WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2023/272
KARAR NO : 2024/692

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2023
KARAR TARİHİ : 21/10/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 23.11.2020 sözleşme başlangıç tarihli, 01.01.2021 tedarik başlangıç tarihli 24 aylık Elektrik Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, davalıya elektrik satışı yapıldığını, davalı takip borçlusunun kullanmış olduğu elektrikten dolayı ... E. Sayılı dosyanın konusu (10.10.2022 tarih ve) Seri ... numaralı, 17.10.2022 vade tarihli, 18.244,71 TL bedelli fatura ile (13.10.2022 tarih ve) Seri ... numaralı, 20.10.2022 vade tarihli, 5.156,92 TL bedelli fatura ve ... E. Sayılı dosyanın konusu (06.02.2023 tarih ve) Seri ... numaralı,13.02.2023 vade tarihli, 22.763,13 TL bedelli faturanın düzenlenerek gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine, davalı aleyhinde Merkezi Takip Sistemi (...) ... E. sayılı dosyası ve Merkezi Takip Sistemi (...) ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmek suretiyle bakiye bedellerin ödenmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, Merkezi Takip Sistemi(...) ... E. Sayılı dosyasına ve Merkezi Takip Sistemi (...) ... E. Sayılı dosyasına haksız olarak edilen itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olmasından dolayı %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 23.11.2020 tarihli elektrik tedarik sözleşmesi hükümlerinin genel işlem koşulları niteliğinde olduğunu, davacı tarafından hazırlanan sözleşme hükümlerinin "ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri" niteliğinde olduğunu, önceden hazırlandığı ve müvekkiliyle karşılıklı olarak hazırlanmadığını, TBK m. 20 ve devam hükümleri gereği müvekkili lehine yorumlanması ya da hiç yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin 4.2 maddesine göre uygulanan (icra takibine sebebiyet vermesi halinde, icralık her faturanın yüzde on ikisi (%12'si) kadar icra ceza bedeli) cezai şart ve gecikme zammı oranında sözleşmesel faiz talep edileceğine ilişkin düzenlemenin kanuna aykırı olduğunu, bu maddenin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, sözleşme akdedilirken müvekkili davalıya bilgi verilmediğini, kendisinin aydınlatılmadığını, 16.11.2020 tarihli müşteri bilgilendirme formunun da sözleşmenin devamı niteliğinde olup müvekkilinin bilgilendirildiğini ya da sözleşme koşullarının müzakere edildiğini göstermediğini, formun daha önce imzalandığını, esas sözleşmede bulunmadığından geçersiz olduğunu, ihtarname bedelinin de faturaya yansıtıldığını, bunun kanuni bir dayanağının olmadığını, söz konusu masrafların ancak yargılamaya yetkili mahkemeden talep edebileceğini, yine takibe konu 10.10.2022 düzenleme, 17.10.2022 vade tarihli fatura içeriği incelendiğinde, gecikme bedeli ve güvence bedeli 6/10 taksitin faturaya yansıtıldığının görüldüğünü, gecikme olmaksızın gecikme bedelinin fatura edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, güvence bedelinin sözleşme koşullarına aykırı olarak artırılarak fatura edildiğini, sözleşmenin akdedildiği sırada ödenmiş olan güvence teminat bedeli hiç dikkate alınmadan hesaplanmış olan güvence teminat bedelinin kanuna ve sözleşmeye aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle faturaların davacı tarafa iade edildiğini belirterek, davanın reddine, haksız olarak ve kötüniyetle başlatılmış olan icra takip dosyaları nedeniyle davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım (Elektirik Tedarik Sözleşmesi) ilişkisine dayalı fatura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının MTS'nin ... sayılı dosyası ile 10/11/2022 tarihinde, davalı aleyhine, Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :10/10/2022, Son Ödeme Tarihi :17/10/2022, Tutar :18.244,71 TL, FATURA ALACAĞI, Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :13/10/2022, Son Ödeme Tarihi :20/10/2022, Tutar :5.156,92 TL, FATURA ALACAĞI Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :13/10/2022, Son Ödeme Tarihi :10/11/2022, Tutar :2.808,19 TL, sözleşme madde 4.2. gereği icra ceza bedeli açıklamalarına dayanarak, 26.209,82.-TL asıl alacak (2 adet fatura= 18.244,71.-TL + 5.156,92.-TL + (Ceza) 2.808,19.-TL), 910,28.-TL işlemiş faiz (729,79.-TL + 180,49.-TL) olmak üzere toplam 27.120,10.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:49) ödeme emrinin borçlu/davalıya 22/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23/12/2022 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 14/04/2023 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davacının MTS'nin ... sayılı dosyası ile 16/02/2023 tarihinde, davalı aleyhine, Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :06/02/2023, Son Ödeme Tarihi :13/02/2023, Tutar :22.763,13.-TL bedelli ... nolu Fatura Alacağı açıklamalarına dayanarak, 22.763,13.-TL asıl alacak, 113,82.-TL işlemiş faiz, 2.731,57.-TL İcra Cezai Şart olmak üzere toplam 25.608,52.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 20/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23/02/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 14/04/2023 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı taraf da cevap dilekçesinde sözleşmenin varlığı ve malın teslimi ve fatura içeriği inkar edilmemiştir.
