WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 2.FIKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/99 Esas
KARAR NO : 2024/19

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkilinin uzun yıllardır dünya çapında birçok ülkede "..." isimli marka üzerinde hak sahibi olduğunu, ... merkezli müvekkili şirketin "..." markasını İngiltere, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Avusturalya, İsviçre, ..., ..., ..., ... ve daha birçok ülkede davalının ... tescil numaralı markasının tescil ettirdiği sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkili markasının ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, müvekkilinin "..." markasının her ne kadar Türkiye'de tescilli olmasa da ülkemizde bilinir hale geldiğini, davalının TPMK nezdinde ... tescil numarası ile tescilli "..." markasının ...sınıflarında tescilli olduğunu, davalının TPMK nezdindeki marka başvuru ve koruma tarihinin 02.03.2022 olup, bu tarihin müvekkilinin markasının dünya pazarında ve Türkiye pazarında yer edinmesinden çok daha sonra olduğunu, taraf markalarının birebir aynı olması ve aynı mal ve hizmet sınıflarında tescilli olmaları/faaliyet göstermeleri sebebiyle söz konusu iki markanın tüketici nezdinde karıştırılmaya elverişli olduğunu beyan ederek 02.03.2022 başvuru tarihli ... tescil numaralı davalı markası "..."nin hükümsüzlüğüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 22/12/2023 tarihli dilekçesi ile karşılıklı uzlaşma sağladıklarını tarafların uzlaşmış olmaları sebebiyle HMK.315 (1) gereğince vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeksizin davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
İşbu dava Marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
Dosyaya sunulan 22/12/2023 tarihli dilekçe incelenmiş olup, tarafların sulh oldukları, anlaşma sağladıkları, vekil vekaletnamelerinde sulh yapma yetkisinin de bulunduğu anlaşılmıştır.
Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/7764 Esas 2022/9438 Karar sayılı kararında; "... Sulh, bir sözleşme olarak mahkeme dışında da yapılabilir; buna, mahkeme dışı sulh denir. HMK’da mahkeme dışı sulh düzenlenmemiştir. ...HMK’nın “Sulhun etkisi” başlığı altında düzenlenen 315. maddesinde ise ; “Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhun iptali istenebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır... " belirlemesinde bulunmuştur.
Somut hadisede; davacı vekili 22/12/2023 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü sebebi ile dosyada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş ve Mahkememizin 3. Celsesinde de taraf vekillerinin aynı talebi yineledikleri anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında uygulamada tarafların açık iradelerinin beyanlarında bulunmaması halinde sulh sözleşmesine göre veya sulh sözleşmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin seçeneklerden hangisini talep ettiklerinin açıkça taraflara sorulması gerektiği ifade edilmiştir. İşbu dosyada tarafların dosya hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından talepler doğrultusunda değerlendirme yapılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda ayrıntısı ve gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL karar harcının mahsubu ile alınması gereken 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı ve davalı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile müracaat etmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/01/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır