WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/841 Esas
KARAR NO : 2024/495
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/09/2017
KARAR TARİHİ : 08/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hamili bulunduğu ... Babaeski Şubesi 31/08/2017 keşide tarihli keşidecisi ... ... olan 8.050-TL tutarlı çekin çalınması nedeniyle .... ATM'nin 2017/... esas sayılı dosyasından zayi nedeniyle iptal davası açtıklarını, mahkemece verilen ödeme yasağı kararına rağmen çeki elinde bulunduran davalı ...'in .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini belirterek tedbiren icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda çekin istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuki dayanağı TTK 704. (yeni 792) maddesi olduğunu, çekteki ciro silsilesine bakıldığında müvekkilinin TTK 702. maddesine göre yetkili ve yasal hamil olduğunu, TTK 702. maddesine göre meşru hamil, teselsül eden cirolardan anlaşılacağını, takip konusu çekte, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkil yetkili ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çeki çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin olmadığını, bu nedenle müvekkilinin, iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin çeki edinme nedenini ispat etme yükümlülüğü altında olmadığını, davacı şirket, çekteki imzasına da itiraz etmediğini, bu nedenle çekten sorumluluğunun devam ettiğini, çek üzerinde ödeme yasağı bulunması müvekkilinin kötü niyetli olduğunu göstermediğini, Yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre, bırakın ödeme yasağını, çek için verilen iptal kararı, davaya taraf olmayan müvekkili bağlamayacağı gibi, onun bu çeki icra takibine koymasına da mani olmadığını, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın reddini, %20 tazminatın davacıdan tahsilini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce icra hukuk dosyasının, savcılık dosyasının, vergi dairesi kayıtlarının celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizin 08/07/2024 tarihli duruşmasında davalı asil ...'in isticvabına karar verildiği, davalı asil ..., ''Ben perşembe pazarında hırdavat işi yaparım, dava konusu bana göstermiş olduğunuz çek arkasındaki ciranta imzası bana aittir, ben bu çek üzerinde sadece ... ...'nun tanırım, o da inşaat ve hırdavat malzemeleri satar, ... ... ise benim müşterimdir, ben alışverişim üzerine aldığım bu çeki ...'e ciro ettim, ancak bankadaki ibrazdan sonra karşılıksız olduğu anlaşıldıktan sonra ödemeyi yapıp çeki yeniden aldım ve bunun üzerine takip başlattım, ben ...'ı 10 senedir tanırım, çeki ondan aldım, çekin çalıntı olduğuna veya hakkında soruşturma olduğuna dair bilgim yoktu, ben bu olayla ilgili ifade verdikten sonra durumun gerçeğini ...'dan öğrenmek istedim ancak o da çeklerin çalındığından haberdar değildi, ben bu şekilde 2 çek almıştım, başkaca bir alışverişim olmadı, normal bir şekilde ticaret yapan bir kişiyim, ... adlı limited şirketini ben kurmuştum, ancak 2011 yılında bu şirketi kapattım, bunun haricinde gerçek şahıs olarak tacir kaydım olmadı, bu yüzden ticari defter tutmuyorum, ben çeki açıktan aldım, açıktan satış yaptığım için fatura kaydım yoktur, pazar ilişkilerinde bu şekilde hareket edilir dedi.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasında takibe konu çekin meşru hamilin davacı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan çekin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce bekletici mesele yapılan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/... Soruşturma sayılı dosyasında 20/03/2024 tarihinde ''Dosya kapsamı incelendiğinde olay anına ilişkin kamera görüntülerinde yüzleri belli olmayan üç şahıs tarafından eylemin gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, kamera görüntülerindeki kimliği meçhul şahısların tespitinin mümkün olmadığı tespitine yönelik çalışmalara devam olunmakla çalınan çeklerdeki cirantalardan olduğu belirtilen şüpheliler ... ..., ..., ... ... ve ...'in atılı suçları işlediklerine ilişkin olarak olay anına ilişkin herhangi bir görgü tanığı, şüpheli tespitine elverişli kamera görüntüsü veya başkaca bir delil bulunmadığı, bu haliyle soyut iddia dışında, şüphelilerin yüklenen suçları işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüpheliler ile ilgili olarak kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına'' dair karar verildiği görülmüştür.
Dava konusu çekin keşidecisi ... ..., lehtarı ve ilk cirantası davacı, diğer cirantaları ..., ... ..., ... ve ... ... olup süresinde bankaya ibraz edilip ödeme yasağı nedeniyle işlem görmemiştir. Davalı çeki ...'ten geri alıp takibe koymuştur.
Davacı, dava konusu çekin çalınarak rıza hilafına elinden çıktığını, imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek çekin davalıdan istirdatını talep etmiş, davalı meşru hamil olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Dava konusu çekin çalıntı olduğu iddiası kapsamında açılan adli soruşturmada davalı ve ciranta ... hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.
TTK'nın 792. maddesi ile, ''(1)Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Yani çek istirdatına karar verilebilmesi için çeki iktisap edenin, iktisap anında kötüniyetli veya ağır kusurlu olması, bunun da davacı yanca ispat edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davalı yanın çekin çalıntı olduğuna dair iktisap anında bilgisi olduğuna, diğer cirantalarla birlikte hareket ederek bu eylemi gerçekleştirdiğine dair bir sabitlik bulunmamaktadır. Bunun yanında davalı ve diğer cirantalar hakkında açılan adli soruşturmada takipsizlik kararı verilmiştir. Bu karar Mahkememizi bağlamasa da davacı yanın davalının kötüniyetli veya ağır kusuru olduğuna dair kanaat bildiren bir delili bulunmamaktadır. Çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığına dair iddia bulunsa da davanın menfi tespitten ziyade çek istirdatına ilişkin olduğu, davalı ile davacı arasında farklı 2 ciranta daha bulunup temel ilişki bulunmadığı, imzanın davacıya ait olup olmadığının talep sonucu itibariyle öneminin bulunmadığı, davalının kötüniyetinin veya ağır kusurunun ispatlanması gerektiği, dolayısıyla imza incelemesine gerek bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı kendisinden sonraki cirantalar açısından ticari ilişkinin sahihliğine dair şüphe oluştuğunu ileri sürse de cirantaların gerçek kişi olduğu, cirantalar arasındaki silsileyi ve ticari ilişkiyi ispatlar şekilde fatura bulunmayışının ödeme aracı olan çeki hükümden düşürmeyeceği, çekin kayıtsız şartsız borç ihtiva ettiği anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle çek istirdatı talebi karşısında davalının iktisap anında kötüniyetli veya ağır kusuru olduğuna dair ispat yükü davacı tarafından yerine getirilmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Takip Mahkememizce durdurulmadığından, davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL maktu harçtan 137,48-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 290,12-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 8.050,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.08/07/2024

Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza