WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/15 Esas
KARAR NO : 2024/115

DAVA : Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması
DAVA TARİHİ : 26/01/2022
KARAR TARİHİ : 28/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..'nın ticari faaliyetine 1946 yılında ...'da başladığını ve kısa sürede ... şirketler grubu olarak tüm kıtalarda ve 27 ülkede şirket kurduğunu, ürünleri ile dünyanın her noktasına ulaşmayı başardığını, yoğun üretim, pazarlama ve tanıtım faaliyetleri, müvekkil ...'yı çikolata ve şekerleme sektöründe tüm dünya ülkelerinde tanınan, dünya çapında 4. büyük çikolata ve şekerleme üreticisi unvanına kavuşturduğunu, müvekkilin, ..., ..., ..., ..., ... ve ... markaları ve bu markaları taşıyan ürünleri ülkemizde de çok iyi tanındığını ve beğenilerek satın alındığını, diğer müvekkili ... Şirketi'nin eski ticaret unvanı... Anonim Şirketi olan ve 1985 yılında ...'da kurulan bir şirket olup, ... şirketler grubunun Türkiye'deki iştiraklerinden biri olduğunu, müvekkilinin “...” markalarının tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de uzun yıllardır tescilli olduğunu, ... sayı ile tanınmış marka olarak koruma altına alındığını, "..." markalı kakaolu fındık kreması ürününün son derece orijinal ve ayırt edici olan bir kavanoz şeklinden ve etiket üzerinden yer alan özgün bir ambalaj kompozisyonundan oluştuğunu ve bu şekilde satışa sunulduğunu, müvekkilinin ... markalı ürün ambalaj kompozisyonunun hem kavanoz şekli hem de etiket üzerindeki kompozisyonuyla bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle piyasadaki diğer ürün ambalajlarından ayrıldığını ve tüketiciler nedinde yüksek bir tanınmışlığa sahip olduğunu, ayırt edicilik sağlaması amacı ile tasarlanmış fikri emek ve çaba sonucu ortaya çıkarılmış özgün bir şekil olan ... ve ...'nın grafik çiziminin aynı zamanda müvekkili adına marka olarak da tescil edildiğini, söz konusu şeklin ilk kez müvekkilinin yerleşik olduğu menşe olan ...'da ... tarih ve ... sayı ile marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin ... markalı ürünlerinde kullanılan ...'nin Türk Patent nezdinde 23.12.2002 tarihinden bu yana ...sayı ile koruma altında olduğunu, ... markalı ürünlerinde kullanmakta olduğu ...'nun da 24.01.2011 tarihinden bu yana ... sayı ile ayrı bir marka olarak koruma altında olduğunu, müvekkilinin markasını korumak adına yaptığı araştırmalarda aleyhine tedbir talep edilene ait ... tarih ve ... sayılı "..." marka başvurusundan haberdar olduğunu ve başvuruya 05.05.2016 tarihinde itiraz ettiğini, itirazının kabul edildiğini ve davalı şirketin karar karşı süresi içerisinde itirazda bulunmadığını, daha sonradan davalının ... adresli web sitesinde ürünlerini tanıttığından haberdar olduğunu, "..." ibareli ... kreması ürünlerinin aleyhine tedbir talep edilen tarafından üretildiğini ve satışa sunulduğunu, bu ürünlerle davalının fuarlara katıldığının da öğrenildiğini, bunun üzerine davalıya noter vasıtası ile müvekkili aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan nitelikteki her türlü eylemine son vermesinin ihtar edildiğini, ancak karşı tarafın noter aracılığı ile "..." marka kullanımlarını durdurmayacağını bildirdiğini, ... 1.FSHHM'nin ... esas sayılı dosyası ile söz konusu kullanımlara karşı müvekkilinin ...sınıftaki ürünler üzerinde tescilli markaları ve "..." markalı ürün ambalajlarına ayniyet derecesinde benzerlik ve iltibas yaratan "..." ibareli ürün ambalajları ile yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi için ihtiyati tedbir ve delil tespiti talepli dava açtıklarını Mahkemece davanın kabulüne, iş bu davada aleyhine tedbir talep edilen tarafından "..." ibareli ürünleri altından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verildiğini, ilgili karara karşı aleyhine tedbir talep edilen tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, karşı tarafın Mahkeme kararına rağmen kötü niyetli olarak dava konusu ürünler üzerinde ufak değişiklikler yaparak "..." ibareli ürünleri yeniden piyasaya sunduğunu, piyasaya sürülen "..." ibareli ürün ambalajının müvekkilinin tescilli "..." kelime markasına ve ambalaj şekli markalarına iltibas yarattığını, müvekkilinin özgün ambalaj kompozisyonundan kopyalandığından bahisle, Aleyhine tedbir talebinde bulunulana ait ... internet sitesinde ve özellikle ... linkinde kargı tarafa tebligat yapılmaksızın delil tespitinin yapılmasına,Takdiren teminatsız olarak veya teminat mukabilinde, HMK m. 389, 390 ve 391 uyarınca karsı tarafa tebligat yapılmaksızın, İhtiyati Tedbir Kararı Verilmesine ve bu cümleden olmak üzere; müvekkili ....'ya ait ... markaları ve ambalaj kompozisyonları ile karıştıracak derecede benzer olan "..." ibareli ürünlere ilişkin olarak aleyhine tedbir talep edilenin tüm kullanımlarının engellenmesine, tedbir talebine konu "..." ibareli ürün ve ürün ambalajlarının üretiminin, her kanaldan satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının önlenmesine, tedbir talebine konu "..." ibareli ürün ve ürün ambalajlarının ... isimli internet sitesi başta olmak üzere, internet üzerindeki tüm kullanımlarının önlenmesine, bu ürünlerin ve veya bu ürünlere ait ambalajların görselini havi kompozisyonların, gerek tek başına gerekse ayırt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte, her türlü ürünler, basılı yayınlar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sair her türlü tanıtım malzemesi, kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, bu ürünlerin ve/veya bu ürünlere ait ambalajların görselini havi kompozisyonları ihtiva ederi ürünlerinin, ambalajlarının, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından haksız ve asılsız olarak açılan işbu haksız davanın tüm talepler yönünden reddini, bu aşamada ihtiyati tedbir kararının sundukları deliller ve beyanlar kapsamında yeniden değerlendirilerek, ivedilikle ticaret hukukçusu, marka vekili ve gıda sektör ve cam sektör temsilcisinin olduğu bir heyetten tedbire esas bir heyet raporu alınmasını, müvekkilinin siparişlerinin teslimlerinin aksamaması ve her an daha fazla zarara uğramaması adına rapor alınıncaya kadar öncelikle teminatsız, aksi kanaatte de teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını, müvekkilinin adına kayıtlı tüm marka tescil belgelerinin TPMK'dan istenmesini ve dosya arasına celbini, dava harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacılar vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönündeki talebinin ve davanın esasına ilişkin savunmalarının reddi ile davamızın kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil tüm masrafların davalı yana yüklenmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalının ''...'' ibareli ürünleri nedeni ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ve kararın ilanı istemlerine ilişkindir.
Davacı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markalara ait kayıtlar TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir
Davalı adına tescilli ... tescil numaralı markaya ait kayıtlar TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir
... 2. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen marka uzmanı bilirkişi ... , endüstri - ambalaj ve grafik tasarım uzmanı bilirkişi... ve sektör bilirkişi ...'ın 21/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; bütünsel açıdan değerlendirildiğinde davalının cam kavanozlar üzerindeki ... ve şekil kullanımlarının davacının ... Sınıfta tescilli ...başvuru nolu ve ... başvuru nolu markaları kapsamında bütünsel açıdan benzerlikleri ve davacının diğer seri markalarını da düşünerek ve davalının kullanımlarının aynı malları da kapsamasıyla fonetik veya şekilsel olarak yeterince farklılaşmaması nedeniyle hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğunu, davalının plastik ürünlerdeki” ... kullanımlarının ise davacının tanınmış ... markası ile karşılaştırıldığında davalı tarafın font/ yazı karakteri noktasında davacının tanınmış markası ile aynı kullanımı ve son kısım ... ibaresinin aynılığı noktasında marketlerin benzer raflarında yerleştirileceğinden hitap edilen ortalama tüketicinin alışverişi esnasında davacının tanınmış markasına duydukları güven nedeniyle alışverişlerinde karıştırılma riski oluşturabileceği ve davacının tanınmış ... markasının itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edi zedeleyecek kullanımı oluşturması söz konusu olduğunun sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Tahkikat aşamasında davalı vekilinin 27/06/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; davacı tarafla arasında huzurdaki uyuşmazlığın sulhen sona erdirilmesi için 27/06/2024 tarihinde bir sulh sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin “karşılıklı taahhütler” başlıklı 10. maddesi uyarınca davacı taraftan herhangi bir vekalet ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, müvekkilinin aleyhine verilmiş bulunan tedbir kararın da kaldırılmasını ilgili uyuşmazlığın sulhun tasdiki ile sonuçlandırılmasına karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.
Davacılar vekilinin 27/06/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve... A.Ş. adına ikame edilen dava kapsamında davalı ...Şirketi ile dava konusu fiil ve faaliyetleri tekrarlamayacağını kabul, beyan ve taahhüt etmesi sebebiyle sulh yoluyla anlaşmış olduklarını, davalı tarafla aralarında sözleşmenin “karşılıklı taahhütler” başlıklı 10. maddesi imza altına alınan sulh protokolü uyarınca mutabık kalınan hususların yerine getirilmiş olduğunu, dosyada mübrez imzalı sulh srotokolü gereğince kararın eki sayılmasına karar verilmesini, müvekkilinin işbu dosya kapsamında herhangi bir yargılama gideri ile vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan ettiği, ekinde her iki tarafça imzalı sulh protokolü başlıklı sulh sözleşmesinin ibraz edildiği görülmüştür.
HMK'nın 313. maddesi; ''(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.'' 315. maddesi ise '' (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. '' şeklinde düzenlenmiş olup dosyada mübrez 27/06/2024 tarihli sulh sözleşmesi kapsamında davacı ve davalı tarafların sulh ile uyuşmazlığı sona erdirdikleri anlaşılmış olup her iki taraf imzalı sulh protokolünün düzenlendiği ve taraf vekillerince dava kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı hususlarının beyan edildiği anlaşılmıştır. Bu hâli ile sulh kapsamında karar verilmesi talep edilmekle; HMK'nın 315. maddesi uyarınca taraflar arasında düzenlenen 27/06/2024 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Taraflar arasında imzalanan 27/06/2024 tarihli SULH PROTOKOLÜNÜN TASDİKİNE,
2-Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre alınması gereken 285,06 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 204,36 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır