WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/128
KARAR NO : 2024/42

DAVA : MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 15/05/2018
KARAR TARİHİ : 22/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ....'nin (...) ...'da otomotiv endüstrisi alanında üretim yapan 620' yi aşkın şirketten oluşan ve 100 yılı aşkın geçmişi ile özellikle otomotiv endüstrisi sahasındaki faaliyetleri ve ürünleri ile ilgili olarak tüm dünyada tanındığını, müvekkilinin hak sahibi olduğu ve dünya çapında birçok ülkede yıllardır tescillerle korunan "..." ve "..." markasının TPMK nezdinde ... ve ... numaralı marka tescilleri ile koruma altında olduğunu, müvekkilinin "..." markasının otomotiv sektöründe ... katalizörlerinin ürettiği gazları temizlemekte kullanıldığı ve gaz çıkışını ortalama %90 oranında azaltmakta kullanılan, zehirli gazların temizlenmesini sağladığı, bu amaçla taşıt araçlarında kullanıldığını, kamyon ve otobüs gibi ticari araçlarda "..." markalı bu ürünün kullanılabilmesi için ek tanklar konulduğunu ve ticari araçların ortalama 100 km'de 1,4 litre ... markalı bu üründen harcadığını, sözü edilen ... markalı ürünün, petrol firmalarının benzin istasyonlarında satılan ürün olduğunu, müvekkili tarafından yaratılmış "..." markalarının, uzun süreli yoğun, yaygın kullanım ve tanıtım faaliyetleri neticesinde tüketici nezdinde yüksek bilinirlik düzeyine ulaştığı, ayırt edicilik kazandığı ve müvekkili ile özdeşleşmiş olduğunu, müvekkilinin "..." markalarının tanınmışlığından haksız kazanç elde etmek isteyen kişilerce çeşitli yol ve şekillerle sıklıkla taklit edildiğini, davalı yanın ticari faaliyetlerini ve ürünlerini işaret etmek amacıyla, müvekkilinin "..." markalarını taklit ettiğini ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız kazanç sağlama amacı ile faydalandığını, markalarını izinsiz kullandığını, bu şekilde müvekkilinin markalarına tecavüz etmekte ve haksız rekabete sebebiyet vermekte olduğunu, davalı şirketin; müvekkilinin "..." ve "..." markalarını birebir aynı şekilde "...", "..." ve/veva "..." ibarelerini ve benzerlerini kullanmak suretiyle müvekkilinin markalarına tecavüz ettiği ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, ayrıca davalının, ...ve... adresli web sitelerinde,...ve ... adresli FACEBOOK hesaplarında, ... adresli ... hesaplarında, ticari faaliyetlerini ve ürünlerini işaret etmek amacıyla haksız kullanımının bulunduğunu, davalının "..." markalarına tecavüz teşkil eden haksız kullanımının, ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş (Kapatılan ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin...D. İş.) sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının "...", "..." ve/veya "..." ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere müvekkilinin "..." ve "..." marka, ürün ve ambalajı, ticari takdim şekli ile aynı ve/veya benzer tüm ürünlerine ait etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü tanıtım vasıtasının davalıya ait işyeri/işyerlerinde ve bulundukları her yerden toplanarak yeddiemine teslimini mümkün kılacak şekilde gerek görülürse teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının, müvekkili aleyhine haksız rekabetlerinin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen ayrıca 6769 SMK'nın 149. maddesi hükmüne istinaden davalının müvekkili şirketin markalarına vakı tecavüzleri ve haksız rekabetleri nedeni ile 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, bunun için öncelikle markaya konu ürünün ne olduğu açıklanması gerektiğini, "..." nun zehirli ve yanıcı olmayan % 32,5 sulu üre çözeltisi olduğunu, bu ürünün aynı zamanda Sulu Üre Çözeltisinin (...) kısaltması olan ... olarak da bilindiğini, Özellikle egzoz sistemlerine seçici katalitik indirgeme (... sistemi) takılı olan dizel motorlar için özel olarak tasarlanmış olduğunu, ... nitrojen oksitlerin (...) zararlı emisyonlarını azaltmak için katalitik konvertör içindeki egzoz gazlarının içine enjekte edildiğini, bunun da Euro 4, Euro 5 ve Euro 6 emisyon normları ile ilişkili olmasını sağladığını, Egzoz gazlarına ... enjekte edilmesi bir amonyak çözeltisi (NH3) ve karbon dioksit (C02) içinde bulunan üre oluşmasını sağladığını, tüm bunlar yüksek sıcaklıkta gerçekleştiğini, ardından amonyak (NH3) dizel yanmalarında oluşan nitrojen oksitlerle (...) reaksiyona girdiğini, kimyasal reaksiyon sonucu egzozdan zararsız bir şekilde nitrojen (N2) ve su buharı (H20) çıkardığını, bu sürecin seçici katalitik indirgeme (SCR) olarak adlandırıldığını, anlaşılacağı üzere "..." markası dizel araçlarda egzoz sisteminde kullanılan bir çeşit sıvının ismi olarak anıldığını, bu sıvı üre içerikli bir çözeltiden ibaret olduğunu ve "..." markası bu sıvı çözeltisinin adı ile özleşmiş olduğunu, örneğin "..." ibaresinin aslında tescilli bir marka olmasına rağmen, halk arasında kağıt mendile verilen isim olduğunu, bu hususun ... isim olarak da anılan markanın ürüne ismini vermesi olarak tanımlandığını, müvekkili ...Tic. Ltd. Şti.'nin "..." markası ile sattığı hiçbir ürünün bulunmadığını, müvekkilinin kendi adına tescilli ticari markaları ile faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin, "..." markasının yakıt olarak kullanıldığı elektronik ve mekanik sistemlere ürün ve hizmet sağlamakta olduğunu, araç üreticilerinin bu sistemleri ..., ... gibi teknoloji üreticilerinden aldıklarından, bu üreticilerin ..., ..., ... vb. sistemlerinde ... Sıvısı kullanılmakta olduğunu, yani bu firmaların ... sıvısı kullanan sistemler üretmekte olduğunu, müvekkilinin ise ... sıvısı kullanan bu sistemlere elektronik ve mekanik ürün ve hizmet çözümleri ürettiğini, müvekkilinin, pazarlandığı iddia edilen üre içerikli sıvı çözeltiyi veya herhangi bir ürünü "..." markası ile pazarlamadığını, davacı yanın tedbir ve toplama-imha taleplerinin yersiz olduğunu. müvekkili şirket de sattığı ürün ve hizmetlerin ... sıvısı kullanan SCR sistemlerinde kullanıldığını belirtmek için jargona yerleşmiş olan ... ifadesini kullanmakta olduğunu, herhangi bir akaryakıt istasyonundan bu sıvıdan satın almak için Katalitik İndirgeyici Sistemlerde kullanmak için % 32,5 sulu üre çözeltisi istemek yerine, akaryakıt istasyonun sattığı sıvı üreticisi ve markası ne olursa olsun aynı direkt olarak ... denilmekte olduğunu, otomotiv teknik literatüründe de ... ifadesinin kullanılmakta olduğunu, bu ibarenin su, civa, alkol, zeytinyağı, kan, süt vb. gibi ... ibaresinin de belli nitelikleri olan bir sıvının ismi olarak literatüre girmiş olduğunu, araç sahipleri, şoförler, servisler, benzin istasyonları kısaca konu ile bir şekilde ilgili herkes arasında da ... olarak ifade edildiğini, açıkladıkları nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
TPMK kayıtları ve ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş, (Kapatılan ... 2.FSHH Mahkemesinin ... D.İş) sayılı dosyası istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
22/10/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporda özetle: Davanın 15.05.2018 tarihinde; SMK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra ikame edilmesi nedeniyle SMK hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, SMK 157/1 (MarkKHK m. 70) ve TBK 72 maddeleri hükümleri çerçevesinde zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı yanın ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” markalarının tescilli olduğu, davalının ise aynı/benzer markaları tescil ettirmediği, buna karşılık davalının anılan işaretleri kendisine/davalıya ait internet sitesinde ve muhtelif sosyal medya hesaplarında kullandığı, SMK 7/5 maddesi hükmü uyarınca dürüst kullanım durumunda marka hakkına tecavüzün söz konusu olmayacağı, davacı yana ait markalarda yer alan işaretin jenerik isim hâline geldiği de dikkate alındığında davalı yanın kullanımının, sunular mal ve hizmetlerin açıklanması için gerekli olması nedeniyle, dürüst kullanım niteliğinde olduğu,bununla birlikte davalı yatıca ticarete konu edilen ürün ambalajlarında yer alan “...” ibaresinin, davacı yanın marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği, ancak SMK 152 maddesi hükmünde düzenlenen tükenme ilkesi dolayısıyla, davalı yanca satılan ürünlerin davacı yana ait orijinal ürünler olması hâlinde yine tecavüzün vaki olmayacağı, davalı yanın sattığı ürünlerin orijinal olup olmadığı hususunda dosyada bir veri bulunmadığı, SMK hükümleri ile TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin kümülatif olarak uygulanmayacağı, ancak Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda haksız rekabete yönelik davacı iddiaları bakımından da raporda yer verilen marka hakkına tecavüze ilişkin tespitlerimizin geçerli olduğu, marka hakkı tecavüze uğrayan/haksız rekabet mağdurunun ayrıca kusurun varlığı hâlinde manevi tazminat talep edebileceği, mahkemenin heyetilerince aksi kanaatte olması durumunda, talep çerçevesinde davalıya ait internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında “...” ve benzeri işaretlerin kaldırılmasını, bu ibareyi taşıyan ürünlerin toplatılmasına ve imhasına ve ilamın itanına karar verilebileceği, yine Mahkemenin manevi tazminata da hükmedebileceği, bu noktada TBK 49 maddesi ve devamı hükümlerinin dikkate alınması gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
27/06/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; ... tescil numaralı “...” markası ... sınıfta ve ... tescil numaralı “...” markası ... sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumunun ... tarih ... sayılı yazısında belirtildiği üzere davalı şirket adına “...” ibareli herhangi bir marka başvurusu tescili olmadığı, davacının “...” ibaresi üzerinde esas unsur olarak marka hakkının olduğu ve davalının ürün ambalajında “...” ibaresini kullandığı hususunun ihtilafsız olduğu, dava konusu “...” ibaresini taşıyan "..." emtiasının piyasada yaygın adıyla “...” olarak bilindiği, sulu üre çözeltisi çeşitli markalar altında piyasada satılmasına karşı genel olarak “...” olarak tanımlandığı, dolayısıyla “..." ibaresinin jenerik bir ibare olduğu, Esas unsuru jenerik bir ibare haline gelmiş olan markanın üçüncü kişilerce esas unsur olarak kullanılamayacağı, ancak üçüncü kişilerin jenerik bir ibareyi ürünü/hizmeti tanımlamak amacıyla yardımcı bir unsur olarak kullanmasının SMK 7/5 maddesi uyarınca hukuka uygun kullanım olarak kabul edileceği, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş (Kapatılan ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş) sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen 18.10.2017 tarihli bilirkişi tespit raporunda tespit edilen davalının “..." ibaresinin kullanımı incelendiğinde; davalının “..." ibaresini ... ve... adlı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında (facebook, twitter, instagram) genel olarak küçük puntolarla kullanmış olduğu, “...” ibaresi “sulu üre çözeltisinin” piyasadaki yaygın adı olduğu tespit edilmekle, davalının “...” ibaresini yardımcı unsur olarak kullanmasının SMK 7/5 maddesi uyarınca dürüst bir kullanım kapsamında değerlendirileceği ve davacının bu tür kullanımlara katlanmak durumunda olduğu, tespit raporunun 5, 8 ve 15. sayfalarında davalının ürün ambalajı üzerinde “...” ibaresini şeklinde esas unsur olarak ambalaj üzerinde kullanılmış olduğunun görüldüğü, tespit edilen ürünün davacının orijinal ürünü olup davalının inlernet sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanıldığı şeklinde bir iddiamın taraflarca ileri sürülmemiş olduğu göz önüne alındığında, davalının rapordaki görseli yer alan ürün ambalajı üzerinde “...” ibaresini esas unsur olarak kullanıyor olmasınını marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirileceği, zira “...” ibaresini markada esas unsur olarak kullanmak hakkının davacı üzerinde olduğu, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin orijinal/taklit ürün olup olmadığı hakkında taraflarca ileri sürülmüş bir ihtilafın olmadığı, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin davacının orijinal ürünleri olduğu taraflarca ileri sürülmemiş olmakla somut olayda “marka hakkının tüketilmesi ilkesinin uygulama alanının olmadığı, ... ibaresinin davalının ürün ambalajında esas unsur olarak kullanılıyor olduğu ve davacının bu ibarenin esas unsur olarak kullanılmasın üzerinde hak sahibi olduğu kanaatiyle Mahkemece davalı eyleminin haksız olduğu kabul edilecek olursa, davalı eyleminin davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında da değerlendirilebileceği (TTK m.55/1/a/4); Mahkemece davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönünde kanaat oluşması durumunda, huzurdaki davada tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleştiği kabul olunabilecek olup, manevi tazminat miktarı takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
28/01/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Dava konusu “...” ibaresini taşıyan “...” emtiasının piyasada yaygın adıyla “...” olarak bilindiği, sulu üre Çözeltisi çeşitli markalar altında piyasada satılmasına karşın genel olarak “...” olarak tanımlandığı, dolayısıyla “...” ibaresinin jenerik bir ibare olduğu, esas unsuru jenerik bir ibare haline gelmiş olan markanın üçüncü kişilerce esas unsur olarak kullanılamayacağı, ancak üçüncü kişilerin jenerik bir ibareyi ürünü/hizmeti tanımlamak amacıyla yardımcı bir unsur olarak kullanmasının SMK 7/5 maddesi uyarınca hukuka uygun kullanım olarak kabul edileceği, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... P.iş (Kapatılan ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin... D, İş) sayıh dosyası kapsamında tanzim edilen 18.10.2017 tarihli bilirkişi tespit raporunda tespit edilen davalının “...” ibaresini kullanımını incelendiğinde: Davalının “...” ibaresini ... ve... adlı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında (facebook, twitter, instagram) genel olarak küçük puntolarla kullanmış olduğu, “...” ibaresi “...” piyasadaki yaygın adı olduğu tespit edilmekle, davalının “...” ibaresini yardımcı unsur olarak kullanmasının SMK 7/5 maddesi uyarınca dürüst bir kullanım kapsamında değerlendirileceği ve davacının bu tür kullanımlara katlanmak durumunda olduğu, tespit raporunun ... sayfalarında davalının ürün ambalajı üzerinde “...” ibaresini şeklinde esas unsur olarak ambalaj üzerinde kullanılmış olduğu görüldüğü, tespit edilen ürünün davacının orijinal ürünü olup davalının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanıldığı şeklinde bir iddianın taraflarca ileri sürülmemiş olduğu göz önüne alındığında, davalının rapordaki görseli yer alan ürün ambalajı üzerinde “...” ibaresini esas unsur olarak kullanıyor olmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirileceği, zira “...” ibaresini markada esas unsur olarak kullanmak hakkının davacı üzerinde olduğu, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin orijinal/taklit ürün olup olmadığı hakkında taraflarca ileri sürülmüş bir ihtilafin olmadığı, davalı tarafından satışa sunuları ürünlerin davacının orijinal ürünleri olduğu taraflarca ileri sürülmemiş olmakla somut olayda “marka hakkının tüketilmesi ilkesi”nin uygulama alanının olmadığı, ... ibaresinin davalının ürün ambalajında esas unsur olarak kullanılıyor olduğu ve davacının bu ibarenin esas unsur olarak kullanılmasın üzerinde hak sahibi olduğu kanaatiyle Mahkemece davalı eyleminin haksız olduğu kabut edilecek olursa, davalı eyleminin davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında da değerlendirilebileceği Mahkemece davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönünde kanaat oluşması durumunda, huzurdaki davada tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleştiği kabul olunabilecek olup, manevi tazminat miktarını takdirin Mahkemeye ait olduğu, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelere karşı davacı ve davalının beyan ve itirazları değerlendirilmiş olup, söz konusu itirazların kök raporunun vardığı sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
12/04/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacının ... markası ile ilgili internet nezdinde yapılan araştırma neticesinde ... ibaresinin otomotiv sektöründe özellikle dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanıldığı ve çeşitli markalar altında satışa arz edildiği, ... ibaresinin otomotiv sektöründe motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan sulu üre çözeltisinin ilgili ortalama tüketici kesiminde ... olarak adlandırıldığı, ... ibaresinin jenerik marka haline geldiği, davalının ...isimli internet sitesinde, davalı yanın metadiag ..., ..., ..., ... ibareli markalarını internet sayfasındaki kullanım boyutunun sair unsurlara göre büyüklüğü, sayfadaki konumu itibariyle ön plana çıkarıldığı; ... ibaresinin ... iptali, scania ..., ... iptali, ..., ..., ... , ... şeklindeki farklı araba imalatı yapan firmaların arabaları ile ilgili kullanımları ve işbu kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde...ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5 maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... isimli facebook hesabında, ... ibaresinin ... ... ..., ... , ..., ..., ..., ... şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... intagram hesabında, ...ibaresinin ..., ..., ... şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... isimli ... hesabında, ... ibaresinin ..., ... şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, davalının ... isimli internet sitesinde, ... ... ibaresini havi ürün haricinde kalan ... ibaresinin kullanım yerleri ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal olarak kullanıldığı davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... isimli twitter hesabında, ... ibaresinin ... şeklinde markada markanın esas unsurunun ... olduğu, yardımcı unsuru olarak ... ibaresinin kullanıldığı, ... bir isim haline geldiğinden markada yardımcı unsur olarak kullanılmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, davacı tarafça davalı tarafından piyasaya sürülen, satışı ve tanıtımı yapılan ürünlerin orijinal ürün olup olmadığı konusunda bir iddia bulunmadığından ve davacının dava konusu ürünleri ile davalının ürünlerinin aynı olmadığı tespit edildiğinden SMK'nın 152. maddesi kapsamında tükenme ilkesi değerlendirme yapılmadığı, davalının web sitelerinde, instagram, facebook sosyal paylaşım sitelerinde ... ibaresinin kullanımına ilişkin değerlendirme de, davalı yanca tanıtımı yapılan, piyasaya sürülen, satışa arz edilen ürününde ... ibaresinin markanın esas unsuru olarak kaynak gösterme amacıyla markasal kullanıldığı, davalının işbu fiilinin “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklindeki TTK'nın 55./1-a-4. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
20/10/2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacının ... markası ile ilgili internet nezdinde yapılan araştırma neticesinde ... ibaresinin otomotiv sektöründe özellikle dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanıldığı ve çeşitli markalar altında satışa arz edildiği, ... ibaresinin otomotiv sektöründe motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan sulu üre çözeltisinin ilgili ortalama tüketici kesiminde ... olarak adlandırıldığı, ... ibaresinin jenerik marka haline geldiği, davalının ... isimli internet sitesinde, davalı yanın metadiag ..., ..., ..., ... ibareli markalarını internet sayfasındaki kullanım boyutunun sair unsurlara göre büyüklüğü, sayfadaki konumu itibariyle ön plana çıkarıldığı, ... ibaresinin ... iptali, ...,..., ..., ..., ..., ... şeklindeki farklı araba imalatı yapan firmaların arabaları ile ilgili kullanımları ve işbu kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5 maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının... isimli facebook hesabında, ... ibaresinin ..., ..., ..., ..., #..., #... şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... intagram hesabında, ... ibaresinin ...,..., ..., ... şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... isimli ... hesabında, ... ibaresinin ..., ... şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, davalının ...isimli internet sitesinde, ... ibaresini havi ürün haricinde kalan ... ibaresinin kullanım yerleri ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal olarak kullanıldığı davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... isimli twitter hesabında, ... ibaresinin ...şeklinde markada markanın esas unsurunun ... olduğu, yardımcı unsuru olarak ... ibaresinin kullanıldığı, ... bir isim haline geldiğinden markada yardımcı unsur olarak kullanılmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, davacı tarafça davalı tarafından piyasaya sürülen, satışı ve tanıtımı yapılan ürünlerin orijinal ürün olup olmadığı konusunda bir iddia bulunmadığından ve davacının dava konusu ürünleri ile davalının ürünlerinin aynı olmadığı tespit edildiğinden SMK'nın 152. maddesi kapsamında tükenme ilkesi değerlendirme yapılmadığı, davalının web sitelerinde, instagram, facebook sosyal paylaşım sitelerinde ... ibaresinin kullanımına ilişkin değerlendirme de, davalı yanca tanıtımı yapılan, piyasaya sürülen, satışa arz edilen ürününde ... ibaresinin markanın esas unsuru olarak kaynak gösterme amacıyla markasal kullanıldığı, davalının işbu fiilinin “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklindeki TTK'nın 55./1-a-4. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği, kök rapordaki değerlendirmelerine karşı tarafların beyan ve itirazları değerlendirildiği, kök raporda vardıkları sonuçlarda bir değişikliğin olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
09/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacının .. ibareli markasının jenerik bir ibareye dönüşmemesi açısından gerekli tedbirleri aldığı, ... ibaresinin jenerik olmadığı, davalının ... kullanımlarının dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde olmadığı, marka hakkına tecavüz koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
08/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ... ibaresinin jenerik marka haline gelmediği, davalının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki, ... ürünü üzerindeki kullanımı hariç, diğer kullanımlarının SMK 7/5-b ve c kapsamında dürüst kullanım olduğu, davacının ... ürünü üzerindeki kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının ... ürünü üzerindeki kullanımının haksız rekabet fiili teşkil ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
18/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök raporda varılan sonuçlarda değişiklik yapılmasına gerek görülmediği, davalının kötüniyetli sayılmasının Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce, 12/04/2021 tarihli kök ve 20/10/2021 tarihli ek bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının "..." ibareli marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, tecavüz eylemlerinin gerçekleştiği web siteleri ile sosyal medya hesaplarına erişiminin engellenmesi/kapatılması, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanına ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları)
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K. 58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, mevzuat, Mahkememizce itibar edilen 12/04/2021 tarihli kök - 20/10/2021 tarihli ek bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "..." markanın ... sınıfta, ... numaralı "..." markanın ... sınıflarda davacı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde, davalı şirket adına "..." ibareli herhangi bir marka başvurusu/tescili olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen 12/04/2021 tarihli kök ve 20/10/2021 tarihli ek bilirkişi kurulu raporlarında da belirtildiği üzere: "..." ibaresinin, otomotiv sektöründe özellikle dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanıldığı, çeşitli markalar altında satışa arz edildiği, ... ibaresinin otomotiv sektöründe motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan sulu üre çözeltisinin ilgili ortalama tüketici kesiminde ... olarak adlandırıldığı, ... ibaresinin jenerik marka haline geldiği, davalının ... isimli internet sitesinde; ..., ..., ..., ... ibareli markaların internet sayfasındaki kullanım boyutunun sair unsurlara göre büyüklüğü, sayfadaki konumu itibariyle ön plana çıkarıldığı, ... ibaresinin ... iptali, ... iptali, ... iptali, ..., ..., ... iptali ..., ... şeklindeki farklı araba imalatı yapan firmaların arabaları ile ilgili kullanımları ve bu kullanım yerlerinin, verilen hizmeti açıklamaktan, bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı, görseldeki ürün üzerinde ... ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımının diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aştığı, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5 maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı ve davacının marka hakkının ihlalini teşkil edeceği, davalının "..." isimli facebook hesabında, "..." intasgram hesabında, .../" isimli internet sitesinde, ... isimli twitter hesabında; ... ibaresinin kullanımının bilgi verme amacını aştığı, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının web sitelerinde, instagram, facebook, sosyal paylaşım sitelerinde ... ibaresinin kullanımına ilişkin değerlendirme de; davalı yanca tanıtımı yapılan, piyasaya sürülen, satışa arz edilen ürününde ... ibaresinin markanın esas unsuru olarak kaynak gösterme amacıyla markasal kullanıldığı, davalının bu fiilinin "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindeki TTK'nın 55./1-a-4. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz - haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, Mahkememizce verilen 22/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten sonra mütecaviz ürünlerin masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kabulüne; 50.000 TL manevi tazminatının dava tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava sonucunda davacının haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz - haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine,
2-Mahkememizce verilen 22/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına,
3-Karar kesinleştikten sonra mütecaviz ürünlerin masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına,
4-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 50.000 TL manevi tazminatının dava tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
6-Alınması gereken 3.415,50 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 2.561,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7- Marka Tescilinden Doğan Haklara Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
8-Manevi Tazminat talebi yönünden: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
9-Davacı tarafça yapılan; 35,90 TL başvuru harç, 853,88 TL peşin harç, 13.000 TL bilirkişi ücreti ve 426,60 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere toplam 14.316,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı tarafın yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/02/2024

Katip Hakim
¸e-imzalıdır e-imzalıdır