T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/101 Esas
KARAR NO:2024/15
DAVA:MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI
DAVA TARİHİ:03/06/2022
KARAR TARİHİ:25/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TPE nezdinde tescilli markalarıyla uzun yıllardır eğlence, yiyecek ve içecek sağlanması sektörlerinde faaliyet gösterdiği, söz konusu şirket ve şirket adına tescilli markaların Türkiye'nin en bilindik ve saygın gece kulübü olduğu, davalıların aynı sektörlerde müvekkilinin tescilli markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer ifadeleri kullanarak hizmet sunduklarını, müvekkilinin boşalttığı .... adresinde bu tarz kullanımın gerçekleştirildiği ve bu durumun müşteriler nezdinde karıştırılma ihtimalini arttırdığını, davalının mezkür kullanımlarının markaya tecavüz niteliğinde olduğunu, davalı ...'ın “... ... ...” markasının tescili için yaptığı başvurunun marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalıların müvekkilinin markalarının tanınırlığından haksız yarar elde ettiğini, davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin yasaklanması gerektiğini, telafisi imkânsız hak kayıplarının önlenebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılara usule uygun tebligat yapılmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalıların eylemlerinin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve bu kapsamda web sitelerine erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir.
Davacıya ait ... tescil numaralı markaların TPMK tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.
.../... numaralı marka başvurusunun neticesi ve başvurusuna ilişkin bilgi-belgeler celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı vekili tarafından delil olarak internet sitesine dair ekran görüntüsü tespitlerine dayanıldığı görülmüştür.
Marka vekili ... tarafından düzenlenen 04/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davacı yana ait tescilli marka ile davalı yanın markasal kullanımlarının karşılaştırılmasında; Davacı yanın seri markalarının asli unsurlarının ... ibaresi olduğu, davalı yanın markasal kullanımlarını asli unsurunun ise ... ibaresinden müteşekkil olduğu, davacı yana ait tescilli markalar ile davalı yanın markasal kullanımlarında yer alan şekil ve renk unsurlarının marka ve markasal kullanımı birbirinden uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, davacı yana ait tescilli markaların asli unsuru olan ... ibaresinde tekrarlanan "..." harfi iken davalı yanın markasal kullanımlarının asli unsuru olan “...” ibaresinde tekrarlanan harfin “...” harfi olmasının; markaların benzer sıralamalar ile aynı harfler kullanılarak oluşturulmuş olmaları ve arz edilen gerekçeler nedeni ile iltibas riskini ortadan kaldırmaya yeterli bir farklılık olmadığı, karşılaştırmaya tabi davacı yana ait tescilli markalar ile davalı yanın markasal kullanımların, işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, söz konusu davacı yana ait tescilli markalar ile davalı yanın markasal kullanımlarında yer alan kısmi farklılıkların bu benzerliği ortadan kaldırmayacağı, ilgili markalar ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri nedeni ile davacı yana ait tescilli markalar ile davalı yanın markasal kullanımların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunun değerlendirilebileceği, sonuç olarak davalı yanın tespit edilen kullanımlarının, davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği yönünde kanaat oluştuğunu bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraf vekillerine ve davalı şirkete tebliğ edildiği, ek rapor yahut yeniden farklı bir bilirkişiden rapor alınması taleplerine yönelik herhangi bir itiraz dilekçesinin sunulmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce 19/09/2022 tarihinde; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin takdiren 20.000-TL (yirmibintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla kabulüne,
Davalılar tarafından davacının tescilli markası ile iltibas teşkil eden "... ... ...", "... ... ..." ve "... ... ..." ibarelerinin/markalarının kullanılmasının önlenmesine,
Davalılar tarafından: Tecavüz teşkil eden katalog, broşür, ambalaj, resim, marka, işaret tabela ve ibarelerin herhangi bir ürün, ilan, poşet, reklam basılı evrak ve sair malzeme üzerinde ve internet sitesi de dâhil ... ve ... sayfalarında kullanılmasının önlenmesine, bu şekilde kullanılmış olan ürünler ve basılı evrakların toplatılarak davacı tarafça belirlenen yediemine tevdine, yediemin masraflarının davacı tarafından karşılanmasına,"https://.../" URL'li internet sitesine, "https://.../...?...=...=" "https://www..../.../?...=...=" URL'li instagram adreslerine erişimin tedbiren engellenmesine karar verildiği görülmüştür. Huzurdaki dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması taleplerine ilişkin olup dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 7. maddesine bakıldığında; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.
SMK'nın 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.
Anılı Kanunun 149. maddesi ise; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.Yukarıda belirtilen kanuni düzenlenmeler ışığında somut olaya bakıldığında öncelikle tespiti gereken hususun, davalıların aynı sektörlerde davacının tescilli markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer ifadeleri kullanarak hizmet sunup sunmadığı, davalıların mezkûr kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal eder mahiyette olup olmadığı, bu nedenle davacı yanın marka tescilinden doğan haklarının ihlal edilip edilmediğinin saptanması noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 10/07/2023 tarihli duruşması sırasında davalı ... vekilinin ...'nda bulunan davalı ...'a ait işletmenin önceki ismi "... ... ..." iken dava açıldıktan sonra işletmenin isminin "..." olarak değiştirildiğini beyan ettiği görülmüş ise de yerinde inceleme neticesinde bilirkişi raporunda mübrez görsellerden saptandığı üzere davalının işlettiğini beyan ettiği mekandaki markasal kullanımın "... ... İSTANBUL" olduğu, sicilde kayıtlı adresinden saptandığı üzere anılı işletme adresinde faaliyet yürüten tarafın davalı şirket olduğu, ticari sicil kayıtlarından tespit edildiği üzere davalı gerçek kişinin davalı şirketin ortak ve yetkili müdür/temsilcisi olduğu, davacı yanın tescilli seri markalarının asli unsurlarının ''...'' ibaresi olduğu, davalı yanın markasal kullanımlarının ve alan adlarındaki kullanımlarında asli unsurun ''...'' ibaresinden müteşekkil olduğu, davacı yana ait tescilli markalar ile davalı yanın markasal kullanımlarında yer alan şekil ve renk unsurlarının marka ve markasal kullanımı birbirinden uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, davacı yana ait tescilli markaların asli unsuru olan ''...'' ibaresinde tekrarlanan “L” harfi iken davalıların markasal kullanımlarının asli unsuru olan “...” ibaresinde tekrarlanan harfin “...” harfi olmasının markaların benzer sıralamalar ile aynı harfler kullanılarak oluşturulmuş olmaları ve aynı hizmetlerde kullanılmaları nedeni ile iltibas riskini ortadan kaldırmaya yeterli bir farklılık olmadığı, davacı yana ait tescilli markalar ile davalıların markasal kullanımlarının ilgili markalar ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği, bu nedenlerle davalıların markasal kullanımların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu kanaatine varılması gerekmiştir. Belirtilen gerekçeler ışığında; davalıların davacı adına tescilli (seri ana unsuru ... olan) "..." markalarından bir harfi değiştirmek sureti aynı / benzer hizmetlerde ve alan adlarında kullanılmasına dayalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla; SMK'nın 149. maddesi gereğince davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, "https://.../","https://.../...?...=...=" "https://www..../.../?...=...=" URL'li internet ve instagram adreslerine erişimin Türkiye'de engellenmesine ilişkin davanın kabulüne dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
2-SMK'nın 29 ve 7. maddeleri kapsamında davalıların davacı adına tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer ifadeleri (... ... ..., ... ... ..., ... ... ...) hizmetlerde kullanmak sureti ile gerçekleşen eylemin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına,
3-"https://.../" , "https://.../...?...=...=" "https://www..../.../?...=...=" URL'li internet ve instagram adreslerine erişimin Türkiye'de ENGELLENMESİNE, karar kesinleştiğinde bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,
4-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yaptığı 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 peşin harç, 322,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 1.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.983,90 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!