T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/154
KARAR NO : 2024/139
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 29/04/2020
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt genelinde oyun aletleri alanında öncü firmalardan olduğunu, tavla, satranç, oyun katları ve kızmabirader gibi benzer ürünü piyasaya sürdüğünü, kutu oyunu olarak bilinen ... isimli oyunun patentinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili adına ... tarihinde tescil edildiğini, davalılar tarafından taklit edilerek markanın piyasadaki isminden yararlandıklarını, müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında satış yaptıklarını, internet üzerinden sipariş alınarak haksız kazanç elde ettiklerini, mahkemeye faturası ibraz edilecek dava konusu ürün üzerinde sahteliğinin ve marka tecavüzünün tespiti adına bilirkişi incelemesi yapılmasını ve marka tecavüzü ve ürünün sahteliğinin tespitini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu “...” isimli kutu oyununu müvekkilinin taklit etmediğini, davacının iddia ettiği gibi sahte ürün üretimi söz konusu olmadığını, müvekkilinin hali hazırda "..." isimli oyunun üretim ve satışını yaptığını, söz konusu oyun için müvekkilinin ... tarihinde başvuruda bulunularak ... tarihinde markanın müvekkili adına tescil edildiğini, “...” isimli oyun ile müvekkil adına tescilli olan "... " isimli oyun arasında marka tecavüzü ve haksız kazanç teşkil edebilecek hiçbir husus söz konusu olmadığını, söz konusu oyunlara bakıldığı zaman tasarım ve içerik olarak tamamen birbirinden farklı olduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketinin 2017 yılında kurulduğunu, puzzle ve kutu oyunları üretimi ile piyasada haklı bir yer edindiğini, TÜRKPATENT nezdinde... tarih ve ... no ile ... sınıflara dahil emtia ve hizmetlerde tescilli "..." şirketin yetkilisi ... adına tescil edildiğini, müvekkilinin kendi markası altında üretmekte olduğu ürünleriyle ülke genelinde oyuncak ve kırtasiye pazarına girdiğini, ürün çeşidini 200'ün üzerine çıkartarak üretim gücü ve ar-ge konusunda da piyasanın taktirini kazanmayı başardığını, müvekkili ... ( ... ) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ...,..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ... başta olmak üzere bir çok ... karakterinin de lisans haklarını alarak mevcut ürün grubunu ve piyasadaki saygın, güvenilir karakterini daha da güçlendirdiğini, müvekkilinin emtialarında kullandığı markanın esas unsurunun ... olduğunu, davacı markası ile benzerlik göstermediğini, müvekkilin oyunun oynanma şeklini belirten ve yine TÜRKPATENT nezdinde 28.02.2020 tarih ve ... no ile korumalı olan "..." ibareli markasını mezkur ürünlerde tali/yan unsur olarak kullandığını, davacının dosyaya "..." markasının yenileme belgesini sunduğunu, ancak dosyaya markayı ciddi ve yoğun bir şekilde kullandığını gösterir evrak sunmadığını, müvekkilinin davaya konusu ürünler üzerinde "..."+"..." ibareli tescilli markayı kullandığını, "..." ibareli markasının yan unsuru olduğunu, ürünün özelliğini ve oyunun esasen oynanma şeklini ifade eden bir kavram niteliği taşıdığını, davacının sahtelik konusundaki iddialarını kabul etmediklerini, bu iddiaların hukuki olarak da temellendirilmediğini, "..." ibaresinin ayrıca müvekkilinin işletme adı ve resmi web sitesinde kullanıldığını, müvekkilinin tescilli markalarını havi ünlerini ... uzantılı web sayfasından ve ayrıca çeşitli iştirakçilerin web sayfaları üzerinden de satışa sunduğunu, davacının dava konusu kutulu oyunun patentinin kendisinde olduğunu söylemişse de buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, davacının dava dosyasına sunduğu kutulu oyuncak ürünleri arasında huzurdaki davaya mesnet gösterebileceği ve müvekkiline ait olan herhangi bir emsal ürüne rastlanmadığını, diğer davalı ...'e ait ürün örnekleri dava dosyası ilişiğinde mahkemeye sunulduğunu, ancak müvekkiline ait olan ve sahteliği iddia edilen ürün örnekleri sunulmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan ve ... ibareli markayı havi ... isimli kutulu oyuncak ile davacının mahkeme kalemine sunduğu ürün örnekleri birbirlerine benzemediğini, "..." ifadesinin harcı alem bir ifade olduğunu, müvekkili markasında da ayrıca esas unsur olmadığını, tüketiciler nezdinde herhangi bir karışıklık ve iltibas tehlikesi yaratabilecek türden benzerlik içermediğini, müvekkiline ait ... markalı kutulu oyuncağın 6 yaş üzerine hitap ederken, davacı yana ait kutulu oyuncak ürünü 13 yaş üzeri kitleye hitap ettiğini, ayrıca ürünler üzerinde yer alan “..." ibareleri de birbirinden farklı yazı tipleri ile yazıldığını, müvekkiline ait kutulu oyuncak üzerinde yer alan ibarelerin büyük harflerle yazılmışken, davacı yana ait ürün üzerinde yer alan ibarelerin küçük harflerle dizayn edildiğini, müvekkiline ait ürünün üzerinde kız ve erkek çocuk resimleri mevcutken, davacı yana ait ürünün üzerinde böyle bir dizayn bulunmadığını, müvekkiline ait ürünlerin ayırt ediciliği oldukça yüksek olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Cevaba cevap: Davacı vekili cevaba cevap (... için) dilekçesinde özetle; davalının "..." ibaresinin dava konusu olmadığını, davalı ürünlerinde ... ibaresinin ... ibaresi ile kullanılmadığını, davacının markayı kullanmadığı iddialarının davayla ilgili olmadığını, her iki tarafın ürünlerinin aynı satış platformlarında satıldığını, bu durumun karıştırılmaya sebep olduğunu, yaklaşık aynı fiyatlandırmaya sahip ürünler arasında tüketicilerin bir fark olmadığını düşündüğünü, davalının davacının ününden haksız bir faydalanma durumu ortaya çıktığını, dava dilekçesinde patent ibaresinin sehven yazıldığını, ... ibareli markanın...No ile TPMK nezdinde ... adına tescilli olduğunu, davalının yönetim kurulu başkanı olarak ... atanmış olsa da, söz konusu dayanak markanın kullanımı arasında davalı ile marka sahibi arasında bir lisans sözleşmesi olmadığını, ... Başvuru No'lu "..." ibareli markanın başvuru aşamasında olup, "benzerlik" gerekçesi ile yaptıkları itirazın inceleme aşamasında olduğunu, gerek sınıflar bakımından gerek ibarelerin aynı olması bakımından her iki markanın benzer olduğunu, "..." ibaresinin harcıalem olması mümkün olmadığını, 2006 yılından bu yana davacının adına tescilli olduğunu, markalı ürünlerin piyasaya arz edilmekte ve aralıksız olarak müvekkili tarafından kullanıldığını beyan etmiştir.
Cevaba cevap: Davacı vekili cevaba cevap ( ... için) dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davalarının tüm talepler yönünden kabulüne, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap: Davalı ... vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, cevap dilekçelerinde gösterdikleri delilleri dosyaya ibraz edemeden ve buna ilişkin yasal süre sona ermeden usul ve yasaya aykırı surette ve eksik inceleme ile tanzim olunan bilirkişi raporuna itirazlarını tekrarla, haksız ve hukuki dayanağı olmayan ve kötüniyetli olarak ikame edilmiş davanın tüm talepler yönünden reddi ile, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:
TPMK Kayıtları: TPMK nezdinde davacı adına ...tescil numaralı "...+ ŞEKİL" ibareli ... Sınıflarda tescilli markanın bulunduğu, davalı ... adına ... tescil numaralı "..." ibareli ... Sınıfta tescil edilmek için marka başvurusunun bulunduğu ancak tescil talebinin itiraz üzerine reddine karar verildiği, davalı ... adına ise ... tescil numaralı "..." ibareli .... Sınıfta tescilli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu:
27/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı tarafından sunulan davalı “... Şirketi” tarafın olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, dava konusu "...” kelimesi ile site içi arama yapılarak incelendiğinde, web sitesi içerisinde “...” ibareli ürünün tanıtımı yapıldığı, davacı tarafından sunulan davalı “... Ltd. Şti.” tarafın olduğu anlaşılan dava konusu “...” ürünün “..." internet sitesinde satışının yapıldığı, “...” internet sitesindeki ilgili ürüne ait görseller incelendiğinde ürünün kutu/ambalajının arka kısmında üretici firma bilgilerinde firma olarak “...” ulaşım adresi olarak “...” iletişim numarası olarak “...” internet sitesi “...” şeklinde yazılı olduğu, davacı tarafından sunulan, “...” oyunu marka bilinirliliğini, uluslararası tanınırlığı olan “...” oyunundan sağlamakta olduğu, davalı “... Ltd. Şti.” , davacı tarafa ait “...” oyununu kutu görselleri hariç olmak üzere, birebir denecek ölçüde kopya ettiği, davalı “... Ltd. Şti.” "...” olarak beyan ettiği oyunu, “...” adıyla ve “...” adı altında satışa sunduğu, davalı “... Şirketi", davacı tarafın sunduğu oyunun farklı bir türünü “...” ismi ile satışa sunduğu, dava konusu oyunların “...” ifadesinden farklı şekilde de ifade edilebileceği, davalıların bu eylemlerinin, SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
01/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının ... no.lu “...” unsurlu markasının tescilli olduğu ve fiilen kullanıldığı oyuncak emtiası bakımından jeneriğe yakın bir ifade olmakla zayıf marka mahiyetinde olduğu, davacı markasının sağlayacağı korumanın kapsamının sınırlı olduğu, bütüncül değerlendirme prensibi gereği, davacının markasının tüm unsurlarının birlikte değerlendirmesi gerektiği ve hak ihlali iddialarına yönelik incelemenin sadece “...” unsuru ile sınırlı olarak yapılamayacağı, zira davacının tescil suretiyle salt bu kelime unsuru üzerinde tekel hakkına sahip olamayacağı, davalıların kullanım ve tescillerinin kelime ve şekil unsurlarının yanı sıra üründeki uygulamaları da gözetilerek bütüncül bir değerlendirme ışığında yapılması gerekliği, davacının ilgili üründe jeneriğe yaklaşan, zayıf ayırt ediciliğe sahip “...” kelimesi üzerinde tek başına tekel hakkına sahip olamayacağı, bütünsel yaklaşımı terk ederek ve markasının diğer unsurlarını göz ardı ederek salt bu kelimeye dayanarak hak ihlali iddiasında bulunamayacağı, davalıların bu ibareye yönelik farklılıklar içeren kullanımlarına davacının katlanmak durumunda olduğu, davacının, davalıların tescilli markalarına yönelik herhangi bir hükümsüzlük talebinde bulunmadığı, davalıların kullanımlarının ise kendi tescilli markalarına yakın olduğu, tescil kapsamımda dürüst kullanım olarak sayılabileceği, taraf markalarının şekli unsurlar sayesinde birbirinden ayrıştığı, hükümsüzlüğü istenmeyen davalı ...'İN tescilli ... nolu “...” markası ile bu markaya yönelik tescile yakın kullanımlarının SMK m, 7/2-b bendi uyarınca davacının ...no.lu “... +Şekil” markasına tecavüzde bulunmadığı, iltibas yaratmadığı, hükümsüzlüğü istenmeyen davalı ...'a ait ... nolu “...”, ... no.lu “...”, ... no.lu “...” adlı tescilli markaların seri marka mahiyetinde olduğu, davalıya ait söz konusu markalardaki ortak unsur “...” ibaresi olduğundan dolayı bu markaların ve marka tescillerine uygun fiili kullanımlarının davacının... nolu “...” unsurlu markası ile iltibas yaratmadığı, SMK m. 7/2-b uyarınca tecavüze yol açmadığı, salt “...” ibaresi açısından ortaya çıkan kesişmenin, davacının hak ihlali iddiaları açısından yeterli dayanak teşkil edemeyeceği, davalı ...'ın tescilsiz kullanıma konu ettiği “...” ve “...” ibareleri farklı şekil, logo ve görsel unsurlarını içermeleri sebebiyle davacının markası ile iltibas tehlikesinin bulunmadığı ve SMK m, 7/2-b uyarınca tecavüzün söz konusu olmadığı " şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
02/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının ... no.lu "... + şekil" markasının ... (oyunlar ve oyuncaklar) ve .... sınıflarda tescilli olduğu, davacı markasındaki “...” ibaresi, anlatmaya dayalı kutu oyunlarında tek başına ayırt edici olmamakla beraber markaya “...” ibaresinin eklenmesiyle suretiyle kazandığı anlam itibariyle “...” ibaresinin bir bütün halinde ayırt edici olarak değerlendirilebileceği, davalı ...Şti.'nin ... tescil nolu “...+şekil” markasının ... (oyunlar ve oyuncaklar) ve ... sınıflarda tescilli olduğu ve yine davalının... "..." markasının ... Sınıfta ( oyunlar ve oyuncaklar ) için tescilli olduğu, ancak ... no.lu marka yönünden SMK m. 155 uyarınca önceki tescilli hak sahiplerinin açtıkları tecavüz davasında sonraki tescilin dayanak savunma yapılmasının önü kapatılmış olduğu, davalı ... Ltd. Şti.'nin şeklindeki dikdörtgen kutu ambalajının yan yüzeyinde çok küçük boyutlarda ... tescil nolu “...+şekil” üst markasına yer vermişse de ortalama tüketici açısından kutu ambalajı bir bütün olarak incelendiğinde ambalajda markasal olarak ön plana çıkarılan unsurun “...” ibaresi olduğu, davalı ...Tic, Ltd. Şti.'nin kutu oyun ambalajı üzerinde “...” ibaresine markasal etki yaratacak şekilde yer vermiş olmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği, davalı ...'nin ... tescil no.lu “...+şekil” markasının ...(oyunlar ve oyuncaklar) ve ... sınıflarda tescilli olduğu, ancak davalının ... Sınıftaki ... “... +şekil” marka başvurusunun reddedildiği, Davalı ... "... + ŞEKİL " şeklindeki dikdörtgen kutu ambalajının geniş yüzeyinde çok küçük boyutlarda ... tescil no.lu “...+ şekil” üst markasına yer vermişse de ortalama tüketici açısından kutu ambalajı bir bütün olarak incelendiğinde ambalajda markasal olarak ön plana çıkarılan unsurun “...” ibaresi olduğu, davalı ... A.Ş.'nin kelime anlatmaya dayalı kutu oyun ambalajı üzerine “...” ibaresi eklenmiş olmasının markayı davacı markasından farklılaştırmadığı; kutu ambalajı üzerinde “...” ibaresine markasal etki yaratacak şekilde yer verilmiş olmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği" şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalıların eylemlerinin davacı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan marka hakkına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespitine ilişkindir. Davacının dava dilekçesinde marka hakkına tecavüzün tespitini talep ettiği, son duruşma sırasında tecavüzün tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulması ve önlenmesi şeklinde talepte bulunduğu, dava dilekçesinde ve dilekçeler aşamasında sadece tecavüzün tespitine ilişkin talepte bulunduğu anlaşılmakla davalıların ise iddianın genişletilmesine muvafakatı bulunmadığı anlaşılmakla sadece tecavüzün tespiti bakımından yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına ... tescil numaralı "...+ ŞEKİL" ibareli .. Sınıflarda tescilli markanın bulunduğu, davalı ... adına ... tescil numaralı "..." ibareli .... Sınıfta tescil edilmek için marka başvurusunun bulunduğu ancak tescil talebinin itiraz üzerine reddine karar verildiği, davalı ... adına ise ... tescil numaralı "..." ibareli ... Sınıfta tescilli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları ile taraflar arasında tescilli markalar ve markaların kullanılış biçimlerinin karşılaştırılması amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 27/09/2020 tarihli bilişim, marka ve sektör bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz netiliğinde olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, 01/12/2022 tarihli 3 sektör bilirkişisi ve marka hukuku vekili tarafından dosyaya ibraz edilen raporda davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı kanaati bildirilmiş ancak 3 sektör bilirkişisi tarafından raporla aynı tarihte davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğuna ilişkin ek görüş bildirildiği anlaşılmıştır. 02/02/2024 tarihli raporda ise marka vekili, tasarımcı ve marka patent vekili tarafından dosyaya ibraz edilen raporda davalıların kullanımlarının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu kanaati bildirilmiştir. Bu bağlamda dosya arasına sunulan bilirkişi raporlarının dosya kapsamını yeterince aydınlattığı anlaşılmakla alınan raporlarla yetinilmiş, bu raporlar kapsamında dava ile ilgili karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından mahkememizce alınan ilk rapor, ikinci heyetten raporda yer alan sektör bilirkişilerinin sundukları kök rapor ile aynı tarihli rapor ile son alınan bilirkişi raporunda davalılarının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davacının tescilli markasına davalı ... adına tescilli "..." ibareli kullanımlarının esas unsuru ve tüketici nezdinde bıraktığı algı göz önüne alındığında davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davalı ... bakımından ise ... ibareli kullanımlara ilişkin tescil başvurusunun reddedildiği, ancak markasal olarak davalıların bu kullanımları yaptığı, davalının kullanımı ile davacının tescilli markası arasında tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde esas unsur ve kullanım alanlarının aynı olduğu anlaşılmakla davalının eyleminin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda dava dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davanın kabulü ile; davalı...LTD . ŞTİ. Nin "..." şeklindeki kullanımı ile diğer davalı ... .... A.Ş'nin "..." şeklindeki kullanımlarının davacı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan " ..." ibareli markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 54,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 373,20 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL peşin harç+ 54,40 TL başvuru harcı+ 15.730,00 TL bilirkişi ücreti+ 679,00 TL posta/ tebligat gideri olmak üzere toplam 16.517,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!