T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/474
KARAR NO : 2024/40
DAVA : SÖZLEŞMEYE AYKIRILIK - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI, CEZAİ ŞART
DAVA TARİHİ : 12/06/2020
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/398 E. 2021/21 K. ve 17/02/2021 tarihli yetkisizlik kararı üzerine davanın Mahkememize tevzi edilerek 2021/474 E. sırasına kaydı yapılmakla, taraflar arasındaki Sözleşmeye Aykırılık-Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Cezai Şart davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalının dava dışı ... Ltd. Şti. unvanlı bir şirket altında 2014 yılından 2018 yılına kadar şirketin kurucu ortakları olmak suretiyle ticari ortaklık ilişkisi içinde bulunduklarını, gelinen noktada tarafların ortaklık ilişkilerini sonraki süreci de düzenleyen bir protokol ile sonlandırdıklarını, bu protokolün yegane amacının tarafların ortak çaba ve emekle sektörde belirli bir bilinirliğe erişmiş markaları (... gibi) ortaklık bittikten sonra hiçbir tarafın kullanmaması, böylece eşitler arasında yeni, sıfırdan başlanan bir ticaret hayatın yaratılması olduğunu, müvekkilinin protokol hükümlerine riayet ederek ... Tic. A.Ş. şirketini kurduğunu ve faaliyetlerini yeni markası altında bu şirket nezdinde yürüttüğünü, işbu protokolün akdedilmesinin ardından davalı ...'ın ise ...Tic. A.Ş. aracılığıyla yoğun bir şekilde haksız marka kullanımını gerçekleştirdiğini, bu kullanımı desteklemek için de kötüniyetli şekilde gayrimenkul sektörü gibi alanları içine alacak şekilde ...tescil numaralı ... hakim unsurlu bir marka başvurusu gerçekleştirdiğini ve bu başvurunun tescile bağlandığını, bu markayı direkt olarak tarafların eski markası ...'u işaret etme, o markayı çağrıştırma amacıyla kullandığını, bu şekilde ortak müşteri profilinden faydalandığını açıkça gösterdiğini, ayrıca davalı yanın ... uzantılı mail adreslerine ulaşmak isteyen her müşterisini ... uzantılı mail adreslerine yönlendirdiğini, tasfiye edilen ... şirketinin müşteri portföyü üzerinde ... ibareli markanın ortaklık döneminde kullanılan ... ibareli markanın devamı gibi algılanmasına neden olduğunu, davalının temel amacının da bu algıyı oluşturmak olduğunu beyan ederek; ... ibareli markanın davalılar tarafından bu ibareyi karşılar şekilde (...) hem davalılara ait ...şeklindeki internet sitesi üzerinde hem de davalıların... şeklindeki adresinde kullanıldığının tespitini, ...ve-... uzantılı URL adreslerinde yanıltıcı beyanların yer aldığının bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile tespitini, davalı ...'ın ve yüzde yüz hissedarı olduğu diğer Davalı ... Şirketini halihazırda "..." / "..." ibareli markasal kullanımı nedeniyle sebep olduğu “sözlesmeye aykırılık” halinin, işbu markanın davalılarca her türlü mecrada kullanılmasının önlenmesi, durdurulması, giderilmesine karar verilmesini, öncesinde ise bu durumun ivedilikle ihtiyati tedbir şeklinde teminini, sözleşmeye aykırılık nedeniyle mezkür Protokolün 9.maddesindeki "zararın iki katı" şeklinde cezai şart uyarınca belirsiz alacak davası hükümlerine göre şimdilik 1.000 TL nin davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesine, davalı ... adına TPMK nezdinde ...sınıfta tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın "kötüniyetli" başvuru mahsulü olması nedeniyle SMK nın 6 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünü, işbu marka hakkında üçüncü kişilere devrin önlenmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu durumun TPMK ya bildirilmesine, gerçekte 2014 yılında müvekkili birlikte gayrimenkul sektörüne atılan davalı ...'ın, ... şeklindeki internet sitesinde, TTK'nın 55 ve devamı maddeleri uyarınca dürüstlük kuralına ve ticari uygulamaya aykırı şekilde gayrimenkul sektöründe 2009 yılından bu yana 11 yılı aşan tecrübesi olduğunu beyan etmesi nedeniyle haksız rekabet teşkil eden işbu yanıltıcı beyanını kullanmasının engellenmesine, bu durumunun öncelikle ihtiyati tedbir şeklinde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Usule yönelik itirazlarından sonra, davacı ile yapılan sözleşmeye göre ... Ltd.'nin tasfiyesinden sonra tarafların kendi şirketlerini kuracakları ve ticari yaşamlarına devam edeceklerini, protokolün 4.2. maddesine göre ... ve ... markalarının kullanılmayacağını ve ... markasının da kullanılmayacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin ... ve ... markalarını kullanmadığını, davalı ... A.Ş. adına kayıtlı olan ... tescil numaralı ... isimli markanın, yasal şartları yerine getirilmiş olduğundan dolayı, yasal olarak müvekkili adına tescil edildiğini, her iki markada da ... kelimesi geçmekte ise de ... kelimesinin ingilizcede taşınmaz mal anlamına geldiği bir şeyi tanımlamak için kullanıldığını, cins belirlediği ve tamamlayıcı olduğunu, esaslı olarak tek başına marka olamayacağını, herkesçe kullanılabileceğini, ... kelimesinin tekel altına alınamayacağının açık olduğunu, sözleşmenin 4.3. maddesi gereğince ... Müşteri verileri ( tüm datalar ) her iki ortağın şirketleri tarafından bağımsız olarak kullanılabileceği şeklindeki taraflar arasında yapılmış olan düzenleme olduğunu ve davacı tarafın dayanak olarak kabul ettiği sözleşmenin dahi davacı tarafın iddia ve taleplerinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu gösterdiğini, kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği tarafların Emlakportun tüm datalarını, müşteri bilgilerini kullanabileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili ... ile davacı ... arasında imzalanan 21.07.2018 tarihli sözleşmeye müvekkili tarafından riayet edildiğini ve ... ve ... ibarelerini kullanmadığını, davacı tarafın davasına dayanak teşkil ettiği sözleşmenin 5.14. maddesinde "Tarafların ortağı olduğu ... Ltd. Şti. de bu protokol yer alan esaslar çerçevesinde tasfiye edilecektir." şeklinde düzenleme yapıldığını, davacı tarafından kurulan ... Tic. A.Ş. tarafından ... tescil numaralı ... markasını kullandığını; davacı tarafından kullanılan bu markanın ... tescil numaralı ...markası ile aynı olup bu haliyle davacı tarafın müvekkili ... ile yapmış olduğu protokol hükümlerine kendisinin uymadığını ve haksız rekabet yaptığını beyan etmiştir.
Dava ilk olarak ... 1. FSHHM'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, daha sonra ... 2.FSHHM'ne devredilerek ... E. sırasına kaydedilmiş ve ... 2. FSHHM'nin ... E. sayılı davasında 10/02/2021 tarihli ara kararı ile: Hükümsüzlük talebi dışında kalan tüm talepler yönünden (sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı, sözleşmeye aykırılık - haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, cezai şart) talepleri tefrik edilerek ... 2. FSHHM'nin ...E. sırasına kaydı yapılmış, ... 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. ve 17/02/2021 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dava Mahkememize tevzi edilmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
17/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Sözleşme ile kullanımı yasaklanan ... markası ile davalıya ait ... markasının tüketici tarafından birbirinin devamı gibi görülüp aynı ekonomik kaynağa atfedilmesi ve dolayısıyla markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle davacının ... markasını kullandığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarında yapılan incelemede; ... tarih, ... Sayı ve Sf.557 vd. kayıtlarına göre, ...Şirketi'nin 12/02/2014 tarihinde kurulduğunu ve sicilde ilan edildiği 18/02/2014 tarihinde tüzel kişilik kazandığı, şirket ortaklarından davalı ...'ın bu şirketin kuruluşu öncesinde gayrimenkul sektöründe faaliyette bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve/veya kayıt dosyaya sunulmadığı, bununla birlikte davalı tarafın internet sitesinde emlak sektöründe 11 yıllık bir tecrübeye sahip olduğu ifade edildiği, dosyadaki bilgilerden hareketle davalı tarafın, şirketin kuruluşundan bu yana yaklaşık 8 yıldır bu alanda faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, diğer taraftan davalı şirketin web sitesinde 11 yıllık tecrübenin varlığından bahsedildiği, ayrıca müşterilere gönderildiği iddia edilen "... firması bundan böyle ... olarak faaliyet gösterecektir." e-postası ve eski ofis adresinden Sözleşme'de belirtilen tarihten sonra taşınmasının da haksız rekabete vücut verdiği ve tüketicileri yanılttığı, bu durumun Türk Ticaret Kanunu 55/l-a (2) hükmü gereğince haksız rekabete vücut verdiği, bununla birlikte, 7-8 yıl yerine 11 yıllık tecrübenin var olduğunun ifade edilmesinin tüketici ve potansiyel alıcıların kanaatlerinde önemli ölçüde bir değişiklik meydana getirmeyeceği gerçeğinin de ifade edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
26/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Heyete verilen görev doğrultusunda davalı vekili tarafından kök rapora yöneltilen tüm itirazların ayrıntılı olarak değerlendirildiği, yapılan incelemeler sonucunda ve açıkladıkları gerekçelerle kök raporda belirtilen görüşlerin aynen korunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 2021/541 E. sayılı dava dosyası incelendiğinde: Davacı ..., davalıların ... ve ... ANONİM ŞİRKETİ, davanın; 21.07.2018 tarihli protokole aykırılık nedeniyle Protokolün 9. maddesi uyarınca, yasal mevzuat ve haksız rekabet hükümleri gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili, kötü niyetli olarak tescil edildiği iddiasına dayalı TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." markasının SMK'nın 6 ve 25.maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olup, derdest olduğu ve duruşmanın 22/05/2024 tarihine bırakıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 2021/541 E. sayılı dava dosyasında alınan 01/04/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı ...Ticaret A. Ş.'nin "..." markasının, dava dışı ...Şti'ne ait "..." markasıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının hükümsüzlük davasını açma hakkına sahip olduğu, protokolde "..." markasını kullanmama yükümlülüğünün bulunmadığı, dolayısıyla davalı ...'in tazminat yükümlülüğünün olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Taraflar arasında akdedilen 21/07/2018 tarihli sözleşmeye, davalıların aykırı davrandıkları iddiasına dayalı sözleşmeye aykırılık-haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, cezai şart talebine ilişkindir.
Sözleşme gereği ... tescil numaralı "...+ şekil" markasının kullanımı yasaklanmıştır. Davacının talebine konu davalı markalarının kötü niyet nedeni ile hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi işbu davanın konusu olmadığından, davada taraflar arasında imzalanan 21/07/2018 tarihli Sözleşme'ye aykırılık koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenebilmesi için Sözleşme gereği yasaklanan markalar ile davalı markalarının benzerlik araştırmasının yapılması gerekmiştir.
Mahkememizce itibar edilen 17/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Sözleşme ile kullanımı yasaklanan "...+şekil" markası ile davalıya ait "..." markasının, her ikisi de ... sınıfta yer alan gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetlerini kapsamaktadır. Sözleşme ile kullanımı yasaklanan ... tescil numaralı "...+şekil" markası; beyaz zemin üstünde kırmızı renkli tamamı büyük harflerle yazılmış ... ibaresi ve bu ibarenin üstünde yer alan kırmızı ve siyah renkten oluşan bina tasvirlerinden oluşmaktadır.
Davalı ...'ne ait ... tescil numaralı "... " markası ise; koyu renk zemin üstünde altın rengi tamamı büyük harflerden oluşan ilk kelimesi daha kalın punto ile yazılmış ... ibaresi, ibarenin sağ üst köşesinde markanın tescilli olduğunu gösterir İngilizce “...” ifadesinin kısaltması anlamına gelen "..." görseli, ibarenin sol başında altın rengi çerçevenin içinde yine altın renkli büyük ... ve ... harfleri ile ibarenin altında yer alan ve yalnızca baş harfleri büyük olan beyaz renkli "..." ibaresinden oluşmaktadır. ... FSHHM'lerinde yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporundan temin edilen ve yerinde inceleme sırasında davalının adresinde çekildiği anlaşılan "... + şekil" markasal kullanımın ise tescilli marka ile aynı olduğu, yalnızca markanın altında yer alan "..." ibaresine yer verilmediği anlaşılmıştır.
Markalar arasında benzerlik araştırması yaparken, özellikle seri markası yaratacak izlenimini verecek veya tüketici nezdinde markalar ve işletmeler arasında ekonomik ilişki bulunduğu kanısına sevk edebilecek marka oluşumlarından kaçınılması gerekir. Taşınmaz sektöründe komisyonculuk yapan şirketlerin "..." ibaresini içeren birçok tescilli markası olduğu anlaşılmıştır. ... sınıfta ... ibaresinin ayırt edicilik unsurunun düşük olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 21/07/2018 tarihli Sözleşme'nin 4.2. maddesinde .. Şti. Adına kayıtlı ve tescilli bulunan ... ve ... markalarının ortaklar tarafından kullanımının yasaklanması nedeni ile söz konusu Sözleşme'nin yorumlanması gerekmektedir.
Taraflar arasında imzalanan 21/07/2018 tarihli Sözleşme ile tarafların bir zamanlar ortak olarak tescil ettirdikleri ... ve ... ibareli markalar ile aynı veya bu markalarla karıştırmaya yol açacak benzerlikte markaların kullanılmasını engelleme amacını taşıdıkları açıktır. Her ne kadar ... ibaresi .... sınıfta ayırt edici bir unsur olmasa da hem "..." ibareli markada hem de davalıya ait "... "markasında esas unsurdur. Ayrıca davacı tarafından iddia edilen ve dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan davalı tarafından mevcut müşteri kitlesine gönderilen “... firması bundan böyle ... olarak faaliyet gösterecektir” şeklindeki e-posta ile davalının eski ofis adresini Sözleşme'de belirtilen tarihten sonra da bir süre daha kullanmaya devam etmesi nedeni ile müşteriler nezdinde ... firmasının artık ... olarak devam ettiği algısı yaratabileceği kanaatine varılmıştır. İltibas değerlendirmesi yapılırken herhangi bir işletmeye ait mal ya da hizmeti satın almak anlayışına sahip alıcıların değil, belirli bir işletmeye ait mal ya da hizmeti satın almak isteyen alıcıların etkilenmeleri göz önünde bulundurulmaktadır. Başka bir deyişle, satın alacakları mal ya da hizmetin markası konusunda bir seçim yapan alıcıların etkilenmeleri dikkate alınmalıdır. Açıklanan nedenlerle; tüketicinin Sözleşme ile kullanımı yasaklanan ... markası ile davalıya ait "..."markasını birbirinin devamı gibi görüp, aynı ekonomik kaynağa atfetmesi ve dolayısıyla markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafça; Sözleşme’nin 5.14. maddesi gereğince, tarafların ortağı olduğu...Ltd. Şti.’nin de Sözleşme’de yer alan esaslar çerçevesinde tasfiye edileceği, dolayısıyla tarafların tescil ettirdikleri "..." markasını kullanamayacakları belirtmiş, ancak davacının söz konusu markayı kullanarak Sözleşmeyi ihlal ettiği beyan edilmiştir.
Sözleşme’nin 5.14. maddesinde; tarafların ortağı olduğu...Ldt. Şti.’nin Sözleşme’de yer alan esaslar çerçevesinde tasfiye edileceği belirtilmiş, ancak aynı Sözleşme’nin 4.2. maddesinde kullanılması yasaklanan markalar arasında "... " markası sayılmamıştır. Bu nedenle "..." markasının kullanılmasında herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı kanaatine varılmış, aksi söz konusu olduğu takdirde dahi davacının; "..." markasını hali hazırda kullandığına dair delil sunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının Sözleşme’yi ihlal niteliğinde herhangi bir kullanımının olmadığı kanaatine varılmıştır.
Haksız rekabete ilişkin hükümler Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiştir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K. 58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Davacı; tarafların 2014 yılında gayrimenkul alanında faaliyet göstermek üzere ortak bir şirket kurduklarını ve bu şirketin kuruluşundan önce davalı tarafın bu alanda faaliyet göstermediğini iddia etmiştir.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarih, ... Sayı ve ... sayfa ve devamı kayıtlarına göre; ... Şirketi’nin 12/02/2014 tarihinde kurulduğu ve sicilde ilan edildiği 18/02/2014 tarihinde tüzel kişilik kazandığı anlaşılmıştır.
... Şirketi’nin ortaklarından davalı ...’ın, şirketin kuruluşu öncesinde gayrimenkul sektöründe faaliyette bulunup bulunmadığına ilişkin delil sunulmamıştır. Davalı tarafın internet sitesinde emlak sektöründe 11 yıllık bir tecrübeye sahip olduğu ifade edilmiştir.
Davalı tarafın ispat edilebilen tek gayrimenkul faaliyeti, taraflarca ortak kurulan ... Şirketi’dir.
Dosyadaki bilgi/belgelerden; davalı tarafın, şirketin kuruluşundan bu yana yaklaşık 8 yıldır bu alanda faaliyet gösterdiği tespit edilmiş, ancak davalı şirketin web sitesinde 11 yıllık tecrübenin varlığından bahsedildiği görülmüştür.
TTK 'nın 55/1-a (2) düzenlemesine göre: "Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek" haksız rekabete sebebiyet vermektedir. Bir başka deyişle yaklaşık 7-8 yıldır faaliyette olan bir şirketin 11 yıldır faaliyette olduğunu beyan etmesi ve ayrıca davalı tarafından müşterilere gönderilen; "... firması bundan böyle ... olarak faaliyet gösterecektir." e-postası ve eski ofis adresinden Sözleşme’de belirtilen tarihten sonra taşınmanın haksız rekabet teşkil ettiği ve tüketicileri yanılttığı kanaatine varılmıştır.
Neticeten; Sözleşme ile kullanımı yasaklanan "..." markası ile davalıya ait "..." markasının tüketici tarafından birbirinin devamı gibi görülüp aynı ekonomik kaynağa atfedilmesi ve dolayısıyla markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının "..." markasını kullandığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 18/02/2014 tarih, 8510 Sayı ve 557. sayfa ve devamı kayıtlarına göre; ... Şirketi’nin 12/02/2014 tarihinde kurulduğu ve
sicilde ilan edildiği 18/02/2014 tarihinde tüzel kişilik kazandığı, ... Şirketi’nin ortaklarından davalı ...'ın bu şirketin kuruluşu öncesinde gayrimenkul sektöründe faaliyette bulunup bulunmadığına ilişkin delil sunulmadığı, davalı tarafın internet sitesinde emlak sektöründe 11 yıllık bir tecrübeye sahip olduğunu ifade ettiği, bütün dosya kapsamından: Davalı tarafın ispat edilebilen tek gayrimenkul faaliyetinin, taraflarca ortak kurulan ... Limited Şirketi olduğu, davalı tarafın, şirketin kuruluşundan bu yana yaklaşık 8 yıldır bu alanda faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, davalı şirketin web sitesinde 11 yıllık tecrübenin varlığından bahsedildiği, müşterilere gönderilen "... firması bundan böyle ... olarak faaliyet gösterecektir." e-postası ve eski ofis adresinden Sözleşme'de belirtilen tarihten sonra taşınmasının haksız rekabet teşkil ettiği ve tüketicileri yanılttığı kanaatine varıldığından, davalıların eyleminin; 21/07/2018 tarihli "PROTOKOL" başlıklı sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına karar verilmiştir.
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle, 21/07/2018 tarihli "PROTOKOL" başlıklı sözleşmenin 9.maddesinde yer alan: "Taraflar, işbu protokolde kurala bağlanmış hususlara aykırı olarak karşı tarafı zarara uğratacak şekilde protokol hükümlerinden herhangi birini ihlali halinde zarara uğrayan tarafa uğranılan zararın iki katını tazminat olarak ödemeyi kabul eder" şeklinde düzenlenen cezai şart uyarınca davacı tarafça talep edilen 1.000 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davalıların eyleminin; 21/07/2018 tarihli "PROTOKOL" başlıklı sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına,
2-Sözleşmeye aykırılık nedeniyle, 21/07/2018 tarihli "PROTOKOL" başlıklı sözleşmenin 9.maddesinde yer alan: "Taraflar, işbu protokolde kurala bağlanmış hususlara aykırı olarak karşı tarafı zarara uğratacak şekilde protokol hükümlerinden herhangi birini ihlali halinde zarara uğrayan tarafa uğranılan zararın iki katını tazminat olarak ödemeyi kabul eder" şeklinde düzenlenen cezai şart uyarınca 1.000 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla ilişkin hakların saklı tutulmasına,
3-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 373,20 TL harcın davalılardan tahsiline,
4-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı; 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç, 308,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.416,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının fazla yatırdığı gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!