T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/519 Esas
KARAR NO : 2024/71
DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 01/10/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, İmha davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde Davacı ... Şirketi adına tescilli ... numaralı “...' markasına karşı, Davalı ... Şirketi tarafından gerçekleştirilen ve 6790 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)hükümleri kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemler, .... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13.09.2021 tarihli ve ... D. İş ... K. sayılı İhtiyati Tedbir Kararı ile tespit edilerek, Davacının tescilli markasına karşı marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden Davalı kullanımlarının ihtiyaten durdurularak, söz konusu haksız kullanımların yer aldığı web siteleri üzerinde erişimin engellenmesine karar verildiği, kararda tekdir edilen 100.000,00TL değerindeki teminat bedelinin davacı tarafından nakdi olarak dosyaya yatırılarak karşı taraf oyunlarının yer aldığı web sitelerine erişimin engellenmesi için ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başvuruya istinaden bahsi geçen web siteleri üzerinde erişimin engellenmesine dair talimat yazısı gönderildiğini ve tedbir kararında belirtilen web sitelerine erişimin engellenmesine karar verildiğini, dolayısıyla karşı tarafın haksız ve hukuka aykırı kullanımlarına yönelik ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince ihtiyaten verilen tedbir kararına istinaden ve aşağıda bilahare detaylı olarak izah edilen sebeplerle, davacı adına Türk Patent nezdinde tescilli ... numaralı "...” markasına karşı davalı şirket'in marka hakkı tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden tüm kullanımlarının tespiti ile söz konusu hukuka aykırı kullanımların kalıcı olarak durdurulmasını ve önlenmesini süresi içinde talep etme gerekliliğinin hasıl olduğunu, davacı şirketin mobil cihazlara indirilebilen çevrimiçi oyunlar üreten ve bu alanda kendini kanıtlamış bir şirket olduğunu, ilk oyununu 2014 yılında “...” adıyla piyasaya sürdüğünü ve davacının sosyal medyadaki görünürlüğü ile davalının sosyal medya görünürlüğünü karşılaştırıldığında tarafların sektördeki konumlarının ortada olduğunun görüldüğünü, davalı şirketin davacının marka tescilini alarak piyasaya sürme hazırlıklarında olduğu “...” isimli oyunu birebir aynı ismi verdiğini “...” isimli oyununu davacı şirketten daha önce davranmaya çalışarak ve hukuka aykırı bir kullanım ile piyasaya sürdüğünü, bunun üzerine davacı şirketin davalı şirket ile iletişime geçerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden “...” isimli marka ibaresinin davacalı oyunu üzerinde kullanımının derhal durdurulmasını talep ettiğini, bunun üzerine davalı şirketin oyunun ismini ...'da “...” ...'de ise “...” olarak değiştirdiğini, davalı şirketin davacının iyi niyetli çabalarına rağmen haksız ve hukuka aykırı kullanıma konu olan “...” ibaresini ortalama tüketici algısı bakımından herhangi bir fark yaratmayacak ve markaların sulandırılmasına sebebiyet verecek şekilde değiştirmiş olmasının davalı şirketin kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacı şirketin tescilli markasına konu ibareden ayırt edilemeyecek derecede benzer “...” ve “...” şeklinde kullanmaya ve markaları sulandırmaya devam edilmesi sebebiyle son çare olarak 23.06.2021 tarihinde ... 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu ve talebinin mahkemece kabul edildiğini, dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii edildiği ve internet sitesi ve uygulama üzerinde tespit ve inceleme yaptırılmasına karar verildiğini, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan tespit ve saptamalar, herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde davacı şirket lehine olduğunu, tecavüz teşkil eden haksız ve hukuka aykırı kullanımların açıkça ortaya koyduğunu, söz konusu bilirkişi raporunda davacı adına tescilli “...” markası ile, davalı şirket tarafından benzer nitelikteki oyunlar üzerinde kullanılan “...” ve “...” ibarelerinin, görsel işitsel ve kavramsal açılardan benzer olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı davalı kullanımlarının davacı şirketin tescilli markası ile iltibas yaratabileceğinin belirtildiğini, nihayetinde ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13.09.2021 tarihli ve .... Sayılı kararı ile Davacı şirketin talebinin haklı bulunduğunu, mahkemece takdiren belirlenen 100.000,00TL değerindeki teminatın ibrazı koşuluyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve bu kapsamda; Davalı Şirket'e ait “...” ve “...” ibarelerini içeren tüm kullanımlarının durdurulmasına ve davalı şirket oyunlarının yer aldığı; ... internet bağlantılarına erişimin engellenmesine karar verildiği, mahkemenin ihtiyati tedbir kararına istinaden kararda belirtilen web sitelerine erişimin engellenmesi talimatında bulunduğu, bu doğrultuda T.C. Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından her ne kadar ihtiyati tedbir kararında belirtilen web sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmiş ve karar aynı gün içerisinde Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından ivedilikle uygulamış ise de. Bahsi geçen web sitelerinin "https//" ile başlıyor olması sebebiyle erişimin fiili olarak engellenmesinin mümkün olmadığı belirtildiği, bu sebeple, ihtiyati tedbir kararının fiiliyatta da uygulanabilmesi açısından, ... ve ... şirketleri ile de iletişime geçilerek mahkeme karan uyarınca erişimin derhal engellenmesi talebinde bulunulduğunu, bu doğrultuda her iki firma tarafından talebin olumlu karşılanarak derhal davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden davalı oyunlarının yer aldığı bağlantılardaki içeriklerin bu firmalar tarafından kaldırıldığını, davalı tarafından, davacı şirketin hem marka koruması açısından hem de oyunun geliştirilmesine yönelik çaba bakımından ayırt edicilik kazanan ve yerli ve yabancı kullanıcılar tarafından yoğun bir şekilde talep gören “...” markasının özellikle “...” ve “...” ibarelerini beraber, bir bütün olarak kullanan diğer markalarının ve bu ibareleri içeren genel marka konseptinin bahsi geçen ... ve ...gibi çevrimiçi oyun indirme / satın alma platformlarında haksız ve hukuka aykırı bir biçimde kullanılması sebebiyle SMK madde 7 ve 29 hükümleri uyarınca Davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin somut olayda gerçekleştiğinin açık olduğunu, Davacı şirket'in “...” markalı oyununu yakın zamanda piyasaya süreceğini basında duyurmasının ardından davalı şirket oyununun indirilme oranlarında büyük bir artış olduğunu, bu artışın sebebinin tamamıyla kullanıcılar tarafından davalı şirket oyununun da davacı oyunlarından bir tanesi olduğu zannedilmesini, bu kapsamda davalının kullanıcılar nezdinde yanlış yönlendirmeye sebep olarak haksız menfaat elde etmeye yönelik amacına ulaşmış olduğunun bariz olduğunu, davalı şirketin, davacı şirketin “...” ve “...” gibi uluslararası çapta tanınan ve Davacı Şirket ile özdeşleşen oyunlarının marka ibareleri ile yaratmış olduğu marka konseptlerini haksız ve yanıltıcı olarak kullanmasını, ilgili kanunların ihlali anlamına geldiği ve TTK anlamında da haksız rekabet teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirketin “...” ibareli davacı markasına dair kullanımlarının SMK anlamında marka hakkında tecavüz ile TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden söz konusu eylem ve kullanımların önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, bu bağlamda, davacı şirkete ait “...” markasını ve davacı markası ile halk nezdinde karışıklık yaratan “...” ve “...” ibarelerini içeren davalı kullanımlarının her türlü basılı ve elektronik mecrada durdurulmasını ve yasaklanmasını, davalı şirketin marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden oyunlarının yer aldığını; ... uzantılı web sayfaları da dahil olmak üzere karşı tarafın söz konusu haksız ve hukuka aykırı kullanımları gerçekleştirdiği tüm elektronik mecralara erişimin engellenmesini ve bu kullanımların yer aldığı web sayfalarındaki içeriklerin kaldırılmasını, ayrıca bu kullanımların yer aldığını bütün basılı içeriklerin toplatılarak imha edilmesini, marka hakkına tecavüz ile ilgili verilecek hükmün tirajı en yüksek üç gazeteden birisinde yayınlanmasının kararının verilmesi ile vekalet ücreti , yargılama giderinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekillerinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından "..." isimli markaya karşı davacı şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu iddialarıyla, ilk olarak ... 1. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi ... D. İş Dosyası üzerinden 13.09.2021 tarihinde ihtiyati tedbir kararı alındığını akabinde ihtiyadi tedbir kararının icrası bakımından hem icra takibine geçilmiş hem de uyuşmazlığın ihlal edildiğini ileri sürdüğü pazar yerlerinden kaldırılması için hamlelerde bulunulduğunu akabinde davacı tarafından, davalının marka tesciline tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu iddialarıyla işbu dava ikame edildiğini, Davalı ..., oyun sektöründe geleceği inşa etme hedefiyle 2020 yılında kurulmuş bir mobil oyun şirketi olduğunu, davalının mobil cihazlarda yaratıcılık, kalite ve eğlence misyonu ile hareket ederek, Dünya çapında en iyi oyunları yaratmak için çalıştığını, Bu durum, kreatiflik misyonu başta olmak üzere hareket ederek oyun üreten ve TPMK nezdinde ... tescil ile marka tesciline sahip olan davalı şirketin başka bir marka hakkını ihlal etme gibi bir gayesinin olmadığını ortaya koyduğunu, davalı şirket mobil oyun ve bilişim sektöründe faaliyet gösteren ve dünya çapında editörün seçimi ödüllerini almış, tanınan bir uygulama üreticisi olduğunu, davalının ...'da yayınlanan ve dünya çapında 50 milyonun üzerinde kullanıcısı olan “...”, “...”, “...”, “...” gibi bir çok oyunu bulunduğunu, davalı şirkete ait oyunların genel bilgilerini içeren dokumanlar mahkemenin takdirine sunulduğunu, Davacı şirket tarafından davalıya yönlendirilen iddiaların hiçbirini kabul etmedikleri, Davacı tarafından ileri sürülen davalının kötü niyetli olduğu iddialarını aksine, dosyaya cevap verme süresinin kaçırılmasında da anlaşılacağı üzere, Davalının işbu davadan 30.05.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında haberdar olduğu, bu sebeple Davacı tarafından iddia edilen. Davalı şirketin kötü niyetli olarak, davacının repütasyonundan yararlanmaya çalıştığı ve bilerek oyun isimlerini kullandığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, Davanın uyuşmazlığına ilişkin “...” markasının ibarelerinin genel itibari ile ... (nihai, son, en son), ... (simulator), ... (kamyon) gibi cins, cesit, vasıf, coğrafi-kaynak gibi mal ya da hizmetin özelliklerini belirten ibarelerin, oyun içeriği hakkında tanımlayıcı bilgiler içeren ifadeler olduğu, Yine bu ibareler dünya çapında ticaret alanında herkes tarafından kullanılan ve topluma mal olmuş ifadeler olması sebebiyle ibarelerin marka tesciline konu olmalarının mümkün olmadığını, davacının 9. Sınıfta yer alan “Elektronik cihazlar için (Bilgisayar, cep telefonu, tablet, akıllı saat, oyun konsolu vb.) oyunlar ve yazılımlar" bakımından tescil ettirdiği ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kelimeleri, ilgili oyun sektöründeki bütün firmalar tarafından kullanılan ve oyunların genel özelliklerini ifade eden kelimelerdir. Bu kelimeler mobil, PC ve konsol gibi farklı oyun platformlarında farklı firmalar tarafından, oyun içeriğini ifade etmek için kullanıldığını, davalı şirkete ait oyunların ayrıntılı açıklamalarından görüldüğü üzere ... uygulaması 5 Nisan 2018, ..., ... tarihinde yayınlandığını dolayısıyla bu ibareleri içeren oyunların, davalı şirket taralından çok daha öncesinde kullanılmaya başlanmış olması sebebiyle de hükümsüzlük içerdiğini, Bu doğrultuda marka tecavüzü idddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının sahip olduğu markaların hükümsüzlüğüne ilişkin ... 1. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyası üzerinden "Marka Hükümsüzlük" davasının devam ettiği, belirtilen davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi talep edilmiş, Davalı Şirketin Davacı'nın öncesine dayalı oyun hazırlıklarına ulaşmasının mümkün olmadığı, davacı şirket kendi özgün ve kreatif tasarımlarını yaratma hedefi ile çıktığı yolda, Ekim 2020 tarihinde yaptığı iş planı ile 2021 Nisan ayında “...” isir oyun için çalışmalara başlanacağı ve yayınlanacağı planladığı, davalı şirket davacının 04.12.2020 tarihli tescil başvurusunda çok daha önce ilgili oyun için görüşmeler ve planlar yaptığı, davacının tescil başvuru yapılan oyununu görüp taklit ve kopyalama yapma gayesi içerisinde olmadığı, davalı şirketin Ekim 2020 tarihinde yaptığı şirket içi yazışmalardan da ortaya çıkacağını, davalı şirket uyuşmazlık konusu oyunu 22 Mayıs 2021 tarihinde ilk olarak yayınladığı ve eklenen ekran görüntüsünden anlaşılacağı üzere, davacının ise yayın tarihi 4 Eylül 2021 olduğunu, buradan açıkça anlaşılacağı üzere uyuşmazlık konusu oyunun önce kullanım hakkı davalı şirket'in olduğunu, davalı şirketin önceden kullanım hakkına sahip olduğu ve bilgisi dahilinde dahi olmayan bir oyun hakkında haksız rekabete konu eylemlerde bulunduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğu ve gerçeği yansıtmadığını, bir kimsenin önceden yayınladığı ve bilgisi dahilinde dahi olmayan bir oyun hakkında haksız rekabete konu eylemi işlemesinin mümkün olmadığının kabulünün gerektiğini, çerçevede davalı şirketten sonra oyunu yayınlayan davacının haksız rekabet eylemini kendisinin gerçekleştirdiğinin anlaşılacağını, davacı dilekçesinde belittiği ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13.09.2021 tarihli ve ... D.İş ... K. sayılı kararı ile alınan hukuka aykırı ihtiyadi tedbir kararı doğrultusunda davalı şirket oyunun ...'dan kaldırılmasını sağladığını, davalı şirketin zarara uğramasına sebep olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların hiç birini kabul edildiği anlamına gelmemesiyle birlikte, davalı şirketin oyun ekosisteminde rakipleri ile sorun yaşamak istememesi, marka değerine hassasiyetle yaklaşması sebebleriyle duruşma gününde işbu davadan haberi olur olmaz uyuşmazlığa konu davalı şirkete ait ...'da bulunan "..." isimli oyunun isminin değiştirildiğini, hızlı aksiyon alabilmek adına davadan haberi olur olmaz oyun adını değiştiren davalının iyi niyetini ortaya koyduğu, gelişen süreç içerisinde davalının davacı ile yaşadığı bu sıkıntıları bir an önce çözüme kavuşturmak için ve gerekli değişiklik ve geliştirmeleri yapmak amacıyla davacı şirketin "..." isimli oyunu ... üzerinden tamamen kaldırdığı, "..." isimli oyunu ise ... üzerinden davacının ... ile yazışmaları neticesinde kaldırdığı, uyuşmazlık konusu oyunların ilgili pazar yerlerinden kaldırıldığı ve şu anda yayında olmadığını, davacı tarafından işbu davanın dayanağını oluşturan ... 1. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi ...D. İş Dosyası üzerinden 13.00.2021 tarihinde ihtiyati tedbir kararı, gelinen aşamada Davalı Sirket tarafından oyun isimlerinin kaldırılması sebebiyle konusuz kaldığı işbu ihtiyadi tedbirin kaldırılması gerektiğini, davacı tarafından “..." isimli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilerek ikame edilen işbu davanın, hiçbir şekilde kabul edilmemesine rağmen, davalı şirket tarafından çözüm odaklı olarak hızlıca aksiyon alınması ile konusuz kaldığını konusuz kalan işbu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, davacı tarafından “..." markasına karşı SMK m.7 ve m. 29 ile TTK m.54 hükümleri çerçevesinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil elliği iddialarıyla ikame edilen işbu davanın konusuz kalınası sebebiyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi beyan, arz ve talep edilmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davacının usule ilişkin açıklamalarında, davaya süresinde cevap sunmayan davalının mahkemece kendisine tanınan beyan hakkının sınırlarını genişletecek şekilde cevap dilekçesi mahiyetinde bir dilekçe ile yeni delil sunmasının hukuka aykırı olduğu, bu kapsamdaki cevap ve delillerin dikkate alınmaması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının kalıcı hale gelmesi için açılma zarureti doğmuş bir davada ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olması sebebiyle davanın konusuz kaldığı iddiasının yersiz olduğunu, davalı tarafından ileri sürülen, gerek ...'de yer alan “...” gerekse de ...'da yer alan “..." isimli davalıya ait oyunların söz konusu platformlardan kalkmasının sebebinin davalının iddia ettiği gibi marka hakkı ihlali konusundaki çözüm odaklı ve iyi niyetli yaklaşımının olmadığını, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen ihtiyati tedbir kararının derhal ilgili platformlara sunulması neticesinde, bu platformların hukuka uygun hareket ederek mahkeme kararını uygulamış olduğu, dava konusu oyunların bahsi geçen platformlarda yer almıyor olmasının sebebinin davalının insiyatifi dışında kaldırılmış olduğunu, davalının dava sırasında ya da öncesindeki aşamada davacı tarafından kendisi ile kurulmaya çalışılan iletişimlerde hiçbir çözüm odaklı yaklaşımda bulunmadığını, aksine kötü niyetli ve hukuka aykırı eylemlerinin dozunu her geçen gün daha da arttırarak piyasada oyunlarını var ettirmeye devam ettiğini, taraflar arasındaki diğer davada, işbu davanın konusunu teşkil eden “...” markasının mevzu bahis olmaması sebebiyle söz konusu davanın bekletici mesele yapılmasının mümkün olmadığını,... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile yürütülmekte olan davada, davanın konusunu teşkil eden ... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğünü talep etmediğini, davacının esasa ilişkin açılamalarında, davalının ...'da yer alan oyununun platform tarafından 28.09.2021 tarihinde kaldırıldığı, dolayısıyla bu tarihte kaldırılan bir oyunun 30.05.2022 tarihinde yayında olmayan bir oyunun isminin nasıl değiştirildiğini izaha muhtaç olduğu, davacı oyunları ile aynı sektörde, aynı konseptli oyunları, aynı veya oldukça benzer isimlerle piyasaya süren davalı şirketin önceki ihtiyati tedbir süreci de göz önüne alındığında davacı oyunlarından huzurdaki davanın 30.05.2022 tarihli duruşmasında haberdar olmasının son derece yersiz bir iddia olduğunu, ... numaralı markanın Davalı'nın şirket unvanını temsil eden “...” ibaresinden oluştuğunu, dava konusu “...” ibareli davacı markası ile hiçbir ilgi bulunmadığını, davalının bahsi geçen marka dışında herhangi bir marka tescilinin bulunmadığını, davalının uyuşmazlık konusu oyunu yayın tarihi kendi tarafından iddia edildiği üzere 22.05.2021, davacı şirketin 04.09.2021 ise de, bunun böyle olmasının tek sebebinin davalının, davacının yayın hazırlığında olduğu süreçte oyunun reklam ve tanıtım faaliyetlerini görerek kötü niyetli bir şekilde ve haksız yarar sağlama maksadıyla davacıdan önce aynı adla benzer bir oyunu piyasaya sürerek haksız rekabet yaratma çabası olduğunu, 22.05.2021 tairihinden önceki tarihlerde davacı oyununa ilişkin bilgi ve belgeler ile hakkında çıkan haber/inceleme videolarının internette yer aldığını, davacının “...” isimli oyunu için yapmış olduğu diğer hazırlığın da, 04.12.2020 tarihli marka tescil başvurusu olduğu, ayrıca aynı konsept kapsamında davacı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına dayanan ... ve 26.10.2017 başvuru tarihli “..." ile ... numaralı ve 03.10.2018 başvuru tarihli “...” ibareli marka tescillerinin bulunduğu, dolayısıyla gerek dava konusu 04.12.2020 başvuru tarihli “...” marka tescilinden gerekse de 2017 ve 2018 yıllarına dayanan türevi marka tescillerinden de anlaşıldığı üzere dava konusu marka üzerinde öncelikli hak sahibinin davacı şirket olduğu, davalının “...”, “...” ve “...” ibarelerinin kendisitarafından önceki tarihlerde fiilen kullanıldığını iddia etmiş ise de davacının “...” veya “...” gibi münferit kelimeler üzerinde bir hak iddiasının bulunmadığını, sonuç olarak davacı şirket 03.10.2018 tarihinde “...", 04.12.2020 tarihinde “...” ibaresi için marka tescil başvurusunu yaptığını, davalının 22.05.2021 tarihinde “...” ve “...” ismiyle oyunlar piyasaya sürmesinin basit bir tesadüf olarak açıklanamayacağının, aksi yöndeki davalı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, bu doğrultuda davalı taraf ile uzlaşma ihtimallerinin olmadığını, dosyanın marka hukuku alanı ve bilgisayar oyunu sektöründe uzman bir bilirkişi heyetine tevdii beyan ve talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacı adına tescilli ... numaralı “...” markasından doğan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tecavüzün kaldırılması, imha ve kararın ilanı istemlerine ilişkindir.
Davaya konu ... numaralı marka tescil dosyasına ilişkin belgeler Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan celp ve tetkik edilmiştir.
Mahkememizin 2021/165 D.İş dosyasının dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizin 2021/165 D.İş dosyasında verilen 13/09/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına ilişkin tensip ara kararı oluşturulmuştur.
Mahkememizce görevlendirilen Marka uzmanı..., Sektör bilirkişi ... ve Bilişim uzmanı ...'in hazırladığı 31/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; İnternet üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Davacı Şirket'in internet sitesinde (...) yapılan incelemede, firmanın geliştirdiği/yayınladığı, davacıya ait marka olan “...” adlı video oyun dahil olmak üzere mobil video oyunlarının tanıtımının yapıldığı ve mobil uygulama mağazaları bağlantılarının yer aldığı, bağlantılarda yer alan uygulama mağazası sayfaları incelenmiş, mağazalardaki ...: ... adlı davacıya ait oyunun ücretsiz şekilde, uygulama içi satış sunularak sunulduğunu,
Uygulama adı Mağaza İndirilme Sayısı Tarihi
...: ... ... - 08.09.2021
...: ... ... 10 Milyon+ 04.09.2021
Davacı Şirket'e ait “...: ...” adlı ... üzerinden indirilerek incelenen oyunun Kamyon sürme ve lojistik firması yönetimi içeren bir simülasyon kategorisinde değerlendirilebilecek bir oyun olduğu, oyunda oyuncunun bir kariyer başlattığı ve yük taşıdıkça oyun içi ekonomi içerisinde para kazandığı ve oyun içi ekonomi ile ve/veya sunulan oyun içi bonus teklifler ya da uygulama içi satın alma yoluyla oyuncunun kamyonunu ve şirketini geliştirebildiği klasik şekilde değerlendirilebilecek bir simülasyon oyun konseptinin yer aldığı görüldüğünü, davalı şirketin internet sitesinde (...) yapılan incelemede firmanın geliştirdiği/yayınladığı, mobil video oyunların tanıtımının yapıldığı ve ilgili mobil uygulama mağaza bağlantılarının yer aldığı, internet sitesinde “...”, “...” ya da davacı tarafa ait marka olan “...” ibaresinin ya da bu ibareleri içeren bir uygulamanın tanıtımının yer almadığı, internet sitesinde yer alan ve mobil video oyun olduğu anlaşılan, mobil uygulama mağazalarına bağlantısı yer alan uygulamaların; *... , *...şeklinde olduğu, dava dosyasında yer alan ve Davalı Şirket'e ait, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13.09.2021 tarihli ve ... D.İş ... K. sayılı kararı ile ihtiyadi tedbir kararı doğrultusunda erişimin engellendiği; ... , ... bağlantılar incelenmiş ve bağlantılarda dava konusu olan davalı tarafa ait uygulamalara ulaşılamadığı tespit edilmiş, davalıya ait ...'da “... ...”, ...” adları ile yayınlanmış uygulamalara ilgili uygulama mağazalarından ulaşılamadığından dolayı incelemesi yapılamamış, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi...D.İş dosyasında yer alan 12.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yer alan inceleme ve ilgili oyunun görselleri dosya incelenmiş, oyunun davacı tarafa ait “...: ” adlı oyuna benzer bir simülasyon oyunu olduğu değerlendirmesi varılmış, tarafların sayın mahkemeye sundukları dilekçelerinde beyan ettikleri mobil video oyunlar (...” üzerinde sorgulanarak incelenmiş, ... mağazalarından veri çekerek kullanıcıları için mobil uygulama Mağazalarında yer alan mobil uygulama bilgilerini ve içgörülerini (...)
sağlayan /hizmeti veren bir internet sitesidir.)
Davacı tarafa ait ve beyanlarda yer alan mobil oyunların ... üzerinde incelemesi;
Uygulama adı Mağaza Uygulama Kimliği İndirilme Sayısı Tarihi
...: ... ... ... - 08.09.2021
...: ... ... ... 10 Milyon+ 04.09.2021
...
... ... ... - 14.06.2019
... ... .... 100 Milyon+ 14.06.2019
...
şeklinde olduğu,
Davalı tarafa ait ve beyanlarda yer alan mobil oyunların ... üzerinde incelemesi;
Uygulama adı Mağaza Uygulaması Kimliği İndirilme Sayısı Yayınlanma Tarihi
...* ... ... - 03.06.2021
... ...* ... ... 1 Milyon+ 22.05.2021
... ...
... ... ... - 02.04.2020
... ... ..., 50 Milyon+ 05.04.2018
Simulator ...
...
... ... ... - 24.03.2020
... ... ... 100 Milyon+ 18.02.2018
Simulator ...
... ... 100 Milyon+ 18.02.2018
... ... ...
aktif/yayında olmayan uygulamalar şeklinde olduğu görüldğünü,
Tarafların sosyal medya hesaplarında dava konusu davacıya ait marka “...” ibareli paylaşımların incelemesi;
Davacı tarafın internet sitesi üzerinden ulaşılan ve davacıya ait olduğu görülen ... ve ... adlı sosyal medya platformlarındaki sayfalarının incelemesi;
Bağlantı Takip Sayısı Gönderi Sayısı İlk Paylaşım Son Paylaşım
... 3.3 Milyon 50 30 Mayıs 2017 8 Haziran 2022
Instagram'da yer alan mevcut paylaşımlarda “...” ibaresinin ilk yer aldığı paylaşımın 12 Haziran 2021 tarihli ve “Çok yakında” açıklamasının paylaşımda yer aldığı görüldüğü,
... 6.25 Milyon 66 7 Aralık 2015 20 Ekim 2022
...'da yer alan mevcut paylaşımlarda “...” ibaresinin ilk yer aldığı paylaşımın 29 Ağustos 2021 tarihli ve “(İng.) Çıkış tarihi 4 Eylül” ibaresinin paylaşımda yer aldığı görüldüğü,
Davalı tarafın internet sitesi üzerinden ulaşılan ve davalıya ait olduğu görülen Instagram adlı sosyal medya platformundaki sayfanın incelemesi;
Bağlantı Takip Sayısı Gönderi Sayısı İlk Paylaşım Son Paylaşım
.. 95,7 Bin 267 6 Temmuz 2021 16 Temmuz 2022
Instagram'da yer alan “...” ibaresinin ilk yer aldığı paylaşımın 12 Temmuz 2021 tarihli ve “(İng.) Son oyunumuz... ve...'da yayınlandı. Ücretsiz İndirin” açıklamasının paylaşımda yer aldığı görüldüğünü, davalı firmaya ait “...” ibaresini içeren ve yaygın olarak yukarıda açıklandığı üzere kullanılan formatta isimlendirme ile yayınladığı oyunlar ile bu oyunların indirilme sayılarına bakıldığında başarılı bir oyun serisi olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla benzer isimlendirme formatı ile (... vb.) yeni oyunlar planlamasının ve geliştirmesinin hayatın doğal akışı çerçevesinde olduğu, davalının ... ibareli oyun serisine davalıdan bir yıldan fazla bir süre yayınladığını, bu bakımdan davalı kullanımının haksız rekabet oluşturmadığını, davalının ...: ... ibaresini piyasada kullanımının davacının kullanımından önce olmakla birlikte, davacının ... başvuru nolu ... marka başvurusunun davalının bu kullanımından da daha önce gerçekleştiği, davalının bu ibare üzerinde gerçek hak sahipliğinin söz konusu olamayacağı, bütünsel açıdan değerlendirildiğinde davacının markası ile davalının kullanımın esaslı unsurları ortak olarak aynı mallara yönelik kullanıldığı, hitap edilen ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen Marka uzmanı ..., Sektör bilirkişi ... ve Bilişim uzmanı ...'in hazırladığı 10/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmından özetle; Kök rapordaki kanaatlerin korunduğunu, davalının davacının markasından haberdar olarak aynı ibareleri içeren bir oyun sunmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ederek haksız rekabet oluşturduğu yönünde kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında her ne kadar davalı tarafça ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı markanın hükümsüzlüğü davasının huzurdaki dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de davacı vekili tarafından sunulan belgelerden tespit edildiği üzere yargılama konusu olan markaların farklı olduğu, huzurdaki dava dosyasına konu markanın hükümsüzlüğü talebinin mevcut olmadığı saptanmakla, bekletici mesele yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Huzurdaki dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması, imha ve hükmün ilanı taleplerine ilişkin olup ilk olarak marka hakkına tecavüz istemleri yönünden inceleme yapılmıştır. İşbu talepler kapsamında dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.
SMK'nın 7. maddesine bakıldığında ise; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir. SMK'nın 149. maddesi de; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlık kapsamında ilk olarak SMK'nın 29 ve 7. maddeleri kapsamında davalının “...” ve “...” ibarelerini içeren kullanımlarının davacının ... numaralı tescilli “...” markasından kaynaklanan marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı meselesi tetkik edilmiştir. Davalı taraf ''...” ve “...” kullanımları yönünden gerçek hak sahipliği iddiasında bulunmuş olduğundan dolayı işbu savunmanın irdelenmesi gerekmiştir. Bu kapsamda uygulanması gereken SMK'nın marka tescilinde nispi ret nedenleri başlıklı 6/3 maddesi; ''...Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.'' şeklinde düzenlenmiş olup anılı yasal düzenleme gereğince gerçek hak sahipliğinden bahsedebilmek için söz konusu işaretin tescilsiz olmakla birlikte marka işlevini, dolayısıyla teşebbüsün mal/ hizmetlerinin diğer teşebbüslerin hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlama fonksiyonunu yerine getirmesi veya ticaret sırasında kullanılmakla mal/ hizmetin kaynağını işaret edebilir olması gerekmektedir. Bu kapsamda bir işaret üzerinde hak iddia edebilmek için üçüncü kişinin tescil başvurusundan önce işaretin markasal olarak kullanılması ya da ticaret sırasında kullanılmakla bir ölçüde ayırt edicilik kazanmış olması aranmaktadır. Bununla birlikte teknik incelemede tespit edildiği üzere ...Üzerinde incelemesinde davacının ...: ...'i 04/09/2021 tarihinde ... mağazasına sunduğu, davalının ...'u 22/05/2021 tarihinde ... mağazasına sunduğu görülmüş ise de ... başvuru nolu ... markası için davacının 04/12/2020 tarihinde başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu bakımdan davacının marka başvurusunun davalının kullanımından daha önce gerçekleştiği saptanmakla davalının gerçek hak sahipliği savunmasına cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.
