WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/279 Esas
KARAR NO : 2024/164

DAVA : Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/02/2018
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin bestesi ...'e ait olan "..." adlı eserin üzerinde eser sahibi ile 18/12/2007 tarihinde imzaladıkları sözleşme uyarınca mali hakların sahibi olup bu hakların kullanılması için sözleşmeler yapmaya, hak ihlallerini önlemeye ve tespite, bu ihlallerden doğacak zararların tazmini için gerekli yasal işlemleri yapmaya yetkili olduğunu, davalı şirketin 29 Nisan 2017 tarihinde ... isimli televizyon kanalında yayınlanan "..." TV dizisinin yapımcısı olduğunu, bahsi geçen dizinin 27.bölümünde eseri bölüm içinde dizi film müziği olarak 3 dakika süre ile karaoke sahnesinde izin almadan kullandığını ve dizinin bu bölümünün tüm Türkiye'de ve yayına gerek TV'den gerekse dijitaldeki yayından ulaşılarak tüm dünyada izlendiğini, davalının eseri kullanmak üzere gerekli izinlerin alınması ve kullanım bedelinin ödenmesi için müvekkiline başvuruda bulunmadığını, eserin izinsiz kullanıldığının müvekkili tarafından programın yayını tarihinde tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin sulh yoluyla çözüme ulaşmak adına davalı ile iletişime geçtiğini ve izinsiz kullanıma dair bir sulh bedeli teklif ettiğini, davalı yanın ise telif hakkı sahibi olduğunu iddia eden kişiden telif hakkı için yaptıkları ödemeyi geri aldıklarında müvekkili şirkete ödeme yapabileceklerini ve müvekkiline ödeme yapmadıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, FSEK 68.maddesi uyarınca bahsi geçen haksız kullanım bedeli tutarının üç katı tutarında tazminatın eserin izinsiz ve haksız kullanımının başladığı tarih olan 29 Nisan 2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dizi film yapımlarını, TV kanalları için organize ettiğini ve hukuken dizinin eser sahipleri olan senarist ve yönetmenlerin sahip oldukları fikri hakları ile icracı sanatçı olan oyuncuların bağlantılı haklarını ve ayrıca tespit eden sıfatıyla kendisinin sahip olduğu bağlantılı hakları toplayarak diziyi yayınlayan kanala devrettiğini, dava konusu olan "..." adlı dizinin yapımcılığını ...için üstlendiğini ve dizinin devredilebilir tüm fikri hakları ile kullanım haklarını yayıncı kanala devrettiğini, dizinin yayıncı kanal tarafından yayınlandığını ve yayın hayatının sona erdiğini, yayıncı kanalın ilgili kanun ve yönetmelik kapsamında tüm müzik meslek birlikleri ile bu birliklerin tek elden lisanslama faaliyeti yürütmek amacıyla kurdukları Ortak Lisanslama Birimi'ne müzik eserlerinin yayını için belirlenen tarifeler kapsamında ciddi telif ödemeleri gerçekleştirdiğini ve müzik eserlerinin TV'lerde yayınlanması ve kullanılması amacıyla yıllık sözleşme akdettiğini, müvekkilinin kanaldan bağımsız olarak hiçbir mecra ve platformda diziyi yayınlamadığını ve dağıtmadığını, Kültür Bakanlığı kayıtlarından anlaşılacağı üzere dava konusu "..." adlı şarkının ...in "..." adlı albümü dahilinde kayıt tescil işlemine konu edildiğini, şarkının davacının sunduğu sözleşme tarihi olan 18/12/2007 tarihinden çok daha önce Mayıs 2007'de şarkı ve albümün yapımcısı ...Tic. Ltd. Şti tarafından tescil edildiğini, Üçüncügöz'ün yapımcı sıfatıyla her üç eser sahibinin mali ve manevi haklarını münhasıran ve tam ruhsat şeklinde aldığını, davacının da albüm yayınlanmadan önce ...'e şarkı üzerindeki tüm haklarına ilişkin kullanmak üzere tam ruhsat verdiğini, davacının iddia ettiği gibi hakların sahibi olmadığı gibi davayı açmaya da yetkili olmadığını, müvekkilinin şarkının dizide kullanılabilmesi için ...'den muvafakat aldığını bu nedenle davanın Üçüncügöz'e ihbar edilmesi gerektiğini, davacının hak sahibi olmamasına rağmen müvekkili üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını belirterek, davanın ... Ltd. Şti'ne ihbarı ile haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eserin izinsiz kullanıldığı iddiasından kaynaklanan ve FSEK'in 68.maddesine dayanan tazminat talebine ilişkindir.
Taraf vekilleri 29/04/2024 tarihli ortak dilekçeleri ile tarafların sulh olduklarını bildirdikleri, yapılan incelemede taraf vekillerinin vekaletnamelerinde sulh yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
Sulh, 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 313/1. maddesine göre sulh; "Görülmekte olan bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." Aynı Kanunun 314. maddesine ise; sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Yine anılan Kanunun 315. maddesi gereğince sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki netice doğurur. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme taraflar sulha göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre karar verir. (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/6752 Esas ve 2022/7024 Karar sayılı kararı.)
Yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/7764 Esas 2022/9438 Karar sayılı kararında; "... Sulh, bir sözleşme olarak mahkeme dışında da yapılabilir; buna, mahkeme dışı sulh denir. HMK’da mahkeme dışı sulh düzenlenmemiştir. ...HMK’nın “Sulhun etkisi” başlığı altında düzenlenen 315. maddesinde ise ; “Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhun iptali istenebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır..." belirlemesinde bulunmuştur.
Taraf vekillerinin 29/04/2024 tarihli ortak dilekçeleri ile tarafların sulh olduklarını bildirdikleri, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığı anlaşılmakla, gelinen aşamada HMK'nın 315. maddesinin emredici hükmü gereğince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından beyanlar doğrultusunda değerlendirme yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda ayrıntısı ve gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 85,39 TL peşin harcın düşümü ile kalan 342,21‬ TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır