WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/68 Esas
KARAR NO : 2024/159

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan),Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 01/03/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili markasının ... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratıldığını, 2007 yılında 4.2 milyar dolara varan cirosu ile Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, müvekkili firmanın şu anda giyim ürünleri, aksesuarlar, kokular, mobilyalar, gözlükler ürettiğini ve ...'da ... adlı bir restoran işlettiğini, 2009 yılı itibariyle ..., ...'nin (... da dahil olmak üzere) dünya çapında toplam 326 satış noktasına sahip olduğunu, bu satış noktalarına örnek olarak ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'nun verilebilir olduğunu, müvekkilinin kendisine ait “...” markasını uzun yıllardır menşe ülke ... başta olmak üzere dünya genelinde, Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını ve tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, davacı firma ile “...” ve markaları arasında tüketici nezdinde çok güçlü bir bağ oluştuğunu, “...” ve markalarının veyahut benzeri ibarelerin üçüncü kişiler tarafından izinsiz kullanılması veya tescil ettirilmesi durumunun müvekkili firmanın Paris Sözleşmesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile koruma altına alınan markasal haklarının ve tekel hakkının ihlali sonucunu doğurmakta olduğunu, davalı tarafın, ... adresli web sitesinde ve "..." adresindeki iş yerinde, davacı şirketin Türk Patent nezdinde ..., ... ve ... sayı ile kayıtlı markalarının aynı/benzerini, müvekkili markalarının da tescilli olduğu ... sınıfta yer alan emtialar üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığının tespit edilmiş olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın ... adresli web sitesinde ve "..." adresindeki iş yerinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, tecavüze konu ürünlere ilişkin delillerin toplanmasının talep edilmekte olduğunu, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "...", & "..." ibareli tanınmış markalarına vaki tecavüzün durdurulmasına, men'ine ve ref'ine, davalının haksız eylemlerine son verilerek "...", & ve “..." ibaresini taşıyan tüm ürünlere el konularak toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün ve tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına, davalının davacı marka hakkına ihlali neticesinde ortaya çıkan haksız rekabetinin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ...Şirketi'nin 2000 yılından bu güne ithalat ve seyahat çantaları imalatı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili üretimini yapmış olduğu ürünleri, ...satış mağazasında ... fabrika showroom ve fuar alanında tüketiciye sunduğunu, müvekkilinin ayrıca toptan satış yaptığını, ... markasını taşıyan ürünlerin Türkiye'nin her yerinde satışa sunulduğunu, müvekkili firmanın ürünlerinin 2 yıl garantili olarak satışa sunulduğunu, müvekkilinin ... markasını 10 yılı aşkın süredir kullandığını, 10 yıl önce TPE nezdinde tescilini sağladığını, markasına ciddi yatırımlar yaptığını, bu yatırımların karşılığında yüksek satış rakamlarına ve yüksek tanınmışlığa ulaştığını, müvekkilinin ... markasını yoğunlukla ... sınıf kapsamında valiz ve çantalar üzerinde kullandığını, davacının "...” ibaresinde tescilli isminin yanına, "..." ve "..." ibarelerini ekleyerek oluşturduğu markasını kullanmasının iltibas oluşturmaya yeterli olmayacağını, TPMK kayıtlarından davacının ...+şekil markasının 'giyim ürünleri" alanında tanınmış olduğu anlaşılsa da ... ibareli başka markaların da tanınmış marka statüsünde olduğunu, ... markasının davacının tekeline bırakılmadığını, müvekkili ile davacı markasının yazı sitili ve şekil kombinasyonu olarak benzemediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 24/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı tarafından sunulan tespiti için bahsi geçen karşı tarafın ilgili internet web sitesinin "...” Domain (Ana Alan Adı) URL adresine ait, alan adı altında...(Alt Alan Adı) olarak oluşturulmuş “...” olunduğu, aktif olarak yayında olduğu ve ilgili ... (Alt Alan Adı) internet sitesi incelendiğinde, web sitesi içerisinde davaya konu “...” ibareli ürünlerin tanıtım ve satışlarının yapıldığı, ilgili intenet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde; firma unvanının “...Şirketi" olarak, iletişim adresinin “...” olarak, iletişim numarasının “...” olarak belirtildiğinin tespit edildiği, ilgili internet sitesi üzerinde ve tespit talep edilen “..." adresinde markasal kullanımların gerçekleştirildiği, inceleme sırasında arz edilen aleyhine tespit talep olunan yan adına tescilli markanın varlığı ve davalı kullanımından “...” ve “...” unsurunun dışında ayırt edici unsurların ve renklerin de var olması nedeni ile ihtilaf konusunun aleyhine tespit talep olunan yanın savunmalarının alınmasının akabinde esas yargılama sırasında çözüme kavuşturulabileceği, mahalde bulunan işletmenin ... Şirketi'ne ait olduğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizin 21/11/2023 tarihli celsesinin 1 nolu maddesi gereği "...Dosyanın Mahkememizce resen seçilecek bir marka patent vekili, bir sektör uzmanı ve bir bilişim uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdine, tarafların tüm iddia, savunma ve talepleri ayrıntılı olarak tek tek değerlendirilmek suretiyle bilirkişi raporu alınmasına..." yönünde karar verilmiş olup, bilirkişi raporu 19/02/2024 tarihinde mahkememiz dosyası içerisine ibraz etmiştir.
Mahkememizin 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalıya ait olduğu belirtilen ilgili web sitesinin domain adının (Ana alan adının) "...” olduğu, site içerisinde yer alan “...” başlığına tıkanıldığında “...” isimli alt alan adına yönlendirme yaptığı, web sitenin ÜRÜNLER menüsü altında "..." ile "..." isimli valiz görsellerinin yer aldığı, ilgili sitede ONLİNE ALIŞVERİŞ başlığına tıkanıldığında “...” isimli online mağazasına yönlendirme yaptığı, ilgili siteye giriş yapan kullanıcılara ise ...ve ... adıyla çeşitli büyüklükte ve renkte valiz görseller ile makyaj çantası, laptop çantası ve kadın çantası ürünlerine ait görsellerin, bilgilerin sunulduğu, kullanıcılara satın alma seçeneğinin sunulduğu, söz konusu sitede sadece valiz ve çanta ürünlerinin yer aldığı, ilgili sitede iletişim başlığı altında “...” bilgilerinin yer aldığı, taraf markalarındaki kelime unsuru, işitsel ve görsel açıdan bulunan benzerlik nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği ve bu nedenle davalı tarafın .... ve ... görselli marka kullanımlarının SMK 29/1 maddesi gereğince marka hakkına tecavüz oluşturduğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Dava; davacıya ait marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve refi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait "..." ibareli markalarına, davalı tarafın kullanımları ile iltibas yarattığını ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti isteminde bulunmuştur.
Bu bakımdan öncelikle karıştırılma ihtimali yaratmanın incelenmesi gerekir.
Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. ...'a göre; marka incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yapılmamalıdır. Markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tanımlayıcı işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt 1, s. 99).
İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıktan genel izlenime bakılmalıdır. Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir.
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “...” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve 2012/11-155 E. 2012/376 K. sayılı kararı). Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri ise Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
TTK hükümlerinden de anlaşılacağı üzere başkasının haklı olarak kullandığı tanıtıcı işaretlerle kullanmak veyahut iltibasa meydan verecek eylemlerde kullanmak haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok "özen göstermesi" gerektiği kabul edilmektedir. Tacir devamlı olarak yaptığı işlerle ilgili mevzuatı, ne yapması gerekeceğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorundadır. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir. Bu bağlamda, başvuru sahiplerinin tacir olması durumunda T.T.K. M.18/f.2 uyarınca "basiretli bir tacir gibi" hareket etme yükümü altında oldukları kabul edilmektedir. Fakat; bu yükümlülüğün çok katı ve sert değerlendirilmemesi her somut olayın özelliğine göre incelenmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamında mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Bilindiği üzere, marka sahibinin markası hangi sınıflarda tescil edilmişse, markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Taraflar her ne kadar farklı sınıflarda hizmet vermekteyseler de, davacının ... oynayan ... ve “...” ibareli markasının tanınmış marka olarak tescilli olduğu göz önüne alındığında, davacı markasına tanınan korumanın yalnız tescilli olduğu sınıflarla sınırlı kalmayacağı ve daha geniş bir korumadan yararlanacağı anlaşılmaktadır.
Davalının “...” isimli web sitesinde, ürünler menüsü altında "..." ile "..." isimli valiz görsellerinin yer aldığı, ilgili siteye giriş yapan kullanıcılara ise ...S ve ...adıyla çeşitli büyüklükte ve renkte valiz görseller ile makyaj çantası, laptop çantası ve kadın çantası ürünlerine ait görsellerin, bilgilerin sunulduğu, kullanıcılara satın alma seçeneğinin yer aldığı, söz konusu sitede sadece valiz ve çanta ürünlerinin bulunduğu, davalının marka kullanımının ... oynayan ... ve “...” ibaresinden ve “...” ibaresinden oluştuğu, ... oynayan...ve “...” ibaresinin davacı adına tescilli tanınmış marka ile ortak olduğu, davacının markasını genel olarak tekstil sektöründe, davalının ise markasını genel olarak valiz/bavul sektöründe kullandığı, taraf markalarındaki kelime unsuru, işitsel ve görsel açıdan bulunan benzerlik nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği, yukarıda da açıklandığı üzere taraflar her ne kadar farklı sınıflarda hizmet vermekteyseler de, davacı markasının tanınmış marka statüsünde yer alması sebebiyle davacı markasının daha geniş bir korumadan yararlanacağı, taraf markalarındaki esaslı unsurun ... oynayan ... ve “...” ibaresi olduğu, tarafların markalarındaki esaslı unsurların ortak olduğu, davalı markasındaki “...” ve “...” ibarelerinin davacı markasından ayırt edilebilecek derecede farklılaştıramadığı,bu kullanımın tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği, tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği ve bu nedenle davalı tarafın bu kullanımının davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu ve aynı zamanda davalı fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davalı markalarının hükümsüzlüğünün talep olunduğu ... 1. FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talebinin dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı ve yargılamayı sürüncemede bırakacağı değerlendirilerek bekletici mesele talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, tüm dosya kapsamı sunulan deliller ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının, davacının TPMK nezdinde tescilli "..." ibareli marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının bu suretle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
-Davalının "...", "¸", "... ¸ " ve “"..."” ibaresini taşıyan tüm ürünlerine el konularak ürünlerin toplatılmasına, bu ibarelerin her türlü ürün ve tanıtım aracından çıkartılmasına, çıkartılması mümkün değilse imhasına,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,7‬0 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL Başvuru Harcı, 179,90 TL Peşin/Nisbi Harcı, 130‬,00 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar ile 11.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.239,8‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Marka hakkına tecavüz davası bakımından 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-)Haksız rekabet davası bakımından 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır