WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

ISTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/84 Esas
KARAR NO : 2025/656

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/01/2025
KARAR TARİHİ : 04/08/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkil şirkete Kasko Sigortalı... A.Ş.nin ilgili olduğu... plakalı araç, 05.12.2023 tarihinde ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken O7/03/03+240. kmsinde yol üzerinde 4. Şeritte bulunan plastik bidonuna çarpması sonucu hasar görmüştür. İşbu hasar sebebiyle müvekkil şirketçe sigortalı ilgilisine sigorta tazminatı ödenmiştir. Resmi makamlarca tutulan tutanakta yer aldığı üzere, davalı taraf "karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür. " kuralını ihlal ettiğinden ve üçüncü kişilerin zarar görmemesi için tüm uyarı tedbirlerini alma v.s. yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle dava konusu hasarın oluşumundan sorumludur.
Resmi makamlarca tutulan tutanağa göre, yolun seyrüsefere açık olması, gerekli tedbirlerin alınmaması, tedbirsizlik/dikkatsizliği v.s. nedeniyle kazanın meydana geldiği açık olmakla ve davalı tarafa atfedilecek bir kusur olduğu anlaşılmakla müvekkil şirkete Kasko Sigortalı ... plakalı araç kazaya uğramış olduğundan maddi zararın meydana gelmesinde davalı taraf kusurlu ve/ veya kusursuz sorumludur.
Kaza ile davalının eylem/ eylemsizliği arasında illiyet bağı bulunduğundan TTK 1472 ve alacağın temliki hükümleri gereğince sigorta tazminatı ödeyerek kanunen sigortalı yerine geçerek taraf sıfatı kazanan müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından, davalılara karşı Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerince işbu rücuen tazminat talebinde bulunulması zorunluluğu doğmuştur.
Huzurdaki dava açılmadan önce, davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış, davalı tarafça takibe itiraz edilmiştir. Bunun üzerine, hukuki uyuşmazlığın taraflarca müzakere edilmesi v e dava şartının yerine getirilmesi amacıyla ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. Arabuluculuk son tutanağı “anlaşamama” olarak düzenlenmiş ve huzurdaki işbu itirazın iptali davasını açma zarureti hasıl olmuştur.
... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına; 30.720,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 23.01.2024 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı uhdesinde tahmiline dair karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davanın usul açısından; kazanın müvekkilin sorumluluk alanı dışındaki bir otoyolda gerçekleştiği nazara alınarak husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. Davaya konuda kazada müvekkilimizin kusurlu olmadığına dair ekte sunulan Adli Tıp Raporu dahil tam bulunmakta olup, müvekkile doğrudan sorumluluk yüklenmesi kabul edilemez.
Nitekim kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında müvekkil şirkete herhangi bir kusur atfedilmediği gibi, herhalükarda davaya konu kazada illiyet bağının kesildiği dikkate alındığında işbu davada müvekkilin kusuru olmadığı ortadadır. meydana gelen kaza, müvekkil şirketin sorumlu olduğu otoyol dışında gerçekleşmiş olup davanın husumet yokluğundan reddi gerekmektedir.
Sayın mahkemeniz nezdinde görülmekte olan işbu davaya esas olan kaza müvekkil şirketin sorumluluk alanı dışında gerçekleşmiş olup, kendisine kusur yüklenmesi mümkün değildir.
Müvekkil şirketin sorumluluğunda olan otoyol sınırları basit bir araştırma ile kolayca tespit edilebilir niteliktedir. ... isimli internet sitesinde müvekkil şirketin işletmekte olan otoyol açıkça görülmektedir.
Dolayısıyla söz konusu kaza müvekkil şirketin sorumlu olduğu otoyol sınırlarında gerçekleşmediğinden, huzurda açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir.
usule ilişkin itirazlarımız baki kalmak kaydıyla, meydana gelen kazada bidonunun ne zaman düştüğü, kazanın bidon düştükten ne kadar süre sonra meydana geldiği gibi hususlar bilinmediğinden, müvekkile hizmet kusuru yükletilmesi mümkün olmayıp, benzer olaylarda alınan ekte sunulan gerek "adli tıp" gerekse "özel heyet" bilirkişi raporları (24 dosya) ve verilen kesin mahkeme kararları da haklılığımızı ispatlamaktadır.
Davacı tarafından dava dilekçesinde plastik bidona çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği ve KTK madde 13 uyarınca müvekkil şirketin zararın tazmininden sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Ancak kazanın oluşumuna sebep olduğu iddia edilen plastik bidonun ne zaman düştüğü, kazaya karışan araçların işbu kazaya karşı gerekli önlemleri alıp almadığı, bidonun ne kadar süre yolda kaldığı gibi durumlar tamamen belirsizdir.
Nitekim müvekkil şirket sorumluluğundaki otoyolun kilometrelerce uzandığı düşünüldüğünde, müvekkilin her an her noktaya müdahale edebilir olmasının kendisinden beklenemeyeceği, yolda seyir halinde olan araçtan düşen bidona anında müdahale imkanının bulunmadığı izahtan varestedir. Bu çerçevede, plastik bidonun ne zaman düştüğü, bu hususa ilişkin müvekkil şirkete bir ihbar yapılıp yapılmadığı, kazanın bidon düştükten ne kadar sonra olduğu gibi hususlar açığa kavuşmamış olduğundan, müvekkilin ihmalkar davrandığı gerekçesiyle meydana gelen kazada kusurlu olduğunun kabulü mümkün değildir.
Kazaya karışan araçların tüm önlemleri almış olduğu kabul edildiği halde, bidonu düşüren araç sürücüsü ve davacıya ait sigortalı araç sürücüsünün söz konusu kazada birlikte kusurlu olmalarına rağmen, düşen bidonun hangi araçtan düştüğünün tespiti daha zor olduğundan, taraflar direkt olarak tahsil kabiliyeti yüksek olduğu gerekçesiyle müvekkil şirket sorumluluğuna gitmeye çalışmakta olup, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğu açıktır. trafik kazası neticesinde uğranılan zarardan müvekkil şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafından işbu dava ikame edilmiş olup, varsayımsal olarak yüklenen kusurun özellikle müvekkil açısından "illiyet bağının" da kesildiği dikkate alınarak kabulü mümkün değildir.
Davacının sigortalısına ait ... Plakalı araç, müvekkil şirket tarafından işletilen otoyol bünyesinde plastik bidon kaynaklı meydana geldiği iddia edilen trafik kazasında zarar görmüş olup, işbu zararın tazmini müvekkil şirketten talep edilmektedir.
Müvekkil şirket tarafından işletilen otoyolda meydana gelen her kazada müvekkilin sorumlu tutulamayacağı, böyle bir varsayımın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu izahtan varestedir.
Nitekim somut olay gibi tüm durumlarda öncelikle sürücülerin sürüş kurallarına uygun davranıp davranmadığı denetlenmelidir. Keza hayatın olağan akışı içerisinde, normal hızda seyreden ve yoldan başka herhangi bir unsur ile ilgilenmeyen sürücünün yola düşmüş olan plastik bidonu veya kazaya karışmış olan diğer araçları fark ederek gerekli manevralar yaparak yahut hız azaltarak kazanın gerçekleşmesini önleyebileceği izahtan varestedir.
Kaza sonrası tutulan 05.12.2023 Tarihli kaza tespit tutanağında müvekkil şirkete kusur atfedilmesi kabul edilemez nitelikte olup, kusur yönünden inceleme yapmaya yetkin olmayan kişilerce yapılan kusur tespitine itibar edilmesi de mümkün değildir.
Öncelikle söz konusu kazanın müvekkilin sorumluluk alanı dışındaki bir otoyolda gerçekleştiği nazara alınarak müvekkilin yetki alanı dışında gerçekleştiği iddia edilen olaya dair açılan işbu davanın husumetten reddine,
Sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise; plastik bidon parçası neticesinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazasında, bidonun ne zaman düştüğü, ne kadar süre yolda kaldığı, kazaya karışan sürücülerin gerekli önlemleri alıp almadığı hususları belirli olmadığından ve ek olarak sunmuş olduğumuz bilirkişi raporları da göz önüne alınarak müvekkilin söz konusu olayda kusursuz olduğunun tespiti ile davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacı tarafından kasko sigortası ile sigortalı bulunan aracın davalının işletmekte olduğu otoyolda şerit üzerinde bulunan bidona çarpması nedeniyle hasarlandığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davadır.
Mahkememiz tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı ve cevabi yazılarında "İlgi yazı ekinde gönderilen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dava dosyasında bahsi geçen ... kesiminin bakım ve işletme sorumluluğu yukarıda bahsi geçen iş kapsamında Görevli Şirket sıfatıyla ... A.Ş.” ye aittir şeklinde cevap verilmiştir.
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 01/08/2025 tarihli beyan dilekçesinde: "Celp edilen 04.06.2025 tarihli ... müzekkere cevabı ile, dava konusu kazanın meydana geldiği yolun davalı ...'ın değil, dava dışı ...A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğu tespit edilmiştir. İşbu ... müzekkere cevabı doğrultusunda tarafımızca dava dışı ... aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup söz konusu arabuluculuk dosyasında taraflarca anlaşmaya varılarak, huzurdaki davaya konu edilen asıl alacak, ferileri ile birlikte tahsil edilmiştir ancak, davalı ... firması, dava aşamasında veyahut dava öncesi icra takibi aşamasında sorumlu kurumu kasti ve kötü niyetli şekilde bildirmediğinden, sorumlu kurum yukarıda belirtildiği gibi ... cevabı ile ancak tespit edilebildiğinden, davalının huzurdaki davanın açılmasına bizzat sebebiyet verdiğinin kabulü gerekmektedir. asıl alacağın ferileri ile birlikte ödenmesi sebebiyle konusuz kalan işbu davada, davalının kasten ve kötü niyet ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasını ve tarafımız lehine davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini" talep edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı vekili tarafından her ne kadar davanın konusuz kaldığı bildirilmiş olsa da ...'nin yazı cevabı ve davacı vekilinin beyanı dikkate alınarak kazanın gerçekleştiği otoyolun işletmesinin davca dışı ... A.Ş olması nedeniyle davalı şirketin somut olay bağlamında pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca her ne kadar davacı vekili tarafından davalının kötü niyetli olduğu ve doğru kurumu önceki aşamalarda bildirmediğinden bahisle lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi talep edilmiş olsa da davalı şirketin doğru şirketi bildirme yükümlülüğü olmadığı, davacı tarafın kazanın gerçekleştiği otoyolun işletmecisini doğru olarak tespit ederek doğru kişiye karşı dava açma yükümlülüğü altında bulunduğu ve davalının başlatılan icra takibine itiraz etmiş olduğu da dikkate alınarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla lehine vekalet ücreti takdirine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu peşin harç dava açıldığı sırada alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 30.720,00 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/08/2025

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır