T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/256
KARAR NO : 2024/176
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı, müvekkili şirketi 25/11/2020 tarihinde kurmuş ve tescil ettirdiğini, Anılan şirketin ... ismiyle kadın giyim üzerine mağazacılık yaptığını daha sonra davalı, ortaklıktan çıkmak istediğini belirtip kendi hisselerini müvekkiline devrettiğini, anılan devir ... 24. noterliği ... yevmiye ... tarihli pay devir sözleşmesiyle tüm paylarını aktif ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla müvekkiline devrettiğini, devrin 26/02/2021 tarih 10276 sayılı türkiye ticaret sicil gazetesinde de yayınlandığını, davalının bu devirden bir gün önce(15/02/2021) ise müvekkilinin mağazada kullandığı ... markasının tescili için türk patent ve marka kurumuna başvurduğunu, bu başvuruyu müvekkil şirket adına yapması gerekirken kendi adına yapması ve şirket devrinden bir gün önce yapması davalının açıkça niyetini gösterdiğini, türk ticaret kanunu madde 11/32’e göre :(3) "ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir." noter onaylı limited şirket pay devir sözleşmesi (16/02/2021) incelendiğinde davalının tüm aktif ve pasif haklarını müvekkile devrettiği görüleceğini, türk hukukunda dürüstlük ve iyiniyetin esas olduğunu, kanun koyucunun, medeni kanun’un dürüstlük ilkesini düzenleyen 2. maddesi gereğince“herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmüyle iyiniyetli olarak hak elde etmiş kişinin hakkını kötüye kullanması durumunda korunmayacağını ve yine mk’nın iyiniyet ilkesini düzenleyen 3. maddesi “kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.” hükmüyle de iyiniyete bağlanan bir hukuki sonucun, iyiniyetin ortadan kalkmasıyla değişebileceğini; "smk kötü niyet konusunda bir tanımlama yapmamakla birlikte, başkasının tanınmış veya varlığı başvuru sahibince bilinen markasının tescile konu edilmesi, yalın haliyle kötü niyet oluşturduğunu, tescil isteyenin kötü niyetli sayılması için markanın mutlaka tanınmış marka olması da gerekli olmadığını" davalı yanın devirden bir gün önce markalar için tescil başvurusu yapması kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu; davalının ... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." markalarını dava içinde devretmesi ihtimaline karşı hmk 389. vd. hükümlerince dava sonuna kadar markaların devredilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiğini. özetle davalının ... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, 15.02.2021 başvuru tarihli, ... tescil tarihli, ... tescil numaralı “...” ve 15.02.2021 başvuru tarihli, ... tescil tarihli, ...tescil numaralı “...” adlı markaların sahibi olup, bu markalar müvekkil adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduklarını; Ancak müvekkile ait markalar, davacı tarafça müvekkilden herhangi bir izin alınmadan ve müvekkilin haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde
haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını; ... Tic. Ltd. Şti. 25.11.2020 tarihinde müvekkil ve ... ile birlikte 2 ortaklı olarak kurulduğunu, (Ancak ... tarafından haksız, mesnetsiz ve usule aykırı bir şekilde müvekkilin şirket hisselerinin devri istenmiş olup, müvekkil hisselerini ...' a devretmek zorunda kaldığını, Her ne kadar müvekkil tarafından ...' a şirket hisseleri devredilmiş olsa da, işbu devre müvekkilin markaları dahil değil olmadığını, Zira müvekkilin markalarının devredilmediği/devre dahil olmadığı da ...'a defalarca bildirildiğini, Müvekkil tarafından bu durum defaatle ...' a bildirildiğini ancak bu bildirim taleplerin dikkate alınmadığını. Bunun üzerine noterden İHTARNAME de gönderilip davacıya bildirimde bulunularak, hisse devrine müvekkilin markalarının dahil olmadığı bir kez daha bildirilmiş ve müvekkilin markalarına tecavüzüne ve haksız fiillerine son verilmesi talep edilmiş ancak yine davacı fillerine son verilmediğini., Kısaca Müvekkilin kendi emek ve tecrübesi ile oluşturmuş olduğu bu markaların, karşı tarafça müvekkilden herhangi bir izin alınmadan ve müvekkilin haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde, haksız ve hukuka aykırı ve art niyetli bir şekilde olarak kullanıldığını; Söz konusu devre ilişkin yapılan sözleşmenin tarihi ...olup; ... tescil numaralı “...” adlı markanın tescili ...tarihinde ve... tescil numaralı “...” adlı markanın tescili ise 24.08.2021 tarihinde yapıldığını. Yani, şirket hisselerine ilişkin devir işleminin yapıldığı tarihte söz konusu markaların tescili bile yapılmadığını, Davacı tarafından 15.03.2021 tarihinde dava dışı "..." adı ile ... nice sınıfında marka başvurusunda bulunulduğunu, ... sınıf ev tekstil ürünlerini kapsadığını ancak davacı taraf ... sınıfta marka başvurusunda bulunmuş olmasına rağmen yapmış olduğu işin ... sınıf ile alakası olmadığını, Davacı tarafın yaptığı iş olarak "toptan moda ürün sağlayıcı” olarak tanımakla,içerikten kadın abiye giyime odaklı olduğunun anlaşıldığı Müvekkil tarafından yapılan araştırmalar ve yine müvekkile müşterilerinden ve piyasadan gelen bilgiler sonucu; "..." hesabı ve "..." adresi ile ...' da ve "..." hesabı ile ...' da müvekkilin Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...” adlı dava konusu markalarının karşı tarafça müvekkilden herhangi bir izin alınmadan ve müvekkilin haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığı ve ürün satışlarının yapıldığı tespit edildiğini, bu nedenlerle de, dava konusu markaların müvekkile ait olduğu açık olduğundan, davacı tarafından açılmış olan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddedilmesi gerektiğini, Bununla birlikte ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi- hukuk değişik iş dosyası' nın... esas sayısı ile "delil tespiti" yaptırıldığını, dosyada alınan bilirkişi raporu ile de müvekkilin haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde haksız ve hukuka aykırı olarak kullanımın sabit olduğunu yine bu hususla da dava konusu markaların müvekkile ait olduğu açık olduğundan, davacı tarafından açılmış olan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddedilmesi gerektiğini
Türk Ticaret Kanunu’ nun (TTK) “Haksız Rekabet” ana başlıklı “Amaç ve İlke” alt başlıklı 54.Maddesi’ nin ilgili kısmına göre “…Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” hükmüne göre de davacı tarafça, müvekkilin marka hakkına tecavüz edilmekte, müvekkil aleyhine haksız rekabet oluşturulmakta ve bu şekilde hukuka aykırı davranış sergilendiğini; Ancak buna rağmen, davacı tarafından davaya konu markalar sanki kendisine aitmiş gibi müvekkil aleyhine haksız ve mesnetsiz bir şekilde işbu dava açıldığını Tüm açıklanan nedenlerle, öncelikle ... 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nde açılmış olan...Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine ve mahkemeniz davasının bekletici mesele yapılmasına, ardından haksız açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati tedbir: Davacının dava dilekçesi ile davalı adına tescilli markanın 3. Kişilere devrini engelleyici tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmakla, talep gibi tensip zaptı ile tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.
Deliller:
TPMK: Dava konusu markaların sicil kayıtları celp edilmiştir. Yapılan incelemede davacı adına ... tescil numaralı "..." ibareli ... Sınıfta tescilli markanın bulunduğu, davalı adına ise ...tescil numaralı "..." ibareli ... Sınıflarda tescilli marka ile ... tescil numaralı " ..." ibareli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyalar: ... 1. FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememizin ... D.iş sayılı dosyası dosya arasına celp edilmiştir. 1. FSHHM'nin dosyasının incelenmesinde; davacının mahkememiz dosyasında davalı olan Numon olduğu, davalının ise mahkememiz dosyasında davacı olan şirket olduğu, davanın marka hakkına tecavüz ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davacının markasına tecavüzün bulunmadığı ve tazminat talep edemeyeceğinin kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ...D.iş sayılı dosyasında talep edenin mahkememiz dosyasında davalı olan Numon olduğu, karşı tarafın ise mahkememiz dosyasında davacı olan şirket olduğu anlaşılmıştır.
Birleştirme ve tefrik kararı: ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak dosyanın fiziki olarak dosya arasına konulmaması nedeni ile bu dosya yönünden karar verilmediği anlaşılmakla birleşen dosyanın mahkememiz dosyasından tefrik edilerek mahkememizin 2024/154 esas sayılı sırasına kaydedilmiştir.
Bilirkişi Raporu: 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu olay incelendiğinde, davacının “...” markasını davacı tarafından tescil öncesi mağazasında bayan kıyafetlerinde kullandığı bu şekilde piyasa açısından maruf hale getirdiği, şirketin Davalı ve Davacı tarafından kuruluduğu 16.02.2021 tarihinde hisse devir sözleşmesi yapıldığı daha bu sözleşmeye 15.04.2021 tarihinde Ek prokol yapılmak suretiyle davalıya 5.500USD daha ödenmek suretiyle davacı şirketin ticari ünvanının kullanmayacağını taahhüt edildiği buna göre davalının ... markasını devir sözleşmesinden bir gün önce marka olarak tescil ettirdiği, şirket ünvanını kullanmayacağının devir bedeli haricinde ek bir bedel karşılığında almasına rağmen davalının iki adet ... marka tescili gerçekleştirdiği tüm bu eylemlerinde bilinçli olduğu anlaşıldığından nihai takdir tamamen Sayın mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu olay değerlendirildiğinde davacıya ait dava konusu tescil ile davacıya ait ... tescil numaralı “...” ve 15.02.2021 başvuru tarihli, 24.08.2021 tescil tarihli,... tescil numaralı “...” markalarla sözleşmeye aykırı hareket ettiği bu markaların varlığı sebebiyle davacı şirketin ticari alanının sınırlanacağını bilebilecek durumda olduğu tespit edilmekle yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı tarafın dava konusu olay bazında dava konusu markaların tescili açısından “kötüniyetli” olduğu " kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ...tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; tarafların " ..." ismi ile kadın giyim üzerine davalı şirket nezdinde, şirket hissedarları olarak ticaret yaptıkları, davalının 16/02/2021 tarihli pay devir sözleşmesi ile tüm paylarını davacı şirket ortağına devrettiği, dosya arasına alınan delillerden şirketin ticaret unvanın ... ibaresini de kapsadığı ve ... ibaresi ile markanın tescil tarihinden önce faturalandırma yaptıkları, taraflar arasında yapılan şirket hisselerinin devrine ilişkin sözleşme ile daha sonra taraflar arasında yapılan ek protokol gereğince davalının ticaret unvanını kullanmayacağına ilişkin taahhüt verdiği, bu haliyle her ne kadar davalı adına tescilli markalar davacı adına tescilli markadan önce TPMK nezdinde tescil edilmiş ise de yapılan bu tescilin dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan pay satış sözleşmesi, ek protokol ve tarafların davacı şirkette ortak oldukları dikkate alındığında kötü niyetli olduğu anlaşılmakla davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın kabulü ile TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı " ..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
2-Karar kesinleştiğinde TPMK 'ya müzekkere yazılmasına,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80,70 TL peşin harcın düşümü ile kalan 346,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç + 80,70 TL başvuru harcı+ 184 TL posta/ tebligat gideri + 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.345,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisine vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. Ye göre hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!