WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/137 Esas
KARAR NO : 2024/14

DAVA : Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması
DAVA TARİHİ : 05/08/2022
KARAR TARİHİ : 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması istemli davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... sitesinde, ... kullanıcı adlı İnstagram sayfasında, ... kullanıcı adlı ... sayfasında ve ... ismiyle bulunulan LinkedIn hesabında yer alan davacı markalarının davalı tarafından kullanılmasının engellenmesine yönelik, dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalının, müvekkili şirketinin tescilli markalarının aynı ya da benzerlerini izinsiz ve haksız olarak kullanımını sürdüğünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29'uncu maddesi anlamında vekil edenin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149'uncu madde hükmü uyarınca durdurulmasına, Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca, eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitini, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasını, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın ...,..., ...ve ... markalarının da sahibi olduğunu, müvekkili şirket ile herhangi bir ilgi ve alakası bulunmadığı gibi bahsedilen tescilli markaların müvekkili şirketin yayıncısı olduğu ... tarafından da kullanılmadığını, davacı yanın müvekkili şirket tarafından herhangi bir nedene dayanılmadan sözleşmenin feshedildiğini söz konusu iddianın kabul edilebilir olmadığını, dosyada mübrez ihtarnamelerin ve bahse konu sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini açıkça ortaya koyduğunu, işbu sözleşmenin davacı yanca habersiz şekilde etik ve iş ahlakı ile bağdaşmayan birtakım uygulamaların ve işlemlerin yapılması sebebi ile feshedilmiş olduğunu, davacı yan dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu listelere ilişin şirketlerle müvekkili şirket ile anket soruları, cevapları, gönderilen şirketler gibi oldukça önem arz eden, kurumsal ciddiyeti gösterir konuları paylaşmamış olduklarını, bu bağlamda da ...tarafından konu hakkında tereddüt yaşanmış olduğunu, listelerin objektifliğini kaybettiğini ve müvekkili şirketten işbu sözleşmenin feshedilmesini istendiğini, bahse konu fesih ... ana yayıncısı tarafından marka-etik stratejileri doğrultusunda alınmış bir karar olduğunu, haklı nedene dayandığını, yaşanan bu etik dışı olayların sonrasında da müvekkili şirketin yayıncısı ve Türkiye temsilcisi olan müvekkili şirket tarafından ...’a duyulan güvenin de sarsılmaması adına kamuoyu bilgilendirmesi yapılması zorunluluğu doğduğunu, kamuoyuna bahse konu listelerin global anlamda yapılacağını, objektif şekilde süreçlerin ilerlediği bilgisi verildiğini, bu bir genel bilgilendirme olup davacı şirketin adı veya bilgisi bulunmadığını bu nedenle haksız açılan davanın reddi ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davanın müvekkilinin marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, men'i ve ref'ini konulu olarak açıldığını, davalı tarafın, müvekkili ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini ancak feshini takiben müvekkilinin markasından ve ticari tanınırlığından istifade etmeye devam ettiğini kabul etmekte olduğunu, sözleşmenin feshedilmiş olduğunun hususu her iki tarafın kabulünde olduğunu ve ihtilaf dışı olduğunu, fesih sonrası davalının aynı işi tek başına müvekkilinin markalarına tecavüz etmek suretiyle devam ettirdiğini ve bu bakımdan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin şirketi lehine tescil edilmiş bir dizi marka bulunmakta olduğunu, bu markaların her biri uyarınca etkinliklerin düzenlenmekte ve listelerin hazırlanmakta olduğunu, bu listelerin müvekkilinin şirketi ve davalı arasındaki sözleşme uyarınca ...'nde yayımlanmış olduğunu, davalı sözleşmesini haksız sebeple feshettikten sonra müvekkilinin şirketine ait markalara tecavüz oluşturacak şekilde kendi başına etkinlikler düzenlenmiş olup listelerin yayımlandığını, markaların mülkiyetinin müvekkilinin şirketine ait olduğunu davalı tarafça bilinmekte olduğunu, davalının markalarınin mülkiyetine ilişkin bir hak iddia etmesinin söz konusu olmadığını, davalının müvekkilinin markasının ve ticari tanınırlığının kullanmasının meşru kılacak herhangi bir hukuki sebep olmadığını, davalının, müvekkili ile olan sözleşmeyi feshetmesinin takiben kendi başına düzenlediğini etkinliklerin görsellerin, içeriklerin, isimleri ve kamu oyunda uyandırdığı izlenim SMK m. 7/2.b ve 29 uyarınca ihlal teşkil etmekte olduğunu, içeriklerin müvekkilinin adına tescil edilmiş markalara ilgililerin nezdinde karışmaya mahal verecek ölçüde benzemekte olduğunu, davalının gösterdiği logolarun ve müvekkiline ait logoların arasında ve davalının düzenlendiği etkinlik ve liste isimlerinin müvekkiline ait etkinlik ve liste isimlerinin arasında çok az fark olduğunu, davalının sözleşmeyi feshettikten sonra LinkedIn hesabından dava konusu etkinlik ve listelerin kendisine ait olduğuna ilişkin açıklamada bulunduğunu Davalının, müvekkili ile olan sözleşmesini mesnetsiz biçimde feshedip kamu oyunda sanki en baştan beri kendisininmiş izlenimini uyandırmak istemesini haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca müvekkilinin tanınırlığından ve müvekkili ile geçmişte olan ortaklıklarından haksız biçimde istifade edilmesinin de haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin şirketi ile davalı arasında ilk sözleşme 2017 yılında imzalanıp, 2021 yılında yapılan ve haksız fesih konusu olan sözleşmenin takip ettiğini, davalının müvekkili ile aralarındaki sözleşmeyi 2021 Yılında Hazırlanan "..." listesinde ... Başkanı ...'nun yer alması sebebiyle feshettiğini bildirdiğini, söz konusu listelerin tamamı müvekkili şirketinin ve davalının katılımıyla teşekkül etmiş bir danışma kurulunun tarafından hazırlandığını, listelerin nihai haline geldiği zaman ... ve ...tarafından onaylanmakta olduğunu, ...'nun da yer aldığı En Etkin ...listesi davalı tarafa ve ... dergisinin ...merkezine onay için gönderilmiş olduğunu, davalının keşide ettiğini 21.06.2021 tarihli ihtarname ile müvekkilinin şirketi ve davalı arasındaki sözleşme sona ermiş olduğunu, Davalının sözleşme boyunca müvekkilinin iş modelinden, ticari bilinirliğinden, müvekkilinin hazırladığı etkinliklerin ve listelerin faydalarından istifade ettiklerini, müvekkilinin şirketi ticari bilinirliğinden istifade edilmeye yarayacak sözleşmenin uzun yıllardır süregelmekte olduğu şeklindeki davaya konu olan davalının hukuka aykırı davrandığı açıkça ortada olduğunu belirtmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; ... Türkiye, Türkiye'de lisans sahibi olarak 2008 yılından beri etkinlikleri düzenleyen ve listeleri yayınlayan bir yayın olduğunu, davacının müvekkilinin ... için; "Kendi başına etkinlikler düzenlemiş ve listeler yayımlamıştır" ifadesi zayıf ve anlamsız olduğunu, ...; zaten kendi başına liste yayınlayan, global bir yayın olduğunu,u temel hak ve lisans sahibinin ... Amerika ise 1935 yılından beri etkinlik yaptığını ve listelerinin yayınlamakta olduğunu, bu işleme yönelik haklarının davacıya ait olduğunun ifadesi bir karmaşa ve algı yaratma çabasından ibaret olduğunu, ..., ..., ... ve ... kelimelerinin İngilizce terminolojik kısaltmalar olduğunu, davacının “..., ..., ...” gibi liste isimlerinin kullanmakta ve bunda hak iddia etmekte olduğunu, ...'nin kullandığı liste isimlerinin: ... Teknoloji Liderleri Listesi- ... ,... , ... İnsan Kaynakları Listesi ... , ... şeklinde olduğunu, bu liste adlarıyla, talebe konu edilen adların arasında herhangi bir benzerlik olmadığını, mevcut kullanımda, ... logosu ve ünvanı yer aldığını, diğer yandan, müvekkili tarafından yürütülen etkinliklerin adının, logosunun, isminin, tanıtımın ve uygulama biçiminin bu şirketin düzenlediği etkinliklerle ve şekli düzenlemelerine dahi kesinlikle benzemediğini, listelerin adlarının ve logolarının farklı olduğunu, dosyadaki davanın ve talebin konusu ile doğrudan bir ilgisi olmasa da tarafların arasındaki sözleşmesel ilişkinin neden feshedildiği, ilgili kurumun ilettiği anket sorularının detayları, bu soruların kimlere gönderildiğini ve kimlerden ne şekilde cevaplar geldiğini, kaç soruya cevap verdiği gibi temel konularda talep edilen bilgilerin müvekkiline verilememesi, bazı yönetici anket cevaplarının açıkça birkaç yıl öncesine ait olduğunu, anketlerde yer alan isimlerin çoğunun bilgisinin Linkedin hesaplarından kopyalanıp alınarak müvekkiline iletildiğini, sözleşmede açıkça doğrudan ilgiliye anket sorusunun iletilmesi ve bu kişilere birebir ulaşılması şartı mevcut olduğunu, ... listelerinin yeniden taranmaması ve genel olarak her sene sabit ... şirket üzerinden gidilmiş olması. İşe başlandığında...Listelerinin tamamının taranacağının garantisinin verildiğini, ancak süreç içerisinde her sene hep aynı isimlerin ve üstelik bunların, genel olarak ortak iş yaptıkları isimler şeklinde gelmeye başlamış olduğunu, ...'nun, listelerde yokken son dakika listelere dahil edildiğini, mevcut sözleşme haklı nedenle feshedildiğini, şeffaf, adil ve liyakatın ön planda olması gereken bu kurumsal listelere ve ... unvanına daha fazla şaibe karışması açısından önlenmiş olduğunu, bu sebeplerden dolayı anlaşmanın devam edemeyeceğinin iletildiğinde ise ... ofise bir şikâyet mektubu yazdığını, lisans haklarının feshedilmesini talep etmiş olduklarını, ...'yı ticari ve itibari anlamda zor duruma sokmuş olduğunu, ... firmasının ... işleri ile tanınmaya başlamış olduğunu, ...'un sağlam ve kurumsal marka avantajını kullanarak prim elde etmiş olduğunu, ... çalışmalarına kadar, kendileri "işe eleman yerleştiren ve vergi seminerleri düzenleyen şirket" olarak piyasada tanınmakta olduğunu, 1935 yılından beri ..., ulusal mecralarda dünyanın en prestijli listelerini ve etkinliklerini yapan yayın organı olduğunu, davacı ... markasına değil, ... markası davacıya değer ve itibar katmış olduğunu, zaman içinde etik ilkelerin ve sözleşmesel koşulların davacı tarafından hiçe sayıldığının görüldüğünü, çalışmaya ve ilişkiye son verilmiş olduğunu, bu nedenle davanın aktif ve pasif husumet yönünden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Davacıya ait..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markaların marka tescil belgeleri, başvuru ve tescil tarihlerine ilişkin tescil kayıtları TPMK'dan celp edilmiştir.
Davacı tarafça etkinlik afişleri , sözleşme ve ihtarnameler, e-posta yazışmaları, sosyal medya duyuruları, “...” ödül töreni kaydına ilişkin delillerin ibraz edildiği görülmüştür.
Davalı tarafça lisans/yayın sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, ihtarnameler, taraflar arasındaki yazışmalar ve toplantı afiş görsel ve tanıtım çalışmalarına ilişkin delillerin ibraz edildiği görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen SMK - marka uzmanı... ve Sektör bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 16/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davalının “...”, “...”, ...”, “...” “...” ibarelerini kullanmasının davacı markalarına tecavüz teşkil etmediğini; davalı kullanımına konu işaretler ile davacı markalarındaki ortak unsurların ayırt ediciliği düşük tanımlayıcı ibareler olduğunu, bu ibarelerin kullanılmasının SMK m.7/5 kapsamında kaldığını; Haksız rekabet iddiaları bakımından, dosyaya sunulan üzerinde “...” ibaresi bulunan ve “Basına ve Kamuoyuna Bilgilendirme” başlıklı 01.10.2021 tarihli yazı incelendiğinde, metinde yer verilen “..., ..., ... ve ...” gibi kısaltmaların iş dünyasında ülkemizde de yaygın olarak kullanılan kısaltmalar olduğunu, tanımlayıcı olan bu ibarelerin davalı tarafından kullanılmasının mümkün olduğunu ve bu suretle haksız rekabet teşkil etmediği; Davacı dilekçesinde bağlantısı verilen ...üzerinde yayınlanan “...” in 2016 yılından bu yana yayınladığı ... Listesini bu yıl 6. kez yayınlayan ... Türkiye” başlıklı videoyu izlediklerinde, söz konusu törende “..." ifadesinin kullanılmasının gerçek dışı ve yanıltıcı olmadığı sonucu ve kanaatine ulaşıldığı anlaşıldı.
Huzurdaki davada; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve hükmün ilanı istemleri ileri sürülmüş olup taraflar arasında 04/01/2021 tarihli sözleşmenin akdedildiği, sözleşmenin konusunun; “..., Türkiye’de yayıncısı olduğu ... dergisinin yayın ve organizasyon haklarını münhasıran temsil etmektedir. İşbu sözleşme, ...t’in katkılarıyla ve ... markası adı altında düzenlenecek “...”, “...”, “...” ve “...” organizasyonları ve “...”, “...”, “...” ve “...” listelerinin projelendirme, içerik hazırlığı, organizasyon, iş ortaklarının seçimi, sponsorlukların temini, yapımı ve pazarlanması ile ilgili olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir” şeklinde ifade edildiği, sözleşmenin 3 yıl süreli olup, 2021-2022-2023 yıllarında yapılacak organizasyonları kapsamakta iken sözleşmenin feshedildiğinin davalı tarafından davacıya ... 30. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirildiği ihtilafsız olup son olarak davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen ... 14. Noterliğinin ... tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile davalının “...”, “...”, “...” ibareleri ve aynı hizmet grubundaki etkinlikleri taklit eden tüm ibareleri tanıtıma sokan ilan, reklam, tanıtım için basılmış evrak, sosyal medya içerikleri vs.’ye son verilmesinin ihtar edildiği, davalının ... Dergisinin Türkiye’deki hak sahibi ve yayıncısı olduğu, sözleşme ilişkisinin feshedilmesinden itibaren isim liste açılımlarının ...Listesi ve Ödül töreni, ... Listesi ve Ödül Töreni, ... Listesi ve Ödül Töreni, ... Listesi ve Ödül Töreni şeklinde olduğu ve davacının markalarını kullanmadığını savunduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda yanlar arasındaki ihtilafın; davalının ... adıyla Linkedın hesabı üzerinden 01/10/2021 tarihinde duyuru yaparak davacıya ait markaların kendilerine ait olduğunu iddia edip etmediği, ... etkinlikleri altında..., ... ve ... zirvelerinde davacıya ait tescilli markaları haksız olarak kullanıp kullanmadığı, bu suretle davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin meydana gelip gelmediği hususlarında toplandığı saptanmıştır.
Davacının iddiası yönünden dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 29/1-a bendinin atfı kapsamında 7. maddesine bakıldığında; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması...'' hükümlerinin yer aldığı, 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin mevcut olduğu, TTK'nın 54. maddesinin ise; "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükmünü haiz olup anılı düzenlemelere dayalı olarak tespit, men ve ref istemlerinin mevcut olduğu görülmüştür.
Bu noktada davacı adına tescilli markalar ile davalı kullanımlarına konu işaretlerin karşılaştırılması gerekmiş olup dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu ve gerekçeli olmakla hükme esas alınmaya elverişli bulunan rapor kapsamında da somutlaştırıldığı üzere; davacı adına tescilli tescilli markalar ile davalı kullanımları mukayese edildiğinde, davacı markasının ... sınıfta yer alan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” hizmetlerinde tescilli olup, davalı kullanımının da aynı hizmetler kapsamında kaldığı, ancak davacı markası olan “...” ile davalı kullanımına konu işaret olan “...” arasında ortak unsur olan “...” ibaresinin İngilizce “...” ibaresinin kısaltması olup iş dünyasında ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir kısaltma olup Türkçeye “mali/finansal işler müdürü” olarak çevrildiği tespit edilmiştir. “...” kelimesi de İngilizce bir kelime olup, Türkçe anlamının “...” olduğu, organizasyonlar bakımından “...” anlamını taşıdığı anlaşılmıştır. Davacı markası olan “...” ile davalı kullanımına konu ibarede yer alan “...” anlamsal olarak aynı olmakla birlikte, davalı kullanımına işarette yer alan “...” ibaresinin yapılan etkinliğin/verilen hizmetin niteliğini açıklamak için kullanılmış olduğu saptanmıştır. Bir başka ifade ile ... işler müdürleri ile ilgili bir zirve ve ödül töreni olduğunu belirtmek için davaya konu işaretin kullanılmış olduğu, bu şekildeki kullanımın SMK'nın 7/5 maddesinde belirtildiği üzere; '' Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.'' hükmü ışığında dürüst kullanım olduğu kanaatine varılmıştır.
Diğer tescilli davacı markası ile davalı kullanımındaki ortak unsur “...” ibaresinin ise İngilizce “...” ibaresinin kısaltması olup, Türkçeye “pazarlamadan sorumlu müdür” olarak çevrilmektedir. “...” ibaresi Türkiye’de iş dünyasında yaygın olarak kullanılan ve bilinen bir kısaltma olup bu bağlamda, davalının kullanımına konu “...” ibaresinde yer alan “...” ibaresinin yapılan etkinliğin/verilen hizmetin niteliğini açıklamak için kullanılmış olduğu görülmekte olup, bu şekildeki kullanımın SMK'nın 7/5 maddesi ışığında dürüst kullanım olduğu kanaatine varılmıştır.
Bir diğer davacı markası “...” olup davalı kullanımına konu işaret “...” şeklinde görülmüştür. Taraf işaretlerinin ortak unsuru olan “...” ibaresi İngilizce “...” ibaresinin kısaltması olup iş dünyasında ve ülkemizde de yaygın olarak kullanılan bir kısaltma olduğu ve Türkçe’ye “insan kaynakları müdürü” olarak çevrildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte davalı kullanımına işarette yer alan “...” ibaresinin yapılan etkinliğin/verilen hizmetin niteliğini açıklamak ve ... kaynakları müdürleri ile ilgili bir zirve ve ödül töreni olduğunu belirtmek için kullanılmış olduğu görülmekte olup, bu şekildeki kullanımın SMK'nın 7/5 maddesi ışığında dürüst kullanım olduğu kanaatine varılmıştır.
Son olarak davacının... numaralı ¸ markası yönünden, marka başvurusunun 19/12/2022 tarihinde yapıldığı, ancak TPMK tarafından yayım kararının değiştirildiği ve tescil edilmediği tespit edilmiş olup davalının işareti kullandığı/ etkinliğin gerçekleştiği Kasım 2022 tarihinden sonra başvurunun yapıldığı saptanmıştır.
Ayrıca davacının ... tescil numaralı ¸ markasının koruma tarihinin 19/12/2022 itibari ile başladığı ve davalının işareti kullandığı etkinliğin gerçekleştiği Kasım 2022 tarihinden sonrası olduğu tespit edilmekle SMK'nın 7/1 gereğince davacı istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.
Tüm bu gerekçeler ışığında; davalı kullanımının verilen hizmetin niteliğini belirtmek bakımından gerekli ve zorunlu bir kullanım olduğu, davalı kullanımlarının 6769 sayılı SMK' nın 7/5 maddesine uygun şekilde olduğu, işbu yasa maddesi kapsamındaki kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sayılamayacağı anlaşıldığından; davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/01/2024

Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır