WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/56
KARAR NO : 2024/118

DAVA : MARKAYA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MENİ, REFİ
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...Şirketinin 16/05/1936 tarihli Bakanlar Kurulu onayıyla kurulduğunu, 1936 yılından beri sigortacılık sektöründe tecrübesi, 140'ın üzerinde çalışanı Türkiye genelinde bulunan 9 Bölge Müdürlüğü ve 1350'ye yakın acentesiyle sigorta sektöründe lider konumunda olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli marka üzerinde hem tescile hem de kullanıma dayalı hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait "..." ibaresinin ... numarası ile ...sınıfta sigorta hizmetleri emtialarında TÜRKPATENT nezdinde tescilli marka olduğunu, davalı şirketin; müvekkilinin "..." ibaresi kullanımları ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olan "..." ibaresinin ticari faaliyetlerinin konu ettiği bu hususun, müvekkilinin bir müşterisi tarafından müvekkiline bildirildiğini, bu bildirimde davalının "..." ibareli bir sigorta poliçesi ile teklif verdiğinin görüldüğünü, davalının kullanımlarının müvekkiline ait marka hakkında tecavüz teşkil ettiği aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, öncelikle davalı tarafa tebligat yapılmaksızın sunulan delillerde ispat olunan davalı kullanımları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak kaydıyla, davalının "..." ibaresinin ticari faaliyette konu etmesinin tedbiren durdurulmasını ve önlenmesine yönelik dosya üzerinden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise, dilekçeler teatisi bittikten ve deliller toplandıktan sonra ön inceleme duruşmasında değerlendirilmek üzere davalının işbu kullanımlarının önlenmesi ve durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirketin müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... numaralı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tespitini, men'ini, ref'ini, SMK 149/1-g maddesi uyarınca masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş mahkeme kararının tirajı yüksek bir gazetede veya bilinir bir internet haber sitesinde özet olarak ilan edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış, cevap sunulmamıştır.
Davalı vekili 19/07/2023 tarihli dilekçesinde özetle: Açıkladıkları sebeplerle, dosyada mübrez bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları ve HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
14/06/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle:...alan adlı web sitesinde yapılan inceleme sonucunda; sitede firmanın 16/05/1936 yılında kurulduğunu, Türkiye genelinde 9 Bölge Müdürlüğü ve 1350 ye yakın acentesiyle hizmet verdiğini, % 100 Türk Sermayesi olduğunun belirtildiğinin, firma genel müdürlük adresinin "...", iletişim numaralarının ..., ...ve ..., email adresinin ... olduğunun görüldüğünü, sitenin tescil bilgilerinde alan adının ...Tic. A.Ş. Firması tarafından "... Şirketi" adına 27/09/2000 tarihinde kayıt edildiğini ve kayıt süresinin 26/09/2026 tarihine kadar devam edeceğine dair bilginin yer aldığını, sitede yer aşan "..." trafik sigortasına dair bilgilerin yer aldığının tespit edildiğini, ... adresinde yer alan "..." adlı hesaptan paylaşılan "..." başlıklı 07/05/2020 tarihli videonun yer aldığının tespit edildiğini, ... adresinde yer alan "..." adlı hesaptan paylaşılan "..." başlıklı 13/10/2021 tarihli videonun yer aldığının tespit edildiğini, ...adresinde yer alan "...'dan karavanseverlere kasko poliçesi" başlıklı 20/06/2020 tarihli yazının yer aldığı tespit edildiğinin, ...adresinde yer alan "..." başlıklı 12/05/2020 tarihli yazının yer aldığının tespit edildiği, yapılan incelemeler neticesinde; ihtilaf konusu hizmetlerin alıcıları nezdinde, davacı yana ait marka ile davalı yana ait dava konusu kullanımların görsel, işitsel, anlamsal, unsurlar bakımından arz ettikleri farklılıklar altında, karşılaştırmaya tabi unsurların bütünsel olarak incelemeye tabi tutulduklarında iltibasa sebebiyet vermeyecek kadar farklı oldukları, bu halde davalı yanın ilgili kullanımlarının davacı yana ait markalara tecavüz teşkil etmeyeceği, davacı yana ait markalardan farklı şekilde yapılmakta olan kullanımların, davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğundan bahsedilemeyceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
06/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Tarafların aynı sektörde sigorta hizmetlerinde faaliyet gösterdiği ve ilgili markasal kullanımlarını karavanlara özel sağladıkları sigorta hizmetlerinde kullandıkları, her iki tarafın kullanımlarının kelime unsurlarından ibaret olduğu, her iki kullanımın da beyaz arkaplan üzerinde siyah renkte kelime unsuru ile meydana getirildiği, davacı markasının, unvanının asli unsuru olan ... ibaresinin sonuna faaliyet gösterdiği ... sigortası hizmetlerini gösterir şekilde ... kelimesinin kısaltması olan "..." tali unsurunun eklenmesi şeklinde meydana getirildiği ve ... halini almış olduğu, davalı kullanımının unvanının asli unsuru olan ... ibaresinin sonuna faaliyet gösterdiği ... sigortası hizmetlerini gösterir şekilde ... kelimesinin kısaltılması olan "..." tali unsurunun eklenmesi şeklinde meydana getirildiği ve ... halini almış olduğu, tarafların markasal kullanımlarının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik teşkil etmediği, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açmayacağı ve böylece davalı kullanımlarının davacı markasına iltibas ve/veya iktibas yoluyla tecavüz teşkil etmediği, davalı yanın kullanımları ile davacı yan markasının ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak biçimde görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik teşkil etmediği ve bu yönüyle davalı kullanımlarının davacı markasına karşı tecavüz teşkil etmediği, dolayısıyla bu yönüyle de TTK'nın 55.maddesinde belirtilen haksız rekabet şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men'i, ref'i ve hükmün ilanına ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.madde de düzenlenmiştir.
Madde 7 - (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları)
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen
aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
Haksız rekabet, TTK 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK 54/1 madde hükmü haksız rekabet hukukunun amacını "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.” şeklinde belirterek, bu kısma ilişkin hükümlerin yorumlanmasında dikkate alınacak temel ilkeyi vurgulamıştır. TTK 54/2 madde hükmünde ise Kanun Koyucu haksız rekabeti "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlamıştır.
Görüldüğü üzere TTK 54. madde hükmü, haksız rekabetin tanımlanmasında"dürüstlük kuralını" temel kriter olarak görmüştür. Buna göre bir eylemin haksız rekabet olup olmadığının belirlenmesinde, o eylemin dürüstlük kuralı ile örtüşüp örtüşmediğine bakılmalıdır.
Haksız rekabetin genel tanımını veren bu hükmün yanı sıra, TTK 55. madde hükmü uygulamada sıkça karşılaşılan haksız rekabet hallerini sınırlayıcı olmayacak şekilde saymıştır. Bununla birlikte TTK 55. maddede sayılan haksız rekabet hallerinin sınırlayıcı olmadığı, sadece TTK 54/2 maddesinde belirtilen haksız rekabet eyleminin örnekseme yoluyla sayılmış örnekleri olduğu açıktır.
TTK 55. madde hükmünde düzenlenen haksız rekabet hallerinden biri de, davanın da konusunu oluşturan TTK 55/1-a-(4) maddesi hükmüdür. Bu hükme göre "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak", iyi niyet kurallarına aykırı bir davranıştır ve haksız rekabet hali olarak nitelendirilir. Bu hüküm, 6762 sayılı eski TTK'nın 57/5. madde hükmünü karşılamaktadır.
Madde hükmüne göre karışıklığa yol açabilecek benzerliklere sebebiyet vermek bir haksız rekabet halidir. Bu maddede sayılan eylemlere bakıldığında bir kişiye ait olan ürün, faaliyet veya işleri ile ilgili olarak üçüncü kişinin karışıklığa yol açacak davranışlarında bulunması hali, haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için yeterlidir. Davranışın bilerek yapılması veya bilmeyerek yapılmış olması haksız rekabetin varlığını etkileyecek bir unsur değildir. Haksız rekabet hukuku, kişinin emeğinden haksız olarak yararlanılmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için iktisadi rekabetin suistimal edilmiş olması gerekir.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli markanın, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğin ... sınıfında davacı adına tescilli olduğu görülmüştür.
Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğin ... Sınıfı; Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerini kapsamaktadır.
Tarafların; aynı sektörde sigorta hizmetlerinde faaliyet gösterdiği ve ilgili markasal kullanımlarını karavanlara özel sağladıkları sigorta hizmetlerinde kullandıkları, her iki tarafın kullanımlarının kelime unsurlarından ibaret olduğu, her iki kullanımın da beyaz arkaplan üzerinde siyah renkte kelime unsuru ile meydana getirildiği, davacı markasının; unvanının asli unsuru olan "..." ibaresinin sonuna faaliyet gösterdiği ... sigortası hizmetlerini gösterir şekilde, ... kelimesinin kısaltması olan "..." tali unsurunun eklenmesi şeklinde meydana getirildiği ve "..." halini aldığı, davalı kullanımının; unvanının asli unsuru olan "..." ibaresinin sonuna faaliyet gösterdiği ... sigortası hizmetlerini gösterir şekilde, ... kelimesinin kısaltılması olan "..." tali unsurunun eklenmesi şeklinde meydana getirildiği ve "..." halini aldığı, tarafların markasal kullanımlarının; görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik teşkil etmediği, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açmadığı ve böylece davalı kullanımlarının; davacı markasına iltibas ve/veya iktibas yoluyla tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN REDDİNE
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır