WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/213 Esas
KARAR NO : 2024/111

DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 14/01/2020
KARAR TARİHİ : 28/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kuruluşunun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 21.10.2013 tarihli sayısında ilan edildiğini, firmanın kurucusu ...'ın davalıyı çeşitli işlemlerde bulunması için vekil tayin ettiğini, ancak davalının kötü niyetli hareket ederek vekilliği kapsamındaki işleri yapmadığını/eksik yaptığını, müvekkili şirketin kurucusunun 09.02.2018 tarihinde noter aracılığı ile ilgili şahsa azilname gönderdiğini, 02.04.2018 tarihinde ... numaralı “...Tic. A.Ş.” markasının TPMK nezdinde ... adına tescil edildiğini, müvekkili şirketin ... unvanı ile markasal olarak uzun yıllardır, kesintisiz ve ciddi bir biçimde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünün açık olduğunu, bu durumun dosyaya sunulan delillerden de anlaşılabilir olduğunu, müvekkili şirketine ait ... unvanı ile birebir aynı olan markanın, .... sınıfa dahil olan mal ve hizmetler bakımından gerçek hak sahibinin müvekkili olan firma olduğunu ve ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, SMK 6/6. maddesi yönünden dava konusu markanın hükümsüzlüğünü, ... esas unsurlu unvan ile dava konusu marka arasında emtia ve işaret benzerliği bulunduğunu, davalı yana verilen yetkiler arasında müvekkili olan firma adına marka başvurusu yapma yetkisinin olmadığını, söz konusu marka başvurusunun davalı yan hakkında azilname düzenlendikten sonra gerçekleştirildiğini, SMK 6/2.maddesi kapsamında davaya konu markanın hükümsüzlüğünü, davaya konu markanın SMK 10.maddesi uyarınca müvekkili firmasına devrini ya da SMK 25.maddesi uyarınca hükümsüz kılınmasını, davalı yanın kötü niyetli olarak hareket ettiğini, davaya konu marka hakkında 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyadi tedbir kararı verilmesini, huzurdaki davanın kısmi dava olmayıp marka hükümsüzlük davası olduğunu, söz konusu davaların tarafları ve konularının farklı olması sebebiyle derdestlik itirazının ileri sürülemeyeceğini, SMK'de herhangi bir zamanaşımının düzenlenmediğini, zamanaşımı olduğu kabul edildiği durumda bile davaya konu marka başvuru tarihinin üzerinden 5 yıl geçmediğini bu nedenle davalıya ait TPMK nezdinde tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve müvekkiline şirketine devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK 107. ve 109. maddeleri dikkate alındığında söz konusu davanın usul yönünden reddinin gerektiğini, davacı şirket yetkilisi ...'ın kendi payını ve yükümlüklerini müvekkilinin öz ablası olan ...'a devrettiğini, bu sebeple davada taraf olamayacağını, zamanaşımı defi, itirazı ve hak düşürücü süre yönlerinden davanın reddini, gerek derdestlik gerek yetki/görev bakımından itirazlarının bulunduğunu, itirazlarının dikkate alınarak davanın reddini, davacı yanın kozmetik alanında faaliyet gösteren bir şirket olmaması sebebiyle davanın mevzuat gereği açılamayacağını, davacı yanın yetkisiz olması sebebiyle davaya konu marka hakkında tedbir kararı verilemeyeceğini, davacı yanın beyanlarının gerçeklerle bağdaşmaması sebebiyle davanın esas yönünden reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın, dava dilekçesindeki iddialarının herhangi bir yönünü dahi karşılayabilmekten bütünüyle uzak kalan savunmaları karşısında, delillerin de toplanması ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde sabit olacak davanın veçhiline, dava dilekçesinin talepler yönünden karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP : Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; haksız ve kötü niyetli olarak ikame olunan, hukuki gerekçeden yoksun işbu davadaki tüm taleplerin usul ve esas yönlerinden reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
Hükümsüzlük istemine konu ... numaralı markanın tescil kayıtları TPMK'dan celp ve tetkik edilmiş olup markanın ... sınıflarda davalı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletname incelendiğinde: davacı şirketi temsilen, şirket yetkilisi olarak ...'ın vekaletname verdiği görülmüştür.
... 4. FSHHM'nin... E. sayılı dosyası içerisinde bulunan davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları alınarak dosyaya eklenmiş, incelendiğinde; davacı şirketin 08/04/2017 tarihli ... yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağında; ...'ın 3 yıl süre ile Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilmesine karar verildiği, ... tarihli... numaralı karar ile 1 yıl süreliğine ...'ın Yönetim Kurulu Başkanlığına atanmasına karar verildiği daha sonra ...'ın davacı şirketteki paylarını devir ettiği, ticaret sicil kayıtlarına göre Alaca Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı "Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile ...'ın dava dışı ...'a 100 adet payını 50.000 TL bedel ile bütün hak ve borçları ile devir ettiği görülmüştür. Devir işlemi sonrasında; 17/07/2017 tarihinde 2016-2017 yıllarına ait Olağan Genel Kurul toplantısı yapıldığı, toplantı tutanağında...'ın 3 yıl süre ile Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildiği, ... tarihli ... numaralı karar ile 1 yıl süreliğine Yönetim Kurulu Başkanlığına atanmasına karar verildiği görülmüştür.25/07/2018 tarihli ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, Ticaret Sicil Tasdiknamesine göre; "..., davacı şirketteki tüm paylara sahiptir ve 25/07/2018 başlangıç - 17/07/2021 bitiş tarihleri arasında şirketi temsile yetkili Yönetim Kurulu Üyesidir." ibaresinin bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 02/03/2023 tarih ve 2021/332 E. - 2023/39 K. sayılı kararı kapsamında; ''...Ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin bütün paylarının sahibi, yönetim kurulu üyesi, şirketi temsile yetkili olanın ... olduğu, davanın açıldığı 14/01/2020 tarihi itibariyle ...'ın; davacı şirkette herhangi bir payı ve ortaklığının kalmadığı, şirketin yönetim kurulu üyeliğinde yer almadığı ve mevcut yönetim tarafından kendisine herhangi bir yetki devrinin yapılmadığı dikkate alındığında, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine...'' ilişkin karar verildiği, işbu karar yönünden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi'nin 24/11/2023 tarih ve 2023/1342 E. 2023/1753 K. sayılı ilamı kapsamında; ''...Vekil ile takip edilen davalarda geçerli bir vekâletname bulunması ve bu geçerli vekâletnamenin mahkemeye verilmesi de dava şartı olup, dava şartlarının bulunup bulunmadığı yargılamanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden gözetilir, dava şartının noksan olduğu anlaşıldığında, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece davacı şirket ortağı ...'ın hissesini davanın açıldığı tarihten önce devretmiş olması nedeniyle şirkette herhangi bir payı ve ortaklığının kalmadığı, davacı şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı şirketin davada taraf ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya incelendiğinde davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün davacı şirketin tescilli ticaret unvanı ile benzer olması, davacı şirketin tescilsiz marka kullanımları nedeniyle öncelik hakkına sahip olması gibi davacı şirkete ait olduğu iddia edilen haklara dayanılarak talep edildiği, menfaati olan herkesin hükümsüzlük davası açabileceği, bu nedenle davacı şirketin davada taraf ehliyetinin mevcut olduğu, ancak davacı şirket adına dosyaya sunulan vekaletnamenin dava tarihinde şirketi temsil yetkisi bulunmayan ... tarafından davacı şirketi temsilen verildiğinin görüldüğü, bu vekaletnamenin geçerli bir vekaletname olmadığı, bu durumda davacı vekilinin vekaletnamesiz dava açtığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece HMK’nun 77/1. maddesi uyarınca davacı vekiline davacı şirketi temsil yetkisine sahip olan şirket yetkilisinden alacağı vekaletnamesini dosyaya sunması için kesin süre verilerek, kesin süre içinde davacı şirketi temsile yetkili kişiden aldığı vekaletname sunulmadığı veya asıl davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan tüm işlemlerin kabul edildiği mahkemeye bildirilmediği takdirde davanın HMK’nun 114/1-f, 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi usule aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Mahkemece davacı vekiline şirket yetkilisinden alacağı vekaletnameyi dosyaya sunması için kesin süre verilerek sonuca göre değerlendirme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir...'' gerekçeleri ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine işbu esas üzerinden yargılamaya devam edilmiş ve Mahkememizin 13/12/2023 tarihli tensip zaptının 2 numaralı ara kararı gereğince; "HMK’nın 77/1. maddesi uyarınca davacı vekili tarafından tensip tutanağının tebliğinden itibaren bir aylık kesin süre içerisinde davacı şirketi temsil yetkisine sahip olan şirket yetkilisinden alacağı vekaletnamesini dosyaya sunmasına, kesin süre içinde davacı şirketi temsile yetkili kişiden aldığı vekaletname sunulmadığı veya asıl davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan tüm işlemlerin kabul edildiği mahkemeye bildirilmediği takdirde davanın HMK’nın 114/1-f, 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun tebliğen ihtarına..." şeklindeki ara karar davacı vekiline tebliğ edilmiştir. İşbu ara karar gereğince davacı vekilinin vekaletname ve yetki belgesini ibraz ettiği ancak sunulan vekaletname ve yetki belgelerinin tetkikinde; dava tarihi itibari ile davacı şirkette temsil yetkisi bulunmayan ... tarafından vekalet yetkisinin verildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla mahkememizce anılı Bam ilamı gereğince HMK'nın 77, 114/1-f ve 115/2 maddeleri uyarınca verilen kesin süre içerisinde dava tarihi itibari ile şirket yetkilisinden alınmış bir vekaletnamenin sunulmadığı, davacı şirket yetkilisi tarafından işlemlerin kabul edildiğini gösterir bir beyanın bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile dava dışı ...'ın hissesini davanın açıldığı tarihten önce devretmiş olması nedeniyle şirkette herhangi bir payı ve ortaklığının/ temsil yetkisinin kalmadığı, davacı şirket adına dosyaya sunulan vekaletnamenin dava tarihinde şirketi temsil yetkisi bulunmayan ... tarafından davacı şirketi temsilen verildiğinin görüldüğü, işbu vekaletnamenin geçerli bir vekaletname olmadığı, bu durumda davacı vekilinin vekaletnamesiz dava açtığının kabul edilmesi gerektiği, mahkememizce HMK’nın 77/1. maddesi uyarınca davacı vekiline davacı şirketi temsil yetkisine sahip olan şirket yetkilisinden alacağı vekaletnamesini dosyaya sunması için kesin süre verilmiş ise de kesin süre içinde davacı şirketi temsile yetkili kişiden aldığı vekaletnamenin sunulmadığı / asıl davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan tüm işlemlerin kabul edildiğinin mahkememize bildirilmediği anlaşılmakla; HMK’nın 114/1-f, 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK nın 114/1-f, 115/2.maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 54,40TL harcın mahsubu ile eksik 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/06/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır