WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/25 Esas
KARAR NO : 2024/103

DAVA : Marka İptali
DAVA TARİHİ : 08/02/2022
KARAR TARİHİ : 26/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ...'de yerleşik bir şirket olduğunu, müvekkili elektrifikasyon, endüstriyel otomasyon sistemleri, motorlar, işlemciler ve robotlar başta olmak üzere pek çok alanda ileri teknoloji mal ve hizmetler üretmekte ve sunmakta olduğunu, müvekkilinin ... sınıflarda yer alan mal ve hizmetler üzerinde tescil ettirmek amacıyla ...sayılı “...” marka başvurusunda bulunduğunu, akabinde, Türk Patent Markalar Dairesi Başkanlığı re'sen yapmış olduğu benzerlik incelemesinin sonrasında verdiği ... tarihli ve ... sayılı kararı ile Müvekkilin ... sayılı “...” marka başvurusunu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (“SMK”) 5/1 (ç) maddesini gerekçe göstererek başvuru kapsamında yer alan ... sınıftaki malların tümü bakımından kısmen reddettiğini, red kararına gerekçe olarak davalı... Şirketi adına tescilli; .... sınıflarda yer alan malları kapsayan .... tescil tarihli ve ... tescil sayılı “...” markası gösterildiğini, tescilli marka sahibine seçtiği markasını “kullanma mükellefiyeti” yüklenmekte olduğunu, yani, marka sahibine markasını tescil ettirmesi sebebiyle tanınan koruma markanın işlevini yerine getirecek şekilde kullanılması şartına bağlandığını, yapılan araştırmalar sonucu ... tescil sayılı “...” markasının sahibi ...Şirketi'nin anılan markayı tescil edildiği ... sınıftaki ürünler üzerinde hiçbir şekilde kullanılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle de, müvekkilinin kendisine ait marka için ... sınıfta tesciline haksız yere ve kullanılmadığı halde engel olan dava konusu markanın iptalinin talep edilmesi zorunlu hale geldiğini, SMK madde 26/1-a uyarınca 9. maddeye yapılan atıfla markanın kullanılmaması durumu iptal halleri arasında düzenlenmiş ve madde 26/2 uyarınca ilgili kişilerin markanın kullanılmaması nedeniyle iptalini talep edebileceği düzenlenmiş olduğunu, her ne kadar bir markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verecek olan kurum SMK'nın 26. maddesi uyarınca Türk Patent olarak belirlenmişse de, markanın kullanılmaması nedeniyle iptal talebinin 10.01.2024 tarihine kadar mahkemeler tarafından karara bağlanacağı kararlaştırıldığını, SMK madde 27/2 uyarınca; iptal talebimizin kabul edilmesi halinde, iptal kararının 01.01.2020 tarihinden itibaren veya iptal halinin daha sonraki bir tarihte gerçekleşmiş olduğunun tespiti durumunda iptal halinin gerçekleşmiş olduğu tarih itibariyle etkili olacak şekilde karar verilmesi talep edildiğini, tescil edilen 9. sınıflarda yer alan hiçbir mal için kullanılmadığı tespit edilen ... tescil sayılı “...” markasının kapsamındaki 09. sınıftaki tüm mallar yönünden iptalini ve sicilden terkinini talep etmekte olduklarını, HMK 389 vd. maddeleri uyarınca dava konusu markaların yargılama sürecinde el değiştirmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli derecede zorlaşacağı aşikâr olduğundan ihtiyati tedbir istemimizin kabulü ile markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi hususu önem arz ettiğini, HMK 390/11 uyarınca müvekkilinin haklarının korunması bakımından zorunluluk olması nedeniyle karşı yana haber vermeksizin dava konusu markalarının dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi hususunu talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm iddia ve talepleri haksız, mesnetsiz ve hukuk dışı olup hiç birini kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde de yazıldığı üzere davacı taraf, Türkiye'de adresi olmayan, adresi İsviçre'de olan bir şirket olduğunu, davacı taraf unvanından da anlaşılacağı üzere yabancı bir tüzel kişi olduğunu, davacı taraf teminat göstermek zorunda olduğunu, davacı tarafın yabancılık teminatı yatırmasına karar vermesini talep ettiklerini, müvekkili şirket olan ... A.Ş.'i 04.05.1984 tarihinde kurulmuş ... Ticaret Odasına 20.06.1984 tarihinde kayıt olmuş olup ... ticaret sicil numarası ile kaydı halen devam ettiğini, müvekkili şirketin 1984 yılından günümüze kadar bilgisayar ve bilişim sektörü ve bilgisayar bileşenlerinde marka olmuş tanınan ve bilinen bilişim sektörünün öncü bir şirketi ve markası olduğunu, kurulduğu 1984 yılından beri bilişim sektörünün en önemli şirketlerinden biri olan müvekkil şirket bulunduğu sektörde gerçekleştirdiği ilkler ile sektörünün önemli lider firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirket çok uzun yıllardır bilgisayar ve bilişim sektörü ve bilgisayar bileşenleri sektöründe olduğu için “...” markasını... tescil numarası ile 08.02.2006 tarihinde , ...nice sınıfları ile kendi adına tescil ettirdiğini ve yenilemeler yaparak bugünlere gelindiğini, müvekkili şirket, 14.10.2020 tarihinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edilerek kurulmuş olan 2.000.000 TL sermayeli “... Şti.'ne" 24.09.2021 tarih ve 10416 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ve tescille ortak olduğunu, işbu ortaklık “...Şti.'nin" %60 sermayesine tekabül eden 1.200.000.- TL bedelli pay devir alınarak olduğunu, müvekkili şirketin payını devir aldığı “... Şti.'nin" ticari unvanı, müvekkil şirketin bu şirkete ortak olmasından çok kısa bir süre sonra yani 5 gün sonra ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ve tescille “...Şti.” olarak değiştirildiğini, aynı ilan ve tescilde adres değişikliği de yapıldığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu ... Şti.'nin , müvekkil şirketin adına tescil edilmiş olan ve ... tescil numaralı “...” markasını kullanmasına izin vermiştir. Zaten aynı amaçla şirketin ticari unvanı da değiştirilmiş marka ile aynı hale getirildiğini, buradaki ana amaçlardan birisi de “...” markasının Türkiye'de ciddi bir biçimde kullanıldığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği ...Şti.'i , internet yoluyla ; reklam , tanıtım, satış yapabilmek için “... ” web sitesini kurmuş olduğunu, “...” alan adı 28.04.2006 tarihinde alınıldığını, aynı şekilde sosyal medya araçları olan ; “...” adı ile Facebook'da, “...” adı ile ... “de, “...” adı ile Instagram'da, "...” adı ile Linkedin'de faaliyete başladığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği ...Şti.' i kendi alanında dünya markası ve pazar lideri olan alman markası HSM'nin tüm Türkiye'de bayii ve servis kanalının yönetimi konusunda ,dağıtıcı olarak tüm Türkiye'de faaliyette bulunmak için “.... A.Ş.” ile 20102021 tarihinde “Dağıtıcı Yetkilendirme Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği ...Şti.' i kendi alanında (3D Printer) dünya markası ve pazar lideri olan ... markası olan Snapmaker'in tüm Türkiye'de bayii ve servis kanalının yönetimi konusunda tek dağıtıcı olarak tüm Türkiye'de faaliyette bulunmak için “...Ltd.” ile 11.02.2022 tarihinde sözleşme akdettiğini, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği “... Şti.” i “...” markası ile mail yoluyla yazışmış, bu markadan yüzlerce adet yazıcı ve fotokopi makineleri (Çok fonksiyonlu fotokopiler) satın almış olup bu ürünler en kısa zamanda satışa arz edildiğini, müvekkili şirketin ortağı olduğunu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiğini “...Ltd. Şti.'i “...” markasına ait yüzlerce ürün satın almış, satışa arz ederek sattığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu ve “...” markasını kullanmasına izin verdiği ...Şti.'i “... “ markası ile görüşmeler yaparak sözleşme yapma aşamasına gelindiğini, davacı taraf davasını 08.02.2022 tarihinde ikame ettiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 26. Maddesinin 4.bendinde açıkça belirtildiği üzere dava açılma tarihi olan 08.02.2022 tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde tescil edildiği 09 sınıfındaki mallar bakımından ciddi biçimde kullanma söz konusu olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın iptal talebi red edildiğini, davacı taraf, Türk Patent ve Marka Kurumundaki yasal süreç tamamlanmadan iş bu davayı ikame etmiştir ki iş bu nedenle de dava red edilmesi gerektiğini, davacı tarafın tüm iddia ve talepleri , müvekkili şirketin kazanılmış haklarını ortadan kaldıramayacağını, bu nedenle de davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin “...” markasının ortağı olduğu ...Ltd. Şti.'nce ticari unvan olarak kullanılması, bir çok yurt içi ve yurt dışı şirket ile sözleşmeler akdedilmesi, yüzlerce mal satın alınması, yüzlerce mal satılması, reklam , tanıtım ve satış için internet ortamında web sayfası olarak kullanılması, reklam, tanıtım ve satış için sosyal medya araçlarında (Facebook, Instagram, YouTube, Linkedin) kullanılması, katalog bastırılması, faturalarda kullanılması, gümrük belgelerinde , kartvizitlerde kullanılması gibi durumlar birlikte değerlendirildiğinde markanın Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanıldığı açık ve net olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı tarafın tüm iddia ve talepleri hukuki olmadığını ve davanın reddini beyan etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın, müvekkili tarafından yabancılık teminatı yatırılması gerektiği yönündeki iddiası tamamen mesnetsiz olduğunu, Müvekkili İsviçre menşeli bir firma olduğunu ve İsviçre teminattan muafiyet öngören çok taraflı uluslararası sözleşme olan 1954 tarihli hukuk usulüne dair Lahey Sözleşmesi'ne taraf olduğunu, davalı yanın, müvekkili tarafından yabancılık teminatı yatırılmasına ilişkin talebi dayanaksızdır ve reddi gerekmekte olduğunu, kullanımlardan hiçbiri markanın dava ile iptali talep edilen 09. sınıftaki ürünler üzerinde kullanımına ilişkin olmadığını, zira davalı yanın da beyan ettiği gibi, davalı yanın 3. kişilere ait markalı ürünlerin satışını gerçekleştirmekte olduğunu ve kullanım belgelerinde marka .... Sınıftaki satış hizmetlerinde kullanılmakta olduğunu, faturalar incelendiğinde, satışı yapılan ürünler üzerinde yazılan markaların ... markası olmadığı rahatlıkla görülecektir ki davalının beyanı da bu yönde olduğunu, her hâlükârda dava konusu markanın .... Sınıftaki ürünler üzerinde ciddi kullanımı ispat edilememiş olduğu ve davanın kabulünün gerektiğini, davalı tarafından “...” markasına ilişkin olarak sunulan deliller “...” markasının kullanımını ispatlamadığını, davalı tarafından sunulan belgelerdeki kullanımlar davalı tarafından değil dava dışı “... Şti” tarafından gerçekleştirildiğini, davalı tarafından dava dışı firma ile düzenlenmiş bir lisans sözleşmesi de sunulmadığını kullanımlar dava konusu markanın ... sınıfta kullanımını ispatlamadığını, marka sahibi davalı ... Şirketi tarafından dava konusu ... sayılı “... ” markasını kullanması için ... Şti ünvanlı şirkete marka lisansı verilmemiş olduğunu gibi yetki verildiğini gösterir başka bir sözleşme veya bir izin belgesi ya da taraflar arasındaki marka ilişkisini ve izni gösterir başkaca bir bilgi, belge de sunulamadığını, ...Şti tarafından gerçekleştirilen kullanımların marka sahibinin izni ile gerçekleştirilmiş kullanımlar olduğunu söylemek mümkün olmadığını, Ayrıca ...Şti tarafından dava konusu “...” markasının dava konusu 09. Sınıftaki mallar yönünden ticari etki doğuracak hacimde ciddi bir kullanımı da söz konusu olmadığını, davalı tarafından kullanılmaması nedeniyle iptali talep edilen... sayılı “...” markasının .... sınıftaki mallar için ciddi kullanımı ispatlanamamış olduğunu, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verildiğini, yoğun bir şekilde kullanımlarına başlanması ve kullanımlarına beş yıl kesintisiz ara verilmemesi gerekmekte olduğunu, buna göre, tescilli marka sahibine seçtiği markasını “kullanma mükellefiyeti” yüklenmekte olduğunu, yani, marka sahibine markasını tescil ettirmesi sebebiyle tanınan koruma markanın işlevini yerine getirecek şekilde kullanılması şartına bağlanmış olduğunu, markanın ciddi kullanımının kabul edilebilmesi için markanın kapsamında yer alan tüm mallar ve bakımından Türkiye'de ticari etki doğuracak, pazar yaratacak veya mevcut pazarı koruyacak hacimde kullanılması gerektiğini, davalı tarafından sunulan delillerin hiçbirisi dava konusu ... sayılı “...” markasının .... sınıftaki mallar yönünden piyasada ticari etki doğuracak yoğunlukta kullanımını ispat etmeye elverişli değildir, zira belgeler dava konusu markayı değil başka bir markayı içerdiği gibi, ... sınıftaki mallar üzerinde kullanımı da göstermediğini, marka sahibi tarafından ciddi kullanımı ispat edilememiş olan markasının iptal edilmesi gerektiğini, dava tarihinden önceki son 3 ay öncesi veya dava tarihinden sonraki tarihli kullanımların markanın ciddi kullanımını ispat etmesi mümkün olmadığını, davalı tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde sunulan faturaların birçoğunun işbu davanın ikame edilmesinden önceki son üç ay tarihli olduğu veya dava tarihinden sonraki tarihli olduğu tespit edildiğini, üstelik faturaların tarihleri uygun olmadığı gibi faturalarda “ŞEKİL” markaları ürünlerin ... Sınıfta yer alan mallar üzerinde kullanıldığını gösterir bir marka ismi, ürün bilgisi de yer almadığını, davalı tarafından sunulan faturalar ..., ..., ..., ... gibi dava konusu marka ile son derece alakasız markaların kullanımlarını gösterdiğini, markanın kullanımının marka kapsamında bulunan ve iptali talep edilen her mal için tek tek ispat edilmesi gerektiğini, .... sınıfta yer alan satış hizmetlerine ilişkin kullanımların markanın 09. sınıfta iptali talep edilen mallar üzerinde kullanımı olarak kabul edilmesi ise mümkün olmadığını, markasının tescil edildiği ... sınıfta yer alan mallar üzerinde kullanıldığını gösterir herhangi bir bilgi veya belgenin sunulamamış olduğunun tespit edildiğini beyan etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm iddia ve talepleri haksız, mesnetsiz ve hukuk dışı olup hiç birini kabul etmediklerini, müvekkili şirketin tescilli “...” markasının “...” şeklinde kullanılması hukuki olmasını, bu tür bir kullanım müvekkili şirketin muhatapları olan satıcı veya tüketicilerin genel izlenimi üzerinde sadece tescilli markanın farklı bir şekilde kullanılıyor olduğu algısını oluşturmakta olduğunu, müvekkili şirket, 14.10.2020 tarihinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edilerek kurulmuş olan 2.000.000 TL sermayeli ... Ltd. Şti. 'ne ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ve tescille hakim ortak olmuştur. İş bu ortaklık ... Ltd. Şti.'nin 96 60 sermayesine tekabül eden 1.200.000.- TL bedelli pay devir alınarak olduuğunu, müvekkili şirketin payını devir aldığı ... Ltd. Şti.'nin ticari unvanı, müvekkili şirketin bu şirkete hakim ortak olmasından çok kısa bir süre sonra yani 5 gün sonra ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ve tescille “.. Şti.” olarak değiştirildiğini, aynı ilan ve tescilde adres değişikliği de yapıldığını, müvekkili şirket olan ...A.Ş.'i 04.05.1984 tarihinde kurulmuş ... Ticaret Odasına 20.06.1984 tarihinde kayıt olmuş olup ... Ticaret Sicil numarası ile kaydı halen devam ettiğini, müvekkili şirketin tescilli markası ... Sınıftaki mallar için kullanıldığını, daha önce dosyaya sunduğumuz cevap dilekçesinde de belirttiğimiz üzere müvekkili şirketin hakim ortağı olduğu ... Şti.'i bir çok ulusal ve uluslar arası şirket ile tanınmış, bilinen şirketlerin ürünlerini gerek yurt içinden gerekse yurt dışından temin ederek Türkiye'nin tamamında olacak şekilde piyasaya arzedildiğini, müvekkili şirketin hakim ortağı olduğu ...Şti.' nin tescil tarihi 14.10.2020, müvekkili şirketin ortak olma tarihi 24.09.2021, şirket unvanının değiştirilme tarihi 30.09.2021, davacı tarafın vekil olarak avukatını yetkilendirdiği vekaletname tarihi 12.01.2022, dava açma tarihi 08.02.2022 olduğunu, müvekkili şirket tescilli markası 09. Sınıfındaki mallar için ciddi bir biçimde piyasada pazar payı yaratacak şekilde kullanıldığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafın tüm iddia ve talepleri hukuki olmadığını beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalı adına tescilli ... sayılı markanın kullanmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir.
Davacının ... sayılı "..." ibareli marka başvuruna ilişkin dosyası TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Davalı adına tescilli iptal istemine konu olan ... sayılı marka tescil kayıtları TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Davalı tarafça delil olarak TPMK Kayıtları, HSM Ürün Katalogu, Ürün katalogları, ...Tic. A.Ş.(HSM) sözleşmesi, ... Ltd. Sözleşmesi, Mailler, Faturalar, Gümrük Belgeleri, Web sayfaları, Sosyal medya araçları ( Facebook, Instagram, YouTube, Linkedin) Ticaret sicil kayıtları, kira sözleşmesi, kartvizitlere dayanıldığı görülmüştür.
Mahkememizce 11/02/2022 tarihinde davalı adına tescilli ...numaralı markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3.şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen SMK- marka uzmanı bilirkişi ...ve mali müşavir bilirkişi ...'in 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; Davalının markası ... “¸ ” iken kullanımların ... ¸şeklinde olduğunu, esaslı unsur ... ibaresi aynı olsa da renk ve şekil açısından ayırt edici karakterinin değiştirilerek bir kullanım olduğunu incelenen faturalar, sosyal medya, distribütörlük anlaşmaları, sertifikaları, fiyat histelerinde ... ibareli işaretin ... Sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetlerden (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) olduğu, ... Sınıftaki tescilli olduğu mallar bakımından ... ibaresinin kullanımı olmadığını, satışa sunulan bu mallar üzerinde farklı markalar olduğu, SMK mad.9 kapsamında ... başvuru nolu ... ibareli markanın.... sınıftaki tüm mallar yönünden iptal koşullarının oluştuğunun sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen SMK- Marka Uzmanı bilirkişisi ...ve Mali Müşavir Uzmanı bilirkişisi ...ve Ticaret hukuku alanında uzman - akademisyen bilirkişi ...'nin 30/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmından özetle; davalının markasının ... sınıfta tescil ettirdiği mallarda kullanmadığının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi içeriğinde yabancılık teminatı yönünden usûli itiraz ileri sürülmüş ise de 5718 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 2. fıkrasının; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” şeklinde düzenlediği, karşılıklılık ilkesinin, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği, bu anlaşmalardan birisinin de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceğinin düzenlendiği, davacının tâbi olduğu İsviçre devletinin Lahey sözleşmesine taraf olduğu, böylece teminat muafiyetinin mevcut olduğu anlaşılmakla; davacı tarafça teminat yatırılmasına yer olmadığından yargılamaya devam edilmiştir.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 26/1-a bendi ile 9/1. maddesi kapsamında markanın kullanılmama nedenine dayalı olarak 01/01/2020 tarihinden itibaren iptaline ve davalı adına ... sayı ile tescilli ¸ şekil ibareli markasının sicilden terkinine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tatbiki gereken SMK'nın 26. maddesinde kullanmama nedeniyle markanın iptaline karar verme yetkisinin Türk Patent ve Marka Kurumuna ait olduğu düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca Kanun'un yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği için SMK'nın geçici 4. maddesine göre, SMK'nın 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkememize aittir. Bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı madde yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 9. maddesinin ilk fıkrasında, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, 2. fıkrasında ise ''Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.'' şeklinde kriterlerin ifade edildiği görülmüştür.
Ayrıca huzurdaki davada 01/01/2020 tarihinden itibaren iptal istemi mevcut olduğundan dolayı uygulanması gereken SMK'nın hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi başlıklı 27. maddesinin; '' (1) 25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir.'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir. Son olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/06/2019 T. 2019/1765 E. 2019/4421 K sayılı kararında da belirtildiği üzere SMK’nın yürürlük tarihinden ''önceki dönemi de kapsayacak şekilde'' kullanmamaya dayalı iptal şartlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, söz konusu madde hükmünün tescil edilen markalar için kullanma külfeti getirdiği, dolayısıyla davalının tescilli markasını ciddi şekilde tescilli olduğu sınıflarda kullanma külfeti altında olduğu, davalının markanın tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde markayı kullanım külfetinin bulunduğu, davalı delilleri ile mevcut delil durumuna ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre, davalının yargılama konusu markayı, iptali istenen sınıfta ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, SMK'nın 26. maddesi gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu kararın, iptal talebinin sunulduğu tarihten itibaren etkili olacağı, her ne kadar davacı tarafça 01/01/2020 tarihinden itibaren iptali talep edilmiş ise de iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olduğunu tespit edebilecek bir belirleme dosya kapsamında yapılamadığından dolayı kararın başvuru tarihinden itibaren etkili olmasının gerektiği anlaşılmakla; SMK'nın 26/1-a ve 9. maddeleri gereğince davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davalı adına kayıtlı ... tescil sayılı “¸ ” markasının SMK'nın 26/1-a maddesinin atfı kapsamında SMK'nın 9. maddesi gereğince .... sınıftaki tüm mallar yönünden kullanmama nedeni ile iptaline, hüküm kesinleştiğinde karar sureti TPMK'ya gönderilmek sureti ile sicilden terkinine,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafın yaptığı 161,40 TL harç , 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 431,00 TL posta/ tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.592,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır