarınca "Franchisee’nin sözleşmeye aykırı davranması halinde franchisee, herhangi bir ihbar, ihtar, dava ve icra takibine gerek kalmaksızın ...’a 50.000,00 TL’yi nakden ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmü bulunduğunu, davalı tarafından basiretli bir tacir olarak imza altına almasına rağmen sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazının iptaline ve takibin 50.000,00 TL üzerinden devamını, borçlu davalının asıl alacak olan 50.000,00 TL'nin %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, yapılacak yargılamada bu hususunun ve dava tarihi itibarı ile geçen hak düşürücü sürelerin resen dikkate alınmasını, davacı tarafça; franchising sözleşmesine dayanılarak cezai şart talebinde bulunuluyor ise de söz konusu sözleşmenin mevzuata uygun geçerlilik şartlarını taşımadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye konu talebin de bu doğrultuda dayanaksız olduğunun kabulünün gerektiğini, dava dilekçesinde; müvekkili ile yapılan franchising sözleşmesine aykırı biçimde ürün temin edildiğinden ve satıldığından sözleşmenin taraflarınca haklı olarak feshedildiğini, sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile de müvekkilinin cezai şart ödemesi gerektiğinin iddia edildiğini, davacı yanın bu iddiasını da tek taraflı tutulmuş tutanak ve satış rakamlarına dayandırdığını, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasına dayanak yaptığı tutanağın tek taraflı tutulduğunu, müvekkilinin yokluğunda her zaman düzenlenebilir nitelikte bir belge olduğunu, davacı yanın çalışanları ile tuttuğu bu tutanağın hukuk karşısında hiçbir hükmü olmadığını, dilekçede sunulan tutanağın müvekkilinin yokluğunda, her zaman düzenlenebilir nitelikte bir belge kapsamında olduğunu, satış rakamlarının incelemesinde de gerçekte verilen ürün ile kesilen faturaların tutarlı olmadığını, satılan ürün ile verilen ürün arasında bir fark bulunmadığını, bu nedenle problemsiz biçimde yaklaşık 4 yıl boyunca birlikte iş yapıldığını, davacının da yaptığı denetimlerle bilgisinde olduğunu, basiretli tacir gibi olması gerektiğinin tartışmasız olduğunu, davalı tarafça müvekkiline verilen ürün karşılığı kadar fatura kesilmediğini, kampanya dahilinde verilen fazla ürün için fatura düzenlenmediğini, erken mal bitiminde diğer bayiler ile yardımlaşıldığının kolayca ortaya çıkacak bir husus olduğunu, belirtildiği gibi müvekkili ile davacı firmanın iş birlikteliğinin yaklaşık 4 yıl sürdüğü ve gerek yapılan denetimlerde gerekse de ticari alışverişte hiçbir problem yaşanmadığını, davacı firmanın bu girişimleri ile müvekkilinin ekonomik olarak battığı ve dükkanı da kapatmak zorunda kaldığını, öte yandan ilgili sözleşmenin bir an geçerliliğinden bahsedilecek olsa dahi, davacının iddialarına konu eylemlerinin sözleşme ile para cezasına bağlandığının görüleceğini, sözleşmeye bağlı para cezasına konu cetveldeki iddiaya konu bir eylem için müvekkilinin dükkanını kapatmasına neden olacak şekilde müvekkiline mal vermemesinin davacı yanın kötü niyetini açık şekilde ispatladığını, davacının iş bu talebinin de söz konusu sözleşmede, dayanak gösterilen eylemin bir cetvel ile para cezasına bağlandığından ve bu nedenle ilk olarak sözleşmenin feshini gerektirmediğinden dayanaksız olduğunu, başka bir deyişle davacının sözleşmeyi haklı biçimde değil haksız biçimde feshettiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 25/03/2024 tarihli dilekçesinde: Davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde: Davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 309/2. maddesi gereği feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığından, feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-FERAGAT NEDENİ İLE DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile fazla 116,99 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair tarafların/vekillerin yokluğunda HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi. 24/06/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır