T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/211 Esas
KARAR NO : 2025/532
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 23/03/2025
KARAR TARİHİ : 25/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari faaliyetleri kapsamında; ... Şubes... nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 08.05.2025 tarihli 450.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşidecisi ... olan HAMİLE düzenlenmiş olup .. Şti'nden, ... Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 30.06.2025 tarihli 455.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşidecisi ... LİMİTED ŞİRKETİ olan ... emrine düzenlenen çeki ... Ltd Şti.nden, ... Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 30.10.2025 tarihli 455.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşidecisi ... ŞİRKETİ olan... emrine düzenlemiş olan çeki ...Tic. Ltd Şti.nden alacaklarına karşılık olarak aldığını, müvekkili şirket yetkilisinin şubat 2025 tarihinde çekleri çaldırdığını yada kaybettiğini, tüm aramalarına rağmen bulamadığını, ... Şubesi ...nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 08.05.2025 tarihli 450.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşideci ... olan çek, ... Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 30.06.2025 tarihli 455.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşideci ...LİMİTED ŞİRKETİ olan çek ... Şubesi ...nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 30.10.2025 tarihli 455.000,00 TL bedelli ... seri numaralı keşideci ... ŞİRKETİ olan çekler ile ilgili olarak bankaların ödeme yapılmaması için tedbir kararı verilerek, ödeme yasağı kararının bankalara bildirilmesini , müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasının önlenmesi bakımından elinden rızası hilafına çıkan dökümü yapılan dava konusu üç adet çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Dava, 6102 sayılı TTK m. 818(1)-s atfıyla aynı Kanun'un m. 757(1) hükmü gereğince iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişi tarafından açılan zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkindir.
Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “umumi hükümler” arasında TTK m. 651 ve 652’de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür.
Öncelikle zayi kavramının açıklanması gerekir. Bir kıymeli evrakın zayi olmasından kasıt hamili tarafından ibrazının fiziksel olarak mümkün olmamasıdır. Bu kapsamda çalınma ve beraberinde nerede olduğunun bilinememe hali, kaybolma, yanma, yırtılma vs. örnek verilebilir.
Çek iptal işlemleri öncelikle mahkemeye bir dilekçe verilmesi ile başlamaktadır. İptal ve ödemeden men talebinde bulunan kişi, zayi olan çekin zilyedi olduğunu gösterir delillerini mahkemeye sunmalıdır. Örneğin çekin önü ve arkasının yer aldığı bir fotokopisi önemli bir ispat aracıdır.
Somut davada davacı 3 adet çekin iptali istemektedir. Davacının dava dilekçesindeki beyanına göre; üç adet çek kaybedilmiştir. Dava dilekçesinde ve aşamalarda sunulan dilekçe eklerinde yer alan belgeler ile davacının çeklerin ilk sunulan fotokopilerine göre davacının hamil sıfatının ilk bakışta olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu çeklerden ... seri numaralı çekin şeklen uygun ciro zincirine dava dışı şirketin elinde olduğu, çekin güncel durumda davacının hamillik sıfatından sonra başkalarının da eline geçtiği çeklerin güncel fotokopilerinden anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın m. 818(1)-s hükmü delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın m. 757 hükmüne göre çek iptali davası, çeki elinden iradesi dışında çıkan hâmil tarafından açılabilir.
6102 sayılı TTK m. 757 hükmü anlamında "hâmil", çeki herhangi bir sebeple elinde bulunduran kişi değil; m. 788(1) hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çeki, ciro ve teslim yolu ile devralan kişidir. Zira emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Bu nedenle, çekin herhangi bir şekilde zilyetliği, çeki elinde bulunduran kişiye "hâmil" sıfatı bahşetmez.
Zayi nedeniyle çek iptali davası ancak meşru hamil (alacaklı) sıfatı bulunan kişiler tarafından açılabilir. Başka bir anlatımla, çek iptali davası açan kişinin çekin meşru hamili ve çek nedeniyle alacaklı sıfatını taşıması zaruridir.
Somut dosya içeriğindeki iptali istenen 0145803 seri numaralı çekin güncel suretlerine göre; davacıdan sonra düzgün ciro zincirine göre çekin el değiştirdiği ve bu aşamada artık kopuk olmayan ciro zincirine göre davacının hamil sıfatının kalmadığı, zilyetliğin de hale hazırda davacı dışında kimsede olduğu, bu kişilerin bilinebilir kimseler olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre dava konusu edilen 0145803 seri numaralı çekin zayi olması gibi bir durum söz konusu değildir. Şeklen düzgün ciro zincirine göre çekin hamili de güncel çek suretlerinden anlaşılabilmektedir. Bu noktada davacı tarafından zayi nedeniyle iptal davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Zayi nedeniyle çek iptal davası, çekin kimin elinde olduğunun bilinmemesi nedeniyle hasımsız açılmaktadır. Yani, çekin kimin elinde olduğu biliniyorsa, bu durumda TTK'nın 792. maddesine göre hasımlı olarak istirdat davası açılması gerekir. Çekin daha sonra devir edilmesi halinde, HMK'nın 124 ve 125. maddeleri uyarınca taraf teşkilinin ilgili davalarda sağlanarak istirdat davasının sürdürülmesi mümkündür. Kimin elinde olduğu belli olan bir çek için artık zayi nedeniyle iptal davası açılamayacaktır.
Ayrıca çek iptali istemlerinde, yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, 6102 sayılı TTK'nın 818/s bendinin atfıyla aynı Yasa'nın 758. maddesi gereğince iptali istenen çeki elinde bulundurana karşı davacı tarafa istirdat davası açmak üzere süre verilmesi, bu süre içerisinde istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığı düşünülerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; açılmaması halinde ise, çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulması gerekir. (Yargıtay 11. HD 31.10.2016 tarihli ... E.K; aynı Dairenin 23.05.2016 tarihli ...E.K sayı ilamları).
Somut dava yönünden, dava dilekçesine göre ... seri numaralı çek hamilinin ortaya çıkması durumu dava tarihinden sonra vuku bulmuştur. Davacının bu kişilerin gerçekte var olup olmadığı ya da ciroların sahte kaşe ya da imza ürünü olduğuna yönelik sav ve iddiaları menfi tespit davalarının konusu olup, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği tartışılması gereken konular olup; çek iptali davasında irdelenebilir nitelikte ise değildir.
... seri numaralı çek hamilinin ortaya çıkması sebebiyle Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 818/s bendinin atfıyla aynı Yasa'nın 758. maddesi gereğince iptali istenen çeki elinde bulundurana karşı davacı tarafa istirdat davası açmak üzere süre verildiği, bu süre içerisinde istirdat davasının açıldığı ve söz konusu çek yönünden çek iptali davasının konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.
Tüm bunlarla birlikte, dava konusu edilen ... ve ... seri numaralı çekler bakımından ise, çekleri elinde bulunduranların üç ay içinde mahkememize müracaat etmeleri hususunda gerekli yasal ilanlar yaptırılmış, ilk ilan tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içerisinde iptali istenen çekler hakkında mahkememize müracaat eden olmadığından talep eden tarafın talebi yerinde görülmekle dava konusu söz konusu iki çekin iptaline karar vermek gerekmiştir.
Nihayeten tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava dilekçesine ekli dava konusu çeklerin hamili olduğuna dair yaklaşık ispata elverişli delillerini sunduğu, dava açıldıktan sonra ... seri numaralı çek hamilinin ortaya çıkması sebebiyle söz konusu çek bakımından davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği, ... ve ... seri numaralı çekler hakkında ise ilk ilan tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içerisinde Mahkememize başvuru yapılmadığından çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
... Şubesine ait, keşidecisi ... olan, 08/05/2025 tarih, 450.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çek,
... Şubesine ait, keşidecisi ...Şirketi olan, 30/10/2025 tarih, 455.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı bedelli çek olmak üzere iki adet çekin; 6102 sayılı TTK'nın 757-765 madde hükümleri uyarınca zayi nedeniyle iptaline,
2-... Şubesine ait, keşidecisi ... Şirketi olan, 30/06/2025 tarih, 455.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çek yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davanın niteliği ve hasımsız olması nazara alındığında davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar kesinleştiğinde 16/04/2025 tarihli ara kararla verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
Karar kesinleştiğinde muhatap bankaya müzekkere yazılmasına,
7-İhtiyati tedbir nedeniyle yatırılan 204.000,00-TL teminatın, 6100 sayılı HMK'nın 392/2.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden 1 ay sonra dosyaya teminatın iade edilmemesi yönünde bir talepte bulunulmadığı takdirde davacıya iadesine,
8-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider avansının resen ilgilisine iadesine,
Dair, talep edenin yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi. 25/07/2025
Katip ...
Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!