T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/543 Esas
KARAR NO : 2024/35
DAVA : MARKANIN İPTALİ VE SİCİLDEN TERKİNİ
DAVA TARİHİ : 19/11/2021
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın İptali ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tvf, ekonomik büyümenin desteklenmesi ve katma değeri yüksek olan finans sektörünün geliştirilmesi amacıyla ... (...) çalışmalarının 2009 yılında başlattığını, davalı, TPMK nezdinde ... ve ... numaraları ile tescilli markalarını tescil tarihinden itibaren kullanmamakta ve ilgili marka tescillerini kötü niyetli ve marka yedeklemek amacıyla elinde tutmakta olup SMK 26 ya göre iptali gerekmekte olduğunu, davacı müvekkili dava konusu olan ... ... ibareli marka tescilinden, ... başvuru numaralı ... markaları için başvuruda bulunması ile haberdar olduğunu, zira, davalı da, davacı müvekkiline göndermiş olduğu teklif metninin 03.08.2021 olduğunu doğrulamakta olduğunu doğruladığını, yine davalı, davacı müvekkili markanın varlığını daha önceden bildiğine yönelik olarak huzurdaki dosyaya hiçbir ispat vesikası sunamadığını, iş bu sebeplerle davanın süresinde açılmış olduğuna herhangi bir şüphe bulunmayıp davalının SMK 25/6.maddesi kapsamında 5 yıllık dava zaman aşımının itirazı yerinde olmadığından zamanaşımı itirazının reddi gerekmekte olduğunu, ifade edilmiş olan 5 yıl, SMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten değil markanın tescilinden itibaren başlayan süre olduğunu, dolasıyla maddenin lafzından da anlaşılacağı üzere tescil tarihinden itibaren 5 yıl kesintisiz kullanma şartı SMK'nın yürürlükte olduğu dönem boyunca her marka için geçerli olacağından davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceğini, somut olayda ise huzurdaki dava 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu yürürlükte iken açılmış olup uyuşmazlığa mülga KHK’nın uygulanmasının imkânı bulunmadığını, marka sahibinin, dava konusu olan markayı sosyal medya platformlarında ve tez konusu olduğunu belirterek ciddi kullanımın gerçekleştiğini iddia etse de ilgili kanun gerekçesinde ciddi kullanımdan kastedilenin markanın ancak ticari hayatın içerisinde ticari amaçla kullanılması anlamına geldiği açıkça belirtilmekte olduğunu, kaldı ki davalı halihazırda markasını ticari amaçla kullanmış olsaydı, müvekkil ...’ye markasını satma teklifinde bulunamayacağını bu nedenle davanın kabulü ile davalı adına TPMK nezdinde tescilli...numaralı ve ...numara ile kayıtlı markaların SMK 26.madde kapsamında tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından iptali ile sicilden terkinine, iptali talep edilen dava konusu markaların huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine kullanılmamasına ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 2009 yılında ... başladığı iddiasında olup iptalini talep ettiği markalar 02.04.2013 ve 27.03.2012 tarihlerinden itibaren müvekkili adına tescilli olup işbu husus davacı tarafından bilinmekte olduğunu, zira uzun bir süredir davacı ile müvekkili arasındaki harici görüşmeler devam ettiğini, dolayısıyla davasını 5 yıllık zamanaşımı süresinde açmayan davacının tescil tarihinin üzerinden epey bir süre geçtikten sonra huzurdaki davayı ikame etmesi kötüniyetli olup dava zamanaşımına uğradığını, Anayasa mahkemesi’nin iptal kararının resmi gazete’de yayınlandığı 6 ocak 2017 tarihi itibariyle tescilli bir markanın kullanılmamasına bağlı iptalini düzenleyen hüküm iptal edildiğini, 10.01.2017 yürürlüğe giriş tarihli sınai mülkiyet kanununun 9. ve 26. maddesinin geçmişe de etkili olacağı açıkça belirtilmediğinden, bu kanun ile markanın kullanılmamasına sonuç bağlandığı gerekçesiyle kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihteki kullanmama haline, geçmişe etkili olarak sonuç bağlanması ve dava açılması da mümkün olmadığını, SMK 26 kapsamında iptal edilmesi davacı tarafından talep edilen ... tarih ve ... sayı ve ... tarih ve ... sayılı markalar sırasıyla ...olup davalı müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin marka hakkı koruması somut olay çerçevesinde halihazırda devam ettiğini, müvekkilinin 2008 yılında istanbul ticaret üniversitesinde başladığı yüksek lisans eğitiminde tez çalışmasına konu olarak finans merkezleri üzerine çalışmış olup tez çalışmasının adı uluslararası finans merkezleri, ülke ekonomisine etkileri ve ...’un potansiyeli olduğunu, müvekkilinin tez konusu ile ilgili olarak borsa istanbul (...)'da staj da yaptığını, tüm bunların yanında ilgili markaların faaliyet konusundaki yüksek lisans tezi ito ile anlaşılarak kitap halinde yayınlandığını, tali talep edilen markalar tescil tarihinden sonra müvekkili tarafından oluşturulan ... uzantılı web sitesinde kullanılmış olup bu web sitesi dışında twitter ve facebook gibi sosyal medya platformlarında da kullanıldığını, marka tescili sonrasında müvekkili hem bu alanda ihtisas sahibi olduğundan hem de ilgili kurumlar tarafından kendisinden talepte bulunulduğundan ziraat bankası bankacılık okulunda birim müdürlerine ve istanbul kalkınma ajansında tüm personele marka konuları ile bağlantılı eğitimler verilmiş olup müvekkilince yapılan sunumlarda da iptali talep edilen markalar aktif olarak kullanıldığını, müvekkilinin bankacı olarak çalıştığı süreler içerisinde kendi adına ticari faaliyette bulunamıyor oluşu kendi iradesi dışında 5411 sayılı bankacılık kanunu md 92 gereği yasaklandığını, bankacılık kariyeri süresince kendi adına tescilli markaları tamamen iradesi dışında, sırf bağlı olduğu kanundan kaynaklı olarak ticari faaliyetlerde bizzat kullanamamış olması SMK 9. ve trips md. 19 kapsamında haklı neden olarak kabul edileceğinden iptal gerekçesi yapılamayacağını, teklif metinleri 03/08/2021 tarihinde davacının tarafın davalı müvekkili, söz konusu projede ortak iş yapmak amacıyla toplantıya daveti üzerine tanzim edildiğini, zaten işbu teklif metinlerini oluşturmasını da aynı toplantıda müvekkilinden davacı taraf talep ettiğini, bankacılık kariyerini sona erdiren müvekkili segem –bireysel emeklilik aracıları sınavını kazanmış ve bu hususta lisans almış vaziyette olduğunu, sonrasında segem- sigorta teknik personeli yeterlilik sınavını da kazanarak lisans almaya hak kazanmış olup yeterliliklerini tamamladığında marka isimlerini taşıyan bir sigorta ve bireysel emeklilik şirketi kurma gayesinde olduğunu, bu amaç için covit-19 salgın sürecindeki ekonomik sıkıntılara rağmen sermaye toparlamaya çalışan müvekkili adına tescilli markaların iptali taleplerinin reddedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
CEVABA CEVAP : Davacı vekilinin cevaba cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı yanın cevap dilekçesindeki beyanlarının yerinde olmadığını, Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı adına TPMK nezdinde ... tarih ve ... sayı ve ...tarih ve ... sayılı ile kayıtlı markaların SMK 26.madde kapsamında tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu ve zamanaşımı sebebiyle usulden reddine, usule ilişkin tüm itirazlarımızın kabulüne, davacının haksız, mesnetsiz, hakkaniyete ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini, davanın esasına girilmesi halinde, yukarıda belirttiğimiz sebeplerle davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... ve ... numaralı markaların SMK'nın 9.maddesi kapsamında tescilli oldukları tüm sınıflar bakımından kullanmama nedeni ile iptali ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
TPMK marka tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı tarafça ... ilişkin idari mevzuat, marka tescil belgeleri ile davalı tarafça gönderilen teklif mektubuna delil olarak dayanıldığı görülmüştür.
Davalı tarafça delil olarak İTO ile yapılan anlaşma örneği, ... uzantılı Web Sitesi, Facebook ve Twitter ekran görüntüleri, davalı tarafından verilen eğitimler, logolar, yüksek lisans tezi, ... VE ... belge ve faturalarına dayanıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan marka uzmanı ... ve mali bilirkişi ... marifeti ile hazırlanan 22/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; dosya kapsamında davalı adına tescilli iptali istenen ...ve ... başvuru nolu markaların tescilli oldukları sınıflarda SMK mad.9 kapsamında markasal ciddi kullanımı tespit edilemediği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan marka uzmanı ... ve mali bilirkişi ... marifeti ile hazırlanan 04/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; Kök rapordaki kanaatlerin korunduğu bildirilmiştir.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 26/1-a bendi ile 9/1. maddesi kapsamında markaların kullanılmama nedenine dayalı olarak iptaline ve 02/04/2013 tarih, ... sayılı ve ... tarih ve ...sayılı ''...'' ve ''...'' ibareli markaların sicilden terkinine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tatbiki gereken SMK'nın 26. maddesinde kullanmama nedeniyle markanın iptaline karar verme yetkisinin Türk Patent ve Marka Kurumuna ait olduğu düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca Kanun'un yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği için SMK'nın geçici 4. maddesine göre, SMK'nın 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkememize aittir. Bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı madde yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 9. maddesinin ilk fıkrasında, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, 2. fıkrasında ise ''Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.'' şeklinde ifade edildiği görülmüştür. Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir.
Somut olayda davalı tarafça davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de SMK'nın 26/2 maddesi gereğince ilgili kişilerin markanın iptalini isteyebileceği düzenlenmiş olup davacı kurumun da iptali istenen markalar yönünden ilgili olup hukuki menfaatinin bulunduğu saptanmıştır. Ayrıca davalı tarafça davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı savunulmuş ise de markanın iptali istemlerinde kanunen öngörülen bir zamanaşımı süresinin bulunmadığı ancak hükümsüzlük hallerine ilişkin olarak SMK'nın 25/6 uyarınca marka sahibinin, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceğinin düzenlendiği bilinmektedir. Sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi ise TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralından doğmuş olup her somut olayın özelliğine göre ele alınmaktadır. Huzurdaki davada ise TPMK nezdinde yapılan araştırmada davacının İstanbul Finans Merkezi ile ilgili marka tescillerine 2021 yılı itibariyle başladığı, öncesinde herhangi bir başvurusunun olmadığı, finans merkezinin 2022 yılında açıldığı, bu kapsamda davacının iptalini talep ettiği markaların tescilli ve kullanılmadığını 2021 tarihinde öğrenmiş olmasının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, uzun süre sessiz kalma bulunmadığından, hak kaybının oluşmadığı kanaati oluşmuştur.
SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, söz konusu madde hükmünün, hem geçmişte tescil edilen markalar için, hem de gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma külfeti getirdiği, dolayısıyla davalının markaları kullanma külfeti altında olduğu, davalının, markalarının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde markanın kullanım külfetinin bulunduğu, mevcut delil durumuna ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre, davalının, yargılama konusu markaları, iptali istenen sınıflarda ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, davalı tarafça markaların tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davalı adına tescilli ... numaralı ve...numaralı markaların tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden SMK'nın 9.maddesi gereğince kullanmama nedeni ile iptaline,
2-Hüküm kesinleştiğinde kararın TPMK'ya gönderilmesine,
3-Alınması gereken 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yaptığı 257 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.257,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!