WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/399 Esas
KARAR NO : 2024/34

DAVA : Patent (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 29/01/2021
KARAR TARİHİ : 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Patent (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) istemli davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın “...” ticari isimli ürünü geliştirdiğini, bu süreçte ürüne ilişkin yapılan patent araştırmasında, davalı yana ait ..., '..., ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerin varlığını tespit ettiğini ve hukuken korunmak amacıyla iş bu davayı açmak gerektiğini, davaya konu ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerin, ülkemizde geçerli kılınan Avrupa Patentleri olduğunu, davalı yana ait 6 adet patentin koruma kapsamları ile davacıya ait ürünün özellikleri karşılıklı değerlendirildiğinde, davacıya ait ürünün davalının patentlerine tecavüz etmediğinin sabit olduğu, iddia edilerek müvekkiline ait ve dava konusu edilen “...” ticari isimli ürünün, davalı yan adına koruma altına alınmış olan ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayı ile koruma altında olan patent belgeleri ile korunan unsurlara tecavüz etmediğinin tespitini mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava mevsimsiz olduğundan, dava şartlarını taşımadığını, reddinin gerektiğini, jenerik ilaçların Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsatlandırılması sürecinde, pek çok işlem bolar istisnası kapsamında tecavüz taleplerinden muaf tutulduğunu, bu sebeple de, patent sahibinin (orijinatör) bu süreçte tecavüz taleplerinin (tedbir talepleri de dahil olmak) kabulü mümkün olmadığını, bu durum ise, patent sahipleri için avantajsız ve aleyhlerine bir durum yaratmadığını, patent hakkı sahibinin ilaç ruhsatlandırma süreci devam ederken herhangi bir hukuki aksiyon olması mümkün değilken, jenerik ilaç firmalarına bu imkânın tanınması hakkaniyete uygun olmadığını, sonuç olarak, tecavüzün olmadığı yönünde açılacak tespit davalarının ancak jenerik ilaç piyasaya çıktığında, yani fiilleri tecavüz sayılacağı zaman, açılabilmesi makul görülebileceği, ayrıca, böyle bir davada jenerik üreticinin ruhsat dosyası patent sahibine açılması gerektiği, henüz davacının faaliyetleri tecavüz istinası kapsamında sayılıyorsa, mevsimsiz ve zamansız açıldığını, bir ilacın endikasyon ilaç kullanımı gibi istisnai durumlar dışında ruhsatsız olarak piyasaya sürülmesi mümkün olmadığını, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“....”) kayıtlarında davacının “...” ürününe ilişkin yapılan araştırmalarda ise, henüz ilgili ürünün ruhsat sürecinin tamamlanmadığı, KÜB - KT belgelerinin yayınlanmadığının görüldüğünü, davacı dava dilekçesinde henüz davaya konu ürününe ilişkin teknik detayları paylaşmadığından, davanın esası hakkında cevaplarını sunmalarının bu aşamada mümkün olmadığını, müvekkilinin patentleri tescilli olup, kamuya açık olduğunu, dolayısıyla, işbu davada gereken husus, davacının ürünlerinin teknik özellikleri olup, bu özelliklerin müvekkilinin tescilli patentleri kapsamına girip girmediğinin net olmadığını, işbu davanın mevsimsiz açılması sebebiyle, usulden reddini, ...'ya müzekkere yazılarak, davacıya ait “...” ticari isimli ürüne ait ruhsat başvurusu bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise hangi aşamada olduğunun sorulmasını, “...” ticari isimli ürün için yapılmış olan ruhsat başvuru dosyasının ve ürünün kendisinin celp edilerek ve davacının sunacağını beyan ettiğini uzman görüşünün ve diğer delillerinin mahkemece tamamlattırılarak, gizlilik talebinin reddini, bu talebin kabulü halinde dahi, bahsi geçen delillerin incelenmesini, müvekkili şirketin aleyhine haksız açılan davanın reddi ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davanın mevsimsiz açıldığına yönelik iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının ürününün ruhsat dosyasının davacının ticari sır niteliğindeki bilgileri içerdiğini, bu aşamada davalıdan beklenenin dava konusu ürüne ilişkin bilgileri edinmeksizin cevap vermesi olmadığını, davalı patentleri ile ilgili davacının açıklamalarına da davalının bir cevap vermediğini, davalının delillerin incelenmesi ve hakkında beyanda bulunma imkanı verilmesi talebinin reddinin gerektiğini davaya konu olan davalının hukuka aykırı davrandığı açıkça ortada olduğunu belirtmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; ''...” isimli ticari ürünün davalı tarafa ait koruma altına alınmış olan ..., ..., ... ve ..., ... ve ... sayılı patent belgeleri ile korunan unsurlara tecavüz etmediğinin tespiti istemlerine ilişkindir.
Davaya konu davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı patent tescil dosyasına ilişkin tescil kayıtları TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı vekilinin 09/11/2022 tarihli dilekçesi ekinde sundukları uzman görüşü mahkememiz kasasına alınmıştır.
... Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak, davacıya ait “...” isimli ürününün; davalıya ait ..., ..., ... ve ..., ... ve ... sayılı patentlere tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususlarında; Mahkememizce res'en seçilen patent vekili - kimya mühendisi ..., farmasötik kimya uzmanı ... ve farmasötik teknoloji uzmanı ...'den oluşturulacak bilirkişi heyetine dava dosyası tevdi edilerek, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu nezdinde inceleme yapılarak; tarafların dosyaya sundukları tüm deliller, cevap ve karşı cevap dilekçeleri incelenerek tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmalara ışık tutacak ve ihtilafın halline yönelik doğrultuda gerekli incelemelerin yaptırılması, bilirkişilerden uyuşmazlığın çözümüne yönelik denetime açık ve karar vermeye elverişli rapor tanzim etmeleri istenmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen patent vekili - kimya mühendisi bilirkişi ..., farmasötik kimya uzmanı bilirkişi... ve farmasötik teknoloji uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; ''...Davacının ruhsata konu olan ürünlerin, “...” isimli ürünlerin olduğunu, davacının ürünlerine ait ruhsat dosyalarında yapılan incelemede, davacının ...” ticari isimli ürününün ve üretim yönteminin, davalı yana ait ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerde koruma altına alınan maddelerden ve yöntemlerden farklı olduğu ve davalının patentlerine birebir veya eşdeğer tecavüzün söz konusu olmadığı, dava konu patentlerden ..., ... ve ... sayılı patentlerin başvuru tarihinden itibaren 20 yıl olan koruma süresinin, işbu raporun hazırlandığı tarih itibariyle sona ermiş olduğu, ancak, söz konusu patentlerin dava tarihinde (29.01.2021) geçerli birer patent olduğu kanaatine ulaşıldığı...'' görülmüştür. Hukuki dinlenilme hakkı ışığında bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup rapora yönelik taraflarca herhangi bir itirazın yöneltilmediği saptanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacının ''...” isimli ticari ürününün davalı tarafa ait ..., ..., ... ve ..., ... ve ... sayılı patent belgeleri ile korunan unsurlara tecavüz etmediğinin tespiti istemi istemi yönünden inceleme yapılması gerekmiş olup davalı vekili tarafından patent haklarına tecavüzün olmadığı yönünde açılacak tespit davalarının ancak jenerik ilaç piyasaya çıktığında, fiilleri tecavüz sayılacağı zaman açılabilmesinin makul görülebileceği, böyle bir davada jenerik üreticinin ruhsat dosyası patent sahibine açılması gerektiği, bu sebeplerle, huzurdaki davanın mevsimsiz ve zamansız açıldığı savunulmuş olmakla, HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince görülmekte olan bir davada hukuki yarar, dava şartı olup dava şartlarının HMK'nın 138. maddesi gereğince öncelikle resen değerlendirilmesinin gerekmesi nedeni ile ilk olarak davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunup bulunmadığı hususu ele alınmıştır.
Bu noktada tatbiki gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) "Tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin dava ve şartları" başlığını taşıyan 154/1 maddesinde; "Menfaati olan herkes, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz." düzenlemesine yer verildiği görülmüştür. Anılı yasal düzenleme ışığında somut olaya bakıldığında ise davacı şirketin ''...” isimli ürünü geliştirdiği ve ruhsat almak amacıyla Sağlık Bakanlığına başvurduğu gözetildiğinde, işbu yasal düzenleme gereğince davacının davalı patentlerine tecavüzünün olmadığının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Kabul edilen hukuksal olgu kapsamında HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup görevlendirilen bilirkişi heyeti marifeti ile düzenlenen rapor tetkik edilmiştir. Mübrez raporun taraflarca itiraza uğramadığı gibi dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olmakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; davalı yana ait ..., ...,..., ..., ... ve ... sayılı patentlerin istemlerinde, buluş konusu bileşiklerin üretim yönteminin ve bu yöntemlerde kullanılan bileşiklerin tanımlandığı, davacının “...” isimli ürününün davalı patentlerinin kapsamına girip girmediğinin değerlendirilebilmesi için davacının ürününün üretim yönteminin ve bu yöntemde kullanılan ve ortaya çıkan bileşiklerin incelenmesinin gerektiği ve söz konusu incelemenin, davacının ürünün ruhsat dosyasının “...” bölümünde verilen bilgiler üzerinden gerçekleştirildiği ve tespit edilen bilgilerin belirtildiği görülmüştür. Davacı ürününün gemifloksasin mesilat seskihidrat içerdiği, gemifloksasin mesilat seskihidrat ilaç etkin maddesinin üretim prosesinin üç basamak içerdiği, davacının ürünlerine ait ruhsat dosyalarında yapılan incelemede, davacının ''...” ticari isimli ürününün ve üretim yönteminin, davalı yana ait ..., ..., ..., ..., ...ve ... sayılı patentlerde koruma altına alınan maddelerden ve yöntemlerden farklı olduğu ve bu nedenle davalının patentlerine birebir veya eşdeğer tecavüzün söz konusu olmadığı, her ne kadar dava konu patentlerden ..., ... ve ... sayılı patentlerin başvuru tarihinden itibaren 20 yıl olan koruma süresi tahkikat aşamasında sona ermiş ise de söz konusu patentlerin dava tarihinde (29/01/2021) geçerli patent olduğu saptanmakla; davanın kabulü ile “...” ticari isimli ürünün davalı tarafa ait koruma altına alınmış olan ..., ..., ... ve ..., ... ve ... sayılı patent belgeleri ile korunan unsurlara tecavüz etmediğinin tespitine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile,
“...” ticari isimli ürünün davalı tarafa ait koruma altına alınmış olan ..., ..., ... ve ..., ... ve ... sayılı patent belgeleri ile korunan unsurlara tecavüz etmediğinin tespitine,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 118,60 TL harçlar, 21.000TL bilirkişi ücretinin, 404,50TL posta/tebligat toplam 21.523,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır