T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/286 Esas
KARAR NO : 2025/809
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2016
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizin 18/09/2018 tarih ve 2016/1089 Esas, 2018/909 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2023 tarih, ... Esas, ...sayılı kararı ile kaldırılmakla, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket davalı arasında arasında bayiilik sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
Kaldırma öncesi;
... 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının aslı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı asilin firmasına ait bilgi ve belgeler, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25/06/2018 tarihli bilirkişi raporu, Kaldırma sonrası;
Bilirkişi... tarafından hazırlanan 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 13.06.2016 tarihinde, 100.000,00-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap alacağı şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 08.09.2016 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 09.09.2016 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 02.11.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması bir dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Dava konusu icra dosyası incelendiğinde davalı tarafça yasal sürede borca ve ferilerine itirazın yanında icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edildiği görülmüş olup bu hususun ön sorun olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. İş bu dava, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi atfıyla 6100 sayılı HMK'nın 10.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 89.maddesi uyarınca para alacağından kaynaklı tazminat istemli huzurdaki takibin alacaklının yerleşim yerinde de açılabileceği anlaşıldığından ve davacının yerleşim yeri Şişli/İstanbul olduğundan, İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu değerlendirilmekle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine ve ön sorunun yeniden bu suretle halline, karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda, davacı ... A.Ş.(Eski unvan:...A.Ş.) ile ...arasında 11/12/2009 tarihli sözleşme başlıklı bayilik sözleşmesinin imzalandığı,... A.Ş.'nin davacı ... A.Ş.(Eski unvan:... A.Ş.)' den dağıtımlarını yapmak üzere almış olduğu ürünleri baş bayilere aktardığı, baş bayilerin de ilgili bayilere ürünlerin dağıtımlarını gerçekleştirdiği, ...A.Ş. baş bayiye ürün aktarımını yaparken satışı temsil eden faturalandırmayı gerçekleştirdiği, baş bayiinin ilgili alt bayilere ürün dağıtımını yaparken satışı temsil eden faturalandırmayı gerçekleştirdiği, .. A.Ş. baş bayisine alt bayilerin ödeme yapmamaları halinde baş bayiye davacı ... A.Ş.(Eski unvan... A.Ş.) tarafından bayinin borcunu ödediği oranda ... A.Ş. baş bayisinin bayiden olan alacaklarına halef olacağı düzenlemesi uyarınca somut olayda davalı bayi ... tarafından baş bayiye borç ödenmediğinden ... A.Ş.'nin söz konusu borcu ödeyerek alacaklının alacağına halef olduğunu belirttiği, bu nedenle uyuşmazlığın tespiti açısından taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetilerek davalı bayiye ürünlerin satışını yapan davacı vekilinin bildirdiği baş bayiler ile davalı bayinin ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre, davacının ticari kayıtlarında davalıya ait hesap ve alacak kaydı bulunmadığı, davalıya yapılan satışlar ve fatura tutarların ana bayi tarafından yapıldığı için muhasebe standartları açısından davacı yanın defter kayıtlarında yer almadığı, mal teslimatı ana bayi tarafından yapıldığı için teslimata dair kayıtların muhasebe standartları açısından davacı tarafın defter kayıtlarında bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, her ne kadar davacı taraf tahkikat aşamasında bir kısım bayilerin isimlerin çalıştığı bölgeleri bildirerek bu bayilerin muhasebe kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi talep etmiş ise de davacı vekilinin bildirdiği baş bayilerin defter ve kayıtları üzerinde talimatlar yazılmasına karşın hiçbir tespit ve inceleme yapılamadığı, yazılan tüm talimatların işlemsiz iade edildiği, davacının dava dilekçesinde ayrıca yemin deliline dayandığı anlaşılmakla davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hususunun hatırlatıldığı ancak davacı vekilinin imzası ile tasdik ettiği beyanına göre yemin teklif etmeyeceklerini açıkladığı, öyleyse toplanan tüm delillere, tanzim edilen bilirkişi raporlarına ve iade edilen talimat içerikleri karşısında mevcut delil ve belgelerden alacağın varlığı ve miktarının tam ve kesin olarak tespit edilemediği, bu durumda tüm dosya kapsamına göre davanın reddi gerektiği anlaşılmakla takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 1.207,75-TL peşin harçtan mahsubu ile, fazla olan 592,35-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Kaldırma öncesi davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 212,20-TL posta ve tebligat gideri ile 600,00-TL bilirkişi ücreti, kaldırma sonrası davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.562,00-TL posta ve tebligat gideri ile 2.350,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.724,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!