WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/451 Esas
KARAR NO : 2024/20

DAVA : MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
DAVA TARİHİ : 18/05/2021
KARAR TARİHİ : 07/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve ...'nın 1978 yılında basılmış olan "..." adlı kitap kapağında illüstrasyonu da kendi tarafından yapılan kartallı ... logosunun yaratıcısı ve tek hak sahibi olan müteveffa ...'nın mirasçıları olduğunu, "..." ...'nın ilk kitabı olup, söz konusu kitabın yazımı için 21 yıl boyuca araştırma yapan ..., bu kitabı ile hem ...'nün yazılı tarihini ortaya çıkardığını, hem de ...'nün ikonik hale gelen kartallı kulüp logosu'nu ve İllüstrasyonunu tasarlayarak yarattığını, 11.05.1981 tarihinde davalılar ... ve Derneği tarafından ...'ya teşekkür mektubu gönderildiğini, söz konusu mektupta ...'nın ...'ın ... kulüp logo'sunu tasarladığını ve söz konusu tasarım eseri üzerinde her türlü fikri ve sınai mülkiyet hakkı olduğu kabul edildiğini, ...'nın 19 mayıs 2016 yılında vefatından sonra mirasçıları olan müvekkilleri ... ve ...'nın babalarının yaratmış olduğu 1978 yılında basılmış “...” adlı kitap kapağında yer alan "... logo" eserinden haberdar olmakla, ...'nın vefatı ile ...'nun tüm hakları varisleri " olan müvekkillerine geçtiğini, müvekkilleri ...'nın vefatından sonra, ...'nın yarattığı eser ve illüstrasyonun davalılar tarafından hiçbir izin alınmadan kullanılarak TPMK nezdinde dava konusu markalarla tescil edildiğini öğrendiğini yapılan araştırma sonucunda, davalılar tarafından derneğin iç tüzüğündeki ... logosu değiştirilerek, müvekkillerinin babasının yarattığı eser ve illüstrasyonun ...'ın logosu haline getirildiğinin görüldüğünü, davalılar halihazırda müvekkillerinin babasının yaratımı ve eserini hiçbir ödeme yapmaksızın, hiçbir onaylı izin almadan, hiçbir sözleşme imzalamadan kullanmakta ve bu durum ...'nın, yani hali hazırda varisleri olan müvekkillerinin fikri ve sınai mülkiyet haklarını ihlal etmekte olduğunu, bu nedenle davalılar ... adına tescilli türk patent ve marka kurumu nezdinde kayıtlı bulunan ... tarih ve tescil ... no'lu “..." ibareli, ... tarih ve ... tescil no.lu “..." ibareli, ... tarih ve... tescil no.lu "..." ibareli, ... tarih ve ... tescil no.lu "..." ibareli, ... tarih ve ... tescil no.lu "..." ibareli, ...tarih ve ... tescil no.lu "..." ibareli, ...tarih ve ... tescil no.lu "şekil" ibareli, ... tarih ve ... tescil no.lu "..." ibareli markalarının 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Derneği vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;...yılında ...olarak kurulan ve daha sonra adı... olarak değiştirilen ... (“...”), sporun birçok branşında sayısız başarılarla 118 yıldır faaliyet göstermekte olduğunu, 26 Ocak 1911 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü olarak ..., Fikri ve Sınai mülkiyet haklarına önem veren ve yasal gereklilikleri yerine getirmek hususunda özenli davranan bir kulüp olduğunu,...'nin gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yurtiçinde gerek WIPO nezdinde yurtdışında onlarca marka tescilinin bulunduğunu, ...'nin Dernek tüzüğünde de belirtilen resmi armasını içeren “...” markası Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil belgesiyle tanınmış statüsünde bulunan bir marka olduğunu, ... kurulduğu tarihten itibaren kulüp arması ile birlikte ve/ya da ayrık olarak kartal figürünü kesintisiz olarak kullandığını, ... sezonunda Süleymaniye ile yapılan maç sırasındaki tezahürattan esinle ve bu tarihten itibaren ..., “...” olarak anıldığını, bu şekilde anılmaya devam etmekte olduğunu, ... figürünün ...'nın ...'de çizdiği söylenen ... figüründen yıllar önce kullanıldığına ilişkin çok sayıda görsel olduğunu, davacılar somut dava ile murisleri ...ı'nın ... yılında ilk, ... yılında ikinci basımı yapılan ... tarihi ile ilgili kitap kapağında kullanılan ve murisleri tarafından tasarlandığını ve özgün bir eser olduğunu iddia ettikleri arma üzerinde ... figürünün izinsiz kullanımının engellenmesini ve bu figürün kullanıldığı marka tescillerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiklerini, Oysa arz edilen olgular davacılar iddialarının tümüyle gerçeğe aykırı olduğunu ortaya koymakta olduğunu, davacıların FSEK kapsamında bir talepleri olmamasına karşın dava konusu kartal figürü kartal kuşunun doğadaki bir görünümünden ibaret olduğunu, İnternet üzerinden basit bir araştırma yapıldığında dahi sözkonusu figürün bire bir aynı çok sayıda kartal fotoğrafını görmek mümkün olduğunu, arma üzerinde kartal figürünün ... tarafından kuruluşundan bu güne sürekli olarak kullanıldığı da nazara alındığında, arma üzerinde kartal figürü fikrinin de tümüyle...'ye ait olduğu açıkça anlaşıldığını, bu sebeple davacılar murisinin tasarımı olduğu iddia edilen görselin bir özgün eser niteliğinde sayılamayacağı kuşkusuz olduğunu, ancak dilekçenin devamında asla kabul etmemekle birlikte dava konusu görselin bir eser niteliğinde olduğu varsayımında dahi yine de davanın reddi gerektiğini, davacılar murisi..., vefat ettiği 19 Mayıs 2016 tarihine kadar, yaklaşık 40 yıl boyunca bahse konu kitap kapağındaki görselin ... tarafından ticari kullanımı da dahil kullanıldığını bildiği halde hiçbir itirazda bulunmadığını, davacılar ... ismiyle ...'nın yayınladığı kitapla ilgili olarak ... kendisine bir teşekkür mektubu yazarak “telif ve her türlü hakkın” ...'ya ait olduğunu belirttiğini öne sürerek iddialarını güçlendirmeye çalıştıklarını, Oysa mektup incelendiğinde sadece kitap üzerindeki telif haklarının ...” ya ait olduğunun yazıldığı kolaylıkla görüleceğini, bir kitabın telif hakkının doğal olarak yazarına ait olacağı kuşkusuz olacağını, ... Genel Sekreteri'nin teşekkür mektubunda telif hakkından sözetmesinin olağan olmadığının açık olduğunu, mektupta bu konuda beyanda bulunulmuş olması, tam da davacıların iddialarının aksine, kitap ve kapağında ...'ye ait görsellerin kullanılmış olması karşısında ...'rın ...''den izin aldığının kanıtı olduğunu, arz ettiğimiz hususların yanısıra ...'nin 5 Mayıs 2013 tarihli genel kuruluna ... da katılmış, çizimi olduğu iddia edilen kartal figürünün ...' nin resmi ikinci arması olarak kabulü için yapılan teklif sonucunda “... şekli olan tescilli markasının da ikinci arma olarak kullanılması”na, Dernek Tüzüğündeki “Dernek ideal amacına ulaşmak için ticaret şirketi kurabilecektir” (m.5/d) ve dernek bu amacına ulaşabilmek için “ ... isimli logosunun önde gelmesi koşulu ile sponsorluk anlaşmaları ve isim kullanım hakkı sözleşmeleri yapabilir.” (m.5/e) şeklindeki değişiklikler olumlu oy vererek davaya konu görselin ticari amaç da dahil olmak üzere ... tarafından kullanılmasını açıkça kabul ettiğini, ... ye büyük bir sevgi bağı ile bağlı olan ..., başta ... tarihi çalışması olmak üzere Kulübe çok değerli katkılarda bulunduğunu, huzurdaki davadan şüphesiz en çok... üzüntü duyacağını, Zira bu kıymetli üyesine ... de daima tarihine yakışır bir vefa ile karşılık verdiğini, ..., uzun yıllar ...'ya sosyal yardım kapsamında ödemeler yaptığını, 19 Mayıs 2016 tarihinde vefat eden ...'nın ... Hastanesi'nde uzun süre gördüğü tedavinin karşılığı olan 400.000 (dörtyüzbin) TL'yi de...'nin ödediğini, dava konusu tasarımın gerçekten de Somalı'ya ait özgün bir eser olduğunun kabulü halinde dahi, kendisine bu tasarımın olabilecek telif ücretinden kat be kat fazla maddi yardımda bulunan Kulübün, logoyu ...'nın arzusu hilafına kullandığını öne sürmenin her halde ikna edici bir yanı bulunmamakta olduğunu, bu güne kadar hiçbir yerde açıklanmamış olan ... ile ilgili olan bu özel bilgilerin bugün açıklanmak zorunda kalınmasının mahcubiyeti hiç kuşkusuz haksız ve hukuka aykırı taleplerle bu davayı açan davacıların üzerinde olduğunu, ... ve mirasçılarının uzun süre sessiz kalarak dava açma hakkını kaybettiklerini, davacıların müvekkili derneğin markalarının hükümsüzlüğünü, markaların tescil tarihlerinden itibaren çok uzun ir süre geçmesine ragmen talep etmediklerini. Müvekkil derneğe ilişkin ... tescil tarihli ..., ..., ..., ... no lu markaların tescili tarihinden itibaren 17 yıl 2007 tescil tarihli ... no lu markanın tescil tarihinden 16 yıl, 2009 tescil tarihli ... no lu markanın tescil tarihinden itibaren 14 yıl, 2012 tescil tarihli ... no lu markanın tescil tarihinden itibaren 11 yıl ve 2013 tescil tarihli ... no lu markanın tescil tarihinden itibaren 10 yıl geçtiğini, sessiz kalma yoluyla hak kaybı hukukumuzda yer alan temel bir ilke olup, bütün davalar ve haklar bakımından uygulama alanı bulmakta olduğunu, Yargıtay kararlarına göre dürüstlük kuralının bir görünüş biçimi olan güven nazariyesi ve önceki davranışlarla çelişkili davranış yasağına aykırı olarak uzun süre dava açmayan kişi hakkını kötüye kullanmış olup, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayacağını, dava dilekçesinin 4. Sayfasının 4. Paragrafında, mirasçıların söz konusu "... " eserinden babalarının ölümünden sonra haberdar olduklarını ileri sürmeleri de açıkça kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, davada ihtiyati tedbir verilebilmesinin koşullarının oluşmadığını, davacıların markanın devrinin önlenmesine yönelik taleplerinin hukuka uygun olmadığını bu nedenle açılan davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin cevap dilekçesinde beyanlarının yerinde olmadığını, arz ve izah edilen sebepler çerçevesinde, fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ... adına tescilli Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı bulunan 03.04.2013 tarih ve tescil ... no.lu “..." ibareli, 20.10.2006 tarih ve ... tescil no.lu "..." ibareli, 11.04.2006 tarih ve ... tescil no.lu "..." ibareli, 03.04.2006 tarih ve ... tescil no.lu "..." ibareli, 30.03.2006 tarih ve... tescil no.lu "..." ibareli, 07.06.2007 tarih ve... tescil no.lu "..." ibareli, 05.06.2012 tarih ve ... tescil no.lu "şekil" ibareli, 23.01.2009 tarih ve ...tescil no.lu "..." ibareli markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; ...,..., ..., ..., ...,..., ... ve ... numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
Hükümsüzlük istemine konu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı markaların tescil dosyalarına ilişkin belgelere ilişkin TPMK tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.
Davacılar vekilinin veraset ilamı, müteveffa ...'nın "..." kitabı, ...'nün "..." kitabıyla ... logo çalışmasına teşekkür mektubu, ...'nın tüm çalışmaları, eserleri ve davaya konu logoya ilişkin çalışmaları, ... ve davaya konu ... logo ile ilgili tüm yayınlar, gazete haberleri, internet haberleri başta olmak üzere tüm yayınlara delil olarak dayandığı görülmüştür.
Davalı ... Derneği vekilinin ..., ...'ye ait WIPO tescil belgeleri, dava konusu ile ilgili internet ve medyada yayınlanmış bilgi, belge ve görseller, ...'ye ait tüm markaların tescil kayıtlarına delil olarak dayandığı görülmüştür.
FSEK uzmanı bilirkişi..., FSEK uzmanı ... ve sektör bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 15/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Marka hükümsüzlüğü talebi yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bununla birlikte 5 yıllık hak düşürücü sürenin istisnası kötüniyet olduğunu, Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacıların murisi eser sahibinin davaya konu markaların davalı tarafından kullanıldığını bildiği, klüp üyesi olarak genel kurul toplantısına katıldığı, marka tescillerinde davalının kötüniyetli hareket ettiğine dair delile rastlanmadığı bu çerçevede davalının kötüniyetli davranıp davranmadığının Sayın Mahkeme tarafından takdir edilmesi gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacıların murisi eser sahibinin davaya konu markaların davalı tarafından kullanıldığını bildiği, klüp üyesi olarak genel kurul toplantısına katıldığı, arma kullanımlarında davalının kötüniyetli hareket ettiğine dair delile rastlanmadığı bu çerçevede davalının kötüniyetli davranıp davranmadığının takdirinin Sayın Mahkeme tarafından Takdir edilmesi gerektiği,
şeklinde kanaatlerinin olduğu anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada dosyada mübrez veraset ilamından tespit edildiği üzere davacıların müteveffa ...'nın mirasçıları olup kapak içeriği ve tarafların yazılı delilleri ile davalı kabulü kapsamında müteveffanın aşağıda görseli bulunan 1978 yılında basılan, ... meydana getiren kişi olduğu hususunda ihtilafın bulunmadığı sabittir. ¸
Davacı mirasçılar tarafından, müteveffa ...'nın 19 Mayıs 2016 yılında vefatından sonra babalarının eser sahibi olduğu ... yılında basılmış “...” adlı kitap kapağında yer alan "..." eser ve illüstrasyonun davalılar tarafından hiçbir izin alınmadan kullanılarak TPMK nezdinde tescil edildiği iddiası ile aşağıda görselleri belirtilen markalar yönünden kötüniyete ve telif hakkı ihlaline dayalı olarak huzurdaki hükümsüzlük davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
03.04.2013 tarih ve ... tescil no.lu “..." 20.10.2006 tarih ve ... tescil No.lu "..." 11.04.2006 tarih ve... tescil No.lu "..." 03.04.2006 tarih ve... tescil No.lu "..." 23.01.2009 tarih ve ... tescil No.lu "..." 05.06.2012 tarih ve ... tescil No.lu "şekil"
07.06.2007 tarih ve ... tescil No.lu "..." 30.03.2006 tarih ve ... tescil No.lu "...." Davalı ... Derneği'nin ise tüzel kişiliği hâiz ve markaların tescilli sahibi olup sessiz kalma yolu ile hak kaybının mevcut olduğunu, ayrıca ...' nin ... tarihli genel Kuruluna ...'nın da katıldığını, çizimi olduğu iddia edilen ... figürünün ...' nin resmi ikinci arması olarak kabulü için yapılan teklif sonucunda “Kanatları açık haldeki kartal şekli olan tescilli markasının da ikinci arma olarak kullanılması”na, Dernek Tüzüğündeki “Dernek ideal amacına ulaşmak için ticaret şirketi kurabilecektir” (m.5/d) ve Dernek bu amacına ulaşabilmek için “ ... isimli logosunun önde gelmesi koşulu ile sponsorluk anlaşmaları ve isim kullanım hakkı sözleşmeleri yapabilir.” (m.5/e) şeklindeki değişikliklere olumlu oy vererek davaya konu görselin ticari amaç da dâhil olmak üzere ... tarafından kullanılmasını açıkça kabul ettiğini savunduğu görülmüştür.
Hükümsüzlük istemi yönünden dava tarihi itibari ile uygulanması gereken SMK'nın 25/1 maddesi; ''5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.'' şeklinde düzenlenmiş olup SMK'nın 6/6 maddesinin; ''(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.'' şeklinde düzenlendiği, SMK'nın 6/9. maddesinde ise kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği hususlarının yer aldığı görülmüştür. Davalının savunmasına konu olduğu üzere sessiz kalma yolu ile hak kaybının hükümsüzlük istemleri yönünden ele alındığı SMK'nın 25/6 maddesi ise; ''...Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Müteveffa ... tarafından oluşturulan logo eser vasfı yönünden tetkik edildiğinde; FSEK'in 1/B maddesinde tanımı yapılan; ''Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri'' düzenlemesi ile FSEK 4. maddesi kapsamında eser sahibinin bütünlük, tonlama, çizgi gibi unsurlar bakımından hususiyetini taşıdığı, güzel sanat eseri kategorisine dâhil olduğu, böylece FSEK kapsamında koruma altına alınan güzel sanat eseri niteliğini hâiz olduğu, FSEK 27. maddesi kapsamında koruma süresinin eser sahibinin ölümden (2016) itibaren 70 yıl süreyle devam ettiği saptanmıştır.
Anılı yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacıların huzurdaki hükümsüzlük davasını 18/05/2021 tarihinde tarihinde açtıkları, hükümsüzlüğü talep edilen davaya konu tüm markaların tescil tarihleri itibariyle SMK'nın 25/6. maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin geçtiği açıktır. Anılı maddede düzenlenen 5 yıllık sürenin istisnası
ise kötüniyettir. Madde lafzında marka sahibinden bahsedilmiş ise de her somut olayda sessiz kalma yoluyla hak kaybı olup olmadığının sunulu delillere ve her uyuşmazlığa göre ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin temeli 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesine dayanmaktadır. Anılan madde; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmünü hâizdir. Buna göre, anılan madde ile hukuk düzeninin kişilere tanıdığı bütün hakların kullanılmasında göz önünde tutulması ve uyulması gereken iki temel ilkeye yer verilmiş olup, öncelikle hakların dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerektiği ifade edilmiş, ardından hakların açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte dosyadaki bilgi ve belgelerden davacıların murisi eser sahibinin davaya konu markaların tanınmışlık vasfı ve müteveffanın kulüp nezdindeki görevi ve fonksiyonu itibari ile davalı tarafından kullanıldığını bildiği ve bilmesinin gerektiği, nitekim kulüp üyesi olarak genel kurul toplantılarına katılmak sureti ile tescilli markaların yer aldığı karara yönelik olumlu oy kullanıldığı, karardaki imzanın müteveffaya ait olmadığına dayalı davacıların karşı savunması yönünden bu vakıanın ispatına elverişli herhangi bir delilin sunulmadığı, müteveffanın hayatı boyunca logonun marka tescili ve kullanımını bildiği ve bilmesi gerektiği beş yıldan uzun süre ile sessiz kaldığı, davacıların külli halefiyet ilkesi gereğince hak ve borçları devralmaları nedeni ile hak kaybından sorumlu olmalarının gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca marka tescillerinde davalının kötüniyetli hareket ettiğine dâir dosya kapsamında ispata elverişli delillere de rastlanmadığından, davacı mirasçıların kötüniyet iddiasına cevaz verilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında; davalı ... aleyhine açılan davanın, davalı gösterilen tarafın tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle taraf ehliyetini hâiz olmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/1-d ve 115/2.maddeleri gereğince anılı davalıya karşı açılan davanın usulden reddine, davalı ... Derneği aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın davalı gösterilen tarafın tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle taraf ehliyetini haiz olmadığı anlaşıldığından HMK nın 114/1-d ve 115/2.maddeleri gereğince anılı davalıya karşı açılan davanın usulden REDDİNE,
2-Davalı ... Derneği aleyhine açılan davanın esastan REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davacılardan tahsiline,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Derneği'ne verilmesine,
5-Davacıların yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacılar tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/02/2024

Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸e-imzalıdır