WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/575 Esas
KARAR NO : 2024/102

DAVA : Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 29/12/2021
KARAR TARİHİ : 26/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tescil edilen davalı şirket adına Türk Patent Kurumu nezdinde ... tarih ve ... no il “...” isimli tasarımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55. 56. ve 77/1-a maddeleri vasfına haiz olmadığından hükümsüzlüğüne, türk patent ve marka kurumu uyarınca, yer tasarım sicilinden terkin edilmesini, Huzurdaki davada ittihaz edilecek kararın etkinliğinin sağlanması amacıyla davalı şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 01.09.2014 tarih ve ... no ile Tasarım Tescil Belgesine bağlanan “...” isimli tasarımın davalı yanın tasarım tescil belgesinden doğan haklarını başta müvekkili şirket olmak üzere üçüncü kişilere karşı kullanmasının ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesini temini zımnında öncelikle ter atsız olarak veya anılan tasarımın müvekkili şirkete kullanılmasının önlenmesini temin amacıyla mahkemece ittihaz edilecek makul teminat karşılığında işin müstaceliyetine binaen davalı yana tebligat yapılmaksızın dosya üzerinde sunulan deliller ve davanın konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfının olmaması ile ilgili olduğundan ve kamu düzenini ilgilendirdiğinden re'sen yapılacak araştırma ve incelemeyi gerektirdiğinden tüm bu hususlar ve sunduğumuz deliller üzerinde bilirkişi kurulu incelemesi yaptırılmasını, bilirkişi kurulunun re'sen oluşturulmasını, inceleme sonrasında mahkemece uygun bulunacak teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile verilecek ihtiyati tedbir kararının, mahkemece verilecek karar kesinleşinceye kadar devamını ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tic. A.Ş, 1971 yılında kurulmuş, özellikle mutfak gereçleri alanında halka hizmet veren ve tüketici nezdinde bilinen, internet ortamında ... uzantılı web sayfası üzerinden satışlar yapan ve aynı zamanda Türkiye'nin birçok ilinde mağazası ve bayisi bulunan, Türk Patent nezdinde tescilli yüzlerce tasarım, marka, faydalı modelin sahibi olan, fikri mülkiyet haklarına saygılı, köklü kurumsal bir firma olduğunu, müvekkil dava konusu edilen ait ... nolu tasarımları ilgili tarihten beridir aktif bir şekilde kullanmakta olup piyasada da birçok firma tarafından bu tasarımların müvekkile ait olduğunun bilindiğini, davacının sunduğu google arama moturu görüntülerindeki tarihler ve görseller gerçeği yansıtmamakta olup tarihi gerçek dışı deliller müvekkilinin tasarımının yenilik vasfını etkiler mahiyette olmadığını, bir web sayfasına bir görselin yüklenme tarihini tespit edebilmek için oldukça güvenilir bir delil ... kayıtları olduğunu, hükümsüzlüğe gerekçe gösterilen tescilli tasarımlar bölünüp parçalanarak karşılaştırılma çabasına girişildiğini belirterek haksız olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine ilişkin beyanda bulunmuştur.
CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın 25.01.2022 tarihli cevap dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların bulunmadığını, bu sebeple 6100 sayılı HMK 129.madesine aykırılık teşkil ettiğinden cevap dilekçesinin verilmemiş sayılmasını, davalı tarafın dava konusu ... numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığını, dava konusu ürünlerin çok daha önceki tarihlerde bulunup kamuya sunulduğunu, yenilik vasfına sahip olmayan dava konusu tasarımların Dünya çapında herkes tarafından kullanılan ve tescilli birçok ürüne ayniyet derecesinde benzer olduğunu, bu tasarımların tescil belgesine bağlanmasının gerek kanuna gerekse kanunun koruduğu mutlak yenilik ilkesine tamamen aykırı olduğunu, dava konusu tasarımların, davalının tescil tarihinden çok daha önceki tarihlerde kamuya sunulduğunu, bu sebeple davalının dava konusu tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu davalı tasarımı olan ... başvuru nolu tasarımın tescil tarihinden önceki tarihlerde kamuya sunulduğunu, dava konusu ürün çok daha önceki tarihlerde bulunup kamuya sunulduğunu ve pek çok kişi ve kurum tarafından kullanıldığını ve hatta tescil edildiğini belirterek, davalının haksız iddialarının reddine, haklı davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının cevap dilekçesinin büyük bir kısmı dava dilekçesinin tekrarından ibaret olup, dava dilekçesinde yer verilen görsellerin aynısını içerdiğini, birçok kurum ve avukatın elektronik tebligat sistemine geçmesinin zorunlu tutulduğunu, bu adreslerin tüm kamu kurumlarının sistemlerinde dahi kayıtlı olduğu, tek tuşla tebligat gönderebildiği günümüzde bu tip fiziki adres gibi şekli hususlara takılmanın mantıksız bir tutum olduğunu, usule bu denli önem verdiği iddiasında olan davacının bu şerçeği yansıtmayan deliller konusunda da özenini, dosya kapsamını çarpıtma amaçlı sunduğu tarihi göstermesi gerel aşağıda da görüleceği üzere aynı şeyleri tekrar ettiği dilekçesinde bu özeni göstermediğini, iddialarına hiçbir şekilde somut bir cevap yöneltemediğini, ilgili linkleri dosyaya sunmadığını, dava dilekçesiyle çelişen farklı ekran görüntülerini dosyaya sunduğunu, davacının ... arama motoru sonuçlarındaki tarihlerin yanıltıcı olduğuna ilişkin iddialarımızın hiçbirisine yanıt vermediğini, ... görsellere ilişkin web arşiv kayıtlarını sunamadığını belirterek, haksız olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine ilişkin beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalı şirket adına tescilli ... numaralı “...” isimli tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davaya konu...,..., ... numaralı tasarım tescil dosyalarına ait kayıtlar TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Mahkememizce 05/01/2022 tarihinde hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescil belgesinin dava sonuçlanıncaya kadar 3.şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen SMK- uzmanı bilirkişi ..., endüstriyel ürünler tasarım uzmanı bilirkişi ... ve bilişim uzmanı ...'ın 21/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; Hükümsüzlüğü istenen ... numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen 27/05/2013 tarihli tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, hükümsüzlüğü istenen 2014/06023 (2) numaralı tasarımın 01/09/2014 tescil tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmadığının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen SMK- uzmanı bilirkişi ..., endüstriyel ürünler tasarım uzmanı bilirkişi ...ve bilişim uzmanı ...'ın 15/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmından özetle;... alan adlı web sitesinin ... tarihli arşiv kayıtlarında ... ürünün görseli ile birlikte yer aldığı tespit edildiği, çaydanlık tasarımında tasarımcının farklı form ve biçimlerde tasarım yapabileceği ve seçenek özgürlüğüne sahip olduğunu, hükümsüzlüğü istenen ... numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen 27/05/2013 tarihli tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığını, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davadaki uyuşmazlığın; davalı şirket adına tescilli ... numaralı “...” isimli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olup olmadığının tespiti ile hükümsüzlük talebi yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla somut olaya uygulanması gereken Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) Hükümsüzlük hâlleri başlıklı 77. maddesinin; ''(1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir:
a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası, 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse.
b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse.
c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise...'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olup olmadığı hususunda ihtilafın mevcut olduğu görülmekle tatbiki gereken SMK'nın yenilik ve ayırt edicilik başlıklı 56. maddesinin; '' (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
(2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
(3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.'' şeklinde, SMK'nın Kamuya sunma başlıklı 57. maddesinin ise; ''(1) Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. (2) Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; teknik ve sektörel inceleme neticesinde tespit edildiği üzere, TPMK tescil kayıtları ve görüntüleri celp ve ibraz edilen dava konusu yenilik ve ayırt edicilik yönünden karşılaştırılan tasarımların “...”
tasarımlar olup her iki tasarım karşılaştırıldığında her ikisinin de benzer eğrisel formdan oluştuğu, her iki tasarımın alt öğesini alt kısmında çizgiyle ayrılan bir kısım bulunduğu, bu öğenin biraz içeride olup eğrisel formun yukarı doğru düz devam ederek uç kısımda içeriye doğru benzer radyusla devam ederek öğenin ağız kısmını oluşturduğu, her iki tasarımın demlik bölümünün alt öğedeki benzer eğrisel formda olup daha ufak şekilde olduğu, her iki öğenin emzik bölümlerinin benzer formda ve her iki öğede de çift sıra benzer şekilde bükülmüş kulp bulunduğu, hükümsüzlüğü istenen tasarımın kulp bölümünde plastik bir öğe bulunurken, hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen tasarımda bulunmadığı, tasarımların kapakları incelendiğinde; her ikisinin de orta bölüme doğru eğrisel bir şekilde olup eğrilerin açıları ve kulplarının birbirinden farklı olduğu ancak tasarımlar arasındaki farklılıkların küçük ayrıntı olarak algılandığı ve tasarımların genel görünümünü değiştirmediği, yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü istenen ... numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen 27/05/2013 tarihli tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. Teknik değerlendirmenin aksini gösterir somut delillerin mevcut olmadığı görülmekle dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli kök ve ek raporun hükme esas alınmaya elverişli olduğu kanaatine varılması gerekmiştir. Bu gerekçeler ışığında; hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarımın 01/09/2014 tescil tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine hâiz olmadığı saptanmakla; SMK'nın 77. maddesi gereğince davanın kabulü ile davalı şirket adına tescilli ... numaralı “...” isimli tasarımın hükümsüzlüğüne, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davalı şirket adına tescilli ... numaralı “...” isimli tasarımın hükümsüzlüğüne, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine,
2-Hüküm kesinleştiğinde karar örneğinin TPMK'ya gönderilmesine,
3-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yaptığı 118,60 TL harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 520,00 TL posta/ tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.638,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır