T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/288 Esas
KARAR NO:2024/736
DAVA: Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesinden Kaynaklı Tazminat
DAVA TARİHİ: 22/07/2020
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesinden Kaynaklı Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Davacı vekili, anne --- gebelik takibinin ----tarafından -------- yapıldığını; bu doktorun tıbbi uygulamaya ilişkin --------- --- tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- no ile davalı----- tarafından düzenlendiğini, müvekkili annenin ---- doğum tarihinde küçük----------dünyaya getirdiğini; çocuğun down sendromlu doğduğunu; ancak davacı anne ve davacı baba ---------down sendromu yönünden aydınlatılmadığını, ileri aşama testleri yönünden kendilerine bilgi verilmediğini, yönlendirilmediğini; böylece kadın doğum uzmanı olan ------ üzerine düşen aydınlatma görevini layığınca yapmadığını; doğan küçüğün down sendromu sebebiyle malul kaldığını belirterek müvekkilleri olan anne babanın küçük çocuğa velayete ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak 230.000,00 TL bakıcı ücreti de dahil iş görememezlik tazminatı istediğini; ömür boyu bu duruma katlanmak zorunda kalacak çocuk için 40.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, anne baba içinde 20.000,00'er TL manevi tazminat talep ettiklerini bildirmiştir.Davalı-------davanın hekim-hasta ilişkisinden doğan bir dava olduğunu, doğrudan sigorta şirketine yöneltilmesinin savunma haklarını kısıtladığını, bu nedenle doğumu yaptıran ------ davaya dahil edilmesi; bu talep edilmezse davanın ona ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini, 2 yıllık dava zaman aşımı süresinin dolduğunu bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunmuş; müvekkili şirketin doğumu yaptıran hekimin ''tıbbi kötü uygulamaya ilişkin -----------olduğunu, ----- tarihleri arasında sigorta süreli olduğunu, rizikonun doğduğu tarihin sigorta süresinden önce olması nedeniyle sorumlu olmadıklarını, günümüz koşulları da dahil anne karnındayken tarama testleri ile down sendromunun tespit edilmesinin mümkün olmadığını; down sendromunun bir hastalık ya da sakatlık olmadığını, genetik bir farklılık olduğunu, anne karnında down sendromu tespit edilse dahi tedavisinin mümkün olmadığını, doktorun aydınlatma görevini yerine getirip getirmediğinin mahkeme tarafından araştırılması gerektiğin belirterek ve zararla doktor fiili arasında bir illiyet rabıtasının da bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini savunduğu görülmüş,Dava doğum yaptıran doktora ihbar olunmuş, ihbar olunan vekili aydınlatma görevini yerine getirdiğini ancak doğum yapacak annenin ileri aşamadaki tarama ve testleri kabul etmediğini bildirmiştir.Dava, doktorun tıbbi uygulamalarından kaynaklı oluşacak zararları teminat altına alan sigortasına karşı açılan tazminat davasıdır. Davacı taraf davasına down sendromu yönünden yeterli ve gerekli aydınlatma görevini yerine getirilmediğini iddia etmekte, tazminat istemini de buna dayandırmaktadır.
------- tarihinde down sendromlu olarak doğduğu ihtilafsız olup, taraflar arasındaki ihtilafın aydınlatma görevinin doktor tarafından yerine getirilip getirilmediği, getirilmemiş ise bunun bir tazminatı gerektirip gerektirmediği ve tazminattan davalı---- sorumlu olup olmayacağı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizce doğuma ilişkin tüm belgeler getirtilmiş, hamileliğin takip edildiği hastanedeki rapor ve aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin belgelerin tamamı istenmiş, --------- rapor alınmıştır.Hastayı aydınlatma yükümlülüğünün yeteri kadar yerine getirilmemesi durumunda doktorda sorumlu olup; doktorun tıbbi uygulama zorunlu sigortası da bundan doğacak zararları ödemekle yükümlüdür. Davalı ------- edilen ve doğumu yaptıran doktorun bu zarardan sorumlu olmaması için, doktorun yeterince aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerekmektedir. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmiş olduğunun ispatı sigorta şirketinde ve dolayısıyla doktordadır. Sigorta şirketi her ne kadar ----- tarihleri yönünden poliçe düzenlemiş ise de tıbbi sorumluluk sigortalarının sigorta başlangıcından öncesindeki 5 yılı da kapsaması nedeniyle davalı -------- aleyhine dava açılması mümkün görülmüş; iddia edilen aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi işlemi aynı zamanda görevi ihmal suçunu da oluşturacağından davanın ceza zaman aşımına tabi olacağı ve bu yönden süresinde açılmış olduğu belirlenmiştir. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin ispatı bu tür davalarda önceleri yazılı delille aranır iken, daha sonra bu yükümlülüğün sözlü olarak ta gerçekleştirilebileceği kabul edilmiştir.---- tarihli raporda; incelenen tıbbi evraklarda doktorun gebelikte takibi için gerekli tarama testlerini yaptırdığı, gebelik takibi sırasında risk teşkil edebilecek hususlarla ilgili olarak ilgili hekime ----yönlendirdiği, yapılan tıbbi değerlendirmeler sonunda ------- anneye önerildiği; ancak annenin testi kabul edip etmediğinin yazılı olduğu; hastaneden gelen evrakta ''Anabilim dalımızda şahsın annesi ileri tetkik için organ taraması ve amniyosentez işlemlerini önerildiğini ancak kendisinin bu işlemlerin riskli olabileceğini düşünerek işlemleri yaptırmayacağını beyan ettikleri'' hususunun yer aldığı vurgulanarak böylece ----aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair mütalaa da bulundukları görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili söz konusu rapora beyanda bulunup, raporda yer alan aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin belgelerin iş bu dava açıldıktan sonra düzmece olarak oluşturulduğunu, bunlara itibar edilmemesi gerektiği bildirmişse de son celsede davacı vekili bu hususta yasal bir yola başvurmadıklarını bildirmiştir. Oluşan duruma nazaran mahkememizce gebeliğin takip edildiği hastaneden gelen evrakları aksi ispat edilene kadar geçerli kabul edilmesi gerektiği, bu belgelere göre davanın ihbar edildiği doktor tarafından aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği, bu nedenle davalı ---- herhangi bir maddi ve manevi tazminat talep edilemeyeceği; şayet davacı vekilinin iddia ettiği gibi bu karardan sonra hastaneden gelen evrakların bir şekilde sonradan oluşturulduğu ortaya çıkarsa bunun ancak bir yargılamanın iadesi talebine konu olabileceği nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
Ret harcı maktu olduğundan dava açılırken karşılanan 1.058,81 TL harçtan maktu ret harcı olan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 631,21 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılıp, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince reddedilen maddi tazminat yönünden 36.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı -------- verilmesine,
Manevi tazminat yönünden ise tamamı ret edildiğinden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ---- verilmesine,
Dair karar, Davacı vekilinin, davalı ------ ve İhbar olunan vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.19/09/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!