WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/225 Esas
KARAR NO : 2024/22

DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/11/2022
KARAR TARİHİ : 18/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "..." ibareli markaların ve bu markalara ait aşağıdaki amblemlerin sahibi bulunduğu, zikredilmiş olan tüm markaların gerek Türkiye'de gerekse tüm dünyada tanınmış olup mücevherler, saatler, mücevher kutuları ve moda aksesuarları olarak kullanıldığını, davalı tarafından "..." adresinde bulunan "..." isimli işyerinde müvekkiline ait "..." markasını izinsiz ve tecavüz teşkil eder nitelikte kullandığını, "..." ibareli taklit ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, mahkememize tespit için başvurulan ... D.İş sayılı dosyada yapılan incelemede "..." adresinde bulunan iş yerinde "..." ibareli ürünlerin tespit edildiğini, tedbir kararı uyarınca ürünlere el konulduğunu beyan ederek davalı tarafından yapılan marka haklarına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, ref'i ve men'ine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile her bir davalıdan alınarak davacıya verilmesine, her bir davalı aleyhine verilen kararın masrafı davalılardan karşılanarak tirajı yüksek gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, ... isimli iş yerinin sahibi olan müvekkilinin ürünlerin taklit olduğunu bilmediğini, davacının hangi manevi yararının ihlal edildiğinin davacı tarafından ortaya konulmadığını, bu nedenle ispat olunamayan davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan 05/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...adresli mahalde görülen ve dosya içeriğine de alınan vergi levhasından anlaşıldığı kadarıyla söz konusu işletmenin ... isimli ... T.C. Kimlik numaralı şahıs tarafından işletilmekte olduğu, ilgili adreste tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği ve ilgili kullanımları orijinal ürünlerden işçilik kalitesi, malzeme kalitesi, markanın yazı fontu ve kalitesi vs. unsurlar bakımından uzaklaşmak ile tespit talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve buna binaen talep eden yan adına tescilli markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği,
...adresli mahalde görülen ve dosya içeriğine de alınan vergi levhasından anlaşıldığı kadarıyla söz konusu işletmenin... Şirketi unvanlı ... vergi kimlik numaralı firmaya ait olduğu, ilgili adreste tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder herhangi bir kullanımın tespit edilemediği yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.
Dava; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacının kendisine ait "..." ibareli markasının davalının izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığını, anılan markanın taklit ürünlerinin davalı tarafından sürekli olarak satışa sunulduğunu, böylelikle marka hakkına tecavüzle birlikte haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunu belirtilerek ayrıca manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.
Bu bakımdan öncelikle karıştırılma ihtimali yaratmanın incelenmesi gerekir.
Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. Arkan'a göre; marka incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yapılmamalıdır. Markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tanımlayıcı işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt 1, s. 99).
İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıktan genel izlenime bakılmalıdır. Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir.
Mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kayıtlarından, mal ve hizmetler sınıfının ... ve ... olduğu görülen "..." ve "..." tescil numaralı "..." markasının davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında davalının satışa sunduğu ürünlerin ürün grubu açısından yapılan değerlendirmede, mahkememizin ...değişik iş sayılı dosyası da göz önünde bulundurulmakla, davalının ... adresinde bulunan iş yerinde davacının ürününe benzer karakteristikteki tasarımları üzerinde benzer marka/logo kullandığı, bu durumun tüketici algısı kapsamında iltibasa yol açacağı ve bu noktada davalının satışa sunduğu ürünlerin davacı ürünleriyle ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları sonucuna varılmıştır.
Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır.
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve 2012/11-155 E. 2012/376 K. sayılı kararı). Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’ a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’ nin yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri ise Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
TTK hükümlerinden de anlaşılacağı üzere başkasının haklı olarak kullandığı tanıtıcı işaretlerle kullanmak veyahut iltibasa meydan verecek eylemlerde kullanmak haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok "özen göstermesi" gerektiği kabul edilmektedir. Tacir devamlı olarak yaptığı işlerle ilgili mevzuatı, ne yapması gerekeceğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorundadır. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir. Bu bağlamda, başvuru sahiplerinin tacir olması durumunda T.T.K. M.18/f.2 uyarınca "basiretli bir tacir gibi" hareket etme yükümü altında oldukları kabul edilmektedir. Bu noktada ürünlerin taklit olduğunun davalı tarafından bilinmediğine ilişkin savunmaya itibar olunmamıştır.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaktadır. Somut olayda, davacıya ait markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin davalı tarafından ... adresli iş yerinde satışının yapıldığı, ticari amaçla elde bulundurulduğu, davacı nezdinde tescilli "..." markasının ve şeklinin ayırt edilemeyecek benzerlerinin davalı ürünlerinde kullanıldığı, markanın kullanış şekillerinin aynı olduğu, davalıya ait ürünlerde hem marka kullanımı hem de tasarım açısından herhangi bir ayırt edici yeniliğin bulunmadığı, böylelikle davalının -SMK m. 29 b-c hükümleri kapsamında- davacının ürünlerini taklit ettiği ve davacının marka hakkına tecavüz ettiği, ayrıca eylemlerin haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, yukarıda da açıklandığı üzere davalının davacı markasını hukuka aykırı ve izinsiz olarak kullandığı, kullanımında kusurlu olan davalının iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği, marka hakkına tecavüzden dolayı davacının şeref ve saygınlığı ile ticari itibarının ihlal edildiği anlaşılmakla, manevi tazminat miktarı, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereğince takdiren belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın kabulü ile eylem ve zarar ile orantılı manevi tazminat talebinin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, davalının davacı markası ile benzer nitelikte taklit ürün satması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının bu suretle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2-Davacı tarafından yapılan; 80,70 TL Başvuru Harcı, 85,39 TL Peşin/Nisbi Harcı, 116,00 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 282,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 85,39 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 342,21 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça Mahkememizin... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan 3.130,00 TL (Bilirkişi Reddiyatı + Posta-Tebligat Gideri) yargılama gideri ile 213,70 TL harç giderinden oluşan toplam 3.343,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;
a-)Marka hakkına tecavüz davası bakımından 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-)Haksız rekabet davası bakımından 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-)Manevi tazminat davası bakımından 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır