T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/63 Esas
KARAR NO : 2024/650
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 11/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 29/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, inşaat, yol yapımı, sağlık, yemek hizmeti gibi alanlarda faaliyet yürüten bir şirket olduğunu, birçok şirketle irtibatlı olup mal alımı yaptığını, ödemelerini düzenli olarak yerine getirdiğini, davacı şirketin ticari faaliyeti gereği inşaat ve yol yapım işlerini ifa etmek maksadıyla faaliyetinde kullanacağı akaryakıtı temin için davalı şirket ile anlaştığını, davalı şirket ile akaryakıt temini konusunda ticari faaliyetleri düzenli bir şekilde devam ettiğini ve teslim edilen akaryakıt bedelleri davalı şirketin hesabına ödediğini, şirkete kesilen ve karşılığı bulunan çeklerle ödeme yapıldığını, ancak 2023 yılı içerisinde davacının sipariş ettiği akaryakıta karşılık davalı şirkete çek kesilmişse de davalı şirket kötü niyetli davranarak sipariş edilen akaryakıtı teslim etmediğini ve bedelsiz kalmış çeki haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibine konu ettiğini, takibe konu çekin verilme nedeni yakıt alımı olduğunu, yakıtın yüklendiği tanker davacıya ait şantiyeye teslim edilmesi gerekirken hiçbir suretle teslim edilmediğini, yakıt tankerlerinin davacı şirkete teslim edilmemesi sebebiyle davacı şirketin kendi çabalarıyla tespit ettiği tanker şoförleri ve bu şoförlerin irtibatlı olduğu kişiler hakkında taraflarınca Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılıkça henüz soruşturma numarası verilmediğinden dava dilekçesinde belirtemediğini, bu kapsamda; ... seri no.lu, 02.12.2023 tarihli 1.018.000,00 TL miktarlı çek bedelsiz olmasına, çek düzenlenmesine dayanak olan akaryakıt teslimatı gerçekleşmemesine rağmen davalı, söz konusu çeki takibe dayanak göstermek suretiyle .... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasıyla 1.119.800,00 TL tutarlı icra takibi başlattığını, davacı davacının hesap hareketleri, ticari defter ve belgeleri, akaryakıt faturaları, dolum raporları, e-irsaliyeler ile davalıya ait hesap hareketleri incelendiğinde davacıya teslim edilen akaryakıta ilişkin bütün ödemelerin gerçekleştiği anlaşılacağını, izah edilen nedenlerle 2023 yılı içerisinde davalı tarafın sipariş edilen akaryakıtı teslim etmediğini, akaryakıt teslimatı için keşide edilen ve ancak bedelsiz kalmış çeki icra takibine konu ettiği anlaşıldığını, fazlaya dair talep hakları saklı olmak üzere ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı takip dosyasına konu borcun şimdilik 250.000,00 TL tutarı nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 04/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava tamamen kötü niyetli olup, davacının borcunu ödememek için hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçladığı haksız bir davada olduğunu, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini, konuya ilişkin hususlar aşağıda izah edildiğini, öncelikle, davacının borçlanma işlemi, davalı şirket ile yapılan akaryakıt temini sözleşmesinden kaynaklandığını, davalı şirket, yıllardır güvenilirliği ve profesyonelliği ile akaryakıt sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, bu sözleşme çerçevesinde davacı şirkete akaryakıt temin edilmiş ve teslim edildiğini, teslimat sonrası, davacı şirket davalıya çek verdiğini ancak bu çek karşılıksız çıktığını, davalıya da alacağını tahsil etmek amacıyla yasal yollara başvurduğunu, davacı şirketin iddia ettiği gibi, akaryakıtın teslim edilmedi yönündeki beyanlar tamamen asılsız olduğunu, taraflar arasında imzalanmış sipariş formu, taşıma irsaliyesi ve e-irsaliye gibi belgeler mevcut olduğunu ve bu belgeler akaryakıtın davacı şirkete teslim edildiğini açıkça göstermekte olduğunu ayrıca, davacı tarafın bu belgelerle ilgili herhangi bir itirazda bulunmaması ve davalıya çek keşide etmesi, ispat yükünü davacıya geçirdiğini, bu davanın ispat yükünün davacıda olduğunu, buna ek olarak, davalı şirketin, basiretli bir tacir olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, akaryakıt teslimatına ilişkin faturalar davacı şirkete tebliğ edilmiş ve davacı taraf bu faturalara 8 gün içinde itiraz etmediğini, bu kapsamda, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, bu kayıtların incelenmesi sonucunda, ilgili bedellerin vergilendirmeye konu edilmesi halinde davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin akaryakıtı teslim ettiğini kanıtlayan belgeler ve davacının itiraz etmemesi nedeniyle, davanın reddedilmesi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan bu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra dosyası,Arabuluculuk son tutanağı, Ticari defter kayıtları, Banka hesap hareketleri, Teslim fişleri, Faturalar, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, Davacının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına konu borçtan dolayı şimdilik davalıya 250.000,00 TL tutarı nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinden ibaret olduğu, davacı vekili Av. ... ile yapılan şifahi görüşmelerde, tarafımızdan davacı şirkete ulaşılamadığı bildirilmiş vekil de “kendisinin de şirkete ulaşamadığı” yönünde tarafımıza bilgi verilmiştir. Ayrıca, vekil tarafından ellerinde ticari defter ve belge olmadığı ifade edilmiştir. Bu sebeple, tarafımızdan davacı şirketin kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, Davalının 2023, 2024 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalı tarafından davacı adına 2023 yılında 18 adet toplamda 16.162.302, 94 TL tutarlı fatura düzenlenmiş olup düzenlenen bu faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından ise düzenlenen faturalara karşılık toplamda 13.864.207,00 TL tutarlı ödeme yapılmış olup bu ödeme içerisinde dava konusu edilen ... seri no.lu, 02.12.2023 tarihli 1.018.000,00 TL miktarlı çek'in de mevcut olduğu, davacı tarafın davalıya yapmış olduğu ödemeler içerisinde, toplam 6.052.632 TL tutarında 6 adet çek karşılıksız çıktığı, dava konusu edilen ... seri numaralı, 02.12.2023 tarihli, 1.018.000,00 TL tutarındaki çek de karşılıksız çıkan çekler arasında olup bu karşılıksız çekler nedeniyle, davalının kayıtlarında, çek tutarları kadar davacının borçlandırma işlemi yapıldığı, bu borçlandırma, davacı tarafın çek bedellerini ödeyememesi sonucu gerçekleştirildiği, davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı adına tanzim edilen cari hesap alacağını oluşturan faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, davalı yanın faturalara karşı 8 gün içerisinde itiraz edilmediği, davacı yanın dosyaya ibraz edilen 2023 yılı BA formunda da görüleceği üzere davalı tarafından düzenlenen 18 adet KDV Hariç 13.468585,79 TL bedelli fatura davacı tarafından Maliyeye Bildiriminin yapıldığı görüldüğü, yine dosyaya ibraz edilen sipariş formunda görüleceği üzere davacı Şirket 11.11.2023 tarihinde akaryakıt temini için sipariş vermiş, akaryakıtı teslim alacak kişinin bilgileri müvekkil şirkete verildiği, siparişte, belirtilen adrese ve ili formda belirtilen kişi nezdinde teslim edildiği, buna ilişkin olarak siparişi teslim eden nakliye firmasının ilgili akaryakıtı teslim ettiğine dair imzalı taşıma irsaliyesi ve teslim edilen akaryakıt için oluşturulan e-irsaliye evrakı de mevcut olduğu görüldüğünden faturaların ve içeriği malların tesliminin davacının bilgisi dahilinde olduğu kanaati edinildiği, Neticeten; Davalının davacı ile olan ticari ilişkisinin incelenmesi neticesinde davalı yanın davacı yandan 31.12.2023 tarihi itibariyle 8.350.727,94 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, Davacının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyasında davalıya ... seri nolu, 02.12.2023 tarihli 1.018.000,00 TL miktarlı çekten dolayı 1.018.000,00 TL Asıl, 101.800,00 TL Çek bedelinin 9410 tahsili, olmak üzere Toplamda 1.119.800,00 TL borçlu olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığına dair menfi tespit talebine ilişkindir. Taraflar tacir olduğundan mahkememiz görevli ve yetkilidir.
Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda, davacı .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığını savunmuş olup mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup davacı taraf verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmamış olup incelenen delil niteliğine haiz davalı alacaklı kayıtlarına göre davalının 8.350.727,94TL alacaklı olduğu, davacı verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediğinden, HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalı tarafından akaryakıtın teslim edildiğine dair taşıma irsaliyesi sunulduğundan faturaların ve içeriği malların teslim edildiği anlaşıldığından davalı alacaklının davacı borçludan alacaklı olduğu anlaşıldığından menfi tespit talebinin reddi ile kötüniyet ispat edilemediğinden kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 427,60-TL karar harcının peşin yatırılan 4.269,38-TL harçtan mahsubu ile artan 3.841,78-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 121,60TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmsine,
7-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/12/2023
Katip ...
e-imza *
Hakim ...
e-imza *
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!