WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/83 Esas
KARAR NO : 2024/88

DAVA : FSEK - TECAVÜZÜN TESPİTİ, REF'İ, MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 06/05/2022
KARAR TARİHİ : 29/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tecavüzün Tespiti, Ref'i, Maddi-Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın sahibi ve yetkilisi olduğu ...'nin hak sahibi olduğunu, bestekar ...'ın "...' adlı müzik eserinin, 2009 yılından başlayarak çeşitli şirketlerce yasal olmadan kullanıldığı ve 17/09/2019 tarihinden itibaren halen de, ... Film Yapım Dağ. Org.-..., tarafından kullanılmakta olduğunu, eserin şarkı sözü ..., Bestesinin ise ...'a ait olduğu ancak besteci ve güfteci sahte bir şekilde yazılarak her nasılsa ...'dan geçirildiğini, halbuki ...'ın ana görevlerinden birinin bestenin kime ait olduğunu tespit etmek ve bestelerin mali haklarının taki sağlamak, alınacak tazminat, telif vs. Ücretleri tahsil etmek aynı zamanda bunu hak sahiplerine dağıtmak olduğunu, ... bu görevini yerine getirememiş bahsi geçen eserin yetki belgesi ile temsil hakkı kendilerine devredilmiş olmasına rağmen, müvekkilinin haklarının göz ardı edilerek başkasına telif hakkı ödendiğini, müvekkilinin ...'dan yaptı... incelemede en son kullanan şirket olarak ...'ın bütün eserlerinin eser haklarının müvekkilinde bulunduğunu, Öncelikle bu şirketin bandrollerinin resmen tespitini buna göre eserlerin izinsiz kullanılmasını, eserde tahribat yapılması vs. nedenlerle kullanım ücreti ve muvafakat olmadığı için kullanım ücretinin 3 katı ceza verilmesini, maddi ve manevi haklarının haleldar edildiğini, maddi ve manevi tazminata hükme ayrıca talep ettikleri belirtildiğini, ortaya çıkacak ve bu eseri daha evvel kullanan ,... Ltd. Şti...Tic. Ltd. Şti, ,... Tic. Ltd. Şti. , .. Şti. 'ne dava açma haklarının mahfuz tutulmasını, bu eseri 17/09/2019'dan beri kullanan davalılar: ... ve ...'dan şirketin bandrollünün tespit edilmesi sonucu bandrol sayısı kadar kullanım ücretinin tahsilini, ayrıca varsa dijital kullanım ücretinin tahsilini, muvafakatleri olmadığı için kullanım ücretinin 3 katının kullanım tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın, her ne kadar mahkemece tutanaklarda ve belgelerde tecavüzün ref'i ve tecavüzün önlenmesi ibareleri taşısa da, bunun bir hukuk davası olması sebebiyle davanın türü davacı talepleriyle sınırlı olduğunu, bu çerçevede değerlendirildiği zaman, davacılar dava dilekçesinde yalnızca tazminat ve belirsiz alacak taleplerinde bulunduklarını, 5846 saylı yasa kapsamında olsa dahi ticari işletmenin (yayıncı ve yapımcı) açacağı veya ticari işletmeye (yayıncı ve yapımcı) karşı açılacak olan para alacağı ve tazminat davaları "Dava Şartı Arabuluculuk” hükümlerine tabi olduğunu, davacı tarafından bu yönde bir işlem yapılmadan, arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmış olması nedeni ile davanın usulen red edilmesi gerektiğini, bir diğer usuli ve ayrıca esastan red sebebinin ise, davacıların hangi sıfata haiz olduklarının belli olmaması olduğunu, Zira, ... bir limited şirket olup tüzel kişiliğe haiz, ... ise bir şahıs olup özel kişiliğe haiz olduğunu, hak sahibi olduğu iddia edilen davacı ... mi Yoksa ... mı olduğunu, davanın bu yönden esastan reddi gerektiğini, ayrıca hak sahipliğinin ortaya konamamış olması da davanın usulen reddini gerektirdiğini, işbu davanın bir diğer usuli red sebebinin de husumet yokluğuna ilişkin olduğunu, Zira, davacılar tarafından, müvekkilinin iddia edildiği üzere "..." isimli eseri kullandığına dair hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı gibi, bu hususun yalnızca "...'dan öğrenildiğinden" bahsedildiğini, hangi albüm, hangi yorumcu müvekkilinin hangi kullanımı, Bu hususlara dair davacı dilekçesinde hiçbir beyan ve bilgi bulunmadığı gibi, hiçbir belge ve delilin de olmadığını, buna ek olarak, davacı tarafından ... imzasıyla sunulan dilekçe ve ekinde de bu hususa ilişkin hiçbir bilgi ve olmadığının üzerine, Telif Hakları Genel Müdürlüğünden talep edilen bilgi ve belgelere ilişkin yazı cevabı ve dosya muhteviyatlarında da müvekkilin ... kadar dahi adı geçmediğini, dolayısıyla davacıların hangi albüme, hangi yorumcuya ve hangi kullanıma dair bir iddiada bulundukları anlaşılamadığı davanın sırf bu yönüyle dahi husumet yokluğu sebebiyle usulen ve esasen reddi gerektiğini, usule ilişkin tüm bu itirazları şayet mahkemece esasa girilirse tüm esas içeriği ettiklerini bu nedenle öncelikle usul bakımından ve davanın esasına girilmesi halinde ise esas bakımında red edilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ...vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu dava ...'ın ya da onun bir parçası olan Teknik Bilim Kurulu kararının iptali talebini içermeyip, eserin hak sahipliğinin kime ait olduğunun tespiti ve buradan doğacak alacaklara ilişkin olduğu bu nedenle ...'ın işbu davanın tarafı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, bu türden davalarda ...'ın taraf olarak gösterilmesinin hatalı olduğu açılmış olan benzer davaların hasımsız olarak görülmekte olduğunu, İş bu davanın da hasımsız olarak açılması gerektiği ve ...'ın taraf sıfatını haiz olmadığından işbu davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ... ın bu davada taraf olmasına itiraz etmekle birlikte taraf olarak gösterilmiş olsa dahi, ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.02.2015 tarih, 2014/16398E. ve 2015/1464K. sayılı kararı talep edilemeyeceğini ,bu hususta olduğunu, müvekkili Meslek Birliğinde eser kayıt işlemelerinin, eser sahiplerinin başvurusu sonucu eserlerin, müvekkili ... üyelerinin yapmış oldukları bildirim formları ve/veya içerisinde en az bir adet başvuru yapan üyeye ait eserin bulunduğu albüm beyannamelerine istinaden ... veri tabanına kaydedildiğini, ilgili eserin kaydı için eserin adı ve eserin ilk satırı yazıldığı ve hak sahiplerinin isimleri belirtilerek imzaları alındığını, veri tabanına yeni eserlerin kaydı sırasında aynı isim ve aynı ilk satırla eser olup olmadığı ilgili birimce kontrol edilerek kayıtlar yapıldığını, müvekkili ...'ın kayıtlarında dava konusu edilen "..." adlı esere ilişkin iki farklı beste mevcut olduğunu, bu bestelerden birinin ...'e, diğeri ise ...'a ait olduğu ancak ...'a ait olan beste için müvekkil ...'ın sisteminde bir bildirimin mevcut olmadığını, zaten davacı da dilekçesinde "..." adlı esere dair ...'a dair ...'da yer alan bir kayda ilişkin delil sunamamış olduğunu, ilgili eserin ...'da yapımdan geçtiğini, 11.02.2014 tarihli evrak incelendiğinde eser sahipleri bilgisinin " ...- ... (MÜZİK %50) MUVAFFAKAT EDEN (EDİTÖR) ...A.Ş. olarak yer aldığı, esere ilişkin müvekkil ...'ın elindeki tek kaydın bu olduğu, bu durum eser sahibinin müvekkiline sonraki dönemlerde de hiçbir bildirimde bulunmamasından, belge veya bilgi sunmamasından kaynaklandığını, zaten davacının dilekçesinde de bu duruma ilişkin bir belge, bilgi veya delilin mevcut olmadığını, davacının cevaba cevap dilekçesinde davalı kullanmadığını iddia etiğini, o halde bunu ispatlamakta olduğunu, şeklinde belirleme ile kendi uhdesinde olan ispat külfetini taraflarına yükleme yönünde beyanda bulunmasının Mahkemece de bilindiği üzere ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vaktaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunun belirtildiğini, davanın husumet yönünden reddini talep ettiği, esasa girilmesi halinde, davacının ...'a ilgili eserin hak sahipliğine dair herhangi bildirimde bulunmaması, ...'ın iş ve işlemlerinin eser sahiplerinin bildirimlerine dayanması ve bu nedenle hukuka ve hakkaniyete uygun olması nedeniyle haksız davanın reddini, davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini, aksi takdirde yasal hasım olarak gösterilen ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi talep etmiştir.
CEVABA CEVAP : Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; ...'a müzekkere yazılarak müvekkilinin hak sahibi olduğu söz konusu eseri 17/09/2019'dan beri kullanan davalının şirketin bandrollerinin tespit edilmesi sonucu banndrol sayısı kadar kullanım ücretinin tahsilini, ayrıca varsa dijital kullanım ücretinin tahsilini, muvafat olmadığı için kullanım ücretinin 3 katının kullanım tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davanın kabulune karar verilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ...tarafından ibraz edilen ikinci cevap dilekçesinde özetle; öncelikle iş bu davanın husumet yönünden reddine, esasa girilmesi halinde, davacının ...'a ilgili eserin hak sahipliğine dair herhangi bir bildirimde bulunmaması, ...'ın iş ve işlemlerinin eser sahiplerinin bildirimlerine dayanması ve bu nedenle hukuka ve hakkaniyete uygun olması nedeniyle haksız davanın reddine ve davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini, aksi takdirde yasal hasım olarak gösterilen ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ...vekilinin sunmuş olduğu ikinci cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuka aykırı ikame edilen işbu davanın öncelikle ilk itiraz, itiraz, cevap ve beyanları yönünde usulen e her şekilde esasen tümüyle red edilmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin tüm hakları ve karşı dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücetlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacı ...'ın sahibi ve yetkilisi olduğu davacı ...'nin hak sahibi olduğu iddia edilen bestekar ...'ın ''..." adlı müzik eserinin, 17/09/2019 tarihinden itibaren izin ve muvafakat alınmaksızın davalılar tarafından kullanıldığı iddiasına dayalı tecavüzün tespiti, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davaya konu bestekar ...'ın "..." adlı müzik eserine ait eser işletme belgeleri ve ekleri celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı tarafın delil olarak ...'ın mali haklarını davacı ...'a devrettiğine dair yetki belgesi, ...'a ait olan 159 adet eserin yer aldığı müzik listesine dayanıldığı görülmüştür.
... - ...'ne müzekkere yazılarak, davalı ...'nin "..." isimli eser için bandrol talebinde bulunup bulunmadığının ve bu eser kapsamında bir telif hak edişi elde edilip edilmediğinin sorulmuştur.
...'a müzekkere yazılarak; Davalı ...'ye ait "..." adlı eserin geçtiği yapımların 17/09/2019 tarihinden itibaren ne kadar satıldığını gösteren badrol sayısının bildirilmesi istenmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalı ...'ye ait "..." adlı eserin geçtiği yapımların 17/09/2019 tarihinden itibaren ne kadar satıldığını gösteren badrol sayısının bildirilmesi istenmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan FSEK uzmanı ..., Mali Müşavir ... ve sektör bilirkişisi ... marifeti ile hazırlanan 09/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; FSEK 11/1 de yer alan karine doğrultusunda ... isimli bestenin besteci sıfatıyla eser sahibinin ... olduğu, hakların ... tarafından kendilerine devredildiğini ileri sürmüş ise de dosyada bu hususta sadece davacı tarafın ...'dan aldığı ve dosyaya ibraz ettiği 17.02.2011 tarihli yazısı olduğu, bu yazıda “ İşbu yazı ekinde veri tabanında ... adına kayıtlı olan eserlerin listesi yer aldığı, ... eserlerine ilişkin mali haklarını ...'a devrettiği, eserler ile ilgili izin verme konusunda ... yetkilidir” şeklinde açıklama olduğu ve ekli listede davaya konu ... eser de yer almakta ise de hakkın devrine ilişkin herhangi bir devir yazısı veya muvafakatname yer almamakta olduğu, FSEK 48 ve 52 hükümleri dikkate alındığında ...'ın bu beyanı davacıların davaya konu eser ile ilgili hakları devraldığına yeterli bir delil sayılmayacağı, davacının mali hak sahipliğini ispat etmesinin gerektiği, ...'