T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/113
KARAR NO : 2026/3
DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2022
KARAR TARİHİ : 05/01/2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı araç, 18.03.2022 tarihinde müvekkil şirkette şoför olarak çalışmakta olan ...'ın sevk ve idaresinde iken, ... plakalı aracın sahibi ve şoförü olan ...'nin (davalının) %100 kusurlu olması ve müvekkili şirket aracına arkadan çarpması sebebiyle gerçekleşen trafik kazasında hasar gördüğünü, aracın 18.03.2022 - 09.04.2022 tarihleri arasında 19 gün serviste tamir görmesi nedeniyle kullanılamadığını, ... "..." serisi bir aracın günlük kiralama ücretinin 1.667,98 TL ile 1.900 TL tutarlarında olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, öncelikle alacağın tahsil edilememe tehlikesi mevcut olup bu tehlikenin bertaraf edilmesi ve ileride doğabilecek hak kayıplarının önüne geçilebilmesi için davalı üzerine kayıtlı olan ... plakalı aracın tescil kaydına teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.400 TL tutarındaki maddi tazminat (kazanç kaybı) miktarının, kaza tarihi olan 18.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsilinie karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 31.08.2022 tarihli süre uzatım dilekçesi vererek, davacı tarafın açmış olduğu davanın haksız olup reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın tüm iddia ve beyanlarına itiraz ettiklerini, müvekkilinin aracın kasko ve sigortalı olup davacı tarafın aracına karşılık araç verilmesi söz konusu olduğunu, davacı tarafın hak mahrumiyetinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın tamir süresinin beyan ettiğinden daha kısa olduğunu, bu kadar uızun süre araç tamirinin söz konusu olamayacağını belirterek süre tutum talebinde bulunmuştur. Mahkememizce talep 02/09/2022 tarihli ara kararla kabul edilmiş, davalı başkaca cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda mahkememizin 27.01.2023 tarih ve ... E.... K.sayılı kararıyla davalının vergi mükellefi olmadığı, ...Ltd. Şti.nin ortağı ve müdürü olduğu, şirket müdür ve ortaklarının TTK anlamında tacir olmadığı (Emsal;Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Esas No: ..., Karar No: ... Tarih: 30.11.1993: "… Anonim şirket ortağı gerçek kişilerin müteselsil kefil sıfatıyla bir kredi sözleşmesini imzalamış olmaları, tacir sayılmalarını gerektirmez....") sahibi olduğu aracın ticari olsa da davanın taraflarının tacir olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verildiği, ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2023 tarih ve ...E. ... K.sayılı kararı ile davanın ticari dava olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verdiği, merci tayinine bakan İstanbul BAM 37.HD. 25.01.2024 tarih ve ... E....K.sayılı kararı ile "... Mahkemece yapılan araştırma yeterli değilse de ilgili kummlardan gönderilen müzekkere cevaplanna göre, davalıya ait aracın ticari nitelikte kamyonet olduğu, vergi dairesinden gelen yazıya göre göre nakliye işi ile iştigal eden bir şirketin yönetici ve sahibi olduğu dosyadaki mevcut deliller ve beyanlara göre davalmm gerçek kişi tacir olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre uyuşmazlık tacirler arası haksız fiilden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesine göre davanın İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandmlması gerekmektedir. (T.C.YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO:...-KARAR N0...; T.C. YARGITAY 4. Hukuk Dairesi ESAS NO: ... -KARAR NO :...; T.C. YARGITAY 20. Hukuk Dairesi ESAS NO: ... -KARARNO:...)..." gerekçesi ile mahkememizi yargı yeri olarak belirlemiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının aracının olay nedeniyle hasarlanması hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun,; kazadaki kusur durumu ve tazminat (ikame araç bedeli) miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
18.03.2022 tarihinde saat 10:00 sıralarında davalı sürücü ...'nin yönetimindeki, kendi adına tescilli, ... plakalı ticari kapalı kasa kamyon ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan ... Mezarlığı önündeki ... kodlu sinyalize trafik ışık kontrollü kavşak kesimine geldiğinde sağ yan orta kesimleri ile sağ şerit içerisinde yanan kırmızı ışıkta durmakta olan sürücü ...’ın yönetimindeki davacı ...A.Ş. adına tescilli, ...plaka numaralı hususi otomobilin sol arka köşe kesimlerine çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Davacı taraf kaza nedeniyle kazanç kaybı oluştuğunu belirterek, şimdilik 1.400 TL tutarındaki (belirsiz) maddi tazminat (kazanç kaybı) miktarının, kaza tarihi olan 18.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsilinie karar verilmesini talep etmektedir.
Mahkememizce alınan 27.11.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre;
... plaka numaralı ticari kamyonun sürücüsü davalı ...’nin %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu,... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, kaza tarihinde davacı ... A.Ş.’ne ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin onarımı için yeterli olan 10 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle eşdeğer başka bir araç kiralanması durumunda uğranacak zararın olay döneminde günlük 1.100,00 TL’den toplam KDV hariç 11.000,00 TL mertebesinde olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
Davacı vekilinin 10.02.2025 tarihli celsede, ikame araç bedeli hesabı yapıldığı oysa kazanç kaybının hesaplanmasını istediklerini beyan etmesi üzerine hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmemesi bakımındanSMM bilirkişi aracılığı ile davacının ticari kazancının belirlenebilmesi için davacının ticari defter kayıtları incelenmiş ve bu yönde görüş istenmiştir.
Mahkememizce alınan 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının 2022 yılında kazanç elde etmediği, -4.201.830.-TL zarar ettiği tespit edilmiş, mahkemenin talebine göre, kazaya karışan araç nedeniyle aracın 10 ve 19 gün süreyle kullanılmamasından kaynaklanan kazanç kaybının 2022 yılı itibariyle, 10 günlük kazanç kaybının 10 x 1.100,00 TL = 11.000,00 TL, 19 günlük kazanç kaybının 19 x 1.100,00 TL = 20.900,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Kusur Yönünden;
Taraflar arasında anlaşarak düzenlenen "Trafik Kazası Tespit Tutanağı" yerine geçen "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı"nda; olaya tanık olarak ...’ün adres ve telefon numarası bilgilerinin verildiği, davacı şirkete ait... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’ın “...” şeklinde, davacı tarafa ait ... plaka numaralı ticari kamyonun sürücüsü ...’nin “10. Yıl caddesinde ... plakalı araç ile seyir halindeyken ışıklarda duran ... plakalı araca çarptım, hasar oluştu” şeklinde yazılı beyanda bulundukları, çizilen “Kroki”de, yol, hava, zemin, çevre, geometri vb. detaylar belirtilmediği için belli olmamakla birlikte orte refüj ile cadde yolunun sağ şeridi içerisinde (A) aracının sol arka köşe kesimlerine sol yan tarafındaki (B) aracının sağ yan orta kesimleri ile çarptığının resmedildiği, tutanakta gösterildiği, dosyaya fotoğrafların sunulduğu anlaşılmaktadır.
Olayda davalının sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı ticari kamyon ile bölünmüş ...Yolunu takiben düz seyir halinde iken aksine davranarak ilerisinde kırmızı renk yanan trafik ışığı nedeniyle duran otomobil bulunan tehlike bölgesi kesime yavaşlamadan yaklaşan, otomobili, mesafe ve konumunu, fren ışıklarını dikkate almayan, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, tehlikeleri ön görmeyen, fren tedbiri ile zamanında yavaşlamayan, , direksiyon sapma açısını ve mesafesini ayarlayamayan, kamyonun sağ yan kesimleri ile önünde bulunan ve sol tarafından geçmek istediği otomobile yakın mesafe yaklaşarak arka sol köşe kesimlerine çarpan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen davalı sürücü ...’nin kazanın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, olayda ihmalkar veya hatalı davranışlarına rastlanılmayan, kazada etkili rolü ile kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı mütalaa edilen sürücü ...’a kazanın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında atfı kabil kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu tespit ve görüş oluşa ve dosya kapsamına uygundur. Bu nedenle mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tazminat Hesabı Yönünden;
Hasarlı taşıtların onarım sürelerinin, hasar bölgesine, derecesine, yedek parça stok durumuna, tedarik süresine, servisin iş yoğunluğuna bağlı olarak değişim gösterebilmekte ise de davacı şirkete ait ... plaka numaralı otomobilin evrensel ilim, teknik, fen ve sanat kaidelerine uygun şekilde onarılarak kullanılmaya hazır hale getirilebilmesi için (beyan, tramer, sigorta, hasar tespit prosedürleri, parça tedarik, sökme-takma-değişim, onarım, boya hazırlık, boya, kuruma, sertleşme, kontrol, ayar vb.) için 10 gün yeterli olduğu, somut olayda onarımın ... plakalı kamyonun trafik sigortacısı ...Sigorta Şti.’nin kontrolünde ve özel sevis ortamında tamamlandığı, 18.03.2022 tarihinde meydana gelen kazadan 4 gün sonra 22.03.2022 tarihinde tramer ihbarı ile hasar ihbarı yapılarak onarımı gerçekleştiren Karalar Boya ve Kaporta Servisi’ne aynı gün teslim edilerek üzerinde ekspertiz incelemesinin gerçekleştirildiği, özel servise hasarlı halde teslim tarihi ile onarılmış halde teslim edildiği belirtilen 09.04.2022 tarihi arasında 18 takvim günü bulunduğunun anlaşıldığı, onarım faturalarının her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğu, tramer, sigorta, ekspertiz, parça tedariki, iş yoğunluğu vb. diğer etmenlere bağlı olarak işlemlerin ve teslim süresinin uzamasında münhasıran ihmali veya hizmet kusuru bulunan kişi veya firmaların sorumlu tutulup tutulamayacağı hususundaki nihai kanaatin mahkemeye ait olduğu, trafik kazalarına karışan sürücülerin veya sorumluların yetkili veya özel servislerde yaşanabilecek aksamaları ön görmesinin ve önlem alabilmesinin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından teknik uzmanlık gerektiren incelemesi sonucu vardığı sonuç oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Gerçekten de bir aracın onarım için geçmesi gereken normal sürenin iş yoğunluğu, parça tedarikinde geçen zaman veya aksaklıklar vb.pek çok nedenle normalden daha uzun süre alabilmektedir. Fazladan geçen bu süreden davalının sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı olacaktır. Bu nedenle bilirkişinin tamir süresi olarak öngördüğü 10 günlük süre makul bulunmuş, mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Raporda da işaret edildiği üzere kiralama süresinin artması durumunda, uzun süreli kiralamalarda kira bedelleri daha düşük belirlenmektedir. Saatlik veya günlük kiralarda ise nispeten daha yüksek ücret talep edilmektedir. Ayrıca mevsim sezonlarına bağlı olarak müşteri arz/talep durumuna göre de farklılıklar gösterebilmektedir. Bilirkişi yaptığı emsal araştırmalarında muadil bir otomobilin kış dönemine denk düşen olay tarihi döneminde günlük ortalama 1.100,00 TL bedel ile kiralanabilmesinin mümkün göründüğü, 10 gün mahrumiyet boyunca da uğranacak net zararın (10 günx1.100,00 TL=) KDV hariç 11.000,00 TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili 14.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.400,00.-TL'den 11.000,00.-TL'ye yükseltmiş, ticari temerrüt faizi uygulanmasını isteyerek harcını yatırmıştır.
Her ne kadar davacı vekilinin verdiği talep sonucunu arttıran dilekçesi ıslah konulu ise de bu dilekçe bu yönü itibariyle ıslah dilekçesi olarak değerlendirilemez. Zira alacak (tazminat) miktarının davanın başında belirlenebilir nitelikte olmaması nedeniyle, dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda alacak (tazminat) miktarı belirlenebilir hale geldiğinden, tazminat miktarı somutlaştırılarak belirli hale getirilmiştir. Aslında bu yönüyle teknik manada bir ıslah bulunmayıp, belirsiz tazminat talebi, belirli hale getirilmiştir. Ancak dava değeri yönünden dilekçe talep arttırım olarak değerlendirilebilirse de faiz türü yönüyle dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabulü mümkündür. Dava dilekçesinde yasal faiz istenmiş, ıslah dilekçesi ile faiz türü ticari temerrüt faizine dönüştürülmüştür. Faiz türünün ıslah ile değiştirilmesi mümkündür (Emsal; Yargıtay 17.HD.nin 22.10.2028 tarih ve... E. ... K.).
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile ticari temerrüt faizi talep etmiştir.
Davacı vekili avans faizi talep etmiştir.
Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.05 2022 tarih ve...E.... K.sayılı kararında "...avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç ticari taksi olup ticari araçtır. Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçesi ile, kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiğinden, mahkemece Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru değildir." görüşünde olup ilk derece mahkemesinin direnme kararını bozmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin ticari temerrüt faizi talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf her ne kadar 2022 yılında zarar etmiş ise de dava konusu aracı kiraya vermiş olsa idi bu miktar kadar kazanç elde edebileceği kabul edilerek, 11.000,00.-TL'nin kaza tarihi olan 18.03.2022 tarihinden geçerli ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
Kaza tarihi olan 18.03.2022 tarihinden geçerli ticari temerrüt faizi ile birlikte 11.000,00.-TL maddi (Kazanç Kaybı) tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 751,41-TL olup, peşin alınan 80,90-TL harç ve 200,00-TL ıslah harcı toplamı olan 280,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 470,51-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 850,00-TL yargılama gideri, bilirkişi masrafı 11.000,00-TL ile 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç ve 200,00-TL ıslah harcının toplamı 12.211,40-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
3-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 11.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/01/2026
KATİP - HAKİM -
e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!