Çözümlenmesi gereken sorun, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olup olmadığı, özellikle davacının dava ve icra takibine konu ettiği faturalar içeriğindeki cezai şart, gecikme zammı, ihtarname masrafları gibi alacak kalemlerinin genel işlem koşullarına aykırı ve haksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Mahkememizce alınan 15.01.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalı tarafın cevap dilekçesinde, söz konusu faturaların tahakkukunda, taraflar arasında mutabık kalınan hesaplama yöntemi ve formülasyonuna ilişkin itirazının yer almadığı, yani, faturalamada kullanılan birim fiyat vb. işlemlere ilişkin ihtilafın olmadığı, davalı tarafın itirazını oluşturan ana unsurun, taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşmenin içeriği, düzenleme şekli ve uygulanmasına ilişkin olduğu, ancak, somut olarak herhangi bir veri ve belgenin davalı tarafından sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin genel işlem şartlarına aykırılık teşkil etmediği, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde yapılan bir sözleşme olduğu, bu nedenle dava konusu faturalardan kaynaklanan kullanma bedelinin ve cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Raporda icra takibindeki faiz oranı, buna göre yapılan hesaplama ve sözleşmenin genelinden ziyade faturalarda istenilen alacak kalemlerinin genel işlem koşullarına aykırı olup olmadığı hususunda ve itirazların değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetinden ek rapor istenmiştir.
Mahkememizce alınan 04.07.2024 tarihli Ek Bilirkişi raporuna göre; Mali inceleme sonucunda; 14.04.2023 tarihli 3 adet faturanın icra hesabının toplamı (25.907.45 + 7.322. 85 + 25.655,12 = 58.885,42 TL) üzerinden hesaplanması, davanın sona ermesi, kapak hesabının yapılması ve ödeme safhasında 58.885,42 TL borca yargı harçları avukatlık ve sair ücretleriyle birlikte TBK 100.madde’ye göre gecikme bedeli hesaplanarak tahsili gerektiği, ayrıca enerji hizmeti alan ...Tic.Ltd Şti nin, elektrik enerjisi satış çerçevesinde daha önceden teminat ya da buna benzer yatırdığı bedeller varsa yine 14.04.2023 Tarihindeki ana para borcu olan 58.885,42 TL’den mahsup edilerek kalan miktara TBK 100.madde’ye göre faiz ve gecikme farklarının hesaplanmasının uygun olacağı, Hukuki tespitler sonucunda; ise taraflar arasındaki sözleşmenin genel işlem şartlarına aykırılık teşkil etmediği, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde yapılan bir sözleşme olduğu, bu nedenle dava konusu faturalardan kaynaklanan kullanma bedelinin ve cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Öncelikle davalı cevap dilekçesinde cezai şarta ilişkin sözleşme hükmünün ve sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle sözleşmeden dolayı sorumlu tutulamayacağını savunmaktadır.
Genel işlem şartları raporda da işaret edildiği üzere, uygulamada ve doktrinde, sözleşmenin kuruluşu sırasında taraflardan birinin diğerine sunduğu çok sayıda sözleşme için önceden formüle edilmiş sözleşme şartları şeklinde tanımlanmaktadır (Dr. Aydın ÇELİK, Tacirin Tüketici Sıfatını Kazandığı Haller Ve Tüketici Lehine Öngörülen Düzenlemeler, Ankara 2023, s. 140-141; Ayşe Havutçu, Tüketicinin Genel İşlem Şartlarına Karşı Korunması, İzmir 2003, s. 71).
Genel işlem koşullarının sözleşme içeriğine dâhil sayılabilmesi ve geçerli olabilmesi için şu iki şartın bir arada bulunması yeterlidir: Birincisi genel işlem koşullarını kullanan taraf, karşı tarafı genel işlem koşulları kullandığı konusunda açıkça uyarmalı, ikincisi genel işlem koşulları metninden haberdar olma imkânını karşı tarafa vermelidir. Bu iki şarttan birinin gerçekleşmemesi durumunda genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur (TBK. m. 22).
Yine sözleşme yapma özgürlüğüne ilişkin TBK. m. 26 hükmüne göre, “taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler”. Yine TBK. m. 27/1 hükmüne göre, “kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür”. Nihayet TBK. m. 28/1 hükmüne göre de “bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir”.
Söz konusu hükümler dikkate alındığında; sözleşmenin sözleşme yapma özgürlüğü çerçevesinde ve davalının talebi ile yapılmış olduğu, davalının piyasada başka firmalarla sözleşme yapabilme özgürlüğünün bulunduğu, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, yapılan işin de ticari bir iş olduğu, davalının aksi yönde delil sunamadığı göz önüne alındığında kararlaştırılan sözleşme hükümlerinin “zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiğinin” ileri sürülmesi mümkün görülmemiştir. Bu durumda taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin genel işlem şartlarına aykırı olmadığı sonucuna varılmaktadır. Zira davalı söz konusu sözleşme hükümlerine göre davacıdan 01.01.2021 (tedarik başlangıç tarihli 24 aylık sözleşme) beri enerji satın almış ve fatura bedellerini ödemiştir. Davalının 1 yıl 9 ay sonra düzenlenen, dava ve takip konusu faturalara bu yönüyle itiraz etmesi de göz önüne alındığında bu yöndeki savunma ve iddialara iştirak edilmemiştir.
İcra takiplerine konu toplamda üç adet faturaya uygulanan cezai şart ve faiz hesabına da itiraz edilmiştir. Uygulanan faiz oranı ve cezai şart sözleşme hükümlerine uygun olduğundan bu husustaki itirazlar da yerinde görülmemiştir. Bilirkişi heyeti de aynı görüştedir.
Faiz hesabı yönünden ise ek raporda mali müşavir bilirkişi her icra takibini ayrı ayrı ele almak yerine toplam 2 icra takibine konu 3 faturayı ayrı ayrı ele alarak faiz hesabı yapmıştır. Hesap yaparken de fatura vade tarihi ile icra takibi arasındaki geçen süreyi baz alması gerekirken dava tarihini esas almıştır. Ayrıca MTS'nin ...sayılı dosyasına konu ... nolu fatura miktarı 22.763,13.TL yerine sehven 21.028,79.TL olarak alındığı gözlenmiştir. Yapılan faiz hesabında uygulanan metod ve hesaplama yöntemine göre bulunan faiz miktarları gecikme gün sayısına uygulandığında icra takiplerindeki faiz hesabının doğru olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre yıllık faiz oranı % 60 (aylık % 5) olarak kabul edilmiştir.
Buna göre
MTS'nin 2022/1160682 sayılı dosyasına konu 18.244,71 TL bedelli faturanın faiz miktarı 6 ay için 5.473,38.-TL olarak hesaplanmış ise de vade tarihi ile takip tarihi arasında geçen 24 günlük süreye uyarlandığında hesaplanan miktar (5.473,38.-TL : 6 x 24 =) 729,79.-TL'dir. Yine 5.156,92 TL bedelli faturanın faiz miktarı 6 ay için 1.547,10.-TL olarak hesaplanmış ise de vade tarihi ile takip tarihi arasında geçen 21 günlük süreye uyarlandığında hesaplanan miktar (1.547,10.-TL : 6 x 21 =) 180,40.-TL'dir. Toplam miktar takipte talep edilen faiz miktarı ile uyumludur.
Davacının MTS'nin 2023/118122 sayılı dosyasına konu 22.763,13.-TL bedelli fatura yönünden ise (bu fatura miktarı raporda sehven 21.028,79.-TL olarak esas alınmış, maddi hata yapılmıştır) faturanın faiz miktarı 22.763,13.-TL x %5 : 30 x 3 = 113,82.-TL olup icra takibi ile uyumlu olduğu gözlenmektedir. Hesaplama yapılırken bilirkişinin kabulünden ve hesaplama yönteminden yararlanılarak uyarlama yapılmıştır. Bu yapılan işlem basit maddi hataların düzeltilmesi niteliğindedir.
Aynı şekilde davalı vekili bilirkişi ek raporuna yaptığı itirazlarında güvence bedeli olarak 20.07.2022 tarihinde 10.819,21 TL, 16.05.2022 tarihinde 10.819,21 TL ve 28.06.2022 tarihinde 10.819,21 TL ile birlikte elektrik enerjisi satış sözleşmesinin akdedilmesiyle birlikte 10.12.2020 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere toplam 42.457,63 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin nemalandırılarak borçtan mahsubu gerektiğini, güvence bedellerinin iade edildiğine dair bir belge sunulmadığını belirterek itirazda bulunmuştur. Söz konusu taleple ilgili olarak güvence bedellerinin iadesi durumunda nemalandırılarak işlem yapılacağına dair sözleşmede bir hüküm yoktur. Davacının güvence bedellerini sözleşmenin 7.2.maddesi gereğince mahsup yapma hakkı bulunmaktadır. Bu mahsuplaşmayı davacı kayıtlarına almıştır. Söz konusu kayıtlar da bilirkişi denetiminden ve incelemesinden geçmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni ve ek rapor almaya gerek duyulmamıştır. Bu nedenle de davalı vekilinin bu yöndeki itirazları da yerinde görülmemiştir.
Davacının talebine konu alacaklar likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın KABULÜNE,
A-Davacının MTS'nin ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (27.120,10.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 5.424,02.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
B-Davacının MTS'nin... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (25.608,52.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 5.121,70.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 3.601,89-TL olup, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.421,99‬-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 387,00-TL, bilirkişi ücreti 11.000,00-TL'den oluşan 11.387,00-TL yargılama gideri ile 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç toplamı 11.746,8‬0-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.21/10/2024

KATİP

HAKİM