WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/292
KARAR NO : 2024/119

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 25/06/2020
KARAR TARİHİ : 04/07/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... tarafından ... 11. İcra Müdürlüğünün...sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalı şirketçe yapılan hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle, davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmesi gereğince alacaklarının eksik ödendiği iddiasında bulunarak icra takibi başlattığını, ödeme emrinin tebliğinden önce müvekkili tarafından borcu olan 4.955,29 TL' nin davacı tarafa ödendiğini, akabinde söz konusu bedelin harç ve masraflarına ilişkin 22.11.2016 tarihince icra dosyasına 700,00 TL yatırıldığını haklı olarak 2.036,99 TL borca, işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, icra dosyasında da yer aldığı üzere ödeme emrine 21.11.2016 tarihinde itiraz edildiğini, bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın ikame edildiği için davanın reddinin gerektiğini, dilekçeleri ekinde sunulan cari hesap ekstresinde de görüldüğü üzere davacı tarafın müvekkili şirket kayıtlarında 4.955,29 TL alacağı görünmekte iken, müvekkili tarafından 14.11.2016 tarihinde bakiye borcun davacıya ödendiğini, taraflar arasında herhangi bir hak ve alacak kalmadığını, takip talebi incelendiğinde davacı tarafından 2016 tarihli faturaya ilişkin % 2 aylık faiz işletildiği gibi 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin iddia edilen alacak bedellerine de aylık % 2 faiz işletildiğini, ancak dönemsel ifayı içeren asgari alım taahhütlü sözleşmelerde dönem bitimini müteakip ihtirazi kayıt konulmaksızın ya da ihtar yapılmadan taraflar arasındaki alım satıma devam edilmesinin önceki döneme ilişkin cezai şart talebinden zımnen vazgeçildiği anlamına geldiğini, davacının talep ve iddialarının haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle davanın reddini, % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
... 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası istenmiş ve HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
02/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının tutulması zorunlu ticari defterlerinin, TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, takdir mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahipleri lehine takdiri delil niteliğine haiz olduğu, davalı ve davacı arasında yapılan sözleşmeye göre icra takibine konu olan 2016-2015 ve 2014 yıllarına ait hak bedelleri toplamı olan 6.992,28-TL nin sözleşme hükümlerine göre ödenmesi gereken tarihlerde ödenmediği, icra takip tarihi itibariyle davacının 6.992,28-TL asıl alacak, 1.350,59-TL işlemiş faiz alacağı olduğu, icra takip tarihinden sonra yapılan ödemenin düşülmesinden sonra davacının dava tarihi itibariyle 2.036,99-TL asıl alacak ve 1.350,59-TL işlemiş faiz olmak üzere 3.387,58-TL alacağının mevcut olduğu, icra takibine konu edilen fatura bedelleri ve faiz miktarının sözleşme hükümlerine uygun olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
02/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davalının tutulması zorunlu ticari defterlerinin, açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, takdir mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahipleri lehine takdiri delil niteliğine haiz olduğu, davalının icra takibine kısmi itirazda bulunduğu 2.036,98-TL'nin 25.09.2009 tarihinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.2 maddesinde belirtildiği üzere ... hesabına ödendiği, bu nedenle icra takibine yapılan kısmi itirazın yerinde olduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının 4.995,29-TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu, ancak icra takip tarihinden sonra ödeme emri tebliğinden önce 14.11.2016 tarihinde söz konusu bakiyenin ödemesinin yapıldığı, icra takip tarihinden sonra ödemenin yapılmasından dolayı asıl alacak yönünden davacının alacağının mevcut olmadığı, ödemenin yapıldığı 14.11.2016 tarihine kadar işlemiş faizin 650,46-TL olabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
13/11/2023 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle: Davacının cari hesap ekstresine göre icra takip tarihi itibariyle ( 6.992,28 - 2.036,98) 4.955,29 TL asıl alacak bakımından alacaklı olduğu, davalının icra takip tarihi sonrası 14/11/2016 tarihinde bakiye tutarı olan 4.955,29 TL'nin ödemesini gerçekleştirdiği, davacının işlemiş faiz alacağı olarak davalıdan 650,46 TL alacak bakiyesinin kaldığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davacı Meslek Birliği tarafından ... 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalı şirketçe yapılan itirazın iptali ve davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Davacı Meslek Birliği ile davalı şirket arasında sözleşmeye dayalı ticari bir ilişki olduğu, taraflar arasında "Lisans Sözleşmesi" imzalandığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin "TARAFLAR" başlıklı 1.maddesinde: Tarafların, ...( ...), ... (...), ... (...), ... - ... ve... olduğu görülmüştür.
Sözleşmenin "MALİ ŞARTLAR" başlıklı 7/3. maddesinde: 01.01.2009 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği, her bir takvim yılı için ödenecek mali hak bedelinin, bir önceki yılın mali hak bedeline TÜİK tarafından belirlenen yıllık (ÜFE +TÜFE)/2 oranında artış yapılması sureti ile meslek birlikleri ve TÜROFED arasında imzalanan taahhütnameye uygun olarak nakden ödeneceği....işbu sözleşmenin sonraki yıllara uzaması halinde cari yılın izin bedeli KDV hariç 2.000 YTL'nın altında ise o yılın Temmuz ayının on beşinde nakden ve defaten, cari yılın izin bedeli KDV hariç 2.000,00-YTL'nin üzerinde olur ise de cari yılın Temmuz ayının on beşinci gününde ve Ağustos ayının 31. Gününde eşit iki taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Sözleşmenin "SÖZLEŞMENİN SÜRESİ VE FESHİ" başlıklı 8/1. maddesinde:"İş bu sözleşme, 01.01.2008 ve 01.01.2009 (saat 09.00) 31.12.2008 tarihleri arasındaki süreyi kapsar". Aynı maddenin 8/2 bendinde; "Taraflardan her biri sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.01.2009 tarihinden en geç bir ay öncesinde, sözleşmeyi haklı nedenlerle sona erdirdiğini, erdirmek istediğini ifade eden ve fesih nedenini ayrıntılı olarak anlatan bildirimi noter kanalı ile yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde, sözleşme aynı şartlarla yenilenir. Takip eden yıllar için de aynı şekilde geçerli olur ve yıldan yıla yenilenerek devam eder" hükmü yer almaktadır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 41.maddesinde: "Girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; Eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimine ilişkin FSEK 52 nci maddeye uygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin alır ve sözleşmelerde yazılı malî hak ödemelerini bu madde hükümlerine göre yaparlar.
Eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanan ve/veya ileten umuma açık mahaller; Mahallin bulunduğu bölgenin özelliği, mahallin nitelik ve niceliği, fikrî mülkiyete konu eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde sunulan ürün veya hizmetin ayrılmaz bir parçası ve ürün veya hizmete katkısı olup olmadığı ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiyle sınıflandırılır veya sınıflandırma dışı bırakılır.
Faaliyet gösterdikleri sektörlerde, eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri, yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımından ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri tespit ederler. Meslek birlikleri ile umuma açık mahaller arasındaki sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya taraflarca yapılabilecek müzakereler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır."
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 43. maddesinde: "Radyo-televizyon kuruluşları, uydu ve kablolu yayın kuruluşları ile mevcut veya ileride bulunacak teknik imkânlardan yararlanarak yayın ve/veya iletim yapacak kuruluşlar, yayınlarında yararlanacakları opera, bale, tiyatro ve benzeri sahneye konmuş eserlerle ilgili olarak hak sahiplerinden önceden izin almak zorundadırlar.
Bu kuruluşlar sahneye konmuş eserler dışında kalan eser, icra, fonogram ve yapımlar için ilgili alan meslek birlikleri ile FSEK 52 nci maddeye uygun sözleşme yaparak izin almak, söz konusu yayın ve/veya iletimlere ilişkin ödemeleri bu birliklere yapmak ve kullandıkları eser, icra, fonogram ve yapımlara ilişkin listeleri bu birliklere bildirmek zorundadırlar.3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun çerçevesinde faaliyet gösteren radyo-televizyon kuruluşları Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından, anılan kanun dışında kalan ve yayın ve/veya iletim yapan diğer kuruluşlar ise Bakanlık tarafından sınıflandırılır. " şeklinde icra takibine konu olan sözleşme ile ilgili hükümler mevcuttur.
İcra inkâr tazminatı kavramı, İcra ve İflâs Kanunu'nda açıkça kullanılan bir kavram değildir. Ancak Kanunda üç yerde "İnkâr tazminatı" kavramı kullanılmıştır. İcra ve İflâs Kanununun 169/a maddesinin beşinci fıkrasında iki defa, 170. maddenin üçüncü fıkrasında bir defa inkâr tazminatı kavramı kullanılmıştır.
İcra inkâr tazminatı, yapılan icra takibini daha etkili kılmak için yani borçlunun haksız yere borcunu inkâr etmesine engel olmak için, getirilmiş olan bir yaptırım veya cezadır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, icra takip dosyası, Mahkememizce itibar edilen mali bilirkişi kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: Davalının tutulması zorunlu ticari defterlerinin, açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, bu nedenle defterlerin sahibi lehine takdiri delil niteliğine haiz olduğu, davalının icra takibine kısmi itirazda bulunduğu 2.036,98 TL'nin 25.09.2009 tarihinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 7/2 maddesinde belirtildiği üzere Meslek Birlikleri adına ... hesabına ödendiği, bu nedenle icra takibine yapılan kısmi itirazın yerinde olduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının 4.995,29 TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu, ancak icra takip tarihinden sonra ve ödeme emrinin tebliğinden önce 14.11.2016 tarihinde söz konusu bakiyenin ödediği, icra takip tarihinden sonra ödemenin yapılmasından dolayı asıl alacak yönünden davacının alacağının mevcut olmadığı, ödemenin yapıldığı 14.11.2016 tarihine kadar işlemiş faizin 650,46 TL olduğu kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulüne; ... 11.İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, 650,46 TL ve bu miktar üzerinden takibin devamına, talep yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE
1-... 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline,
2-650,46 TL ve bu miktar üzerinden takibin devamına,
3-Talep yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 457,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 373,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 650,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından; icra takibi başlatıldıktan sonra ödeme yapıldığından, davalı lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafca yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ve 54,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 108,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafın yaptığı 206,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 1.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.206,50 TL yargılama giderinden; davanın kabul/ret oranına göre 232,17 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/07/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır