WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/199 Esas
KARAR NO : 2024/18

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2019
KARAR TARİHİ : 07/02/2024

Mahkememizde görülmekte Marka, Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan davasından yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan firmanın ... hakim unsurlu markaları ile Türkiye genelinde 106 eğitim noktasında Türkiye'nin geleceğini aydınlatacak bireyler yetiştirmek hedefleri ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, dava konusu markanın müvekkiline ait markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalar arasında görsellerin benzerlik bulunduğunu, müvekkiline ait marka ile dava konusu markanın asıl unsurlarının “...” ibaresi olduğunu ve bu nedenle markaların benzer olarak kabul edilmesi gerektiğini, markaların başlangıç kısımlarının benzer olması nedeni ile benzerliklerinin artmakta olduğunu, müvekkilinin slogan şeklinde pekçok markasının bulunduğunu, dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin bu nedenle markaya herhangi bir ayırt edicilik kazandırmayacağını, "..." ibaresini ihtiva eden başkaca markalar bakımından başlattıkları davalara yönelik olarak tanzim edilmiş olan emsal kararların var olduğunu, ilgili kararları dosya arasına sunduklarını, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü talep olunan sınıfları bakımından müvekkilinin tescilli markalarının var olduğunu, ilgili sınıflarda Müvekkiline ait...kod numaralı markanın tescilli olduğunu, müvekkilinin dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep olunan sınıflarda kullanımlarının var olduğunu, ... sayılı "..." ibareli tanınmış markanın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalı yanın kötüniyetli olduğunu iddia ve beyan ederek Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ...sayılı kararının iptali ile ... sayılı “...” ibareli markanın ... Sınıfta Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” mallarının ... sınıfta “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete Aaboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kirafanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için matbaa ve ciltleme malzemeleri, basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar, kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazar kasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları, büro makineleri, tekstilden mamul ambalaj torbaları, kauçuk ve sentetik olmayan döşeme doldurma malzemeleri (yün, pamuk dahil), tekstil amaçlı sentetik elyaflar, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyaflar. Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler, dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri, kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç - dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler, danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler, halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler, spor amaçlı minderler, et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, kuru bakliyat, hazır çorbalar, bulyonlar, zeytin, zeytin ezmeleri, hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, yumurtalar, yumurta tozları, patates cipsleri kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar , mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmikler, nişastalar, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, çaylar, buzlu çaylar, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, dondurmalar, yenilebilir buzlar, tuz. hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” ... sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizşyon ve radyo programları yapım hizmetleri, her muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri.” ... sınıfta “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” hizmetleri bakımından hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ve mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1992 yılında Rize'nin Ardeşen ilçesinin...köyünde hayata gözlerini açtığını, üniversite hayatı ile şehir yaşamına girmesinin akabinde ömrü yeşillikler arasında geçen bir insan olarak şehirde binaların arasında kalan kişilerin psikolojik sıkıntılar çektiğini gözlemlediğini, bu nedenle insanların özlem duyduğu yeşili, doğayı fotoğraflamak sureti ile paylaşımlarda bulunmaya başladığını, haftalık yaklaşık 200.000 insan ile etkileşime geçtiğini, şu anda da 58.000'den fazla takipçisi olan sosyal medya kullanıcısı olduğunu, müvekkilinin dava konusu markayı da bu gerekçe ile adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin “...” ibareli marka tescil başvurusuna davacı yanın tescil süreci sırasında da itiraz ettiğini, ancak TPMK tarafından ilgili itirazların reddedildiğini, karşılaştırmaya tabi markalar arasında iltibas riskinin var olmadığını, markaların halk tarafından karıştırılmayacaklarını, müvekkiline ait marka ile davacının markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı olmadığını, tarafların aynı sektörde hizmet vermediklerini, markalarda bulunan "..." ibaresinin tek başına iltibasa sebebiyet vermeyeceğini, zira "doğa” kelimesinin ...'da “tabiat” anlamına geldiğini, müvekkiline ait markada yer alan ... ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırdığını, "..." kelimesinin yalnızca bir firmanın ticari faaliyetlerine özgülenemeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, karşı yanın kötüniyetli olduğunu bu nedenle haksız açılan davanın reddi ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, mahkemece ittihaz edilen davaya konu markanın 3. kişilere devrinin engellenmesine ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiğinden, bu talebin reddi gerektiğini, işbu tedbir davalının markayı kullanmasına engelde teşkil etmemekte olduğunu, bu sebeple de, davalının tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı yan, davaya konu markaya tescil aşamasında müvekkili tarafından itiraz edildiğini ve bu itirazların reddedilerek kurum tarafından markanın tesciline karar verildiğini belirtmekte olduğunu, tescil aşamasında davaya konu marka hakkında itiraz işlemleri yapılmış olduğunu, fakat itirazlarının haksız olarak reddedildiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ittihaz edilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, kurum kararına karşı dava açma süresi geçirildiğinden huzurdaki hükümsüzlük davasını ikame etme zarureti hasıl olduğunu, kurumun tescil kararı vermesi ve ortada yidk kararının olması marka tescilinin usulüne uygun olduğunu göstermediğini, kurum kararının hatalı olduğunu ve "..." ibareli bir çok marka hakkında açtığımız davalarda verilen kararlar kurumun kararlarının yerinde olmadığını açıkça gösterdiğini, bu kararların dava dilekçesinde yer aldığını, davalı yan, markalar arasında benzerliğin bulunmadığını, markaların tüketiciler tarafından karıştırılmayacağını iddia ettiğini, markaların karıştırılmayacağı iddiasının mümkün olmadığını, davaya konu marka müvekkile ait markalara ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı yan, markalarda yer alan şekil unsurunun farklı olduğunu ve bunun açık şekilde görüldüğünü belirttiğini, şekil unsurunun farklı olduğunun kanaatinde olduklarını, marka benzerliği için markaların birebir aynı olmaması gerektiğini, arada bağlantının tüketiciler tarafından düşünülmesinin iltibas için yeterli olduğunu, davalı yana ait markada yer alan şekil unsuru ayırt edici de olmadığını, "..." ibaresi ile örtüşen dağ manzarası şekil unsuru olarak yer aldığını, müvekkiline ait markalarda yer alan ağaç unsuru da yine davaya konu markayı şekil unsuru bakımından dahi müvekkiline ait markaya yakınlaştırmakta olduğunu, davalı markası ile müvekkilinin markasında yeşil rengin hakim olması benzerliğin arttığını, davalı müvekkilinin markasının 2014 tescil tarihli olduğunu ileri sürse de müvekkilinin markalarının tescil tarihleri 2002 yılından başladığını, davalının ayrıca sicilde başka markası bulunmadığını, davalı yanın sunmuş olduğu Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2004/12143 Esas sayılı kararının huzurdaki dava ile ilgisi bulunmadığını, mezkur kararda taraflara ait markaların esas unsurlarının farklı olduğunu ve bu sebeple markaların benzer olmadığının vurgulandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/7672 Esas sayılı kararında da markanın tescilli olduğu sınıflar açısından tanımlayıcı olduğunu ve bu sebeple markaların benzer olmadığının vurgulandığını, ancak "..." ibaresi tescilli olduğu sınıflar açısından tanımlayıcı olmadığını, davalının da belirttiği gibi müvekkilinin eğitim- öğretim sektöründe oldukça bilindiğini, Bu sebeple müvekkiline ait markanın özellikle ... Sınıf açısından oldukça ayırt edici bir marka olduğunun açık olduğunu, davalı yanın sunmuş olduğu kararların huzurdaki dava ile ilgisi bulunmadığını, dava dilekçesinde sunulan kararlar direk olarak emsal teşkil ettiğini, müvekkiline ait markaların benzer bulunduğu markalar davaya konu marka ile benzerlik teşkil ettiğini, verilen emsal kararlar doğrultusunda huzurdaki davaya konu marka ile müvekkiline markaların da benzerlik teşkil ettiğinin kabulü gerektiğini, dava dilekçesinde de belirtikleri müvekkiline ait slogan markaların da bulunmakta olduğunu, davaya konu marka müvekkiline ait slogan marka niteliğini taşımakta olduğunu, davalı yan, davaya konu marka ile müvekkiline ait markaların faaliyet alanlarının farklı olduğunu iddia ettiğini, tarafların faaliyet alanlarının farklı olmadığını, davaya konu marka müvekkiline markalarının tescilli olduğu aynı ve benzer emtialarda markasını tescil ettirmeye çalıştığını, aynı sınıflarda tescilli markaların faaliyet alanlarının farklı olduğu iddiasının yerinde olmadığının, davalı yan, cevap dilekçesinin 5. sayfasında müvekkiline ait tüm markaların eğitim ve okul faaliyetleri üzerine olduğunu iddia ettiğini, dilekçede sunduğu görsellerle müvekkiline ait markalar davalıya ait markanın tescilli olduğunu ... sınıflarda tescillendiğini, davalının iddialarının mesnetsiz olduğunu, ayrıca, davalı müvekkilinin markalarının sadece eğitim ve öğretim ile ilgili olduğunu belirtmiş ise de davalıya ait marka da ... sınıfta eğitim ve öğretim hizmetlerinde tescillendiğini, davalı yan, davaya konu markanın kötü niyetli olmadığını iddia ettiğini, fakat Yargıtay tanınmış marka ile benzer marka başvurularının yapıldığı durumda kötü niyeti kabul ettiğini, davalının hukuka aykırı davrandığı açıkça ortada olduğunu belirtmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davacının taleplerine karşı yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığını, böyle bir ihtimal söz konusu olmadığı ile birlikte müvekkiline ait markanın 3. kişiye devri halinde bile davacının HMK 125. maddesi gereğince, davanın 3. kişiye yöneltilmesini veya davalıdan tazminat olarak talep etme imkânı bulunduğundan tedbirin müvekkiline telafisi imkansız zararlar vermesi nedeniyle kaldırılmasının gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinde soyut iddialar ortaya attığını, delillerle somutlaştıramadığını, hiç bir somut delil ya da tedbir uygulanmasını gerektirecek bir sebep yokken müvekkilinin markasının üzerine ihtiyati tedbir konmasının marka değer açısından müvekkiline zarar verdiğini ve ileride telafisi imkansız zararlar ortaya çıkarttığını, türk patent ve marka kurumu'nun internet sitesinde yapılan taramada bile müvekkiline ait marka üzerinde "ihtiyati tedbir", "kısıtlama kondu" gibi ifadelerin yer almasının markanın itibarını zedelediğini, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ettiklerini, dava konusu “doğadakal” markasına davacı tarafından yapılan itirazlar tpmk ve yidk tarafından incelenerek müvekkiline ait markanın tesciline karar verildiğini, markalarının tescili tpmk ve yidk'daki konusunda uzman ve ehil kişiler tarafından yapılmış incelemeler ve itirazlar değerlendirilmek suretiyle yapıldığını, bu uzman ve ehil kişiler tarafından yapılan incelemelerde de müvekkilinin markası ile davacının markası arasında bir benzerlik tespit edilmediğini, müvekkili ile davacının markası arasında ne amaç ile yapılan iş ne de hitap edilen kişiler açısından bir benzerlik söz konusu olmadığını, her hangi bir markada, tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olmasının ve kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ile iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığının tespitinde ise markalar arası görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, mal ve hizmetlerin benzerliği, öncelik markanın ayırt edici niteliği, ihtilafa konu işaretlerin ayırt edici ve baskın unsurları, markaların birbirini çağrıştırma durumu, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyini ve durumunu, markayı taşıyan malın değerini ve alıcının bu malını almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurlarının dikkate alınması gerektiğini, markaların aynı veya benzer olup olmadıklarını ve aynı ya da benzer mal / hizmetlerini kapsayıp kapsamadıklarının dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini, tüm açıklamalar doğrultusunda, davacının markaları ile müvekkiline ait markanın ortalama tüketici nezdinde markaların arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, bu konuya ilişkin olarak müvekkili şirketin marka başvurusuna karşı davacı tarafından yapılmış olan itirazlar TPMK ve YİDK’ca incelenerek değerlendirilmiş olup iki marka arasındaki benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin olmadığının gerekçesi ile markamızın tesciline karar verildiğini, açıklanan nedenlerden, davacı şirketine ait marka ile müvekkiline ait markaların halk tarafından karıştırılmasının ve iltibasa neden olmasının söz konusu olmadığını, bunun iddia edilmesi bile hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle huzurda görülmekte olan haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkiline ait "..." markası ile davacıya ait markalar aynı yahut orta düzeyde bir tüketici nezdinde iltibasa yol açacak düzeyde benzer olmadığını, bu durumun çıplak gözle dahi görülecek kadar açıkça ortada olduğunu, davacıya ait tüm markaların kapsadığı mal ve hizmetler eğitim ve okul faaliyetleri üzerine olduğunu, müvekkiline ait tescilli 'doğadakal' markasının ise eğitim ile uzaktan yakından ilgisi bulunmadığıını asıl amacı insanların doğa ile iç içe bulunmasını sağlayan, doğa fotoğraflarını içeren, doğada yaşamı teşvik eden, insan ve doğanın iç içe olmasını sağlayan, insanları kamp hayatına çekmeye çalışan, buna yönelik aktivite ve fotoğrafları insanlara ulaştırmayı sağlayan eğlence, doğa turizmi ve fotoğrafçılık hizmetleri sunduğunu, davacının cevaba cevap dilekçesinin 3.maddesinde yer alan ifadelerin kabulü mümkün olmadığını, kendi içinde çelişmesi de huzurdaki davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunun en açık göstergesi olduğunu, davacı yanın bir taraftan müvekkiline ait markanın şekil unsurunun kendi markaları ile aynı olmadığını kabul ve ikrar ederken devam eden satırlarda bunun aksini söylediğini, bu da huzurda görülen davadaki iddialarının tutarsız olduğunu gösterdiğini, bir turizm, kültür, gezi sayfası ile bir eğitim öğretim kurumunun sadece evrensel bir ibare olan "..." kelimesini kullanması sebebiyle iki markanın karıştırılacağından bahsetmek insan aklıyla dalga geçmekten başka bir şey olmadığını, markaların hem logolarının tamamen birbirinden farklı olması hem de mal ve hizmetlerinin ayrı olması halk tarafından ve orta düzeydeki tüketici nezdinde birbirleri ile ilişkilendirilmeye ve karıştırılmaya kesinlikle yol açmadığını, dilekçede sundukları yargıtay kararlarının incelendiğinde huzurdaki davaya bire bir emsal kararlar olduğunu ve bu nedenle davacının davasının reddinin gerektiğini, yüksek mahkeme kararları "..." markasına ilişkin olarak açılmış emsal yargıtay kararları olduğunu ve sunduklarını, sundukları kararlardan da anlaşılacağından tarafların aynı sınıflarda tescil edilen markaları bulunsa bile davacının "..." markasında yer alan "..." kelimesinin ayırt ediciliğinin düşük seviyede olduğunu, müvekkiline ait "..." markasında anlatılmak istenen mesajlardan hiçbirini ifade etmediğini, müvekkilinin markasının gerçekten ... yaşamı ifade ettiğini, müvekkiline ait "..." markasına ilişkin hizmet almak isteyen kişilerin yeşillikler içinde bir kültür gezisi, eğlence, yeme içme ve konaklamanın akla geleceğini, orta seviyede bir tüketicinin dahi müvekkiline ait markayı bir eğitim öğretim kurumu ile karıştırma ihtimalinin mümkün olmadığının en büyük göstergesi olduğunu, en önemlisi de davacının sadece "..." ibaresinin içeren markasının tanınmış olmadığını, aksine "..." ibareli markasının belli seviyede eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından ilgili sektörde belli bir bilinirliğinin bulunduğunu yargıtay kararları ile de ispatlandığını, ihtiyati tedbir talebinin reddi ile müvekkili adına tescilli " ... nolu "..." ibareli markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3.şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulmasına" dair verilen karardan dönülerek işbu tedbirin kaldırılmasını; davacının haksız ve mesnetsiz tüm taleplerinin reddini, bu nedenle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalı adına tescilli ..sayılı, "..." ibareli markanın ...sınıflarda hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine istemine ilişkindir.
Davacıya ait "..." ibareli tüm marka tescil belgeleri Türk Patent ve Marka Kurumundan celp ve tetkik edilmiştir.
Hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait ''...'' sayılı "..." ibareli marka tescil belgeleri Türk Patent ve Marka Kurumundan celp ve tetkik edilmiştir.
Mahkememizin 23/05/2019 tarihli tensip zaptı gereğince davalı adına tescilli ''...'' nolu "..." ibareli markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3.şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulmasına, bu hususta TPMK'ya müzekkere yazılmasına karar verildiği görülmüştür.
Marka vekili bilirkişi ...ve Marka Uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/11/2020 tarihli kök raporda özetle; Davacı tarafa ait ... ibareli markaların tanınmış marka niteliğinde oldukları, davalı tarafın markasının farklı sınıfta tescilli olmasına karşın, tanınmış marka olan davacı yanın ilgili markası ile birebir mahiyette olan ibarenin davalı adına tescil edildiği sınıflarda kullanımı halinde davalı yanın haksız yarar sağlayabileceği ve davacı yana ait markayı sulandırabileceği, davacı adına tescilli tanımış marka ile davalı adına tescilli markanın ayniyet derecesinde benzer olduğu, dava konusu markanın kullanımı ile davacı adına tescilli “...” ibareli markanın tanınmışlığından haksız yarar elde edebileceği, tanınmış markanın itibarına zarar verebileceği, davacı yana ait ... tescil numaralı marka ile davalı yana ait dava konusu markanın nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verebileceği, markaların aynı / benzer mal ve hizmet sınıflarında tescilli olmaları nedeni ile çifte benzerlik koşulunun oluştuğu ve dava konusu ... sayılı “...” ibareli markanın ... Sınıfta " Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” mallarının ... Sınıfta “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazar kasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Tekstilden mamul ambalaj torbaları. Kauçuk ve sentetik olmayan döşeme doldurma malzemeleri (yün, pamuk, tekstil amaçlı sentetik elyaflar, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyaflar. Tekstil iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak givsileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler.Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Spor amaçlı minderler. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil), Yenilebilir. bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fistik ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” ... sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor, karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri ... sınıfa “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu, kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” Hizmetlerinin hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davalı yanın kötüniyetli olduğunun ispat olunamadığı yönündeki tespitlerini beyan etmişlerdir.
Akademisyen / marka bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 09/06/2021 tarihli raporda özetle; Davacı tarafın tekil olarak "..." ibaresini değil, "..." ibaresini "tanınmış marka" olarak tescil ettirdiği, toplum nezdinde tanınmışlığı "..." ibaresinin sağladığı, bu nedenle içinde "..." kelimesinin geçtiği tüm markaların marka hakkını ihlal ettiğini iddia etmenin kanımızca isabetli olamayacağı, davacı tarafa ait markaların temelinde "..." ibaresinin yer aldığı, bununla birlikte tüm markalar "..." ibaresine bir ek alarak tescil edildiği, bir başka deyişle tekil olarak "..." ibaresinin tescil edilmediği, davaya konu markaların, kök raporda da ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere, "...", "...", "...I", "...", "...", "...", "..." şeklinde sıralandığı, bu itibarla, davacı tarafa ait olan ve "..." ibaresine ek alarak tescil edilmiş ve gerek kök raporda gerekse raporumuzda ifade edilen markalarla, davalı tarafa ait "..." markasının "aynı" olmasını söz konusu olamayacağı, bununla birlikte markalar arasında bir benzerlik olduğunun düşünülebileceği; ancak yapılan incelemelerde, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinden içinde "..." ibaresinin geçtiği ... kayda rastlandığı, bir başka deyişle söz konusu ibarenin, toplumda yoğun olarak kullanılan ve tek başına bir ayırt edicilik unsuru taşımayan bir kelime olduğu, dolayısıyla söz konusu ibareyi ayırt edici hale getiren ve toplum nezdinde bilinir kılanın bu ibareye gelen ek olduğu, nitekim davacı tarafın da tanınmış marka başvurusunu "..." ibaresi üzerinden değil, "..." ibaresi üzerinden gerçekleştirdiği, marka hakkının ihlal edilmesi durumunda ilgili markaların tescilli olduğu sınıflar bakımından da bir inceleme yapılması gerektiği, davacı tarafa ait ve içinde "..." ibaresinin geçtiği markalar ile davalıya ait "..." markasının farklı sınıflarda tescil edilmekle birlikte ortak şekilde ...sınıfta da tescil edildiği; davacı tarafın "eğitim öğretim hizmetleri" yürüttüğü için bu sınıfta tescilde bulunduğu, davalı tarafın ise " Spor, kültür ve eğlence hizmetleri" sağladığı için söz konusu sınıfta tescilli olduğu, bu nedenle her iki markanın da söz konusu sınıfta tescilinin olanaklı olduğu, uyuşmazlık konusu markaların karşılaştırılmasında; gerek markalarda yer alan ibarelerin, gerek işaret ve şekillerin, gerek yazım karakterlerinin gerekse tescilli oldukları sınıfların farklılığının, söz konusu markaların karıştırılma ihtimalini büyük oranda ortadan kaldırdığı, açıklanan tüm bu sebeplerle, davalı tarafa ait markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, kök raporda da belirtildiği üzere, davalı tarafın kötüniyetli olduğuna ilişkin bir emareye rastlanılmadığı / bu hususun ispat olunamadığı sonuç ve kanaatine varıldığını beyan edilmiştir.
Anılı iki ayrı kök bilirkişi raporunun birbirine zıt tespitler içermesi nedeni ile oluşan çelişkinin giderilmesi adına üçüncü bir bilirkişi heyeti görevlendirilmiş olup bu suretle seçilen SMK-marka uzmanı ..., SMK-marka uzmanı ...ve SMK-marka uzmanı ... tarafından düzenlenen 19/12/2022 tarihli raporda özetle; Dosyada davacının tanınmış marka başvurusunu "..." ibaresi üzerinden değil, ..." ibaresi üzerinden yaptığı ve ... ibaresinin eğitim faaliyetleri alanında tanınmış marka olduğu görülmektedir. Bununla birlikte ... ibaresi ile ... ibaresi arasında iltbasa yol açacak bir benzerlik olmadığından Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaati oluşmuştur. Davacının hükümsüzlük gerekçelerinden birisi de kötüniyetli tescile dayalıdır. SMK 6/9 hükmüne göre; “Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir". Bilindiği üzere, kötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için yapılan başvurudur. Yargıtay HGK 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararında kötü niyeti belirlemek için bilme ve bilmesi gerektiği unsurlarını vurgulamak amacıyla “...davalının tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, kullanacağı işaretin bir başkasına ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü olduğu..” şeklinde bir ilke ortaya koymuştur. Kötü niyetli marka başvurusunda TTK nın 18/3 hükmü anlamında basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranılmadığı da göz önüne alınmalıdır. Doktrinde de isabetli olarak belirtildiği üzere; kötü niyetin geniş yorumlanması ve gerçekte kullanmayıp, yedekleme veya marka ticareti yapmak amacına veya şantaja yönelik markaların kötü niyetli marka başvuru olarak kabul edilmesi gerekir”. Bu çerçevede tanınmış bir markanın TPMK'da tescil edilmemesini fırsat bilip Türkiye'de tescil ettirme, ticari ilişki içerisinde bulunulan şirketin ticaret unvanını bu şirketten habersiz biçimde marka olarak tescil ettirme””, yabancı bir markanın ileride Türkiye'ye geleceğini düşünerek yabancı markayı Türkiye'de tescil ettirmek somut olaya göre kötü niyetli tescil sayılabilecektir. Davaya konu uyuşmazlıkta davalının kötüniyetine dair dosyada herhangi bir delile rastlanmadığından Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla davacının kötü niyete dayalı hükümsüzlük iddiasının koşullarının da oluşmadığı kanaati hasıl olduğunu, bu nedenlerle, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu ... nolu ... ibareli markanın SMK 6/1,6/5, 6/9 bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki somut uyuşmazlık yönünden davalı adına tescilli... sayılı "..." ibareli markanın Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 6/5 ve 6/9 maddelerine dayalı olarak hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine cevaz verilmesinin mümkün olup olmadığının tespitine yönelik incelemede tatbiki gereken SMK'nın 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup SMK'nın 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır. SMK'nın 6/5. maddesi kapsamında tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği düzenlenmiştir. SMK'nın 6/9. maddesinde ise kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiştir.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlığa bakılması gerekmiş olup iki rapor arasındaki çelişkileri gideren son alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin ayrıntılı, gerekçeli şekilde deliller ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülmüş böylece hükme esas alınmaya elverişli bulunmuştur. İlk olarak SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca, tarafların markaları arasında karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunup bulunmadığı tetkik edilmiş olup iltibas ihtimalinin tespitinde, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki, eski markanın sahip olduğu ayırım gücü, telaffuz, biçim ya da anlam itibariyle bıraktığı etki, markaların kullanılacağı mal/hizmet türlerinin birbirine yakın olup olmadığı, markaların benzer alıcı çevrelerine hitap edip etmedikleri hususlarının dikkate alınması gerekmiştir.
Nitekim davacının markalarının bulunduğu mal ve hizmet sınıfları ile davalının markasının bulunduğu mal ve hizmet sınıfları benzer olsa dâhi mal hizmet sınıflarının benzerliği hükümsüzlük için tek başına yeterli değildir. Ayrıca markaların da benzer olması gerekmektedir.
Bu kapsamda markasal karşılaştırma yapıldığında, davacının ''...'' ana unsurlu tescilli markaları ile hükümsüzlük istemine konu davalının ''...'' şekil markası arasında aynılık taşıyan ibarenin ''...'' olduğu ancak davalının ''...'' isimli ibaresinin ''...'' ibaresinden anlamsal olarak farklılaştırıldığı, ''..."' ibaresinin söz konusu markanın şekil unsurları ile birlikte (dağ ve dağ zirvesinde bir insan figürü) ¸değerlendirildiğinde ''...'' ibaresinden farklılaştırıldığı, bu çerçevede gerek anlamsal,
gerek görünüş, gerekse okunuş açısından davacının tescilli markaları ile davalı markası arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak bir durumun mevcut olmadığı kanaatine varılması gerekmiştir.
İkinci olarak SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında inceleme yapılmış olup dosyada davacının tanınmış marka başvurusunu "..." ibaresi üzerinden değil, "..." ibaresi üzerinden yaptığı ve ... ibaresinin eğitim faaliyetleri alanında tanınmış marka olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte ... ibaresi ile ''...'' ibaresi arasında iltibasa yol açacak bir benzerlik olmadığı saptanmakla tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Son olarak davacının SMK'nın 6/9 maddesine yönelik kötüniyet iddiası tetkik edilmiş olup markanın hangi hallerde kötüniyetle tescil ettirildiği hususunun her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay ve İstinaf uygulamalarında genellikle güvenin kötüye kullanılması, kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık vb. suretle gerçekleşen marka tescillerinin kötüniyetli marka tescil halleri olarak kabul edildiği görülmektedir. Kötü niyetli marka başvurusu ise hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için yapılan başvuruyu ifade etmekte olup kötüniyetin varlığı için kötüniyetin tescil başvurusu anında mevcut olması gerekmekle birlikte hükümsüzlüğü istenilen markanın daha önce tescil edilen ve ayırt ediciliği ve bilinirliği yüksek olan bir markayla benzer olması hâli dâhi tek başına kötüniyetli tescile delalet etmeyeceğinden SMK'nın 6/9 maddesine dayalı hükümsüzlük halinin sübut bulduğunu gösterir delil ve emarelere de dosya kapsamında rastlanılmadığından kötüniyet iddiasına cevaz verilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında sübut bulmayan davanın reddine, mahkememizin 23/05/2019 tarihli davalı adına tescilli markanın 3.şahıslara devrinin önlenilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Mahkememizin 23/05/2019 tarihli markanın 3.şahıslara devrinin önlenilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
3-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 383,20 TL harcın davacı tarafından hazineye ödenmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yatırılan 1.500 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/02/2024

Katip Hakim
E-imzalıdır E-imzalıdır