ın 14.08.2023 tarihli müzekkere cevabında davalı ... şirketinin davaya konu besteyi kullandığı fonograma rastlanmadığını bildirmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün 03.08.2023 tarihli müzekkere cevabında davalı Serhed Müzik ile ilgili davaya konu beste açısından herhangi bir kayda rastlanmadığının bildirilmesi karşısında davacının kullanım iddiasının dosyanın hali hazır durumu çerçevesinde ispata muhtaç olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamı ve mevcut delil durumu, beyan ve itirazların hukuki mahiyeti itibari ile nihai aşamada hukuki nitelendirme ve takdirin mahkememize ait olması nedenleri ile yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasının yargılamaya katkı sağlanamayacağı anlaşılmakla davacılar vekilinin yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Huzurdaki davada davacı ...'ın sahibi ve yetkilisi olduğu davacı ... Şirketi'nin hak sahibi olduğunun iddia edildiği bestekar ...'ın ''...'' adlı müzik eserinin, 2009 yılından başlayarak çeşitli şirketlerce yasal olmadan kullanıldığı ve 17/09/2019 tarihinden itibaren de davalı ... tarafından kullanılmakta olduğu iddiası ile eserin şarkı sözünün ...; Bestesinin ise ...'a ait olmasına rağmen besteci ve güftecinin sahte bir şekilde yazılarak davalı ...'dan geçirildiği iddiası ile tecavüzün tespiti, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talep edildiği görülmüştür. Davalılar ise davacıların hak sahibi olduklarını gösterir delillerin mevcut olmadığı, bu yönde belge ve delillerin ibraz edilmediği ve sair nedenler ile davanın reddini savundukları görülmüştür. Bu kapsamda somut olaydaki uyuşmazlığın; davaya konu ''...'' isimli bestenin eser sahibinin kim olduğu, bu beste üzerinde davacılara devredilmiş bir hak olup olmadığı, davalı fonogram yapımcısı tarafından davaya konu bestenin herhangi bir fonogramda kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce celp edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün cevabi yazısı içeriğinde ...’ın davaya konu ilk satırı “...” olarak başlayan müzik eserinin bestecisi olduğunun kayıtlı olduğu, FSEK 11. maddesinin; ''Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.'' düzenlemesi gereğince davaya konu ''...'' isimli bestenin besteci sıfatıyla eser sahibinin ...olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraflar ''...'' isimli beste üzerindeki hakların eser sahibi olduğu tespit edilen ... tarafından kendilerine devredildiğini ileri sürmüş ise de dosyada bu hususta sadece davacı tarafın ...’dan aldığı ve dosyaya ibraz ettiği 17/02/2011 tarihli yazısının bulunduğu, bu yazıda “ İşbu yazı ekinde veri tabanımızda ... adına kayıtlı olan eserlerin listesi yer almaktadır. ... eserlerine ilişkin mali haklarını ...’a devretmiştir. Eserler ile ilgili izin verme konusunda ... yetkilidir” şeklinde açıklama olduğu ve ekli listede davaya konu ''...'' isimli eser de yer almakta ise de hakkın devrine ilişkin herhangi bir devir yazısı veya muvafakatnamenin yer
almadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte FSEK 52. maddesinin; '' Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.'' düzenlemesi gereğince salt ...’ın cevabi beyanının davacıların davaya konu eser ile ilgili hakları devraldığına yeterli bir delil sayılmayacağı, davacının mali hak sahipliğini anılı yasal düzenleme gereğince eser sahibi ile düzenlenen yazılı sözleşme/tasarruf ile ispat etmesinin gerektiği, ancak dosya kapsamında işbu iddianın ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır. Ayrıca davacı taraflar davaya konu bestenin davalı fonogram yapımcısı şirket tarafından izin alınmaksızın fonogramda kullanıldığını ileri sürmüş ise de dosyada yer alan ...’ın cevabi yazısında davalı ...şirketinin davaya konu besteyi kullandığı fonograma rastlanmadığını bildirilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında davalı ... ile ilgili davaya konu beste açısından herhangi bir kayda rastlanmadığının bildirilmesi karşısında davacıların haksız kullanım iddiasının da ispata muhtaç kaldığı anlaşılmakla; sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Reddedilen tespit/ref talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
4-Reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı yanın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır