WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 2.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/394
KARAR NO : 2024/177

DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 03/12/2020
KARAR TARİHİ : 25/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının (...'nın), tütün sektöründe faaliyet gösteren alanında lider bir firma olarak ..., ..., ...ve ... gibi tanınmış markaların üreticisi ve tescilli tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, "...” markasının, Türkiye pazarına ilk olarak 1994 yılında girdiğini, Ekim 2020 itibariyle %13.9'luk pazar payı ile en büyük sigara markası olduğunu, Türkiye' de Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi bulunan toplam 21 çeşit "...” sigara paketi bulunduğunu, "...” markasının bu başarıları sebebiyle, "..." markası ile davacının özdeşleştiğini, “...” markasının davacı adına TPMK nezdinde ilk tescilinin 10.07.1973 tarihinde ... tescil no. ile gerçekleştini, "..." markasının TPMK nezdinde ...numarası ile de tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, davacıya ait “...” ve türevi markaların aynı zamanda ülkesel tescillerin çok ötesinde WIPO ve EUIPO gibi uluslararası kurumlar nezdinde 12.03.2007 tarihinde ... no ile tescil edildiğini, davacının uzun yıllardan bu yana kullandığı “...” esas unsurlu markalarını çok sayıda ülkeyi kapsayacak şekilde tescil ettirdiğini, davacıya ait tanınmış "...” ibaresinin ayırt edilemez derecede benzerini ticaret ürünlerinde kullanmaya teşebbüs eden davalının bu girişimine cevaz verilmemesinin gerektiğini, davalı ... Ltd. Şti.'nin dava konusu fiilleri ile tescilli markasının davacının marka haklarının ihlali niteliğinde olduğunu, SMK m. 29 ve m. 7 kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının, davacıya ait "...” ve "..." gibi "..." esas unsurlu markalarının ayırt edilemezlik derecesinde benzeri olan "...", “..." ve “...” ibarelerini, ticaretini yaptığı tütün içenlere mahsus malzemeler (makaronlar) ve tütün ürünleri üzerinde haksız olarak kullandığını, davalı kullanımları ile davacıya ait tanınmış ve tescilli "...”, "... ” ve "...” markalarının bu başlıklar kapsamında incelenmesinin gerektiğini, davalının kullanımında incelemeye konu işaretin esas unsurunun "...” ibaresi ile “...” ve "...” tali unsurları olduğunu, bu ibarelerin davacının markalarını birebir taklit eder şekilde mavi arka plan üzerine beyaz yazı ile, "...” harfi büyük, diğer harfler küçük olacak şekilde, "...” ibaresi ön planda olacak şekilde bütünsel olarak algılandıklarını, bu ibarelerin altına mavi renkte eğimli bir şekil unsurunun yerleştirilmiş olduğunu, davacıya ait "...”, "...” ve "...” markaları ile davalının “...", "...” ve “...” kullanımları arasında ayırt edilemezlik derecesinde benzerlik bulunduğunu, markalarda yazı tipi, renk konfigürasyonu, şekil unsuru ve ilgili markalarda "...” ibarelerinin ihtiva edilmesi bakımlarından ayniyet sergilediğini, davalının tescil dışı kullanımları mevzubahis olmasaydı veya bir anlığına kullanım yoluyla marka hakkına tecavüzün oluşmadığı düşünülseydi dahi; "..." markasının davacının ”...” markalarına yüksek görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik sergilediği ve davacının "...” markaları ile birebir aynı sınıf bakımından tescilli olduğunu, davacının davalının hukuka aykırı fiillerinden haberdar olunmasının üzerine, davalıya gönderilen ihtarnamenin 25.12.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, bu ihtarnameye cevaben davacının iddialarının isabetsiz olduğunu, marka hakkına tecavüz bulunmadığının öne sürüldüğünü belirterek davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalıya ait "..." ibareli ürünlere ve söz konusu ürünlere ilişkin her türlü tanıtım unsuruna Türkiye sınırları içerisinde bulundukları her yerde el konulması yönünde, davalıya herhangi bir tebligat veya duruşma yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen marka haklarına tecavüz fiilinin tespiti, men'i, ref'i ve marka hakkına tecavüzden doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet fiilinin tespiti, men'i, refi ve haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz ve haksız rekabet sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda da müvekkiline ait markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer kullanımlar ihtiva edecek şekilde üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemeler, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü materyalin bulundukları yerlerde el konulmasına, toplatılmasına ve imha edilmesine, “wintor” markalı ürünlerin tanıtımının yapıldığı davalıya ait ... web sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı ve HMK gereğince davayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
Beyan dilekçesi: Davalı vekili süresi dışında sunduğu beyan dilekçesinde özetle; her iki markanın görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek düzeyde birbirine benzemesinin söz konusu olmadığını, "...” ile başlayan birçok markanın bulunduğunu, "...” kelimesinin İngilizce dilinde kazanmak anlamı taşıdığından birçok markada da yer aldığını, davalı şirketin de “...” ile Türkçe dilinde ağ anlamına gelen "...” kelimesi birleştirerek “kazanma ağı” anlamına gelen markayı yarattıklarını, davalı şirketin markasının renginin daha açık ve punto, simge, amblem tasarımlarının çok farklı olduğunu, davalı şirketin markası olan ... markasının birçok paket çeşidinin bulunduğunu, tütün mamulü vb. sektördeki paketlerde ağırlıklı olarak ...renk tonlamalarının kullanıldığını, paket renklerinin aynı tonlarda olması dolayısı ile söz konusu markaların karıştırılmasının iddia edilemeyeceğini, böyle bir kıyaslamanın piyasaya arz edilen çoğu tütün ürününün taklit olduğunun iddia edilmesi sonucunu doğuracağını, kaldı ki Tütün Mamullerinin Üretim ve Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in Etiketleme ve Paketleme” başlıklı 10. ve devamı maddeleri ve Geçici 2. Madde uyarınca 05.01.2020 tarihinden sonra tüm sigara ve tütün mamullerinin paketleri aynı renk, aynı boyutta olmak sureti ile tek tip olacağından, aynı işaretleri taşıyacağından gelinen aşamada artık renk, yazı tipi vb. Benzerlikten bahsedilemeyeceğinden işbu iddianın da maddi dayanaktan yoksun ve konusuz kaldığını, davalı şirkete ait ... markasının 24.05.2013 tarihinden itibaren koruma altında olduğunu, 24.02.2014 tarihinde tescil edildiğini, ... markası ile yıllarca yurtiçinde ve yurt dışında ürün satıldığını, aynı sektörde olan davacı şirketin bunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 6769 SMK m. 26/6 uyarınca marka sahibi sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma birbirini izleyen 5 yıl boyunca sessiz kalmışsa sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Beyan dilekçesi: Davacı vekilinin beyan dilekçesinde özetle; davacının süresi dışında sunduğu beyan ve delillere muvafakat etmediklerini, davalı tarafından sunulan beyanların tamamının basit inkârın ötesinde, dosya kapsamını ve odağını değiştirmeyi hedefleyen ve savunmanın genişletilmesi yasağına takılan hususlar olduğunu, davalı tarafından düz paket uygulaması ile ilgili yapılan beyanların huzurdaki bu dava ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, tütün satan bir şirketin tütün ürünlerinde özendirme olamayacağı için dünya lideri bir markayı kopyalamaktan herhangi bir faydaları olmayacağını iddia etmesinin abesle iştigal olduğunu, düz paket uygulamasında marka kullanılmasına cevaz verildiğini, ayrıca, yürürlükteki mevzuat uyarınca makaronun da bir çeşit tütün mamulü olduğu, sarma sigara yapılması için gerekli bir malzeme olduğunu, bu sebeple de davalının doğrudan olarak davacının ürünlerinin satıldığı yerlerde markalarına mümkün olduğunca fazla yaklaşan bir marka kullanımı tasarlamış durumda olduğunu, davalı tarafından markalarının uzun süredir tescilli olduğu ve 5 yıl boyunca sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrandığının iddia edildiğini, bu iddianın somut olayda geçerliliğe sahip olmadığını, hak kaybına dair iddiaların inkârın ötesinde olacağından savunmanın genişletilmesi yasağına konu olacağını, sessiz kalma yoluyla hak kaybının hükümsüzlük davaları bakımından söz konusu olabileceğini, işbu dava hükümsüzlük talebine ilişkin olsaydı dahi kötü niyetin mevcut olması ışığında hak kaybının söz konusu olmayacağını belirterek ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:
TPMK kayıtları: ... adına ..., ..., ..., ..., ... sayılarla tescilli markalara ilişkin, kullandıkları ürün ve hizmet listesini ve tescil belgesindeki bilgilerin aynısını içerir onaylı renkli sicil kayıtları dosya arasına alınmış olup, söz konusu markaların halen sahibi adına geçerliliğini koruduğunu, aynı sahip adına kayıtlı “winston” ibareli T/02097 sayılı tanınmış markanın, tanınmışlığına ilişkin belge örneği de dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi Raporu:
06/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı markasının davacı markası ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden yüksek derecede benzer olduğu; davalının kullanımlarını yönelttiği sigara ve makaron emtialarının davacının tescil sınıfı kapsamında olduğu; sigara emtiası bakımından davalı markasının doğrudan davacı markasının yöneldiği sigara emtiası ile ayniyeti söz konusu olduğundan SMK m. 7/2-b anlamında karıştırılmaya yol açabileceği; makaron emtiasının da davacının kullanımlarının yöneldiği sigara/tütün ürünlerinin altı sınıfında kabul edilebileceği dolayısıyla makaron emtiası bakımından da davalı kullanımlarının davacının markası ile ve bu markaya yönelik kullanımları (sigara/tütün emtiası) ile bağlantılı görülerek SMK m. 7/2-b anlamında karıştırılabileceği; taraflara ait ürünler ve işaretler açısından ortaya çıkan yüksek benzerlik neticesinde davalı markasının davacının tanınmış markasının itibarından haksız yararlanma amacı güttüğü, davacının markasının sulanmasına yol açtığı ve söz konusu fiillerin SMK m. 7/2-c uyarınca davacı markasına tecavüz teşkil eder mahiyetinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
07/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Teknik incelemeler yönünden yapılan değerlendirmelerde; erişimin engellenmesi talebine konu edilen ..., ... uzantılı URL adresinin yayında / erişilebilir olduğu dönemlerde alınmış son web arşiv sürümünün 19/09/2021 tarihine dayandığı (kaynak; ...), ... adresinin ilgili tarihten sonra arşivlenmiş bir sürümü bulunmadığı, ayrıca muhtelif tarihli web arşiv sürümleri incelendiğinde tütün üretimi alanında faaliyeti içeren ... uzantılı internet sitesine ve ...uzantılı alt sayfasına) ait web arşiv sürümlerinde “...” ibaresinin “...” ibaresiyle birlikte kullanımını içeren somut örneklere rastlanıldığı tespit edilmiştir. Hukuki değerlendirme açısından, kök rapor sonrasında kanaatimizi değiştirecek herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından işbu ek rapor kapsamında da kök rapordaki kanaatimizi sürdürmeyi uygun görüyoruz." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava davalının eylemlerinin davacı adına TPMK nezdinde ve tanınmış marka niteliğindeki "..." ibareli markaya tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması tedbiren erişime engelleme ve el konulmak kararı verilmesine ilişkindir. Davacı taraf müvekkili adına ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı ve “...” ibaresini taşıyan markaların bulunduğunu, davalının "...", "... " ve "..." ibareli ürünleri kullanarak satışa arz ettiğini belirterek davanın kabulünü, davalı ise davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; Davacı adına TPMK nezdinde ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı ve “...” ibaresini taşıyan markaların bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler göz önünde alındığında; davalının "...", "... ve "..." ibareli ..., sigara kutusu ve benzeri nitelikte ürünleri kendisine ait ... isimli internet sitesinde satışa arz ettiği, davacı markaları ile davalı kullanımları dikkate alındığında, davacının markalarındaki esas ibarenin "..." ibaresi olduğu, bu ibareye ek olarak "..." ve "..." yan unsurları eklenerek seri markaların oluşturulduğu davalı adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli ...sınıfta tescilli markanın bulunduğu, davacı markaları ile davalı kullanımları arasında görsel, işitsel ve fenotik açıdan benzerliklerin bulunduğu, davacı markaları ile davalı kullanımlarının ayniyet derecesinde benzer olduğu ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali oluşturduğu, her ne kadar davalı tarafça dosya kapsamında mütalaa sunulmuş ise de dosya kapsamında alınan ek rapor ve kök raporda davalının sunmuş olduğu uzman mütalaanın raporda ayrıntılı bir şekilde değerlendirildiği, davacı adına tescilli markanın tanınmış marka niteliğinde olduğu gözetilerek; davalının eylemlerinin davacı adına tescilli tanınmış markayı sulandırma niteliğinde olduğu, bu haliyle davalının eylemlerinin tecavüz niteliğinde olduğu anlaşılmakla markaya tecavüz iddiası yönünden açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Haksız rekabet yönünden ise; yerleşik yargıtay içtihadları doğrultusunda kümülatif koruma ilkesi dikkate alınarak, haksız rekabete dayalı açılan davanın reddine karar verilmesine karar verilmiştir. Ayrıca yargılamanın başından beri tedbirin talep edildiği ancak dava sürecinde değerlendirilmediği anlaşılmakla hükümle beraber ürünlerin tanıtımın yapıldığı internet sitesinin erişimi ve davacı markası ile aynı ve benzer mahiyette kullanıldığı tespit edilen ürünlerin tedbir yoluyla dağıtımını, satışa sunulmasını, durdurulmasını, el konulmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda; marka tecavüz yönünden açılan davanın kabulüne, haksız rekabet davasının reddine ve tedbir verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının "..." "..." "..." şeklindeki kullanımlarının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2-Bu kapsamda davalının davacı adına tescilli "..." markası ile aynı ve benzer mahiyette kullandığı tespit edilen "..." "..." "..." şeklindeki kullanımları ile bu kullanımlarla ayniyet derecesinde benzer olan kullanımların yapıldığı ürünlerin üretiminin stoklanmasının, dağıtımının, satışa sunulmasının tedbir yolu ile durdurulmasına, bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemeler, her türlü tanıtım malzemesi ve araçlar ile bu ürünlere bulundukları yerde el konulmasına, toplatılmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına,
3-Tecavüze konu edilen ürünlerin tanıtımının yapıldığı ... ibareli URL'ye erişimin engellenmesine,
4-Haksız rekabete ilişkin açılan davanın reddine,
5-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 54,40 TL peşin harcın düşümü ile kalan 373,2‬0 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL peşin harç+ 54,40 TL başvuru harcı + 8.500 TL bilirkişi harcı+ 99,50 TL posta / müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.708,3‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından varsa artan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır