T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/258
KARAR NO : 2024/138
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MENİ, REFİ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 20/01/2020
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ilk olarak 2005 yılının kasım ayında Fransa'da kurulduğunu, danışanlarına kilo kaybı konusunda destek veren uygulamaları gerçekleştirmeye yetkili bir kuruluş olduğunu, uzun yıllardır kullandığı ... ibaresini 16/01/2019 tarihinde ... numara ile TPMK nezdinde tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilinin "..." ibaresinin ise 14/02/2018 tarihinde ... numara ile TPMK nezdinde tescil edildiğini, müvekkili şirketin Türkiye'de faaliyet gösteren merkez şubesinin İstanbul Nişantaşı'nda olduğunu, müvekkilinin burada çok sayıda yerli ve yabancı danışana hizmet verdiğini, davalı şirketin yetkilisi olan...'nun müvekkilinin Nişantaşı şubesinden hizmet alarak memnun kalmış bir danışan olduğunu, bu memnuniyetini ticarete dönüştürmek üzere müvekkili şirketin yetkilisi ... ile bir "Franchise Sözleşmesi" imzalandığını, davalının sözleşmeye esaslı aykırılık teşkil eden eylemlerinde bulunması üzerine mezkür sözleşmenin ... 13. Noterliğinin ... Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile derhal ve haklı sebeple feshedildiğini, sözleşmenin derhal ve haklı sebeple feshedilmesine rağmen müvekkilinin markası ve ticari unvanı olan "...'"i halen kullanarak ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davalının, ... ibaresini kullanarak tüketici nezdinde iltibas yaratıcı hareketlerde bulunduğunu, davalının tüketicileri, müvekkilinin ...'ta faaliyet gösteren şubesi imiş gibi kandırarak aldattığını, bu yolla haksız kazanç elde ettiğini, davalının hiçbir izne, sözleşmeye ve/veya muvafakate dayanmadan müvekkilinin markasını kullanmasının müşteriler nezdinde karışıklığa yol açtığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.3 numaralı maddesinin, "... ve ... arasında müşteri transferi yapılabilecek, müşteriler seanslarını ... ya da ...'nda tamamlamak isterse aynı hizmet ücretsiz olarak verilecektir." hükmüne havi olduğunu, davalının, söz konusu transferlere izin vermediğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin bu maddesine aykırı davrandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.10 maddesinin açıkça ve hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde davalının ancak ve ancak müvekkili tarafından önceden yazılı olarak onayladığı reklam veya tanıtım araçlarının kullanılacağını düzenlediğini, 12. maddesinin ise davalı şirketin reklam In House Ajansın onayı olmadan reklam ve tanıtım yapmayacağının düzenlendiğini, ancak davalının müvekkilinin reklam ajansından hiçbir onay almadan açmış oldukları sosyal medya hesabından müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan şirketin yapısına zarar verecek şekilde reklam ve paylaşımlar yapmaya başladığını, açıkladıkları sebeplerle; müvekkiline ait tescilli markaya karşı yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasını, ortadan kaldırılmasını, tecavüze konu ürünler ile üzerinde müvekkiline mülkiyet hakkı tanınmasını, bu mümkün olmadığı takdirde ürünlerin imhasına karar verilmesini, HMK 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL maddi tazminatın tespiti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki Franchise sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiğinin, müvekkilinin...markasını kullanmayı sonlandırdığını, müvekkilinin markasının Franchise sözleşmesi ile ilgisi bulunmayan tescilli "..." yazı ve şekil markası olduğunu, davanın görevsizlik sebebi ile usulden reddi gerektiğini ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının gerçek dışı ve kötü niyetli beyanlarla mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, müvekkilinin kendi adına tescilli "..." markasını kullanması nedeni ile davacının markasına tecavüzün söz konusu olmadığını, tescilli marka kullanımının marka haklarını ihlal anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirkete ait olan marka ile davacıya ait olan marka arasında ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik/aynılık bulunmamakta olup, tüketici nezdinde herhangi bir iltibas yaratılmadığından, davacının haksız ve mesnetsiz davasının tüm talepler yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayırtedici olmayan bir marka olan "..." ibaresinin kullanım yoluyla ayırt edici hale gelmediğini, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığından hükümsüzlük kararı verilemeyeceğini, müvekkili tarafından davacıya ait herhangi bir markaya tecavüz edilmediğini, müvekkilinin kendisine ait olan markayı usul ve yasaya uygun olarak kullandığını, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için elde edilecek hakkın önemli ölçüde zorlaşacağının yaklaşık delille ispatının gerektiğini, huzurda bulunan dava bakımından bu minvalde bir verinin var olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin ve bütün talepler yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK' nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
05/03/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı yan tarafından davalı yana iletilmiş olan fesih iradesinin iletildiği andan itibaren sözleşmenin ortadan kalktığı, feshin tek taraflı bildirim ile sonuçlarını doğuracağı, feshin haklı ya da haksız olmasının ise tarafların tazminat sorumlulukları bakımından önem arz edebileceği, davalı yanın kullanımlarını dayandırmakta olduğu markanın halihazırda reddedilmiş durumda olduğu, kurum nezdinde ilgili karara karşı itiraz süreçlerinin devam ettiği, SMK 155. madde hükümleri de göz önünde bulundurulduğunda davalı yanın ilgili markayı davacı yana karşı savunma argümanı olarak ileri süremeyeceği, davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğu, davalı yanın eylemlerinin davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
24/06/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davaya konu olan davacı ve davalıya ait markalar incelendiğinde; davacının fiili olarak kullandığı ve henüz tescil işlemleri tamamlanmayan "..." ve tescilli "..." markası ile davalının fiili olarak kullandığı ve henüz tescil işlemleri tamamlanmayan "..." ve "..." markasının benzerlik taşımakta olup, aynı sektörde kullanılan markaların ortalama tüketicinin mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerinin olduğu, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin olduğu, tazminat hesaplaması yönünden davalı ticari defter kayıtlarının dosyaya ibrazı ve defter incelemesi yönünden yetki verilmesi ile hesaplama yapılabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
01/03/2022 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalıya ait defterler incelendiğinde, davalının dava konusu dönemde elde ettiği hasılata karşı bu hasılatı elde etmesi için yüklendiği maliyet giderleri düşüldükten sonra brüt satış zararının 95.896,53 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
17/10/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacının markası ile davalının kullanımında ... ibaresinin birebir aynı olması, davalı kullanımının davacının tescilli mal ve hizmet sınıfında olması, ... ibaresinin davalı markasını yeterli derecede farklılaştıramadığı aksine bu ibare ile davacı markası ile davalı markası arasında işletmesel iltibası doğuracak durum yaratacağı dikkate alındığında davalının vaki kullanımının takdiri mahkemeye ait olmak kaydıyla SMK 7/1-b ve SMK 7/2-d hükmünün ihlali sayılacağı, davalının vaki kullanımının TTK 55/1-a-4 bendi kapsamında da haksız rekabete sebebiyet vereceği kanaatinin hasıl olduğu, SMK 151/2-b maddesi hükümleri çerçevesinde davalının elde ettiği net kazanç olmadığı, sektör verilerine göre tazminat hesabına konu edilen 14+20= 34 günlük satış rakamının 63.069,17 TL olduğu, bu rakam üzerinden yine sektör verilerine göre kar tutarının 25.227,67 TL hesap edildiği, SMK ve TBK. ilgili hükümleri uyarınca maddi tazminat miktarının mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
23/09/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök raporu değiştirecek bir kanaatin oluşmadığı, hesaplamalarda teknik mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, belirsiz alacak davası hükümlerine göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL maddi tazminat, 50.000 TL manevi tazminat, ihtiyat tedbir ve hükmün ilanına ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K. 58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: Davacının fiili olarak kullandığı ve henüz tescil işlemleri tamamlanmayan "..." ve tescilli "..." markası ile davalının fiili olarak kullandığı ve henüz tescil işlemleri tamamlanmayan "İmperial Kalamış" ve "..." markasının benzerlik taşıdığı, davacının markası ile davalının kullanımında " ..." ibaresinin birebir aynı olduğu, aynı sektörde kullanılan markaların ortalama tüketiciler nezdinde; mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünmelerine neden olacağı, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin olduğu, davalının kullanımının SMK'nın 7/1-b ve 7/2-d hükmünü ihlal ettiği, davalının vaki kullanımının TTK'nın 55/1-a-4 maddesi kapsamında haksız rekabete sebebiyet verdiği kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı maddi tazminat talebini SMK 151/2-b maddesine, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca" göre talep etmiştir.
Maddi tazminat miktarı bilirkişiler tarafından net olarak belirlenemediğinden, B.K. hükümlerine göre tazminat miktarı belirlenmiştir. Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere; uğranılan zararın miktarı tespit edilirken, hakim olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Davanın açıldığı tarih ve somut olayın özelliğine göre maddi tazminat talebinin kabulüne; Borçlar Kanunu 50. - 51.madde hükümlerine göre takdiren 20.000 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi manevi tazminat da talep edebilir. Mütecavizin kusurlu olması şartıyla, markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabeti kusur niteliğinde olduğundan ve davacıların manevi tazminata hak kazanacağından somut olayın özelliği, hak ve nesafet ilkesi gereği manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 20.000 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava sonucunda davacının haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, Mahkememizin 15/03/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine,
3-Maddi tazminat talebinin kabulüne; Borçlar Kanunu 50. - 51.madde hükümlerine göre takdiren 20.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
6-Mahkememizin 15/03/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına,
7-Alınması gereken 2.732,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 1.536,97 TL harcın davalıdan alınarak hazine gelir kaydına,
8-Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Reddedilen Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Davacı tarafça yatırılan; 1.195,43 TL peşin harç ve 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.249,83 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacının yaptığı; 546,10 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 7.485 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.031,10 TL yargılama giderinden; davanın kısmen kabul-kısmen reddi nedeniyle 7.424,67 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
14-Davalının yaptığı; 200 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 2.327,50 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.527,50 TL yargılama giderinden; davanın kısmen kabul-kısmen reddi nedeniyle 505,50 TL' nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
15-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!