T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/275 Esas
KARAR NO : 2024/106
DAVA : Markanın İptali
DAVA TARİHİ : 26/02/2020
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın ... sayılı ... markası, ... sınıfta “Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler, ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil), manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlarını, antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları, bilet otomatları, nakit para çekme makinelerini, makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanları, birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcılarını, koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımları, gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarlarını, elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları; piller, aküler dahil). Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli zilleri, trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları, yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil), radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazları, dekoratif mıknatısları, metronomlar.” emtiaları için 07.11.2014 tarihinde tescil edildiğini, her ne kadar karşı yan marka başvurusunu ... sınıfta ve oldukça kapsamlı yapmış olsa da, ekte sunulan web sitesi görsellerinden anlaşılacağı üzere, davalı ... markasını yalnızca “hoparlör” ürünleri için kullanıldığını, (Ek-1) (Davacı şirketin ünvan değişikliğine ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi ekte sunulduğunu, (Ek-2)) , SMK m. 159 ve HMK m. 389 ve devamı uyarınca müvekkil işirketin hak kaybına uğramasını engellemek amacıyla teminatsız olarak, dava konusu ... sayılı ... markası markasının üçüncü ki: ihtiyati tedbir konulmasını, SMK m. 26 uyarınca ... sayılı ... markası, tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca kullanılmamış ve hala kullanılmayan “Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler, manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanları, birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcılarını, koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımların, gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları, elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları; piller, aküler dahil). Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli zilleri, trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları, yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazları, dekoratif mıknatıslar, metronomlar.” emtiaları bakımından kısmen iptal edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... markası ... sayılı ... sınıfta 'Bilimsel amaçlı ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuvarda kullanılan malzemeleri, ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyou) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil), manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartları , antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve Cihazların elektroniğinde kullanılan elemanları, birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcılarını, koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar, gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları, elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları; piller, aküler dahil). Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil), radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar, dekoratif mıknatısları, metronomlar araç ve gereçleri için 07.11.2014 tarihinde dosyaya mübrez evraklardan anlaşılacağı üzere büyük harfler ve baştaki D harfini kare şeklinde içine alan kırmızı renk ile belirtilmek suretiyle tescil edildiğini, davacı taraf tescil edilen ürün yelpazesinin kapsamlı olduğunu ve yalnızca hoparlör için kullanıldığını belirttiğini ancak bu doğru değildir araç ses sistemleri, elektrik, elektronik aksam ve akü ile diğer otomobil ürünlerinde müvekkile ait marka tescil edildiği şekliyle kullanıldığını, davacı taraf müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü tarafından belirli harf özellikleri, renk ve şekil ile tescil edilip kullanılan markası ...'ın kendi müvekkileri tarafından tercih edilen bir marka olarak ticaret hayatına devam ettiğini, 556 Sayılı KHK Madde 61 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: ...NO: ... KANUN NO: ...) (KOD 3) (KOD 2), (KOD 1) fiiller marka hakkına tecavüz sayılırsa) marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullandığını, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit ettiğini, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak gibi, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklinde marka hakkına tecavüz teşkil eden fiilleri saymakta ve ve yine 556 Sayılı KHK nin 9. Maddesi ise 'Madde 9 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: ... RG NO: ... KANUN NO: ...) (KOD 2) (KOD 1)Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine ait olduğunu, marka sahibi, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep edebileceğini, markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını, Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması, birinci fikra hükmü uyarınca yasaklanabilir olduğunu, işaretin mal veya ambalajı üzerine konulması gerektiğini, işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanmasını, işareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasını, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasını, markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibarıyla hüküm ifade ettiğini, marka tescil başvurusunun bültende yayınlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmesi halinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkili olduğunu, mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar veremediğini, markanın sıkı bir şekilde korunduğu belirtildiğini, markanın müvekkilince tescil tarihi 31.01.2015 tarihi olduğunu, davacı taraf gayet açık bir şekilde müvekkili tarafça tescil edilen ve yıllarca gerek emek harcayarak ve gerekse reklam harcaması yaparak Türkiye'de tanınan, bilinen, güvenilen bir markayı farklı unsurlarla kullanılmasını, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılmasını, markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edildiğini, markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması durumu net bir şekilde gerçekleşmiş bulunmakta olup ayrıca da dava konusu edilen akü ve diğer ürünler içinde ciddi ve sürekli bir kullanım söz konusu olduğunu, ayrıca 556 sayılı KHK nın 8. Kısmında bulunan marka hakkına tecavüz durumlarını düzenleyen 61/A maddesi de ceza hükümlerini içermekte olup maddenin , madde 61/A - (DEĞİŞİK MADDE RGT: ... RG NO: ...KANUN NO: ...) (KOD 2) (KOD 1) başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırıacağını, marka koruması olan eşya veya ambalajı üzerine konulmuş marka koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıran kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunduğunu, yetkisi olmadığı halde başkasına ait marka hakkı üzerinde satmak, devretmek, kiralamak veya rehnetmek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırıldığını, yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunduğunu, yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olması şart olduğuru. yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olduğunu, üzerinde başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması halinde hakkında cezaya hükmolunmadığının şeklinde olduğunu, burada marka hakkına tecavüz edenlere uygulanacak cezai müeyyideler düzenlendiğini, davacı taraf 04.12.2019 tarihinde Türk Patent Enstitüsüne müvekkili tarafından tescil edilen markanın 04. ve 09. sınıflardatescili için 2019/121625 başvuru numarasıyla tescil talebinde bulunduğunu, 09. Sınıf için bu talepleri reddedildiğini ancak 556 sayılı KHK ve ilgili mevzuata uygun olmayacak tarzda 04. sınıf için talepleri kabul edildiğini ve sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler, sıvı ve gaz yakıtlar; benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları, Elektrik enerjisi. emtiaları için tescil edilmiştir. Bu konuda ilgili kuruma gereken itiraz başvuruları yapılacağını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini ve vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Müvekkinin markasını farklı ürünler için kullandığını, markalarının Türkiye’de tanındığını bu yüzden davanın reddedilmesi gerektiğini iddia ettiğini, davalı yanın cevapları, huzurdaki dava sebeplerini karşılar nitelikte olmayıp hukuki ve somut dayanaktan yoksun olduğunu, işbu davanın konusu iptal davası olup, karşı yanın marka hakkı ihlaline ilişkin taleplerinin bu dava ile ilgisinin olmadığını, davalı yanın cevap dilekçesinde, marka haklarının ihlal edildiğini, markalarının taklit edildiğini ileri sürüldüğünü, oysa uyuşmazlık konusu dava, karşı yan markasının kullanılmayan hizmetler bakımından kısmi iptaline ilişkin olduğunu, davalı yansa, iptal davasına ilişkin kayda değer herhangi bir açıklama yapmaksızın, müvekkilin sözde marka hakkı ihlalinden bahsettiğini, her ne kadar davalının iddiaları, bu davanın konusu olmasa da açıklamakta fayda olduğunu, müvekkili karşı yanın marka hakkını ihlal eder ya da marka tecavüzüne sebep olan bir tavır içerisinde olmadığını, müvekkilinin ürünleri, karşı yanın ürünleriyle aynı ürünler olmadığından karşı yanın menfaatlerini zedeleyecek bir durum söz konusu olmadığını, bu sebeple, karşı tarafın “taklit” iddiasının somut bir dayanağı bulunmadığını, karşı yanın, markanın kısmi iptalini talep edildiğini 0alanda “ciddi” olarak kullanıldığına ilişkin kanıt sunmadığını, davalı yan dilekçesinde cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan resim ve belgelerden bahsettiğini, ancak, UYAP dosyasında ve taraflarına ulaşan dilekçe ekinde sayılan belgeler bulunmadığını, markanın kullanılması ibaresi ciddi bir kullanımı ifade ettiğini, SMK’nın markanın kullanılması başlıklı 9. Maddesinin, (1) Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiğini mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. (2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir: a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması. (3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir. dolayısıyla, davalı yanın dilekçesinde bahsettiği ciddi arge çalışmalarının markanın ciddi kullanımı bakımından bir karşılığı olmadığını, öte yandan, dilekçede ifade edilen vergi dairesi kayıtlarına faaliyet kodu bölümüne motorlu kara taşıtlarının parçalarının yazılmasını, markanın uygulandığı ürünlerin piyasada olması yani markanın ciddi şekilde kullanılması hususunu kanıtlamadığını, vergi dairesine faaliyet alanı bildirildi diye o alanda üretim yapma ve markayı kullanma zorunluluğu bulunmadığını, Yargıtay 11. HD 2001/844 E. 2001/3429 K. ve 09.04.2001 tarihli kararında, markanın kullanımından söz edilebilmesi için söz konusu kullanımın “markanın ilgili olduğu mallar ve hizmetler için işlevlerine uygun, ciddi, ekonomik şekilde” kullanılması gerektiğini belirtmektedir. Bunun yanında Yargıtay 11. HD 2012/3271 E. 2013/15842 K. sayılı 19.07.2013 tarihli kararı markanın kullanılacağı ürünlerin geliştirilmesi ve üretimi konusunda çalışmalar yapmak üzere başka bir şirketle işbirliğine gittiği yönündeki bir kullanma savunmasını, ciddi kullanımın bulunmadığı gerekçesiyle kabul etmediğini, görüleceği üzere karşı yanın iddia ettiği ARGE çalışmaları, markanın ciddi kullanıldığına dair bir kanıt sunmadığını, karşı yanın markası ..., kısmi iptalini istediğimiz emtialar için kullanılmadığından, markanın ksımi olarak iptal edilmesi gerektiğini, dava dilekçesine karşı yan markasının hangi ürünler için kullanıldığını kanıtlayan web sitesi görüntüleri, internet aramaları gibi bilgileri sunduklarını işbu cevap dilekçesinde, davalı yanın iddia ettiği internet ortamlarında ... markasının uygulandığı ürünlerin görselleri aşağıda sunulduğunu, internete yazılması ve google arama motorunda kısa bir araştırma yapılması halinde de uyuşmazlık konusu markanın hangi ürünler için kullanıldığı görüleceğini, davalı yanın iddiasının aksine, ne youtubeda, ne instagramda ne de facebookta kısmi iptalini istedikleri emtialara ilişkin bir satışa ait tek bir fotoğraf bile bulunamadığını, markanın marka sahibi tarafından Türkiye sınırları içinde, markasal olarak ve ciddi biçimde kesintisiz olarak beş yıldan uzun süreyle kullanılmaması, markanın iptali sonucunu doğurmadığını, işbu davada, davalı yan markasını ciddi şekilde beş yıldan uzun bir süredir kullanmadığından markasının ““Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler, manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri, makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar, birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları, koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar, gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları, elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynaklar, piller, aküler dahil). Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller, trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları, yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar, dekoratif mıknatıslar ,metronomlar.” emtiaları için iptaline ilişkin beyanda bulunmuştur.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf uyuşmazlık konusunun tarafımızca patenti alındığını patent başvuru listesinde bulunan markanın bünyesinde olup da kullanılmayan hizmetlerin kısmi iptalini talep ettiklerini belirtmiş ve marka hakkının ihlalinin söz konusu olmadığını belirttiğini, daha önce cevap dilekçesinde de belirttiği gibi müvekkili tarafça patent başvuru listesinde bulunan ve patenti alınmış bulunan ürünler müvekkili tarafça Türkiye çapında kullanılan, güvenilen ve tanınan ürünlerdir ve özellikle akü konusunda ar ge çalışmaları devam etmekte olduğunu bu ürün de kullanıldığını, davacı taraf mal ve hizmetlerinin Türkiye ulaşmış olduğu tanınırlık, güvenirlik durumundan faydalanmak istediğini, müvekkili tarafça patent hakkı alınan markanın kendileri tarafından tabiri caiz ise taklidine izin verilmesini talep ettiğini, 556 sayılı KHK Madde 9 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: ... RG NO: ... KANUN NO: ...) (KOD 2) (KOD 1) marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine ait olduğunu, marka sahibi, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep edebilirliğini, a) markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılmasını, b) tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını, c) tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasını, maddenin özellikle b fıkrasında da belirtildiği gibi tescilli olan markamızın aynısı kullanılmıştır, markamızın bu şekilde davacı tarafça kullanılmasına izin verilmesi açıkça yukarıda yazılı bulunan KHK ye aykırı olduğu gibi bu durum markanın uzun uğraşılar sonucu kazanılmış olduğunu güvenirlik ve tanınırlık durumuna zarar vereceğini müvekkilinin çok ağır maddi kaybına aynı şekilde itibar kaybına da sebep olacak, davacı taraf ise tabiri caiz ise hazıra konacak ve müvekkilinin çok büyük emek ve para harcayarak uzun bir süre ve uğraşı sonucu ulaşmış olduğu tanınırlık, güvenirlik gibi özelliklerinden yararlanıp haksız kazanç elde edeceğini, davacı taraf markanın bünyesinde olup güya kullanılmayan ürünlerle ilgili kısmi iptal talep ettiğini, bu iddiaları da doğru olmadığını, müvekkili tescilli ürünleri kullanıldığını ve özellikle akünün AR GE çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam etmekte olduğunu ürün tüm Türkiye’de kullanıldığını, kaldı ki bir an için kullanılmadığını düşünsek dahi 556 sayılı KHK ile ‘Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiğini mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verildiğini, aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edildiğini, a) markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılmasını, b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılmasını, (3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edildiğini şeklindeki düzenlemenin a) markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması durumu net bir şekilde gerçekleşmiş bulunmakta olup ayrıca da dava konusu edilen akü ve diğer ürünler içinde ciddi ve sürekli bir kullanım söz konusu olduğunu, davacı tarafın ısrarla cevaplarının bu davanın konusu olmadığı yönündeki iddiası ise trajikomiktir zira; davacı taraf açık bir biçimde müvekkili tarafça tescil edildiğini markayı taklit etmekte ve bu durum tarafımızca tespit edildiğini ve gerekli cevaplar verildiğini, davacı taraf haksız ve hukuksuz bir şekilde marka hakkımızı ihlal ettiğini, davacı tarafın müvekkilinin herhangi bir zararının olmadığı yönündeki iddiası doğru olmadığını, davacının iyiniyetli olmdaığını, müvekkili uzun bir süre emek harcayarak ve çok büyük maddi yatırımlar yaparak markasını tüm Türkiye’de tanınan, bilinen, güvenilen bir marka haline getirdiğini, tescilli markasının aynısını aynı mal ve hizmetlerle tekrar kendi mal ve hizmetleri için tescil etmek isteyen davacının bu talebinin kabulü 556 sayılı KHK ye açıkça aykırı olacağı gibi müvekkilinin ciddi itibar ve maddi kayıplara uğramasına sebep olacağını, davacı taraf ciddi bir şekilde açıklamaları başka yönlere çekerek haklılığını gösterme telaşında olduğunu, öncelikle davacı taraf kendi dava dilekçesi ile çelişkiye düştüğünü zira dava dilekçesinde tescilli markanın sadece hoparlör ve diğer otomotiv sektöründe kullanıldığını belirtmiş iken cevap dilekçelerinde bu durum söz konusu olmadığını ve ürünler için sadece AR GE çalışması yapılıyor olduğu gibi bir iddiada bulunduğunu, halbuki AR GE çalışması tescilli olan birkaç ürün için söz konusu olduğunu diğer ürünler zaten piyasada olup çok ciddi rağbet gören ürünler olduğunu, öte yandan markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması durumu tam olarak mevcuttur ve bu durum AR GE çalışmaları dışında olduğunu, resen nazara alınacak nedenlerle davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesine ilişkin beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; Davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir.
Davacı adına tescilli ... ibareli marka tescil kayıtları TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Davalı adına tescilli iptali talep edilen ... numaralı "..." ibareli marka tescil kayıtları TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir. Markanın...sınıfta tescilli olduğu görülmüştür.
Mahkememizce 28/02/2020 tarihli tensip zaptı kapsamında davalıya ait ... adına tescilli "..." tescil numaralı "..." ibareli markanın 02/03/2020 tarihinde dava sonuçlanıncaya kadar 3.şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...'a ait adres ve T.C kimlik numarasının, sicil bilgilerinin Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği'nden celp ile tetkik edilmiştir.
Davalı tarafça delil olarak Türk Patent Enstitüsü başvurusu ve ekleri, arge çalışmaları, reklam ve fuar katılımına ilişkin evraklar, katılım ödülleri, Vergi levhası, bilirkişi incelemesi, facebook sayfaları, instagram sayfaları, web sayfalarına dayanıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dosya kapsamında bilirkişiler Marka uzmanı ... , mali bilirkişi ... marifeti ile hazırlanan 01/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının “...” markasının tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca “hoparlör” dışında diğer mal ve hizmetler açısından ciddi pazar payı yaratacak bir kullanımının olduğuna ilişkin dosya içerisinde yeterli delile rastlanmadığı, bu sebeple tescil tarihinden itibaren davalının “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil).” mal ve hizmetleri dışındaki mal ve hizmet emtiaları için bir kullanımının bulunmadığını, dosya münceratında hesaplama yapılmasına dair defter ve belge yer almadığından, herhangi bir hesaplama yapılamadığının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya kapsamında bilirkişiler SMK- Marka uzmanı ... , mali bilirkişi ... marifeti ile hazırlanan 10/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Hiç kullanılmayan sınıfların yukarıda liste halinde arz edildiğini, (1. Grup) ses ve görüntü sistemlerinin iletimine ilişkin kullanımların mevcut olduğunu, (2. Grup) AKÜ ticaretinin ise dönem olarak dava tarihi sonrasına denk geldiği, dava tarihi öncesine yönelik davalı tarafından sunulan sosyal medya delillerinde ise ... ibaresinin akü ürünleri üzerinde görülmediği, yalnızca yorumlar kısmında aküye özgülenmeden belirtildiğini, web sitelerinin, sosyal medya hesaplarının, mail üzerindeki tarihin delil olarak kabul edilip edilemeyeceği veya doğruluğu heyetimizde bilişim uzmanı bulunmadığından tespit edilemediğini, ses ve görüntü sistemlerinin bileşenleri olabileceği ve ancak bir araya geldiğinde kullanım alanının oluşabileceği iddia edilen ve değerlendirmesinin elektrik/ elektronik konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğinin (3. grup) sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya kapsamında bilirkişiler SMK- Marka uzmanı ... , mali bilirkişi... , Bilgi Teknoloji alanında uzman ... ve Elektrik / Elektronik Mühendisi... marifeti ile hazırlanan 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kök rapordaki 2. Gruptaki ürünlerin ses ve görüntü sistemlerinde kullanılması gerektiği, ancak dava dosyasındaki yer alan görseller ile web sitelerindeki ve sosyal medya hesaplarındaki araştırmalarından da anlaşılacağı üzere doğrudan doğruya üretime dayalı bir imalattın varlığından söz edilemeyeceğini, dava tarihinden önceki dizayn edilen sistemlerde ... ve ... gibi farklı marka akülerinin kullanıldığı, dava tarihinden sonraki tarihlerde ise ses ve görüntü sistemlerinde ... Akülerinin kullanıldığını, kurulan ses ve görüntü sistemlerinde en az 1 adet olmak üzere akü kullanımı teknik olarak zorunluluk arz ettiğini, dava tarihinde önceki tarihlerde "..." ibaresi taşıyan marka akü kullanımına ilişkin delil teşkil edebilecek herhangi bir belgeye, fotoğrafa yada görsele rastlanılmadığını, sadece dava tarihinden sonraki döneme ilişkin görsellerin mevcut olduğunu, dolayısı ile kök rapordaki değerlendirmelerinde belirttikleri 2. Grupta yer alan ürünler doğrudan kullanımda olan sınıfta yer aldığını, dolayısı ile kök rapordaki değerlendirmelerde de belirttikleri 2. Grupta yer alan ürünler doğrudan kullanımda olan sınıfta yer aldığını, SMK 9. maddesi tescil tarihinden itibaren diyerek geçmişe etkili olarak düzenlendiğini, yani kanunların geriye yürümezliği ilkesinin istisnalarından olduğunun sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada; davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemi ileri sürülmüş olup davacı tarafça ... tescil numaralı ''...'' markasının ... sınıfta oldukça geniş kapsamlı şekilde tescil edilmiş olsa da yalnızca “hoparlörler” için kullanıldığı iddia edilmiş ve hoparlörler dışındaki mal ve emtialar için kullanılmadığından bu mallar bakımından markanın kısmi olarak reddedilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıfta kesintisiz kullandığı savunulmuş olup somut olaydaki uyuşmazlığın; dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 26/1-a bendi ile 9/1. maddesi kapsamında markanın tescil edildiği ... sınıftaki mallar yönünden kullanılıp kullanılmadığı, markanın kullanılmama nedenine dayalı olarak iptaline ve davalı adına tescilli markanın sicilden terkinine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tatbiki gereken SMK'nın 26. maddesinde kullanmama nedeniyle markanın iptaline karar verme yetkisinin Türk Patent ve Marka Kurumuna ait olduğu düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca Kanun'un yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği için SMK'nın geçici 4. maddesine göre, SMK'nın 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkememize aittir. Bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı madde yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 9. maddesinin ilk fıkrasında, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, 2. fıkrasında ise ''Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.'' şeklinde kriterlerin ifade edildiği görülmüştür.
Ayrıca huzurdaki davada ''hoparlörler'' dışındaki mallar/emtialar yönünden iptal istemi mevcut olduğundan dolayı uygulanması gereken SMK'nın 26/5 maddesinin; '' İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir. Son olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/06/2019 T. 2019/1765 E. 2019/4421 K sayılı kararında da belirtildiği üzere SMK’nın yürürlük tarihinden önceki dönemi de kapsayacak şekilde kullanmamaya dayalı iptal şartlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, söz konusu madde hükmünün, hem geçmişte tescil edilen markalar için, hem de gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma külfeti getirdiği, dolayısıyla davalının tescilli markasını kullanma külfeti altında olduğu, davalının markanın tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde markayı kullanım külfetinin bulunduğu, davalı delilleri ile mevcut delil durumuna ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre, davalının markayı aküler kapsamında kullandığı ancak yargılama konusu markayı, iptali istenen tescilli olduğu 9. sınıftaki;
''- Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri.
- Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları.
- Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar.
- Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.
- Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller.
- Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları.
- Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil).
- Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar.
- Dekoratif mıknatıslar.
- Metronomlar.'' mal/emtiaları yönünden kullanımlarına rastlanılmadığı, işbu alt sınıflarda markanın ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini davalının yerine getiremediği anlaşılmakla; SMK'nın 26/1, 26/5 ve 9. maddeleri gereğince davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın ... sınıfta;
''- Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri.
- Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları.
- Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar.
- Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.
- Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller.
- Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları.
- Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın
söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil).
- Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar.
- Dekoratif mıknatıslar.
- Metronomlar. ” emtiaları yönünden SMK'nın 9. maddesi gereğince kullanmama nedeni ile iptaline, fazlaya dair istemin reddine, hüküm kesinleştiğinde kararın TPMK'ya gönderilmesine,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yaptığı 108,80 TL harç, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti , 426,50 TL tebligat/posta masraf ücreti olmak üzere toplam 4.035,30 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kararı verilmesi nedeniyle takdiren 1/2'si olan 2.017,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Davalı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 185.00 TL posta/ tebligat giderinden oluşan toplam 4.685,00 TL ücretin davanın kısmen reddi nedeniyle takdiren 1/2'si olan 2.342,50 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!