WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/45 Esas
KARAR NO : 2024/100

DAVA : İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi hakkında ... 35. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile 20/08/2013 tarihli Lisans Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan 5.475,87 TL asıl alacak ve 6.712,06 TL faiz olmak üzere toplam 12.187,93 TL alacağın tahsiline ilişkin olarak 21/02/2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun 05/05/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, tüm ferilerine, icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, borçlunun itirazı üzerine söz konusu lisans sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan borcun tahsil edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak belirlenen Arabuluculuk kurumuna ... Arabuluculuk başvuru numarası ile 09/09/2022 tarihinde başvurulmuşsa da 20/10/2022 tarihli “Hukuki Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı"nda görüleceği üzere borçlu/davalı ile anlaşma sağlanamadığını, dolayısı ile işbu davayı açmak zarureti hâsıl olduğunu, taraflar arasında imzalanan 21/02/2019 tarihli lisans sözleşmesi kapsamında lisans alan davalının sözleşmenin mali şartlar başlıklı 4.maddesi uyarınca; 01/01/2012 tarihinden 31/12/2013 tarihine kadar olan dönemi kapsayacak şekilde, 2013 öncesi için Meslek Birlikleri'ne ödeyeceği mali hak bedel 2.001,22 TL +KDV, 2013 yılı için Meslek Birlikleri'ne ödeyeceği mali hak bedel 2.151,11 TL +KDV olarak belirlenmiş olup ödeme şekli Sözleşme'nin aynı maddesinde tablo şeklinde gösterildiğini, sözleşmenin yenilenmesi hususu ise SÖZLEŞMENİN SÜRESİ başlıklı 11. maddenin 2.bendinde; "Taraflardan her biri sözleşmenin sona erme tarihi olan 31/12/2013 tarihinden en geç 1 ay öncesinde sözleşmeyi sona erdirmek istediğini ifade eden bir bildirimi noter kanalı ile yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarda 4 (c) maddesine göre devam eder .” şeklindeki düzenleme nedeniyle sözleşme uzayarak devam ettiğini, sözleşmenin mali şartlar başlıklı 4. Maddesinin c bendine göre "01/01/2014 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği her bir takvim yılı için ödenecek mali hak bedeli, bir önceki yılın mali hak bedeli olan 2.151,11 TL + KDV MSG bedeli esas alınarak, TUİK tarafından belirlenen yıllık ortalama ÜFE+TÜFE/2 üzerinden belirlenir." hükmünden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin yenilendiği dönemler için vade ve ödeme miktarlarının ne olacağı kararlaştırıldiğini, davaya konu sözleşme müvekkili Meslek Birliği ve davalı taraf arasında imzalanmış olduğunu, davalı tarafın söz konusu sözleşmeden kaynaklanan faturalardan ve fatura vade tarihlerinden bilgisi bulunmadığını, söz konusu düzenlemeler gereği sözleşmenin yenilendiği dönemler için davalı/borçlu tarafından müvekkil ...’ne ödenmesi gereken mali hak bedeli faturalarda gösterildiğini, davalı aleyhine başlatılan davaya konu icra takibinde, sözleşmede belirtilen şartlara göre düzenlenen fatura alacaklarının, ... tarihli ... No’lu 4.899,75 TL bedelli fatura , 24/05/2014 tarihli ... No’lu 2.690,35 TL bedelli fatura alacağından kaynaklı davalıdan toplam 5.475,87 TL asıl alacağının bulunduğunu, (Takibe konu fatura ekte sunulduğunu), asıl alacağa ek olarak, sözleşmenin “Mali şartlar” başlıklı 4. maddesinin c. bendi uyarınca; “Ödemelerin gecikmesi halinde lisans alan, Türk Lirası için aylık %2,03 gecikme faizini ... ve ...'ye ödeyeceğini açıkça beyan, kabul ve taahhüt eder.” şeklindeki düzenleme sebebiyle aylık %2,03 oranında gecikme faizi işletildiğini, davalı taraf basiretli tacir olarak bu sözleşmeyi okuduğunu, anladığını, imzalayıp kabul ettiğini. icra takip talebinde hesaplandığı gibi 6.712,06 TL işlemiş faiz alacaklarının olduğunu, bu sebeple borçlu-davalının işlemiş faiz alacağına itirazını kabul etmemekte olduklarını, davalı - borçlu gerek sözleşmenin imzalanması döneminde gerekse faturaları tebliğ aldığında, faturalarla ve mali hak bedelleriyle ilgili hiçbir itirazda bulunmamış olduğunu, faturalardan ve sözleşmeden gayet haberdar olan borçlu-davalının itirazı kötü niyetli olup kaldırılması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun Borçlunun temerrüdü başlıklı 117. Maddesine göre; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacağını, ancak sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirimin şart olduğunu, bu sebeple başkaca ihtara gerek olmaksızın açık olarak sözleşmede düzenlenmiş vadelerin geçmesiyle birlikte borçlunun temerrüde düştüğünü, sözleşmede belirtilen tarihten itibaren ve sözleşmede belirlenen oranda faiz ödemesi gerektiğini, söz konusu alacaklara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığından, haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali ile söz konusu takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulu’nun kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davalarında İcra ve İflas Kanununun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra ve inkar tazminatına hükmedilebilmesi için; usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunmasını, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerektiğini, buna göre, icra inkar tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek takibi durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırım olduğunu, bu yasal koşulların yanında, takibe konu alacağın likit olması da gerektiğini, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olmasını, böylece borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunmasını, başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, sonuç olarak gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmesi gerektiğini, Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamalarına ilişkin açıklamalar doğrultusunda, davalı borçludan talep edilen alacak, sözleşme hükümleri gereğince likit olup, belirlenebilir ve bilinebilir nitelikte olması sebebiyle İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca müvekkilim meslek birliği lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilmesine karşın davaya cevap vermediği tespit edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; ... 35. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası kapsamında davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
... 35. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı vekili tarafından müzik eserleri yayın izin sözleşmesi ile faturaların ibraz edildiği görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen SMM mali bilirkişi ...'nın 01/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; Davalı adresinin ... il sınırları dışında olmasından dolayı sadece davacı kayıtları üzerinden inceleme yapıldığını, davacının tutulması zorunlu ticari defterlerinin, TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğunu, e-defter beratlarının yasal süresinde yapıldığı sisteme girişlerinin yapıldığını, defterlerin sahipleri lehine takdiri delil niteliğine haiz olduğunu, davalı ve davacı arasında yapılan sözleşmeye göre 2012-2013-2014 yılları için toplam 7.837,31-TL tutarında faturalandırma yapıldığı, davalını 2.361,44-TL ödeme yaptığı, faturaların ve ödeme kaydının davacı defter ve kayıtlarında mevcut olduğunu, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve kayıtlara alınan faturaların sözleşme şartlarına uygun olarak düzenlen davacının, takip tarihine kadar asıl alacağa işleyecek aylık %2,03 faiz talebinin sözleşme hükümlerine göre yerinde olduğu ve işlemiş faiz tutarının 6.750,58-TL olacağını, takip tarihi itibariye; davacının, sözleşme hükümlerine göre; asıl alacak olarak 5.475,87-TL işlemiş faiz olarak 6.750,58-TL toplamda 12.226,45-TL alacaklı olduğunun sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Taraf dilekçelerinin ve dosyanın tetkiki neticesinde yanların anlaştıkları bir hususunun bulunmadığı, HMK'nın 128. maddesinde düzenlendiği üzere süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı, bu kapsamda dava konusu uyuşmazlığın; 20/08/2013 tarihli müzik eserleri yayın izin sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilen iki adet fatura bedeli olan 09/10/2013 tarihli ... No’lu 4.899,75 TL bedelli fatura ile 24/05/2014 tarihli ... No’lu 2.690,35 TL bedelli fatura alacağı olmak üzere toplam 5.475,87 TL asıl alacak ile sözleşmenin “MALİ ŞARTLAR” başlıklı 4. maddesinin c. bendi uyarınca; “Ödemelerin gecikmesi halinde lisans alan, türk Lirası için aylık %2,03 gecikme faizini ... ve ...'ye ödeyeceğini açıkça beyan, kabul ve taahhüt eder.” şeklindeki düzenleme sebebiyle aylık %2,03 oranında gecikme faizi olarak 6.712,06 TL işlemiş faiz olmak üzere (neticeten icra takibine konu toplam 12.187,93-TL ) davacının icra takip tarihi itibari ile 12.187,93-TL muaccel alacağının bulunup bulunmadığı, davalı yanın takibe itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatı isteminin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava kapsamında dilekçelerin teatisi aşamasında delil olarak lisans sözleşmesi, faturalar ve ticari defterlere delil olarak dayanıldığı görülmekle, anılı belge ve deliller üzerinde bilirkişi incelemesi icra edilmiş olup rapora taraflarca herhangi bir itirazın yöneltilmediği, dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olduğu görülmekle taleple bağlılık ilkesi ışığında talep edilen miktar geçilmemek sureti ile hükme esas alınmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı ile davalı arasında 20/08/2013 tarihli müzik eserleri yayın izin sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 11.maddesinde; ''Sözleşmenin bir yıllık olduğu, sürenin devamı boyunca her yılın sonuna en az 1 ay öncesine kadar sözleşmenin feshedildiğinin karşı tarafa noter aracılığıyla bildirilmemesi halinde sözleşmenin kendiliğinden birer yıllık dönemler halinde uzayacağı"nın düzenlendiği, davalı tarafından fesih bildirimi yapıldığına dâir dosyaya bir delilin sunulmaması nedeniyle sözleşmenin takibe konu edilen dönemlerde devam ettiğinin kabulünün gerektiği anlaşılmıştır. Davacının ilamsız icra takibine konu talebinin sözleşmenin mali şartlar düzenlemesi uyarınca ödenmeyen lisans/telif bedellerinin tahsiline ilişkin olup davacı sözleşme kapsamında oluşan ve davalı tarafından ödendiği de iddia edilmeyen bedellerin tahsilini talep etme hakkına sahiptir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devam ettiği ve sözleşmenin davalı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, mübrez bilirkişi raporının denetime elverişli olduğu, sözleşmede kesin vadeye yer verilmiş olması nedeniyle yapılan faiz hesabının yerinde olduğu anlaşılmakla; davacı yanın kesinleşen fatura içerikleri kapsamında icra takip tarihi itibari ile 5.475,87 TL asıl alacak ve 6.712,06 TL işlemiş faiz olmak üzere neticeten toplam 12.187,93 TL alacağının mevcut olduğu saptanmıştır.
Kabul edilen hukuksal olgu neticesinde; davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle toplam 12.187,93 TL alacaklı olup bu tutar yönünden başlatılan icra takibine davalı/ takip borçlusunun vâki itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı olup likit olduğu görülmekle; davanın kabulüne, davacı yararına %20 icra inkar tazminatına dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
... 35. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yönelik davalı yanın itirazının iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla alacağın %20'sine tekabül eden 2.437,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 832,55 TL ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 652,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 12.187,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yaptığı 359,80 TL harçlar ve 86,00 TL posta/ tebligat masrafı olmak üzere toplam 445,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, dava miktarı itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır