T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/503 Esas
KARAR NO : 2024/12
DAVA : FSEK - Tecavüzün Tespiti, Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 09/09/2021
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tecavüzün Tespiti, Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır müzik sektöründe faaliyet göstermekte olup bu sektörde yapımcılık, menajerlik ve edisyon hizmeti başta olmak üzere birçok alanda çalıştığını ve ...Ltd. Şti. isimli şirketin sahibi olduğunu, davacının mesleki faaliyeti kapsamında müzik sektöründe ... olarak bilinen merhum sanatçı ...'in eser sahibi sıfatını haiz olduğu müzik eserlerinin mali haklarını merhum sanatçının mirasçılarından devralmış olup halihazırda söz konusu eserlerin mali hak sahibi sıfatının davacıya ait olduğunu, dolayısıyla davacının; hem bu eserlerin kullanımına ilişkin gerekli izinleri verme hem kullanımların karşılığı olan bedelleri belirleme ve eser sahipleri adına tahsil etme hem de bu eserlere ilişkin bir hak ihlali durumunda yasal yollara başvurma yetkisine münhasıran sahip olduğunu, davalı ... A. Ş.'nin ise Türkiye'nin en popüler yarışma programları olan ve tüm Türkiye tarafından heyecanla takip edilen "...", "...", "..." ve "..." isimli yarışma programlarının yapımcılığını yapmakta olup, söz konusu yarışma programları davalı ... A.Ş.'nin "..." adlı TV kanalında yayınlandığını, bu yarışmalarda sergilenen performansların ise hem ... (...) TV Yayıncılık A.Ş.'nin sahibi olduğu "..." alan adlı intemet sitesinde hem de ... A.Ş.'nin sahibi olduğu "...” alan adlı internet sitesinde yayınlanmakta ve bu şekilde davalılar tarafından özellikle internet sitelerine aldıkları reklamlar sayesinde ayrıca gelir elde edildiğini, davacının mali hak sahibi olduğu müzik eserlerinin, Davacıdan hiçbir izin alınmaksızın ve bedel ödenmeksizin davalı ... A.Ş.'nin "..." adlı TV kanalında yayınlanan ve davalı ... A.Ş.'nin yapımcılığını üstlendiği "..." isimli yarışma programında toplamda 15 kez kullanıldığını, ayrıca, haksız ve hukuka aykırı bu kullanımların hem bant yayını hem de tekrar yayınlar olmak üzere birden fazla kez gerçekleştirildiğini, bu kullanımların aynı zamanda hem davalı ... Yayıncılık A.Ş.'nin sahibi olduğu "..." alan adlı internet sitesinde hem de davalı ... A.Ş.'nin sahibi olduğu “...” alan adlı internet sitesinde paylaşıldığını, huzurdaki uyuşmazlığa ilişkin gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri esnasında davalıların talebi üzerine, taraflarınca mali hakları ihlal edildiği tespit edilen müzik eserlerinin listesi, uyuşmazlığın adil bir şekilde çözüme kavuşabilmesi adına davalılar ile paylaşılmış olup işbu listenin paylaşılması akabinde söz konusu videoların büyük bir kısmı davalılar tarafından yukarıda belirtilen internet sitelerinden kaldırıldığını, işbu dilekçenin ekinde sunulan listedeki linklerin ise taraflarınca çok daha önce, videoların davalılar tarafından silinmeden tespit edilmiş ve toplanmış olduğunu, Programlara katılan yarışmacıların davacının mali hak sahibi olduğu müzik eserlerini yarışma sırasında, umumi mahalde izinsiz olarak icrası ve seslendirmesi açıkça temsil hakkını ve çoğaltma hakkını ihlal ettiğini, bu performansların davalılara ait TV kanalında yayınlanması ve internet sitelerinde paylaşılması suretiyle çoğaltma ve umuma iletim haklarının ihlal edildiğini, bunun yanı sıra, müzik eserinin başka bir eser (sinema eseri) niteliğinde olan TV programında kullanılması yani TV programına senkronize edilmesi suretiyle de açıkça 5846 sayılı FSEK m.6/3 uyarınca işleme hakkı kapsamında olan senkronizasyon hakkının ihlal edildiğini, davalılar tarafından yukarıda bahsi geçen kullanımların gerçekleştirilmesi sırasında, mali hak sahibi olan davacıdan hiçbir şekilde izin alınmadığını belirtmiş, davacının eserler üzerindeki mali haklarına gerçekleştirdikleri tecavüzün tespitini, hukuka aykırı kullanımlar nedeniyle, 5846 sayılı FSEK m.68 uyarınca "sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlası" şeklinde hesaplanmak suretiyle tespit edilecek bedelden; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren (her bir eser için yayın tarihi olmak üzere) yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; FSEK 10. Maddesi Hk. İtirazların dava konusu 4 şarkı olduğunu, davacının bu şarkıların bestecisi olup ("..."ün 1/2), söz yazarı farklı olduğunu davaya dahil olmadığını, bu durumda, dava dışı söz yazarı ile davacı arasında birlikte eser sahipliğinin söz konusu olduğunu, eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi olduğundan, FSEK 10/2. madde gereği, davacının tek başına tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, bu nedenle, dava şartlarından olan aktif dava ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılması gerektiğini, daha önceki benzer davalarda, kullanımlardan 4-5 yıl sonraki emsallerin dikkate alındığı görüldüğünü, bu durumun, içtihatlara aykırı bulunmuş ve bozma nedeni sayılmış olduğunu, esasa dair cevaplarında; dava konusu yarışma programlarında, yarışmacıların performans sergilemekte ve oylama neticelerine göre elenmekte veya yarışmaya devam ettiklerini, bu nedenle, dava konusu yayınların yarışma programları olduğu için kısa sürede güncelliğini yitirmekte ve gerek TV'de gerekse başka mecralarda diziler gibi defalarca yayınlanmadığını, eserlere ilişkin tarifelerin tespitinde FSEK'un 42/A maddesi uyarınca; ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları dikkate alınarak makul seviyede belirlenmesi, eserin yayımı ve kullanıldığı sektörleri tahrip edici, üretimini engelleyici, genel kabul görmüş uygulamalara zarar verici etki yaratmaması, rekabeti bozucu şartlar oluşturmaması, eserlerin kullanım ve iletim sıklığı gibi hususların dikkate alındığını, davalı ... bakımından cevaplarında dava dilekçesinde, davacının talebine dayanak 68. maddenin 1. fıkrasında “sözleşme yapılmış olması halinde” düzenlemesi ile farazi sözleşme talep edildiğini, böylece farazi sözleşme ilişkisi ile, "..." yayınlanan dava konusu eserlerin "hak sahibi" yapımcı sıfatı ile diğer davalılar olduğunu, FSEK 80/1/B/1. maddesinde; "Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir." düzenlemesi olduğunu, gerek içtihatlar ile doktrin, gerekse 80. madde kapsamında davalı ile diğer davalılar farazi sözleşme ile hak sahibi olacağından, özellikle umuma iletim dahil her tür benzeri hakkına sahip olduğunu, bu nedenlerle, davacının internetten tekrar yayını için ayrı bedel talep edilemeyeceğini, FSEK 68/1 maddesi gereği farazi sözleşme ve rayiç bedel talep edildiğine göre, sadece TV ana yayını için bir rayiç bedel belirleneceğini, TV'lerin internet siteleri mevcut olup umuma arz etikleri tüm yayınların tekrar yayınlarının arşivlendiğini, bu durumun, yeni bir yayın olmadığı ve tekrar yayın olduğu için, emsal rayiçler tüm internet arşivlerini de kapsadığını, diğer yönden, yeni bir yayın olmayıp tekrar yayın olduğu için, davacının farazi sözleşme iddiası ile ikinci bir ücret talebinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, dava konusu eserin, umuma iletiminin ...'de gerçekleştiğini, Youtube da dahil, internette yayınlandığı taktirde, ...'in yayınlarından alınarak tekrarının yeniden yayınlanması suretiyle Umuma iletildiğini, böylece program daha önce alenileştiği için yayma hakkının tükendiğini, bu yönden de, davacının internet tekrar yayını için bedel isteyemeyeceğini, ... internet sitesinde dava konusu ile ilgili olarak, bir yayının mevcut olmadığını, yayın olsa dahi yukarıdaki sebeplerle, hukuken bir talepte bulunulamayacağını, kaldı ki, internet sitelerindeki yayınların sadece arşiv ve/veya tekrar yayınları olduğunu, ... A. Ş bakımından davanın usulen reddinin talep edildiğini, davacının, dava dilekçesinde eski tarihli eserlere yer vermiş olduğunu, davacının maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirtmiş, davanın zamanaşımından ve esastan reddini, tecavüzün tespiti ve maddi tazminat taleplerinin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalıların, hukuka aykırı bir şekilde FSEK m.10/2 uyarınca davacının aktif dava ehliyetinin incelenmesi gerektiğini ifade ettiklerini, davacının mali haklarını devraldığı ..., dava konusu "..." adlı eserlerinin bestecisi konumunda olduğunu, bir müzik eserinin güfte ve bestesinin farklı kişiler tarafından meydana getirilmesinin mümkün olduğunu, bu durumda birden fazla kişinin müşterek anlamda eser sahipliğinin söz konusu olduğunu, bu durum FSEK m.9'da, "Birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır." şeklinde ifade edildiğini, müşterek eser sahipliğinin söz konusu olduğu durumlarda her bir eser sahibinin kendi meydana getirdiği kısma yönelik tecavüzlere karşı hukuki yollara başvurabildiğini, dolayısıyla dava konusu eserlerin besteleri üzerinde mali hak sahibi olan davacının, davalılar tarafından gerçekleştirilen tecavüzlere karşı dava açma hakkı bulunmakta olup bunun için ayrıca söz yazarının davaya dahil edilmesi gerekmediğini, davacının mali hakları devraldığı ...'in dava konusu eserlerde tek başına besteci olduğu durumlarda söz konusu müzik eserinin 9050'si üzerinde mali hakka sahip olduğunu, tek başına beste sahibi olmadığı durumlarda da 9625 oranında mali hakka sahip olduğu dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerektiğini, bu hususun davacının dava açma ehliyetini etkilemediğini, davalıların cevap dilekçesinde alıntı yaptıkları Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/238 E., 2018/7933 K. sayılı ve 13.12.2018 tarihli kararda; FSEK m.10/2 kapsamında "ayrılmaz bir bütün teşkil eden" eserlerden bahsedilmiş ve bu kapsamdaki eserler yönünden eser sahipliği değerlendirilmiş olup söz konusu kararın huzurdaki dava konusu ile ilgisi bulunmadığını, Farazi sözleşme gereği hak sahibinin "..." dışında diğer davalılar olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, kanunda geçen "farazi sözleşme" ifadesinin yalnızca bir hesaplama yöntemini ifade ettiğini, ancak taraflarınca farazi sözleşme ilişkisi kurulması değil üç kat bedelin ödenmesinin talep edildiğini, huzurdaki davanın sözleşme yapılmasına ilişkin bir dava olmayıp, bedel ödenmesi talepli bir dava olduğunu, bunun yanı sıra, söz konusu kanun maddesinde geçen "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin" ifadesi yalnızca bir hesaplama yöntemi olup, mahkemeye bedel tespiti yapılırken başvurabileceği ve dikkate alabileceği seçeneklerden biri olarak sunulduğunu, sektörde ve uygulamada lisans sözleşmesi yapılırken eserin hangi mecralarda, hangi sürelerle ve kaç kez kullanılacağı vb. durumların tamamı göz önünde bulundurulmakta ve lisans bedeli de buna göre tespit edildiğini, nitekim eserlerin kullanıldığı her bir mecra kullanana ayrıca ekonomik gelir sağlamakta olup, bu husus da lisans sözleşmeleri yapılırken göz önünde bulundurulduğunu, dolayısıyla eserlerin kullanıldığı mecralara göre de lisans bedeli her bir mecra için ayrıca belirlendiğini, bu sebeple davacının mali hak sahibi olduğu eserlere ilişkin olarak gerçekleştirilen tecavüz eylemleri nedeniyle, kanuna ve sektördeki uygulamalara uygun olacak şekilde eserlerin kullanımının gerçekleştirildiği her bir mecra için ayrı bedel belirlenmesi gerektiğini, "farazi sözleşme" ilişkisi kurulacağı görüşünde olunması durumunda dahi "..." dışındaki diğer davalıların eserler üzerinde hak sahibi olması mümkün olmadığını, davalıların iddia ettiği (davacı tarafından kabul edilmeyen) farazi sözleşme ilişkisi henüz kurulmadan "..." alan adlı sitede eserlerin yayınlandığını, davalılardan her birinin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, dolayısıyla her bir davalının, eserlerin kullanımından ayrı ayrı ekonomik gelir elde ettiklerini, yine, davalıların iddia ettiği şekilde dava konusu yayınların güncelliğini yitirdiği iddiası da kabul edilemez olduğunu, söz konusu yarışma programlarının en eski bölümleri dahi halen güncel olup, ilgiyle takip edildiğini, "..." alan adlı sitede dava konusu müzik eserlerine ilişkin bir yayın mevcut olmadığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, talepleri doğrultusunda karar verilmesi halinde kanunun amacına uygun olarak eserlerin korunmasının sağlanacağını, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı iddiasının kabul edilemeyeceğini, mali haklara tecavüz oluşturan fiiller süreklilik taşıyorsa tecavüz niteliği taşıyan fiillerin sona erdiği tarih zamanaşımı başlangıcı olarak dikkate alınmakta olup tecavüz teşkil eden bu fiiller devam ettiği sürece zamanaşımının da işlemeyeceğini belirttiğini, aktif husumet ve zamanaşımı itirazlarının reddini, davacının eserler üzerindeki mali haklarına gerçekleştirdikleri tecavüzün tespitini, hukuka aykırı kullanımlar nedeniyle, 5846 sayılı FSEK m.68 uyarınca "sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlası" şeklinde hesaplanmak suretiyle tespit edilecek bedelden, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itbaren (her bir eser için yayın tarihi olmak üzere) yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmistir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu yarışmanın ...'de yayınlanmak üzere üretilmiş bir program olduğunu, dolayısıyla davaya konu yarışmanın ana yayın yerinin ... yayın kanalı olduğunu, yayın tekrarları ise aynı diğer yayıncı kuruluşlarda olduğu gibi, Youtube dahil internet sitelerinde yayınlandığını, bir başka ifade ile davaya konu yarışmanın web sitelerinde yayınlanmak amacıyla üretilmediğini, bu nedenle, internet yayınları yönünden davanın reddinin gerektiğini, ayrıca cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ettiklerini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacının mâli hak sahibi olduğunu belirttiği musiki eserlerinin davalılar tarafından izin alınmadan ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılması sebebine dayalı olarak mâli haklara tecavüzün tespiti, FSEK 68.maddesi uyarınca rayiç bedelin üç kat fazlası oranında ve belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 8000-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her bir eser için yayın tarihi olmak üzere yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemlerine ilişkindir.
Davaya konu ( ''...'' isimli 4 adet şarkı) musiki eserlerine ilişkin merhum ...'in mirasçıları ile davacı arasında akdedilen mali hak devir sözleşmeleri, davaya konu müzik eserlerinin kullanıldığı program görüntülerini içerir USB, davaya konu müzik eserlerinin kullanıldığı program ve yayın tarihlerini içerir liste, ... kayıtları, davaya konu müzik eserlerinin yayımlandığı internet sayfalarının linklerini içerir liste ve ekran görüntülerine delil olarak dayanıldığı görülmüştür.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; "...", "...", "...", "..." isimli musiki eserlerine ilişkin eser işletme belgesi ve ekleri celp ve tetkik edilmiştir.
Davalılar vekili tarafından cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de mâli haklara tecavüz oluşturan fiillerin sona erdiği tarihin zamanaşımı başlangıcı olarak dikkate alınması gerekmekte olup FSEK kapsamında özel bir zamanaşımı süresi belirtilmediğinden uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 72. maddesi gereğince tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağından dolayı somut olayda müzik eserlerinin davalı mecralarında yayınlanma tarihleri itibari ile anılı zamanaşımı sürelerinin dava tarihi itibari ile dolmadığı anlaşılmakla; davalıların zamanaşımı savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır.
Tahkikat aşamasında teknik ve mâli incelemenin gerekli olması nedeni ile bilirkişi incelemesi icrasına karar verilmiş olup bu kapsamda mahkememizce görevlendirilen FSEK uzmanı ..., sektör uzmanı ... ve bilişim uzmanı ...' in sunmuş olduğu 26/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davaya konu ..., ..., ...isimli 4 adet şarkının melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları, dosyada mübrez Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü kayıtlarından davaya konu ...,..., ... isimli müzik eserlerinin bestecisinin ...olduğunun belirtilmesi karşısında ...'in FSEK 11/1'deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu kanaatine varılmıştır. ... Eserleri eser için ise dosyada mübrez kayıtlara göre ...'in bestenin /4 oranında eser sahibi olduğu diğer bestecinin ...'a ait olduğu, Dosyada mübrez ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı mirasçılık belgesine göre ...'in mirasçılarının ..., ...ve ... olduğu, bu mirasçıların sırasıyla ... 16 Noterliğinin ..., ... 22.Noterliğinin...ve ... 22.Noterliğinin... sözleşmeri ile miras bırakanalarına ait..., ..., ... eserlerin mali haklarını davacıya devrettikleri dikkate alındığında Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla yetkili mali hak sahibi olduğu, Davacının dosyaya sunmuş olduğu USB içeriğinde, ...'de yayınlanan “...” adlı yarışma programında davaya konu şarkıların toplam 15 adet;... 3 adet, ...x 4 adet, ... x 7 adet, ... x 1 adet olarak yayınlanmış televizyon programı kayıtları olduğu, yayınların geçmiş tarihli yarışma kayıtları olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde yer alan 29 adet internet sitesi adresindeki içeriklerin ise yayından kaldırılmış olduğunun tespit edildiği, ihlal edilen mali hakkın FSEK 24 çerçevesinde temsil hakkı olduğu, davacının ...yayınları için talep edebileceği telif bedelinin; ... için 3 x 1000 TI -3000 TL, ... 4 x 1000 TL -4000 TL, ... için 1 x 1000 TI - 1000 TL , ... için 7 x 1000/2- 3500 TL olmak üzere toplam 11500 TL olabileceği, bu bedelin FSEK 68 çerçevesinde 3 katının talep hakkı konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
FSEK uzmanı ..., sektör uzmanı ... ve bilişim uzmanı ...'in sunmuş olduğu 15/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; Davaya konu ..., ..., ... ve ...isimli 4 adet şarkının melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları, dosyada mübrez Külür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü kayıtlarından davaya konu ..., ..., ... isimli müzik eserlerinin bestecisinin ... olduğunun belirtilmesi karşısında ...'in FSEK 11/1'deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu kanaatine varılmıştır. ... Eserleri eser için ise dosyada Mübrez kayıtlara göre ...'in bestenin /2 oranında eser sahibi olduğu diğer bestecinin ...'a ait olduğu, Dosyada mübrez Fatih...Sulh Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı mirasçılık belgesine göre ...'in mirasçılarının ..., ... ve ... olduğu, bu mirasçıların sırasıyla ... 16 Noterliğinin ... ... 22.Noterliğinin ... ve ... 22.Noterliğinin ... tarihli devir sözleşmeri ile miras bırakanalarına ait ...,..., ... ve ...eserlerin mali haklarını davacıya devrettikleri dikkate alındığında Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla yetkili mali hak sahibi olduğu, davacının dosyaya sunmuş olduğu USB içeriğinde, ...'de yayınlanan “...” adlı yarışma programında ve Davacının dava dilekçesi ekinde yer alan 29 adet internet sitesi adresindeki içerikleri ekran görüntülerinden yola çıkılarak İlgili eserlerin “....com.tr ve ...” isimli internet sitelerinde geçmişte yayınlanmış olduğu, ihlal edilen mali hakkın FSEK 24 çerçevesinde temsil hakkı olduğu, kök raporda belirtilen kullanımlar ile yukarıda 29 adet internet kullanımı birlikte tekrar değerlendirildiğinde her bir davalı açısından ayrıştırma yapıldığında: ... YÖNÜNDEN; televizyon kullanımları için; ... için 3 x 1000 TL -3000 TL, ... 4 x 1000 TL -4000 TL, ... için 1 x 1000 TI - 1000 TL , ... 7 x 1000/2- 3500 TL olmak üzere toplam 11500 TL olabileceği, ... internet kullanımları için ise; ... 4 x 1000 TL - 4.000 TL, ...için 3 x 1000 TL - 3.000 TL, ... 6 x 500 TI - 3.000 TL, ... için 1 x 1000 TI - 1000 TL olmak üzere toplam 11.000 TL olabileceği, Neticeten...yönünden talep edilebilecek toplam bedelin 22.500 TL olabileceği, ... yönünden; ... 4 x 1000 TL— 4000 TL, ... 3 x 1000 TL - 3.000 TL, ... 7 x 500 TL- 3.500 TL, ...için 1 x 1000 TL - 1.000 TL olmak üzere toplam 11.500 TL olabileceği bu bedellerin FSEK 68 çerçevesinde 3 katının talep hakkı konusundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin huzurdaki belirsiz alacak davası kapsamında 26/07/2023 havale tarihli talep arttırım dilekçesi ile davalılardan talep ettiği 8.000-TL alacak talebini arttırarak 102.000-TL'ye yükselttiği ve bu miktar üzerinden nispi harcı ikmal ettiği görülmüştür.
Huzurdaki davada eser sahibinin (...) mirasçıları ile yapılan devir sözleşmeleri kapsamında mâli hak sahibi olduğu tespit edilen davacı tarafından, ( ..., ..., ... ve ... isimli 4 adet şarkı) FSEK 1/B ve 3. maddesi kapsamında musiki eseri vasfını haiz olduğu saptanan davaya konu anılı eserlerin izin alınmaksızın ve bedel ödenmeksizin davalı ...A.Ş.'nin "..." adlı TV kanalında yayınlanan ve davalı ... A.Ş.'nin yapımcılığını üstlendiği "..." isimli yarışma programında toplamda 15 kez kullanıldığı, ayrıca kullanımların hem bant yayını hem de tekrar yayınlar olmak üzere birden fazla kez gerçekleştirildiği, davalı ... A.Ş.'nin sahibi olduğu "..." alan adlı internet sitesinde hem de davalı ... A.Ş.'nin sahibi olduğu "..." alan adlı internet sitesinde paylaşıldığı iddiası ile mâli haklarına tecavüzün tespiti ile FSEK 68.maddesi uyarınca rayiç bedelin üç kat fazlası oranında maddi tazminat isteminin mevcut olduğu görülmüştür.
Dosyada mübrez Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü kayıtlarından tespit edildiği üzere; davaya konu ''..., ..., ...'' isimli müzik eserlerinin bestecisinin merhum .... olduğu, FSEK 11/1’deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, aksi yönde herhangi bir savunma ve delilin mevcut olmadığı, ''...'' eseri için ise dosyada mübrez kayıtlara göre ...’in bestenin ½ oranında eser sahibi olduğu, diğer bestecinin... olduğu görülmüş olup davalıların FSEK 10/2 maddesi gereğince davacı tarafın aktif dava ehliyetini haiz olmadığı savunulmuş ise de FSEK 10. maddesi; ''Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.'' şeklinde düzenmiş olup anılı yasal düzenleme gereğince davacının somut uyuşmazlık kapsamında tek başına dava açma hakkını ve bu kapsamda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 53. maddesi kapsamında dava takip yetkisini haiz olduğu saptanmıştır.
Teknik ve mâli inceleme kapsamında ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınmaya elverişli bulunan kök ve ayrıntılı hesaplamanın yapıldığı ek rapor içeriğinde tespit edildiği üzere davacının dosyaya sunmuş olduğu USB içeriğinde, ...’de yayınlanan “...” adlı yarışma programında davaya konu şarkıların toplam 15 adet olup ... x 3 adet, ...x 4 adet, ... x 7 adet, ... x 1 adet olarak yayınlanmış televizyon programı kayıtları olduğu, yayınların geçmiş tarihli yarışma kayıtları olduğu, dava dilekçesi ekinde yer alan 29 adet internet sitesi adresindeki içeriklerin ise yayından kaldırılmış olduğunun tespit edildiği, tekrar yapılan incelemelerde dosyaya sunulan ekran görüntüleri detaylıca incelendiğinde toplamda “29 adet adreste (14 adet "...", 15 adet "...")” ... ve ... isimli internet sitesinde yayınlanmış ses yarışma kayıtlarına ait olduğu, ... 4 kez ... internet sitesi, 4 kez ... sitesinde, ...3 kez ... internet sitesi 3 kez ... sitesinde,
... 6 kez ...sitesinde 7 kez .... sitesinde, ...1 kez TV sitesinde 1 kez ... sitesinde yayınlandığının tespit edildiği, adreslerde bulunan içeriklerin yayından kaldırılmış olduğu, güncel olarak yayında olmayan eserlerin ekran görüntülerinden yola çıkılarak ilgili eserlerin “... ve ...” isimli internet sitelerinde geçmişte yayınlanmış olduğu ve sonrasında yayından kaldırılmış olunduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu musiki eserlerinin yarışmada icrası sureti ile musiki eserinin söylenmesi ve seslendirilmesi FSEK 24. maddesinde düzenlenen eser sahibinin mâli hakları arasında düzenlenen temsil hakkı kapsamında kalmaktadır. FSEK 24. maddesi; ''Bir eserden doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Temsilin umuma arz edilmek üzere vuku bulduğu mahalden başka bir yere teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir. Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek
birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamaz. Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır.” şeklinde düzenlenmiş olup televizyon kanalındaki ve internet sitelerindeki yayınlarda musiki eserinin başka bir kişi tarafından seslendirilebilmesi sureti ile dinleyici veya seyircilere okumak suretiyle sunulması, bu kapsamda doğrudan temsili için, eser sahibi veya mirasçılarından izin alınması gerekli olmakla birlikte dosyada bu hususa ilişkin herhangi bir izin bulunmadığından davalıların eyleminin, mâli hakları mirasçılardan sözleşme ile devralan davacının FSEK 24. maddesi kapsamında düzenlenen temsil hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ilişkin karar verilmesi gerekmiştir.
Temsil hakkına tecavüzün saptanması nedeni ile bir sonraki aşamada tazminat talebinin tetkiki gerekmiş olup FSEK 68. maddesine dayalı rayiç bedelin üç katı tutarında istem mevcut olmakla tatbiki gereken FSEK 68. maddesinin; ''Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Yargıtay 11. HD'nin istikrar arz eden kararlarında belirtildiği üzere; telif bedelinden doğan zararın hesabı yapılırken, bu hususta öncelikle varsa emsal sözleşmeler kullanılarak rayiç bedelin belirlenmesi, emsal sözleşme bulunmaması halinde, yine tarifelerden bağımsız olarak, dinleti yapılan umuma açık mahallin niteliği, dinleti olasılık ve sıklığı ile dinleti amacı da gözetilerek alanında uzman bilirkişilerin görüşleri dikkate alınarak, gerektiğinde TBK'nın 50. maddesi de dikkate alınarak hakkaniyete uygun ve makul bir bedel belirlenerek tazminat hesabının buna göre yapılması gerekmektedir. Görülmekte olan davada taraflarca emsal sözleşme sunulmadığından, farklı dava dosyalarına ilişkin bilirkişi raporları ibraz
edilmiş ise de her bir eserin farklı olması dikkate alındığında bu raporların bedel tespitinde emsal vasfını haiz olamayacağından dolayı, bilirkişiler tarafından rayiç belirlenmesinde bestekarın eserleri üzerinden nam ve şöhreti, bestekarın aynı yapım içinde birden fazla eserinin olup olmadığı hususu, oluşturulmakta olan yapımın standart ticari bir yapım mı yahut sosyal sorumluluk projesi vs. olup olmadığı, eserin daha önce başka sanatçılar tarafından yorumlanıp yorumlanmadığı ile birlikte kendi mesleki tecrübe, bilgi ve sezgilerini ekleyerek vardıkları kanaate göre tespit edilen rayiç değerin hakkaniyete uygun ve makul olduğu mahkememizce benimsenmiştir. Tüm bu gerekçeler ışığında; davanın kabulü ile ...'e ait eserlerin davalılar tarafından izinsiz kullanımı nedeniyle davalıların davacının temsil hakkına ilişkin mâli hakkına vâki tecavüzün tespitine, FSEK 68. maddesi uyarınca belirlenen rayiç bedel olan 34.000-TL'nin 3 katı tutarına denk gelen toplam 102.000-TL maddi tazminatın, davalılar ... A.Ş ile ...A.Ş.'nin 34.500-TL 'den sorumlu olması, davalı ... A.Ş.'nin 33.000-TL'den sorumlu olması Davalı, ...A.Ş.'nin 34.500-TL'den sorumlu olması kaydıyla müştereken ve müteselsilen, haksız eylemin gerçekleştiği yayın tarihi olarak tespit edilen tarih olan 04/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Merhum ...'e ait eserlerin davalılar tarafından izinsiz kullanımı nedeniyle davalıların davacının temsil hakkına ilişkin mâli hakkına vâki tecavüzün TESPİTİNE,
2- FSEK 68. maddesi uyarınca belirlenen rayiç bedel olan 34.000-TL'nin 3 katı tutarına denk gelen toplam 102.000-TL maddi tazminatın, davalılar ... A.Ş.'nin 34.500-TL'den sorumlu olması, davalı ... A.Ş.'nin 33.000-TL'den sorumlu olması Davalı, ...A.Ş.'nin 34.500-TL'den sorumlu olması kaydıyla müştereken ve müteselsilen 04/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 6,967,63 TL ilam harcından 1.605,29 TL ıslah harcı ve 136,62 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 5.226,02 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Kabul edilen tecavüzün tespiti talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen Maddi Tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yaptığı 59,30 TL başvuru harcı, 136,62 peşin harç, 1.605,29 TL ıslah harcı, 156,60 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 4.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.457,81 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!