Marka hakkına tecavüz iddiası yönünden yapılan incelemede ise inceleme konusu kullanım ve markaların benzerlik derecesi, inceleme konusu marka ve kullanım kapsamında bulunan mal/hizmetlerin benzerlik derecesi, markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi, inceleme konusu mal/hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin esas alınması gerekmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede tespit edildiği üzere; teknik ve sektörel incelemeyi içerir bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporlar dosya kapsamına uygun ve çelişki içermediği saptanmakla hükme esas alınmaya elverişli bulunmuştur. Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde tespit edildiği üzere; davacının markalarında “... ” ibaresinin olduğu, dikdörtgen çerçeve içerisinde siyah zemin üzerinde sarı şekilde truck yazıldığı, alt kısımda siyah ve kırmızı arka planlarda beyaz yazı ile ... yazıldığı görülmektedir. İngilizce “...” Türkçe’de kamyon simülatörü anlamına gelmekte olup üzerinde kullanıldığı oyunun niteliğini belirttiğinden ayırt ediciliği düşüktür. Bu bakımdan şekil ve ... ibaresinin esaslı unsurlar olabileceği anlaşılmaktadır. Davalının kullanımın da ... ... olduğu, sarı tekerlek üzerine yerleştirildiği görülmektedir. Yine benzer şekilde ... üzerinde kullanıldığı oyunun niteliğini belirttiğinden ayırt ediciliği düşüktür. Markalar karşılaştırıldığında, kullanılan ibarelerin aynı olduğu, yalnızca ... kelimesinin davacının markalarında sonda olduğu, davalının kullanımında başta olduğu ve şekillerde farklılıklar olduğu görülmektedir.
Mal ve hizmet yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; davalı tarafın kullanımlarının davacının markasının tescilli olduğu... sınıfta oyunlarda kullanılması nedeni ile hitap edilen ortalama tüketicinin oyunlar üzerine olması ve teknik bir bilgiyi gerektirmemesi nedeniyle, özel bir tüketici grubu ya da uzmanlık/ihtisas sahibi bir tüketici grubu olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca teknik incelemede oyunların ilk satın almada ücretsiz olduğu görülmekte olup, bu durum hitap edilen tüketicinin göstereceği dikkati de azaltmaktadır. Bütünsel açıdan değerlendirildiğinde, davacının markası ile davalının kullanımın esaslı unsurları ortak olarak aynı mallara yönelik kullanıldığından, hitap edilen ortalama tüketici
nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu kanaati oluşmuştur. Bu gerekçeler ışığında; davanın kabulü ile davalı şirketin “...” ve “...” ibarelerini içeren kullanımlarının davacının ... numara ile tescilli “...” markasından kaynaklı marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve tecavüzün kaldırılmasına, bu bağlamda; davalının “...” ve “..." ibarelerini içeren kullanımlarının her türlü basılı ve elektronik mecrada durdurulmasına, bu kullanımların yer aldığı bütün basılı içeriklerin toplatılarak imha edilmesine,...* ... uzantılı alan adlarına erişimin ülkemizden engellenmesine, karar kesinleştiğinde bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına ilişkin karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf SMK'nın birinci kitabında düzenlenen marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/439 esas, 2023/201 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir.
Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana en iyi giderim imkanı sağlayan SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davalı şirketin davacının ... numarası ile tescilli “...” markasına ilişkin “...” ve “...” ibarelerini içeren kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve tecavüzün kaldırılmasına, bu bağlamda; davalının “...” ve “...” ibarelerini içeren kullanımlarının her türlü basılı ve elektronik mecrada durdurulmasına, bu kullanımların yer aldığı bütün basılı içeriklerin toplatılarak imha edilmesine,
* ... ve * ... uzantılı alan adlarına erişimin ülkemizden engellenmesine, karar kesinleştiğinde bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,
2-SMK'nın marka hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacıların haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine,
3- SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine,
4-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yaptığı 118,60 TL toplam harcın, 4.500,00 TL bilirkişi ücretinin ve 341,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.956,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2024
KATİP HAKİM
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!