WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3. FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/542
KARAR NO : 2024/134

DAVA : TESCİLSİZ TASARIMA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MENİ, REFİ, MADDİ, MANEVİ VE İTİBAR TAZMİNATI
DAVA TARİHİ : 19/11/2021
KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tescilsiz Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tasarımının tescil edilmemiş olsa da, tescilsiz tasarımların gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, gerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve gerekse Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerine göre korunduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 55/4 de: "...Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur..." hükmünün yer aldığını, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş tasarımların da korunacağının hükme bağlandığını, müvekkilinin dava konusu tescilsiz tasarımının taklitlerinin, davalı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından "..." markası ile üretim ve satışının yapıldığını, tasarım hakkına tecavüzün davalı tüzel kişiliğin ticari faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirildiğinden, tüzel kişiliği temsile ve imzaya yetkili müdürü ...'ın davaya taraf yapıldığını, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında; davalı ...Ltd. Şti. iş yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Talep eden tarafın müşterisine ait olduğu belirtilen ...sosyal medya hesabının profil sayfası incelendiğinde, güncel olarak yayında olduğunu ve tespite konu ürünün ilgili instagram hesabında 12/09/2020 tarihinde paylaşılmış olduğu, 08/06/2021 tarihinde aleyhine tespit istenen ... Şti. ...' ın ... adresinde bulunan iş yerinde, tespit isteyen firmanın tescilsiz tasarımları ile benzerlik taşıyan 5 adet ürün bulunduğu, talep edenin müşterisine ait olduğu belirtilen ... sayfasında 12/09/ 2020 tarihinde kamuya sunulan tescilsiz tasarım ile karşı taraf iş yerinde tespit edilen tasarım arasında ayırt edicilikten ziyade tasarım bütünlüğü açısından benzerlik bulunduğu ve bilinçli müşteri tercihinde birebir aynı tasarım algısı (iltibas) oluşturacağı," tespiti ile tasarım hakkına tecavüzünün varlığının tespit edildiğini, delil tespit dosyasında bulunan taklit ve orijinal ürün görselleri üzerinde mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesinde de tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edileceğini, hiç ihtimal vermemekle birlikte, davalının haksız eyleminin müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturmadığı yönünde kanaate varılması halinde dahi davalının eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre haksız rekabet oluşturduğunu, belirsiz alacak davası hükümlerine göre tazminat miktarı tam ve kesin olarak tespit edildiğinde artırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 6769 sayılı Kanunun 151/2-a maddesine göre talep ettiklerini, müvekkilinin tasarımlarına tecavüz ile haksız rekabet sonucu aldığı siparişler iptal edildiğinden oldukça büyük zararı olduğunu, maddi zarar hesabına ilişkin belgeleri ibraz edeceklerini, bu noktada davalının kaç adet üretim yaptığının belirlenmesi gerektiğini, bilindiği üzere hazır giyim sektöründe seri üretim esas olduğunu, müvekkilinin ürün başına üretim maliyeti ile satış fiyatı arasındaki farkın ürün başına mahrum kalınan karı gösterdiğini, ürün başına kar ile 3000 üretim adedinin çarpılması halinde de mahrum kalınan karın bulunacağını, müvekkiline ait tasarımın; kaliteli kumaş, birinci sınıf işçilik ve üst segment ürün bazında üretildiğini ve seçkin mağazalarda satışa sunulduğunu, buna karşın davalı tarafından üretilen taklit ürünlerin; ucuz malzemeden özensizce dikildiğini ve pazarda satıldığını, nitekim delil tespitinde; tespit edilen taklit ürünler ile müvekkili tasarımlarının karşılaştırılmasında, müvekkilinin ürünlerinin itibarına zarar verildiğinin görüleceğini, bu sebeple belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 100 TL itibar tazminatının delil tespitinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, tazminatın da koşulları gerçekleştiğini, davaya konu ürünler bakımından müvekkilinin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını, öte yandan özgün tasarımların tasarım hakkı sahibi iken müvekkilinin kendisinin taklitçi durumuna düşerek manevi zarara da uğradığını, delil tespiti için yapılan masrafların da müvekkilinin bu eylem nedeniyle uğradığı zarar kapsamında olup delil tespit dosyası kapsamındaki harç, keşif ve bilirkişi ücretlerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalıların; müvekkilinin tasarım hakkını ihlal eder nitelikteki taklit ürünleri üretip satışını yaptığının bilindiğini, müvekkilinin tasarım hakkını ihlal eder nitelikteki taklit ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasını, görüldüğü yerde toplatılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, davaya konu tescilsiz tasarımın ilk kez müşterisi olan ...'e ait ... adlı ... sayfasında 12/09/2020 tarihinde yapılan paylaşımla kamuya arz olunduğunu ve endüstriyel tasarım haklarına müvekkillerince tecavüz edildiğinden bahsetmişse de, söz konusu endüstriyel tasarımın davacı tarafından belirtilmiş olan 12/09/2020 tarihinde değil, davacının ilk kamuya arz olarak belirttiği tarihten 1 yıl önce 22/09/2019 tarihinde ... adlı ... sayfasında paylaşılarak kamuya ilk defa arz olunduğunu, tescilsiz tasarımın yasada öngörülen korumadan yararlanabilmesi için "tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış" olması gerektiğini, davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsurları taşımadığının sabit olmakla kanunda belirtilen koruyucu normlardan faydalanma imkânı bulunmadığının açık olduğunu, Yargıtay içtihatlarında, tescillenmemiş tasarımın korunması açısından bazen yenilik, bazen özgünlük, bazen orijinallik ifadelerine yer verilmiş olup, tescilsiz tasarımın korunması bakımından bu hususların değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından iddia edildiği gibi bahse konu tasarım kamuya ilk olarak kendilerince arz olunmadığı, 12/09/2020 tarihinden çok daha önceki bir tarihte ilgili tasarımın kamuya arz olunduğunu, dolayısıyla dava konusu tasarımın özgün olmayıp daha önce başka bir kişi tarafından kamuya arz olunduğunu, hal böyle iken davacının, dava konusu tasarımın tescilsiz tasarım hükümlerine göre korunması talebinin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından endüstriyel tasarım tecavüzü oluşmaması halinde haksız rekabet nedeniyle sonuca gidilmesi talep edilmişse de, tescilsiz bir ürünün taklit sebebiyle haksız rekabet hükümlerince korunabilmesi için davacı tarafından geliştirilmiş olması gerektiğini, şayet tescilsiz tasarımın orijinalliğe sahip değilse, bu halde bu tasarımın haksız rekabet hükümlerine göre korunmasının mümkün olmayacağını, dolayısıyla davacının bu yöndeki taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının kendisi tarafından tasarlanmayan ve bu durumun davacı tarafça açıkça bilinen bir ürün için müvekkili şirketin iş yerinde delil tespiti yaptırdığını ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, hem delil tespiti taleplerinde hem de huzurdaki davada ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, 6100 sayılı HMK.'nın ihtiyati tedbir hususunu düzenleyen maddelerinde belirtilen şartları taşımayan, kamuya ilk olarak arz olunma ve özgünlük unsurlarını barındırmayan endüstriyel tasarıma yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, neticeten açıkladıkları nedenlerle; bilirkişi tarafından mutlak yenilik ve kamuya sunum konularında inceleme yapılmasına, yenilik ve ayırt edicilik unsurları barındırmayan tasarıma dayalı haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının kendisi tarafından tasarlanmayan tasarım hakkında dava açtığından HMK. 329/1 maddesi gereği 15.000,00 TL akdi vekalet ücretinin davacıdan alınmasına, tescilsiz tasarıma dayalı, yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını barındırmaması sebebiyle kanuni şartları oluşmayan ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, yargılama giderlerini ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası istenmiş ve HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
13/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davaya konu davacı tasarımının tescilsiz koruma kapsamında olduğu, yenilik itirazına konu tasarım ile aynı olmadığı, davacıya ait tescilsiz tasarım ile davalının mağazasında tespit edilen tasarımı karşılaştırıldığında benzerliğin bilinçli tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu ve tasarım hakkına tecavüzün oluştuğu, mali inceleme ve hesaplama neticesinde; davacı ve davalı tarafların ürün bazında satış ve maliyet kayıtlarına yer vermeksizin "bayan elbise" genel tanımı ile muhasebe kaydı tuttuğu, seri üretim normlarına göre hesaplanan kademeli tazminat ve faiz ekli tazminat bilgilerinin, özetle rapordaki şekilde hesap edildiğini, hukuki yorum ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
05/03/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: İtirazlara ilişkin tasarım yönünden ek rapora sunulmak üzere yeni bir değerlendirme ve düzeltmenin olmadığı, kök raporda belirtilen inceleme ve değerlendirmelerin korunduğu, mali değerlendirme neticesinde kök rapordaki kanaatlerinin korunduğu, hesaplama tekniği yönünden maddi hata bulunmadığı, hukuki yorum ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava:Davalıların eyleminin, davacının tescilsiz tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, belirsiz alacak davası hükümlerine göre SMK'nın 151/2-a maddesine göre şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın, 100 TL itibar tazminatının ve 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsili, taklit ürünlerin başta davalıların iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve hükmün ilanına ilişkindir.
Davacı vekili, 06/05/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 72.725,00 TL maddi tazminat talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktır.
6769 sayılı SMK'nın 55/4. maddesi:"... Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur."
6769 sayılı SMK'nın 56. maddesi: "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır."
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesi: "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.
6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi: "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir.
Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.
6769 sayılı SMK'nın 81.maddesi: "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
SMK hükümleri, ... 2. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: Davaya konu davacı tasarımının tescilsiz koruma kapsamında olduğu, yenilik itirazına konu tasarım ile aynı olmadığı, davacıya ait tescilsiz tasarım ile davalı şirkete ait işyerinde tespit edilen tasarım karşılaştırıldığında; benzerliğin bilinçli tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu kanaatine varıldığından, davalıların eyleminin; davacının tescilsiz tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı maddi tazminat talebini SMK'nın 151/2-a maddesine yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rakebeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire" göre talep etmiştir.
Maddi tazminat miktarı, bilirkişiler tarafından net olarak belirlenemediğinden (alternatifli olarak belirlenmiştir), B.K. hükümlerine göre tazminat miktarı belirlenmiştir. Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere; uğranılan zararın miktarı tespit edilirken, hakim olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Davanın açıldığı tarih ve somut olayın özelliğine göre maddi tazminat talebinin kabulüne; B.K. 50 - 51. maddesi hükümlerine göre takdiren 72.725,00 TL maddi tazminatın, delil tespitinin yapıldığı 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Tasarıma tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı; tasarımın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, tasarıma tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle, manevi tazminat talebinin kabulüne; 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı itibar tazminat talep etmiştir. Davacıya ait tasarımın itibarının zedelendiğine dair delil sunulmadığı ve tasarımın itibarının zedelendiğinin tespit edilemediği, bu nedenle itibar tazminatı için gerekli şartların oluşmadığı kanaatine varıldığından, itibar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün ilanında davacının menfaati olduğu gözetilerek, masrafın davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının eyleminin; davacının tescilsiz tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine,
2-Maddi tazminat talebinin kabulüne; B.K. 50 - 51. maddesi hükümlerine göre takdiren 72.725,00 TL maddi tazminatın, delil tespitinin yapıldığı 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 08/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Şartları oluşmadığından itibar tazminat talebinin reddine,
5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline,
6- Alınması gereken 6.334,04 ilam harcından; peşin harcın ve tamamlama harcının mahsubu ile eksik 4.748,70 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
7- Tescilsiz Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10-İtibar Tazminatının reddi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
11-Davacı tarafın yatırdığı başvuru harcı, peşin harç ve ıslah harcı olmak üzere toplam 1.644,64 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davacı tarafça yapılan 354,50 TL tebligat/müzekkere masrafı ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.354,50 TL yargılama giderinden; davanın kabul/red oranına göre 6.347,65 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacı tarafça ... 2. FSHHM'nin ...D.İş sayılı dosyasında yapılan; 157,00 TL harç, 2.250,00 TL bilirkişi gideri ve 50,00 TL posta/tebligat gideri olmak üzere toplam 2.457,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
14-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.19/09/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır