WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/479 Esas
KARAR NO : 2024/101

DAVA : Caymaya İtiraz
DAVA TARİHİ : 09/07/2021
KARAR TARİHİ : 26/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Caymaya İtiraz davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin "..." markası ile müzik yapım, yayın ve menajerlik faaliyetleri göstermekte olduğu ve yoğunlukla rap ve hip-hop müzik türlerinde müzik icra eden sanatçılarla çalışmakta olduğunu, davalı ...'un ise "Tepki" takma adıyla müzik sektöründe bilinen ve tanınan bir rap sanatçısı olduğunu, müvekkili ve davalı arasında müzik yapım, yayın ve menajerliğine ilişkin 3 adet sözleşme akdedildiğini, bunların - müzik eseri seslendirilmesi ve kaydedilmesine yönelik 15.08.2018 tarihli seslendirme sözleşmesi, müzik eserlerinin yayınlanmasına ilişkin 05.08.2018 tarihli edisyon sözleşmesi, menajerlik faaliyetlerinin” yürütülmesine ilişkin 16.08.2018 tarihli menajerlik sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı sanatçının, sözleşmeler kapsamında karşılıklı olarak müzik yapım ve yayın faaliyetlerine başladığı, davalı sanatçının seslendirdiği toplam 3 adet albüm, maxi single (birden çok tekli parçanın bulunduğu mini albüm) ve farklı sanatçılarla birlikte seslendirilen ortak albümün, müvekkili tarafından fonogram yapımcısı olarak kaydedildiğini, satış ve yayına sunulduğu, davalının müvekkili tarafından yapım ve yayını yapılan albümlerinin adlarının, ... olduğunu, davalının, yapım ve yayımı yapılan albüm ve müzik eserleri üzerinde eser sahibi ve icracı sanatçı olarak sahip olduğu tüm mali hakları Müvekkiline devrettiği, bu devir işleminin her bir müzik eseri için ayrı ayrı imzalanan fikri hak devir beyanları / muvafakatnamelerle gerçekleşmiş olduğunu, sözleşmeler ve muvafakatnameler doğrultusunda müvekkilinin, FSEK md.49 uyarınca 3 albüm üzerindeki tüm eserlerin haklarını asli iktisap yoluyla edindiğini, müvekkili şirketin, yapılan satışları anlık olarak izlemek, toplanan gelirleri ve sanatçılarına yapılan ödemelerin kaydını tutmak ve görüntülemek için ... üzerinde ... adlı yazılımı kullandığı, bu yazılım ile ilgili kayıtlara hem müvekkili şirket hem de şeffaf bir şekilde ilgili sanatçının anlık ve dijital olarak erişebildiğini, davalının anılan yazılım üzerinden yapılan satışları tüm kırılımlarıyla görebilmekte ve seslendirme sözleşmesi, edisyon sözleşmesi ve menajerlik sözleşmesi ile hak kazandığı ve kendisine ödenen tutarları kontrol edebilmekte olduğunu, müvekkili tarafından davalıya yapılan ödemeleri gösteren tablodan da görüleceği üzere müvekkili şirketin, davalı ile akdettiği sözleşmeler kapsamında, ticari olarak elde edilen gelirlerden Davalıya düşen gelir paylarını ödediği, bununla birlikte müvekkilinin, davalıya avans vermiş ve hatta davalının borçlu olduğu dava dışı üçüncü kişi ...'a, davalının borçlu olduğu 11.500-TL tutarı ödediğini, müvekkili şirketin, sözleşmeler“ kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine ve FSEK md.58 uyarınca devraldığı haklardan faydalanmasına rağmen davalının, ... 18. Noterliği ... yevmiye numaralı ve... tarihli ihtarnamesi ile cayma beyanında bulunduğunu, davalı tarafın keşide ettiği ihtarnamesi içerisinde cayma hakkını, daha önce de, 22.06.2020 tarihinde, kullandığını iddia etse de, buna ilişkin Müvekkiline herhangi bir noter tebligatı ulaşmadığını, kaldı ki, davalı tarafın noter numarasına, yevmiye numarasına ve tebliğ şerhine ilişkin de herhangi bir açıklamada bulunmadığını, davalının cayma beyanına ilişkin ... 18. Noterliği ... yevmiye numaralı ve... tarihli ihtarnamesinin, 23.06.2021 tarihinde müvekkili tarafından tebliğ alındığı ve 4 haftalık yasal süre içerisinde işbu caymaya itiraz davasının açıldığı, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu madde 58'de düzenlenen caymanın koşulları oluşmadığı için davalının cayma beyanının geçersiz olduğunu, geçerli bir cayma işlemi olması ve caymaya bağlanan sonuçların doğabilmesi için Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ("FSEK") md. 58'de yer alan eser üzerindeki mali hakları devralan kişilerin eserlerden faydalanmamasını, faydalanmama sebebiyle eser sahibinin menfaatlerinin esaslı surette ihlal edilmesini, hakları devralan kişilere mehil verilmesi şartlarının bulunması gerektiğini, bu şartların, dava konusu olay ve uyuşmazlıkta gerçekleşmediği, bu nedenle geçerli bir cayma işlemi olmadığı gibi, caymaya bağlanan sonuçların da doğmadığını, FSEK md. 58 düzenlemesi uyarınca cayma hakkının ancak eserden, verilen hak ve yetkilerden faydalanılmaması gerekmekte olduğu, hakları devralan kişi eserden hiç veya gereği gibi faydalanmazsa ancak bu halde eser sahibinin cayma hakkına başvurabileceğini, dava konusu uyuşmazlıkta, tam tersine müvekkilinin yayma hakkını kullanarak yeni dağıtım kanallarına yöneldiği ve azami derecede faydalanmaya özen gösterdiğini, ayrıca davalıya telif ödemesi gerçekleştirdiği ve davalının da, eserden faydalanılması sonucunda maddi menfaat elde ettiği, davalının da haklardan faydalanmama yönünde herhangi bir iddiası bulunmaması nedeniyle cayma hakkının esaslı unsuru bulunmadığını, FSEK md.58/2 düzenlemesi uyarınca; cayma hakkının kullanılabilmesi ve caymanın geçerlilik unsurlarından bir tanesini eser sahibinin hakları devralan kişiye hakları kullanma amacıyla mehil (süre) vermesi olduğunu, eser sahibinin cayma hakkına ilişkin ihtarnamesinde, hakları devralanın eserden faydalanmaya başlaması için işin niteliğine uygun bir süre vermesi gerekmekte olduğunu, Cayma hakkını kullanmadan önce sözleşmeden doğan hakların kullanılması veya kullanım hakkını devir alana uygun bir süre vererek noterden ihtarname gönderilmesi gerektiği, gönderilecek ihtarın herhangi şart öngörmeksizin muhatabın devraldığı hakkı kullanmaya davet içerikli olması gerektiğini, sadece istisnai durumlarda mehil verilmesine gerek olmadığı, bunların imkânsızlık hali, hakları devralanın eserden faydalanmayı reddetmesi veya eser sahibinin menfaatinin esaslı biçimde tehlikeye düşmesi halleri olduğu, istisnai durumların, tespiti yayımlayacak yapımcının akıl sağlığını kaybetmesi, yapımcının eseri dağıtamayacağını açıkça eser sahibine bildirmesi, hit olan bir parçanın yapımı için gelen sözleşme teklifinin mehil süresi beklenir ise kaçırılacak olması şeklinde somutlaştırılabileceğini, dava konusu uyuşmazlıkta, davalının keşide ettiği ... 18. Noterliği ... yevmiye numaralı ve ...tarihli ihtarnamesinde eserden faydalanılmasına ilişkin herhangi bir mehil verilmediğini, davalının menfaatinin esaslı tehlikeye düştüğüne ilişkin de herhangi bir ibare bulunmadığını, davalının cayma hakkını kullanırken kanunun emredici ifadesine uymadan, mehil vermeden ihtarname keşide etmiş olması sebebiyle ortada geçerli bir cayma bulunmadığını, usulüne uygun yapılmış bir cayma ihtarı olmadığı için caymanın sonuçlarının doğmadığını, cayma hakkının genel hukuk kuralı olan Medeni Kanun Md. 2'de yer alan dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerektiği, cayma hakkından çok daha sert ve kesin uygulaması bulunan ruhsat ve hak devir sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması yönündeki geçerlilik şartında dahi, dürüstlük kuralına aykırı olarak öne sürülmesi halinde geçersiz kılındığını, cayma hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanımının ise yine Sayın Mahkemenin takdir alanında olduğunu, “Bu madde metninde geçen “halin icabı”, “münasip bir zaman”, “gereği gibi faydalanmama”, “münasip bir mehil”, “mehil tayinine lüzum olmaması”, “menfaatlerin esaslı surette ihlal edilmesi”, “menfaatlerin esaslı surette tehlikeye düşmesi”, “hakkaniyetin gerektirdiği hal”, “münasip bir tazminat” gibi ibarelerden dolayı maddenin uygulanmasının, bir yandan sektörden uzmanlardan ayrıntılı görüş almayı gerektirmekte, bir yandan da bu kavramların mutlak birer tanımının bulunmaması nedeniyle içerdikleri kısmi belirsizlikten dolayı hâkime geniş takdir hakları tanımakta ve her somut olayda bu hususların titizlikle ve hassasiyetle incelenip değerlendirilmesini gerektirmekte olduğunu, müvekkilin eserlere ilişkin haklarının bizzat davalı ile akdettiği sözleşmeler ve muvafakatlerle almış olmasına, eserlerin dağıtılmasından dolayı davalıya düzenli olarak telif ödemeleri yapılmasına rağmen, davalının cayma hakkını kullandığını öne sürmesinin açıkça kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının maddi menfaat elde etmesine rağmen sonradan caymaya ilişkin ihtarname göndermesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, Cayma hakkının uzun bir süre sonra kullanılmasının kötüniyetli ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davalı tarafın, keşide ettiği ihtarname ile ...ve (III) "..." adlı müzik albümlerinde yer alan tüm eserleri müvekkilinin haksız olarak kullandığını, müvekkilinin hak sahibi olmadığını iddia ettiği, halbuki müvekkilinin, akdedilen sözleşmeler ve muvafakatnameler ile eserler üzerindeki mali hakları devralmış ve manevi hakları kullanma yetkisini edinmiş olduğunu, FSEK md. 49 uyarınca müvekkilinin, hakları aslen iktisap etmiş olduğunu, davalı tarafın bu iddiaları sebebiyle ayrıca müvekkilinin albümleri üzerindeki mali hakların sahibi olduğunun tespitini talep etme zorunluluğu doğduğu hususlarını beyan ederek davalının bildirdiği caymanın/feshin geçersizliğinin tespitine, ...", ve (III) "..." adlı müzik albümlerinde yer alan tüm eserleri üzerinde davalının eser sahibi ve icracı sanatçı olarak sahip olduğu hakların müvekkiline devredilmiş olduğunun, müvekkilinin eserler üzerindeki mali hakların sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilmesine karşın davaya cevap vermediği tespit edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; FSEK 58. maddesi kapsamında caymaya itiraz istemine ilişkindir.
İtiraza konu ... 18.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ödemelerin hesap döküm özetlerinin kayıtları ... T.A.Ş. Genel Müdürlüğü'nden celp ve tetkik edilmiştir.
Davalı ...'a "..." ve "..." adlı albümler için ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin ...'den , ...'den, ...'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı tarafça sunulan delil niteliğindeki albüm gelirlerini ve ödemelerini gösteren ... Yazılımı ekran görüntüleri, davalı'ya ait albümlerin afiş, tanıtım malzemeleri ve haberler, banka kayıtları ve dekontlar, protokol ve ödeme belgeleri sunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından sunulan delil niteliğindeki ... 56. Noterliği ..., ..., ... ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnameler ve ... 56. Noterliği ..., .., ... ve ... Yevmiye numaralı ihtarnameler ile tebliğ şerhlerinden oluşan belgeleri sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen müzik sektör bilirkişi ..., FSEK-Marka uzmanı bilirkişi ... ve sözleşmeler konusunda uzman - akademisyen ...'ın 09/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle;...isimli albümde yer alan, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” isimli eserler ve “...”, “..., “...”, “...”, “...”, “...”, ..., “...”, “...” isimli eseler üzerinde davalının eser sahibi ve icracı sanatçı olarak hin olduğu haklarını davacıya FSEK mad. 52'ye uygun olarak devrettiğini, davalı tarafından davacıya keşide edilen ... 18. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde, “taraflar arasında 06.08.2018, 10.08.2018 ve 16.08.2018 tarihli Edisyon Sözleşmesi, Menajerlik Sözleşmesi ve Seslendirme Sözleşmesi imzalandıktan sonra, davacı bünyesinde ... isimli ümde yer alan, “...”, “...”, “...”, “...”, "...”, isimli eserler, Merhem adlı albümde yer alan “...” “...”, “...” ve “...”, “...”, isimli eserlerin meydana getirildiği ve icra edildiğinin” beyan edildiği, ancak dosya kapsamında bu eserlere ilişkin herhangi bir mali hak devri belgesi/muvafakatnamenin mevcut olmadığını, davacının kendisine devredilen mali haklardan gereği gibi faydalandığı ve dava konusunu davalının bildirdiği caymanın geçersiz olduğunu, sözleşmeye aykırılık yönünden yapılan incelemelerde, davacı tarafın asli ediminin, davalının mali haklarını devralması karşılığında bir ödeme yapması olduğu, heyetimizde muhasip üye bulunmamakla birlikte, sözleşmede ödemelerin yapılacağı hesabın bulunduğu dava dişi ... A.Ş.'den gelen hesap hareketlerinden görüldüğü üzere, davacının çeşitli tarihlerde ve miktarlarda davalı tarafa ödemeler yaptığı ve edimini ifa ettiği, bu yönüyle davacının sözleşmeye aykırı eylem ve davranışlarının varlığından söz etme olanağı bulunmadığını, davalı taraf cevap dilekçesi sunmamakla birlikte, gönderdiği ihtarnamede “aşırı yararlanma” iddiasında bulunmuş olsa da sözleşmenin tetkikinde aşırı yararlanma iddiasını destekler mahiyette maddelere rastlanılmadığını, bu yönüyle sözleşmeye aykırılıktan yahut sözleşmenin geçersizliğinden bahsetmenin mümkün olmadığının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen müzik sektör bilirkişi ..., FSEK-Marka uzmanı bilirkişi ... ve sözleşmeler konusunda uzman - akademisyen...'ın 07/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmından özetle; “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, isimli eserlerin davalının eser sahibi ve/veya icracı sanatçı sıfatıyla işleme, çoğaltma, yayma, il, umuma iletim mali haklarını davacıya FSEK mad.S2'ye uygun olarak devrettiğini, 16.08.2018 tarihli Seslendirme Sözleşmesine göre davalının icracı sanatçı olarak 5 adet albüm içeriğine yönelik olarak mali haklarının devrini 5 yıllığına taahhüt ettiğini, kök raporda belirtilen Davacının kendisine devredilen mali haklardan gereği gibi faydalandığı ve dava konusunu davalının bildirdiği caymanın geçersiz olduğu yönünde kanaatin korunduğu sözleşmeye aykırılık yönünden kök rapordaki yer alan kanaatimizi değiştirmeye elverişli bilgi ve belgelerin sunulmadığını, bu yönüyle kök rapordaki kanaatlerinin değişmediği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada ... 18. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli cayma/fesih beyanının geçersiz olduğunun ve davacı şirketin (I) "...", ve (III) "..." adlı müzik albümlerinde yer alan tüm eserlerin mali hak sahibi olduğunun tespiti istemi ileri sürülmüş olup davacı vekilince, davalı tarafın keşide ettiği ihtarnamesi içerisinde cayma hakkını, daha önce 22/06/2020 tarihinde, kullandığını iddia etse de buna ilişkin davacıya herhangi bir noter tebligatı ulaşmadığının beyan edildiği görülmüştür. Bu kapsamda yargılama sırasında hakim değişikliğinin de gerçekleşmesi aşamasında yapılan tetkik neticesinde; HMK'nın 31. maddesi gereğince görülen lüzum üzerine, davalı vekiline davaya konu ihtarname metninde yer alan ve davalı yanın rapora itiraz dilekçesinde betimlenen ancak dosyada mübrez olmadığı anlaşılan cayma beyanının yer aldığı iddia edilen 22/06/2020 tarihli ... 56. Noterliğinin ..., ..., ... ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnameleri ile davacı taraf tebliğ edildiği tarihi gösterir şekilde tebliğ şerhlerini ibraz etmek üzere 2 aylık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut dosya ve delil durumuna göre değerlendirme yapılacağının ihtarına karar verilmiş olup süresi içerisinde anılı ihtarname ve tebliğ şerhlerinin ibraz edildiği görülmüştür.
Cayma hakkı 5846 sayılı FSEK'in 58.maddesinde; '' Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.
Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur.
Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz.
İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat isteyebilir.
Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermeyanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür.'' şeklinde düzenlenmiş olup anılı Kanunun 58/3.maddesinin ikinci cümlesine göre cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamayacaktır. Kanunda öngörülen bu süre hak düşürücü süre olup konunun öncelikle bu yönden ele alınması gerekmektedir. Nitekim Kanunda belirtilen süre, söz konusu hak kullanılmaksızın geçirildiği takdirde hakkın özü son bulduğundan dolayı hak düşürücü süre niteliğindedir. Hak düşürücü süreler genel anlamda hukuki bir durumun daha hızlı çözüme kavuşturulmak istendiği hallerde öngörülmüştür. Bu nedenle, kanunda belirtilen hak düşürücü süreler çok uzun zaman dilimlerini içermemektedir ve hak düşürücü sürenin geçmesi ile hak sona ereceğinden, hak düşürücü süre savunması itiraz niteliğindedir. Taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bunun yanında, taraflar ileri sürmese dâhi hakim re’sen inceleme yaparak hak düşürücü sürenin aşılıp aşılmadığını tespit edebilecektir. Bu kapsamda yapılan incelemede tespit edildiği üzere yanlar arasındaki sözleşmeler yönünden 22/06/2020 tarihli ... 56. Noterliğinin ihtarnameleri kapsamında 24/06/2020 tarihli sözleşme adresine yapılan tebliğ ile (kısa kararda sehven 24/06/2021 tarihinin yazıldığı görülmüş ise de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmaması amacı ile HMK'nın 304. maddesi gereğince hükmün tashihi yolu ile yazı hatasının resen düzeltilmesi gerekmiştir.) cayma hakkının kullanıldığı ve 4 haftalık yasal süreden sonra işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; tebligatta yer alan adres davacı şirketin sözleşmelerdeki adresi ile aynı adrestir. Davacı tarafça yeni adres bildirildiğine ilişkin herhangi bir savunmada bulunulmamış olmakla davacının sözleşme adresine yapılan tebligatın geçerli olduğu kabul edilmiştir. (Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2019/443 esas, 2019/1847 karar sayılı kararı) Tüm bu gerekçeler ışığında hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Taraflar arasındaki sözleşmeler yönünden 22/06/2020 tarihli ihtarname kapsamında 24/06/2021 tarihli sözleşme adresine yapılan tebliğ ile cayma hakkının kullanıldığı, dört haftalık yasal süreden sonra işbu davanın ikame edildiği anlaşılmakla davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır