T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/323 Esas
KARAR NO : 2024/113
DAVA : Tasarım Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Durdurulması, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 25/08/2020
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarım Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Durdurulması, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, bayan takım elbise bluz, etek, pantolon, ceket, manto, kaban, pardösü üretimi yaptığını, müvekkili olan firmanın sektör dahilinde ciddi yatırımlar yaparak, yeni ve tamamen özgün tasarımlar oluşturduğunu, oluşturduğu tasarımları adına tescil ettirdiğini, tescilli tasarımlarını, kıyafet modelleri ve ürünlerinde kullanan ve bu ürünleri pazarlayan bir firma olduğunu, müvekkiline ait ... tescil numaralı çoklu Endüstriyel Tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım No:1 Resim No:01 numaralı Ceket tasarımları, ... tescil numaralı çoklu Endüstriyel Tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım No:5 Resim No:01, Tasarım No:08 Resim No:01 numaralı tasarımlar... tescil numaralı çoklu Endüstriyel Tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım No:05, Resim No: 01, Tasarım No:10 Resim No: 01 tasarımlar, .... tescil numaralı çoklu Endüstriyel Tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım No:21 Resim No:01 numaralı tasarım ve yine tasarımı müvekkiline ait 6447 tunik modeli tamamen yeni ve özgün aynı zamanda sektöründe belli bir pazar payına sahip olduğunu, davayı yöneltmiş oldukları ...'nın malvarlıklarına teminatsız tedbir konulmasınını, davalının müvekkili olan şirketin TPE nezdinde tescil başvurularını gerçekleştirdiği endüstriyel tasarımlarının taklitlerini üreterek satışa sunduğunu, taklit ürünlerin ... 1. Fikri ve Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından bilirkişi marifetiyle ile tespit ettirildiğini, yine taklit ürünlerin ... 1. Fikri ve Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından bilirkişi marifetiyle tespit ettirildiğini, aynı şekilde taklit ürünlerin ... 1. Fikri ve Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyasından bilirkişi marifetiyle tespit ettirildiğini, gerçek üretim ve satış rakamlarının davalının ticari defterleri, muhasebe, kesimhane ve modelhane vb. kayıtlarının incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını, davalının hem müvekkili olan şirketin tescilli endüstriyel tasarımlarının taklitlerini üreterek hem de bu taklit ürünleri piyasaya sürerek Sınai Mülkiyet Kanunu'na aykırı davranmak suretiyle müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiğini, davalının taklit ürünleri üretirken sair masraflar olmadan, kalitesiz malzeme kullanarak masrafı en alt seviyede tutarak piyasaya sunduğunu, bundan dolayı haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, müvekkili olan şirketin tasarımından doğan hakkına tecavüz sonucu uğradığı zarar, fiil kaybı ve yoksun kalınan kazancın hesaplanabilmesi için müvekkili şirketin haklarını tecavüz edenin rekabeti olmasaydı elde edeceği gelirin hesaplanması, ilgili kanunlar gereğince, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, davalının mal kaçırma ihtimali nedeniyle malvarlıklarına teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi kanaatte teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, gerçek ve muhtemel gelirin tespiti için müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesini, hükmedilecek mahkeme kararının masrafları davalı tarafça karşılanarak kamuya ilanına karar verilmesini, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına karar verilmesini, hükmedilecek tazminatın tespit tarihinden itibaren yılın en yüksek mevzuat faizi dikkate alınarak hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbirin yasal koşullarından davacı talebi dışındaki hiçbir koşulun gerçekleşmediğini, davacının tasarımları ile internet sayfalarındaki tasarımların birebir benzemesi ve ayırt edici unsurların söz konusu olmaması sebebiyle ortada tescilli bir tasarıma tecavüz durumunun da söz konusu olmadığını, dava dosyasında geçen tespit dosyalarının tamamına müvekkili tarafından itiraz edildiğini, bilirkişi raporlarının tespit ürünleri arasındaki farklılıkları inceleme dışı bıraktığını, haksız rekabet durumunun söz konusu olmadığını, 31.07.2019 tarihinde söz konusu toptan satış mağazasının müvekkili tarafından kapatıldığını, müvekkilinin 31.07.2019 tarihi itibarıyla sadece merkez adresi ... olan işyeri olduğu bu tarihten sonra yapılan tespitlerin müvekkili ile irtibatlandırılamayacağını, davacının yeni ve ayırt edici unsur vasfı taşımayan tasarımlarına ilişkin hükümsüzlük davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla cevaplarının ve delillerinin kabulü ile davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP : Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle: bilirkişi raporu ile alacak miktarının kesin olarak belirlendiğinde artırmak kaydı ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı üzere; atanacak bilirkişilerin davalı firmanın gerçek satış rakamlarına dilekçede detaylı şekilde açıkladıkları hususlar ve piyasa koşullarına göre müvekkilinin hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı elde edebileceği muhtemel gelirin tespiti gerekirse bu konuda sektör bilirkişisi atanmasını, öncelikle müvekkili şirketin TPE nezdinde ..., ..., ...ve ... tescil numaralı dosyalar gereği; Kanunun lafzından ve yerleşik Yargıtay içtihatlarından hareketle, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 151. maddesinin 2.fıkrasının a bendi, TBK m.50 vd ilgili maddeler , TTK 56. madde haksız rekabet hükmü ve TTK sair maddeler gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, davalının mal kaçırma girişiminde bulunma ihtimali nedeniyle malvarlıklarına teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, gerçek ve muhtemel gelirin tespiti için müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesini, hükmedilecek mahkeme kararının masrafları davalı tarafça karşılanarak kamuya ilanına karar verilmesini, tecavüzün önlemesine, durdurulmasına karar verilmesini, ... 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş , ... D. İş, ...D. İş sayılı dosyalarında kullanılmayan gider avanslarının mahkeme esas dosyasına istenilmesini, ... 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş, ... D. İş, 2019/287 D. İş sayılı dosyalarına yaptığımız masrafların ve vekalet ücretlerinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, hükmedilecek tazminatın tespit tarihinden itibaren yılın en yüksek mevduat faizi dikkate alınarak hükmedilmesini, taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak müvekkiline teslimine, bu talepler mahkemece kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhasına,
vekâlet ücreti ve dava masrafların davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP : Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının yeni ve ayırt edici unsur vasfı taşımayan tasarımlarına ilişkin hükümsüzlük davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla cevaplarının kabulü ile davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması, SMK'nın 151/2-a, TBK'nın 50 ve devamı maddeleri ile TTK'nın 56. maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat ile taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak davacıya teslimi işbu talep kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhası ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Davacı adına tescilli ..., ..., ... sayılı tasarım tescil belgeleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.iş esas sayılı, ... D.iş esas sayılı,...D.iş esas sayılı dosyaları fiziken celp ve tetkik edilmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan marka vekili ..., tasarım uzmanı ... ve mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı yan adına tescilil olmakla detayları bildirilen tasarımlara davalı yan tarafından tecavüz edildiğini iddia ettiği, bu iddialarını ... 1.FSHHM'nin ... D.iş, ... 1.FSHHM nin ... D.iş, ... 1.FSHHM'nin... D.İş sayılı dosyaları üzerinde yapılmış olan tespitler ve bilirkişi raporlarına dayandırdığı, ilgili dosyalar heyetlerince incelendiği ancak ilgili dosyalar arasında yer alan bilirkişi raporlarının siyah beyaz ve tespit edilen ürünlerin incelenemez durumda olduğu, dosya arasında ilgili görseller dışında davalı yanın kullanımlarını gösterir herhangi bir veri bulunmamak ile birlikte, ilgili görseller üzerinden heyetlerince sağlıklı / bilimsel bir inceleme yapılabilme ihtimali bulunamayacağını, davalı yanın dava konusu kullanımlarını gösterir açık görsellerin dosya arasına alınması halinde heyetlerince inceleme yapılabileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan marka vekili ..., tasarım uzmanı ...ve mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; mahkeme dosyası arasına girmiş olan ...D.İş,...D.İş ve ...D.İş sayılı dosyaları üzerinden tespit edilen kullanımların davalı yan tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davalı yanın ilgili husustaki itiraz ve beyanlarının takdirinin mahkemeye ait olmak üzere ilgili dosyalar üzerinden tespit edilmiş olan davalıya ait olduğu iddia edilen kullanımın, davacı yana ait... kod - sıra numaralı görseli ile koruma altında olan tasarıma tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yana ait olduğu iddia edilen kullanımın davacı yana ait ... kod - sıra numaralı görseli ile koruma altında olan tasarıma tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yana ait olduğu iddia edilen kullanımın davacı yana ait ... kod - sıra numaralı görseli ile koruma altında olan tasarım yazı biçimi yerleşimi tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yana ait olduğu iddia edilen kullanımın davacı yana ait ... kod - sıra numaralı görseli ile koruma altında olan tasarıma tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yana ait olduğu iddia edilen kullanımın davacı yana ait ... - sıra numaralı görseli ile koruma altında olan tasarıma tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yana ait olduğu iddia edilen kullanımın davacı yana ait ... kod numaralı görseli ile koruma altında olan kesim, biçim, kalıp, dikim ve aksesuar yerleşimi açısından tasarıma tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davacının yoksun kaldığı karın seri üretim yönünden 8.986,37 TL, asgari üretim yönünden 1.797,27 TL hesaplandığı, asgari ve seri üretim yönünden hesaplanan tazminatı seçme hakkının takdiri mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce taraf vekillerinin yeni bir bilirkişi heyetinin görevlendirilmesi talepleri kabul edilerek bu kapsamda görevlendirilen SMK - marka uzmanı vekili ..., tasarım uzmanı ... ve mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...tarafından 30/10/2018 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ... - 1 tescil nolu ... tasarımı ile, ... Sayılı D.İş dosyası kapsamında Davalı tarafın iş yerinde tespit edilen “...” etiketli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, aynılık derecesinde benzer olarak algılandıkları ve (iltibas) oluşturabileceği kanaatine varıldığı, davacı Kemay Tekstil tarafından 24.05.2019 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ... nolu ... tasarımı ile, ... Sayılı D.İş dosyası kapsamında Davalı tarafın iş yerinde tespit edilen “Moda Hürrem” etiketli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, aynılık derecesinde benzer olarak algılandıkları ve (iltibas) oluşturabileceği kanaatine varıldığı, davacı ... tarafından 24.05.2019 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ... tescil nolu ... tasarımı ile,... Sayılı D.İş dosyası kapsamında Davalı tarafın iş yerinde tespit edilen “...” etiketli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, aynılık derecesinde benzer olarak algılandıkları ve (iltibas) oluşturabileceği kanaatine varıldığı, davacı ...tarafından 06.06.2018 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ... tescil nolu ... tasarımı ile, ... sayılı D.İş dosyası kapsamında Davalı tarafın iş yerinde tespit edilen “...” etiketli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, aynılık derecesinde benzer olarak algılandıkları ve (iltibas) oluşturabileceği kanaatine varıldığı, davacı ... tarafından 06.06.2018 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ... tescil nolu ... tasarımı ile, ...Sayılı D.İş dosyası kapsamında Davalı tarafın iş yerinde tespit edilen “...” etiketli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve benzer olarak algılandıkları bu nedenle de (iltibas) oluşturabileceği kanaatine varıldığı, davacı ... tarafından 22.02.2019 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ... tescil nolu ... tasarımı ile, ... sayılı D.İş dosyası kapsamında Davalı tarafın iş yerinde tespit edilen “...” etiketli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, aynılık derecesinde benzer olarak algılandıkları ve (iltibas) oluşturabileceği kanaatine varıldığı, davacı ... tarafından 06.06.2018 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ...nolu Giysi tasarımının benzerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olması nedeni ile tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edici özelliğe sahip bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacı ...tarafından 06.06.2018 tarihinde başvurusu yapılmış ve tescil edilmiş davaya konu olan ... nolu Giysi tasarımının benzerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olması nedeni ile tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edici özelliğe sahip bulunmadığı kanaatine varıldığı, mali hesaplama neticesinde tekstil sektöründe seri üretim baz alındığı kabul edildiğinde her bir üründen Minimum 250 adet x 6 adet tasarım için 16.895,91 TL, Maksimum 2500 adet x 6 adet tasarım için 168.959,13 TL yoksun kalınan kar hesap edilmiş olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamına alınan SMK - marka uzmanı vekili Selin Pehlivan, tasarım uzmanı ...ve mali bilirkişi ...tarafından düzenlenen 28/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacının... ve ... tescil numaralı tasarımlarının başvuru tarihlerinden önce kamuya sunulduğu, yeni olmadığı kanaatinin korunduğu, mali inceleme neticesinde tekstil sektöründe seri üretim baz alındığı kabul edildiğinde kök rapordaki kanaatin korunduğu bildirilmiştir.
Davacı vekilinin belirsiz alacak davası kapsamında talep arttırım dilekçesi sunduğu, arttırılan maddi tazminat miktarı yönünden nispi harcı yatırdığı, dilekçenin davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.
Huzurdaki davada; davacı adına tescilli ..., ..., ... sayılı tasarımlara tecavüz teşkil ettiği iddia olunan tasarımların davalı tarafça satışa sunulmasına dayalı olarak tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması, SMK'nın 151/2-a, TBK'nın 50 ve devamı maddeleri ile TTK'nın 56. maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat ile taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak davacıya teslimi işbu talep kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhası ve hükmün ilanı istemlerinin mevcut olduğu görülmüştür. Davalı vekili ise savunmalarında müvekkili tarafından ilk kez satışa sunulan bir kısım tasarımların, yoğun bir şekilde taklit edilip satışa sunulduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının tescilli tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını ileri sürmüş ise de tasarımlar yönünden hükümsüzlük davasının açıldığını gösterir herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Değişik iş dosyaları ile yapılan tespitlerde incelenen tasarımların davalı tarafça satışa sunulduğu taraf beyanları kapsamında sabit olup ihtilafın davalı tarafça satışa sunulan tasarımların davacının tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil edip etmediği, tecavüz teşkil etmekte ise SMK'nın tescilli tasarım hakkına yönelik hükümleri ile TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak tatbikinin gerekip gerekmediği ve talep edilmesi mümkün tazminat miktarının takdiri noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibari ile tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.
b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
c) Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemleri tasarım hakkına tecavüz sayılmıştır.
SMK'nın 149. maddesi ise; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; gerek değişik iş dosyaları kapsamında gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporları arasında davacı adına tescilli tasarımlar ile davalının satışa sunduğu ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları belirlendiğinden somut olayda davalının davacı adına tescilli tasarımlara tecavüz teşkil eden eylemlerinin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, tasarımsal incelemede davacının tescilli tasarımları ile iltibas oluşturan ürünlerin davalı işletmesinde satışa arz edilmesine dayalı eyleminin SMK'nın 81. maddesi gereğince davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla; SMK'nın 149. maddesi gereğince tasarım hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına ilişkin karar verilmesi gerekmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki farklılık maddi tazminatın hesaplanması noktasında meydana gelmiştir. Somut olayda davacı tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-a kapsamında talep etmiş olup sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire göre maddi tazminat miktarının hesaplanmasını talep etmiştir. Her ne kadar davacı vekilinin talep arttırım dilekçesi kapsamında son bilirkişi raporunda davacı beyannameleri ile farazi işletme kârlılığı üzerinden yapılan 100 pastal üzerinden maksimum üretim hesaplamasına göre tazminat talep edilmiş ise de davacının dava konusu tasarımlardan kaç adet ürettiği ve sattığı, davalıların ise ele geçen adet dışında tecavüze konu ürünlerden kaç adet üretip sattığının ve bu ürünlerin satışından ne miktarda kâr elde ettiğinin net olarak tespit edilemediği, davacının da dayanak tasarımlardan ne kadar satış yaptığına dair yazılı faturaların ispata elverişli usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde denetlenemediği gibi bir kısım tescilli tasarımların daha önce kamuya sunulmuş olması nedeni ile yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olmadığı tespit edilmiştir. Bu tespit karşısında yeniden teknik inceleme yapılması talebinin bulunmadığı da görülmekle bu durumda tasarımların kullanıldığı süre, tasarımların niteliği, ihlalin boyutu gözetilerek TBK'nın 50. maddesi uyarınca, maddi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Yine davacı taraf ürün başına kâr ile 2500 üretim adedinin çarpılması halinde mahrum kalınan kârın hesaplanmasını talep etmiş ise de davacının bu talebinin kabul görmesi için muhtemel kazanç kaybının oluşması için davacı şirketin büyüklüğü, çalışan sayısı, ödenmiş sermayesi, cirosu, kârı, yurt çapında ve yurt dışında sahip olduğu dağıtım kanalları, şubeleri, bayilikleri, servis ağı, ödediği vergi, ihraç miktarları, piyasasına hakimiyeti , ticari defter ve belgelerinde bu tasarım ile yaptığı siparişler, sattığı ürünleri ispat etmesi gerekirken bu yönde hiçbir delil sunamadığı ancak buna rağmen bilirkişilerden farazi ihtimale dayalı olarak hesaplama yapılmasını talep ettiği anlaşıldığından alınan kök ve ek rapor kapsamı gözetilerek usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek tahkikat sonlandırılmıştır. Nitekim tazminat hukuku kapsamında yapılacak bir değerlendirme, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde bir tazminatın belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Gerek davacı gerekse davalının küçük/orta çaplı işletmeler niteliğinde olduklarının gelen mali kayıtlarından anlaşıldığı, davacının farazi ihtimale göre bir tazminat hesabının yapılmasını talep etmesinin tazminat hukuku ilkelerine aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı anlaşılmıştır. Öte yandan davacının tasarımlarının davalı yanca uzun süredir piyasada var olduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığı iddia edilmiş ancak hükümsüzlük davası açılmasa bile tasarımlarının niteliğinin tazminat miktarında dikkate alınması gerektiğinden bilirkişi raporundaki bir kısım tasarımlar yönünden daha önce kamuya sunulmuş olmasına yönelik tespitlerinin de göz önünde bulundurulması gerekmiştir. Bilindiği üzere hazır giyim firmalarında imal edilen ya da satılan ürün çeşidinin piyasada birden çok firma tarafından yapıldığı, tüketici nezdinde alternatif ürünlerin çok çeşitli olması, davalı firmanın olası satış kapasiteleri, pazardan aldıkları pay, pazardaki diğer aktörlerin davranışları gibi bir çok farazi etkenin bulunduğu, dava konusu tescilli tasarımların trend olan, tüketicinin çok tercih ettiği, ödül almış modellerden olmadığından tüketicinin bu tasarımının benzerini tercih için piyasada bir çok alternatifinin bulunduğu, dolayısıyla 2500 gibi kesimlerin ancak çok sayıda rağbet gören/ trend olmuş tasarımlar için söz konusu olabileceği gözetildiğinde, davacının farazi ihtimale dayalı taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; TBK'nın 50. ve 51. maddeleri uyarınca tazminat tutarının hakkaniyete göre belirlenmesinin gerektiği, buna göre tasarım hakkına tecavüz yönünden alt sınırdan yapılan hesaplama kapsamında 16.895,91-TL maddi tazminat takdir edilmesinin somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının tasarımlarının tescilli olduğu süre, tasarımların niteliği, davalının kusur durumu, tasarımı kullandığı süre / ürün miktarı, satış hacimleri dikkate alınarak tasarım hakkına tecavüz yönünden 10.000-TL manevi tazminatın takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak davacıya teslimi aksi halde işbu talep kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhası talep edilmiş ise de SMK'nın 151/2-a maddesine göre davacı yararına tazminat taktir edildiğinden işbu taleplerine tazminat hukukunun en önemli ilkelerinden biri olan sebepsiz zenginleşme yasağı nedeni ile cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.
Davacı taraf SMK'da düzenlenen tasarım hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/439 esas, 2023/201 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile tescilli tasarımların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı görülmüştür.
Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana en iyi giderim imkanı sağlayan SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı istemlerinin reddine dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
A- Davalının davacının tasarım haklarına tecavüzünün önlenmesine, durdurulmasına,
B- 16.895,91-TL maddi tazminatın 22/11/2019 itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
C- 10.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
D-Koşulları oluşmadığından ürünlerin davacıya teslimi aksi halde imhası istemlerinin reddine,
D -SMK'nın tasarım hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacının haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine,
E-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine,
2-Alınması gereken 1.837,25 TL ilam harcından, peşin alınan 341,55 TL peşin harç, 2.714,63TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.218,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Kabul edilen Tasarım Haklarına Tecavüzün Önlenmesi, Durdurulması talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.895,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen maddi maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.895,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafın yaptığı 1.891,65 TL peşin, başvuru ve tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 558,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 12.558,50 TL nin davanın kabul / red oranına göre hesaplanan 1.887,42 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafça yapılan 3.150 TL bilirkişi ücreti ve müzekkere masrafının davanın kabul / red oranına göre hesaplanan 2.676,58 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!