T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/407 Esas
KARAR NO : 2024/28
DAVA : Markanın Kullanmama Nedeni ile İptali
DAVA TARİHİ : 24/12/2021
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin Türk Patent nezdinde ... sayı ile "..." markasının tesciline yönelik olarak tebliğin .... sınıfında 06.12.2021 tarihinde müracaat ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan ilk incelemenin ardından 21.12.2021 tarihli ve ...sayılı karar ile "... başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun incelenmesi sonucunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-ç maddesi kapsamında davalı şirket adına tescilli 2007/10459 sayılı "..." markası ile müracaat işlemleri devam eden ... sayılı "..." markasına dayalı olarak talebin reddine karar verildiğini, davalıya Ait ... sayılı "..." markasının 02.03.2007 tarihinde tebliğin ... sınıfında yer alan ...sayı ile "..." markasının marka müracaatına yönelik işlemlerin 18.01.2008 tarihinde tamamlanmış olduğunu, ... sayılı "..." markasına yönelik 10.02.2017 tarihinde yenileme talebinde bulunulduğunu ve Türk Patent tarafından 13.02.2017 tarihine yenileme işleminin kabul edildiğini, davalı şirket tarafından... sayılı "..." markasının marka sahibinden devir alındığını ancak 10 yılı aşkın süredir ciddi ve pazar oluşturacak şekilde kullanılmadığını, davalı şirket tarafından kullanılmayan bir markanın müvekkilinin marka müracaatı açısından redde gerekçe gösterilmesi karşısında davayı ikame etme zaruretinin doğduğunu beyan ederek davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... sayılı "..." markasının tescil edilmiş olduğu tüm sınıflar yönünden kullanılmaması sebebiyle iptal şartlarının oluştuğu tarih itibariyle iptalini, "..." markasının hükümsüzlüğünü ve terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın "..." ibaresi ile bir ilgisi veya .... sınıfta herhangi bir faaliyetinin de bulunmadığını, davanın öncelikle dava şartı eksikliği sebebi ile usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın 16/12/2021 tarihinde reddedilen marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, müvekkilinin geçmişinin 2007 yılına dayandığını ve sektöründe tanınmış "..." markalarının üreticisi ve tescilli tek gerçek hak sahibi olduğunu, "..." tarafından sağlanan hizmetlerle markanın ortak şekilde kullanıldığını, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 06/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; hükümsüzlük talepleri bakımından; “...” ibaresi davalı markasının tescil kapsamına konu ... sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Restoran, cafe- bar hizmetleri.” bakımından işaret ile hizmet arasında doğrudan ve spesifik bir ilişkinin bulunmaması, tüketici nezdinde “...” ibaresinin davalı tarafından sunulan restorancılık hizmetleri bakımından hizmetin bir özelliğini veya kompozisyonunu doğrudan doğruya ve derhal düşündürmemesi, bu ilişkinin tüketicinin algısında ekstra bir irdeleme ya da analize gerek olmadan doğrudan kurulabilmesinin mümkün olmaması sebepleri ile tanımlayıcı görülmeyerek, 6769 Sayılı SMK'nın 5/c maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, kullanmama nedeni ile iptal talepleri bakımından, dava konusu markayı 13.09.2021 tarihinde devralan davalı ... ŞİRKETİ'nin dava konusu markayı, dava tarihi olan 24.12.2021 tarihinden geriye dönük 5 yıllık dönem içerisinde 24.12.2016-24.12.2021 tarihleri arasında ciddi ve pazar payı oluşturacak şekilde kullanıldığını ispat ile mükellef olduğunu, dosya kapsamına sunulu davalı yanın kullanım ispatına ilişkin faturalardan dava açılış tarihi olan 24.12.2021 tarihinden sonraki tarihli faturaların değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığını, dosya kapsamına sunulu faturaların, doğrudan davalı şirket adına değil, davalı tarafça firmalar arasında organik bağ olduğu belirtilen.. şubesi, ...A.Ş. - ...ve markayı devreden ...Dış Tic. A.Ş. tarafından düzenlendiğini, dava dışı firmalar adına düzenlenen faturalarının kullanım ispatı bakımından mahkemece geçerli görülmesi durumunda; 2007-2017 yıllarına ilişkin basında yer alan haberler ve dosyaya sunulu davalı yanın kullanım ispatına ilişkin sunulan faturalar ve raporun teknik ve sektörel değerlendirme kısmında değerlendirilen deliller uyarınca ...sayılı "..." markasının dava tarihi olan 24.12.2021 tarihinden geriye dönük 5 yıllık dönem içerisinde 24.12.2016-24.12.2021 tarihleri arasında aralıksız ve ciddi bir şekilde kullanıldığını, kullanımın ispati için aranan pazar payı oluşturacak şekilde kullanım koşulunun değerlendirilmesi açısından davalı tarafından sunulan faturaların mali bilirkişi tarafından değerlendirmeye alınmasının uygun olacağı hususları belirtilmiştir.
Rapora karşı itirazların değerlendirilmesi için bilirkişi heyetine mali müşavir bilirkişi de eklenmek suretiyle ek rapor alınmış ve 12/12/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda bilirkişiler özetle; kök raporda yer verdikleri değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik meydana gelmediğini, hükümsüzlük talepleri bakımından; “...” ibaresi davalı markasının tescil kapsamına konu ... sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Restoran, cafe- bar hizmetleri.” bakımından işaret ile hizmet arasında doğrudan ve spesifik bir ilişkinin bulunmaması, tüketici nezdinde “...” ibaresinin davalı tarafından sunulan restorancılık hizmetleri bakımından hizmetin bir özelliğini veya kompozisyonunu doğrudan doğruya ve derhal düşündürmemesi, bu ilişkinin tüketicinin algısında ekstra bir irdeleme ya da analize gerek olmadan doğrudan kurulabilmesinin mümkün olmaması sebepleri ile tanımlayıcı görülmeyerek, 6769 Sayılı SMK'nın 5/c maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, kullanmama nedeni ile iptal talepleri bakımından; dosya kapsamına sunulu faturaların, doğrudan davalı şirket adına değil, davalı tarafça firmalar arasında organik bağ olduğu belirtilen... şubesi, ... A.Ş. ...ve markayı devreden ... Tic. A.Ş. tarafından düzenlendiğini, dava dışı firmalar adına düzenlenen faturalarının kullanım ispatı bakımından mahkemece geçerli görülmesi durumunda; 2007-2017 yıllarına ilişkin basında yer alan haberler ve dosyaya sunulu davalı yanın kullanım ispatına ilişkin sunulan faturaları ve raporumuzun teknik ve sektörel değerlendirme kısmında değerlendirilen delilleri ve ek rapor ile rapora ilave edilen faturalara ilişkin mali değerlendirme uyarınca ... sayılı "..." markasının dava tarihi olan 24.12.2021 tarihinden geriye dönük 5 yıllık dönem içerisinde 24.12.2016-24.12.2021 tarihleri arasında aralıksız ve ciddi bir şekilde kullanıldığını, 6769 Sayılı SMK'nın 9. ve 16. maddesi uyarınca kullanmama nedeni ile iptal koşullarının oluşmadığını bildirmişlerdir.
Mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Dava, markanın kullanmama nedeni ile iptal ve hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Marka üzerindeki hakkın kazanılması için sicile tescil edilmesi yeterli olsa da kanun koyucu tescil edilmiş marka ile marka hakkı sahibine sağlanan korumanın devam edebilmesini bazı şartlara bağlamıştır. Bunun arkasında; tescil edilen bir markanın haksız yere sahibinin tekelinde kalmasının engellenmesi, Marka sicilinin kullanılmayan markalarla dolu bir 'çöplük' haline gelmesini önlemek veya kullanılmayan bir markadan onu kullanmak ve bir değer yaratmak isteyen bir başka kişinin yararlanmasının önünü açmak gibi pek çok ekonomik ve toplumsal nedenler yatmaktadır. Zira marka hakkı sahibine inhisari bir yetki veren ve herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğundan kanun koyucu, bu geniş hakkın yanı sıra marka sahibine hakkaniyet ölçüsünde birtakım sorumluluklar da yüklemiştir. Markanın usulünce kullanılması zorunluluğu da bunlardan bir tanesidir.
Bilindiği üzere, markanın en önemli fonksiyonu, farklı işletmelere ait mal veya hizmetleri birbirinden ayırt etmek olduğu için, ancak kullanılmakla hu fonksiyon yerine getirilmiş olur. Bu sebeple markanın, tescilli olduğu her bir mal ve/veya hizmet sınıfı bakımından kullanılması gerekir, her ne kadar markanın korunması için mutlaka kullanılıyor olması gerekli değilse de, bu kullanmamanın 5 yılı geçmemesi gerekir. Aksi halde marka, iptal yaptırımı ile karşı karşıya kalabilecektir. Kullanılmayan markaların marka teşdi kütüğünü işgal etmesinin önlenmesi ve tescil edilmiş olmakla birlikte kullanılmayan bir markanın, onu kullanmak isteyen kimselerin kullanabilmesine imkan tanınması gerekir. Bundan hareketle, markanın kullanılmaması bir iptal sebebi olarak kabul edilmiştir.
SMK m.9/f.1: "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir" hükmüne amirdir.
Somut olayda markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği, sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerektiği, dosya içerisinde mevcut faturalar, lisans sözleşmesi ile bilirkişi kök ve ek raporlarından da anlaşıldığı üzere, davalı ile "...A.Ş" (ve şirket bünyesinde yer alan ...) arasında organik bağın bulunduğu, davalı tarafça sunulan faturalar ve dosya içerisindeki belgelerle birlikte içinde mali bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporla marka tescil tarihinden dava tarihine kadar markanın pazar payı oluşturacak kadar ciddi ve etkin şekilde kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispat olunduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde düzenlenen şartların oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın tümden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan, daha önce ödenen 59,30 TL peşin harçtan artan kalan 368,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!