WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/209 Esas
KARAR NO : 2024/680

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/03/2022
KARAR TARİHİ : 16/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ... A.Ş. ile 21-25 Nisan 2020 tarihlerin de yapılacak olan ...Fuarına katılım için 15.05.2019 tarihli sözleşme imzaladığını, davalı tarafın belirtilen tarihlerde sözleşmede taahhüt ettikleri fuarı pandemi nedeniyle 20-24 Eylül 2021 tarihlerine ertelediğini müvekkiline bildirdiğini, davalının işbu tarihlerde de söz konusu fuarı yeniden pandemi dönemini bahane göstererek gerçekleştirmediğini, taraflar arasındaki söz konusu sözleşmenin ödeme planı maddesine göre ödemeler; 15.05.2019 Tarihli 4.561,00 TL peşin, 26.08.2019 Tarihli 8.210,00 TL çek, 25.09.2019 Tarihli 8.210,00 TL çek, 25.10.2019 Tarihli 8.210,00 TL çek, 26.11.2019 Tarihli 8.210,00 TL çek, 26.12.2019 Tarihli 8.210,00 TL çek, şekilde yapılacağını, müvekkilinin belirlenen tarihlerde ödemelerini düzenli olarak yaptığını, davalının müvekkili şirketten erteleme nedeniyle yeni fuar için ek olarak 30.01.2020 vadeli 6.940 TL'lik çek aldığını ve işbu çek de davalı tarafa ödendiğini, davalının 20-24 Eylül 2021 tarihinde düzenleyecek olduğu fuarı pandemi dönemini bahane ederek Mayıs 2022 tarihine ertelediğini bildirdiğini, ancak davalı tarafca 1-4 Eylül 2021 tarihlerinde düzenlenen Gıda Fuarı ve 8-12 Eylül 2021 tarihlerinde düzenlenen ... ve yine zamanında düzenlenen Aymod gibi düzenlenen sektörel fuarlar, pandemi nedeniyle erteleme gerekçesinin somut gerçeklikten uzak olduğu apaçık ortaya koyar nitelikte olduğunu, fuarların pandemi veya mücbir sebepler nedeniyle ertelenmesin de karar mercii olan T.O.B.B'nin de bu yönde bir kararı veya tavsiyesi söz konusu olmadığını, sözleşmeye konu fuarın haksız ve mesnetsiz iddialar ile ertelenmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davalı tarafın işbu sözleşme gereği üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, 19.10.2021 tarihinde ... 9. Noterliğinin ihtarnamesiyle ihtar çekildiğini, davalı taraftan edimleri gerçekleştirmek adına somut bir adım atılmadığını, davalının sözleşme uyarınca taahhüt etmiş olduğu fuarı gerçekleştimemesi nedeniyle 52.552,70 TL alacağın davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek olan ... için “Fuar Katılım Sözleşmesi"nin imzalandığını, pandemi nedeniyle fuarın ileri bir tarihe ertelendiğini, sözleşmede yer alan hükümler gereğince davalının fuarı haklı gerekçelerle erteleme hakkına sahip olduğu, yapılan erteleme ile katılımcılarının haklarının aynen korunacak olması, fuarın aynı şartlarda gerçekleştirilecek olması nedenleriyle fuar katılım bedelinin iade edilmeyeceği hususunun da kararlaştırıldığını, her fuarın dinamiklerinin birbirinden farklı olduğunu, davacının iddia ettiği ve aynı dönemde farklı fuarlar düzenlediğine dair iddiaların yersiz olduğunu, ihtilaf konusu fuarın uluslararası düzeyde olduğunu, sözleşme uyarınca sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceğinin yer aldığını, fuarın ertelenmesi nedeniyle Ticaret Bakanlığı tarafından davalı şirket aleyhine inceleme başlatıldığını, inceleme sonucunda davalı şirkete herhangi bir yaptırım uygulanmadığını, fuarın Mayıs 2022'ye ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Taraflar arasında imzalanın 19/05/2019 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesi, ... 9.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 9.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 9.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, çek suretleri, ödemelere ilişkin banka dekontları, ticaret sicil kayıtları, uzman görüşü, ... Fuar Sonuç Raporu, fuara ilişkin ihtar ve bilgilendirmeler ile tebliğ evrakları celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplamalar ve Ticari Sözleşmeler Uzmanı ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, Davalı tarafın sözleşmeye konu fuarı tek taraflı olarak erteleme yetkisinin bulunduğu, bu durumda sözleşmenin ertelenmesi durumunda davacının ödeme yükümlülüğünün devam edebileceği, Muhterem Mahkemece anılan hükmün genel işlem koşulu niteliğini haiz olmadığı ve dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı olduğu kanaatinde olunması halinde davalının, fuarı erteleme hakkı söz konusu olacağından davacının da ücret ödeme yükümlüğünün devam edeceğinin ifade edilebileceği; Fuar Katılım Sözleşmesi uyarınca sözleşme bedelinin belirlendiği ve 52.552,70 TL'nin davalıya ödendiği, ancak karşı edimin gerektiği gibi ifa edilmediği; dolayısıyla davalının bu bedeli davacıya iade edebileceği, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2. maddesi dikkate alındığında katılımcının (davacının) ağir yükümlülükler altına girdiği ve tüm riskleri üstlendiği; öte yandan dosyaya mübrez sözleşme suretinin de önceden hazırlanıp; içeriği hakkında karşı tarafa karşılıklı görüşme ve pazarlık imkânı sunulmadan kabul ettirilen sözleşme niteliğini haiz olduğu, bu durumda ilgili hükmün yazılmamış sayılabileceği ve böylelikle taraflar açısından bağlayıcı olmayabileceği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesi uyarınca fuarın kararlaştırılan tarihte gerçekleştirilmemesi ve bu suretle davacı tarafça sözleşmeden feshedilmesi sebebiyle, fuar için ödenen katılım bedelinin iadesi amacıyla açılan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ...A.Ş. ile davalı ...A.Ş. arasında, davalı tarafından 21 - 25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek "..." isimli tekstil fuarına katılım sağlanması için 15/05/2019 tarihinde sözleşme imzalanmıştır.
Taraflarca kararlaştırılan ve fuar katılım bedeli olan 52.552,70 TL tutar, dosya kapsamında bulunan banka dekontlarından da açıkça görüleceği üzere davalıya ödenmiştir.
Davacı, ... 9. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fuarın kararlaştırılan tarihte gerçekleştirilmemesi sebebiyle 19/10/2021 tarihinde sözleşmeyi feshetmiş ve fuar katılım bedeli olarak ödediği 52.552,70 TL tutarın iadesini talep etmiştir.
Davalı, ... 9. Noterliğinin ... tarihli cevabi ihtarnamesi ile fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca davalının tek taraflı iradesi ile fuar tarihinde değişiklik yapılabileceği / fuarı erteleyebileceği, bu durumun davacıya sözleşmeden dönme / fesih hakkı vermediğini bildirmiştir.
Buraya kadar değinilen hususlar hakkında çekişme yoktur.
Davacı, fuarın kararlaştırılan tarihte gerçekleştirilmemesi sebebiyle sözleşmeyi feshettiklerini bildirerek fuar için ödenen katılım bedelinin iadesini talep etmektedir.
Davalı, Covid salgın hastalığının tüm dünyada etkili olması, kamu makamlarının mecbur kılması ve organizasyon gerekleri sebebiyle fuarın ertelendiğini, sözleşmenin 2. maddesi uyarınca davacının fuar katılım sözleşmesini feshetme ve bedelinin iadesini talep etme hakkının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkememizce, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Ancak, bilirkişi kurulu ataması yapılmasına rağmen, Mahkeme ara kararına aykırı olarak yalnızca mimar bilirkişi tarafından 26/02/2024 tarihli rapor hazırlanarak dosyaya sunulmuş, eksik incelemeye dayalı tek kişilik rapor ibraz edilmiştir. Bahsi geçen rapor, hem Mahkeme ara kararına aykırı olması, hem eksik incelemeye dayanması hem de taraf vekillerinin itirazları neticesinde hükme ve değerlendirmeye esas alınmamıştır.
Öte yandan, eksikliğin tamamlanması noktasında talepler uyarınca ticari sözleşmeler alanında uzman bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmiş, bilirkişi 06/05/2024 tarihli raporunda; davalının fuarı tek taraflı olarak erteleme yetkisinin bulunduğunu, bu nedenle fuarın ertelenmesi halinde sözleşme uyarınca davacının ödeme yükümlülüğünün devam ettiği belirtilmesine rağmen, raporun devamında ise bu sefer davacı tarafından dava dilekçesinde dahi hiç dile getirilmeyen (genel işlem koşulu) hususta açıklamalarda bulunulduktan sonra karşı edim olan fuarın yerine getirilmediğinden bedelin iadesi gerektiğini mütalaasında bulunulmuştur. Ne var ki sunulan rapor, hem kendi içinde hem de sonuç itibariyle çelişkili olduğundan çelişkili bu rapora da itibar edilmemiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor alınmış ise de; raporda belirtilen mütalaa mahkememizi bağlayıcı nitelikte değildir. Bilirkişi raporundan ayrılmayı gerektirir nedenler gösterilerek ve gerekçesi açıklanarak pekala aksine karar verilmesi de mümkündür.
Nitekim, bilirkişi raporu takdiri bir delil olup, kesin delil mahiyetinde de değildir. Ayrıca, dava konusu edime yönelik değerlendirme mahkememizin takdirinde ve mahkememize aittir.
Bilirkişi raporunda fuarın yapılmadığına ilişkin değerlendirmenin hatalı olmasının yanı sıra dosya kapsamındaki belge ve delillere (... Fuar Sonuç Raporu, yazışmalar, bilgilendirme yazıları, davetiye, ihtarname vs.) de aykırı olduğu, ayrıca bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme hükümlerin yeterince incelenmediği ve tartışılmadığı tespit edilmiştir / anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, eksik tahkikat ve inceleme içeren, bilimsel yönden hatalı tespit ve değerlendirmeler bulunan 06/05/2024 tarihli rapora denetime elverişli olmadığı için itibar edilmemiştir.
Uyuşmazlığın temeli, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca fuar katılım bedelinin iadesinin talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 15/05/2019 tarihli fuar katılım sözleşmesinin varlığı tartışmasızdır.
O halde, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle ahde vefa ilkesi uyarınca sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği aşikardır. Nitekim, her iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarını içeren sözleşme hükümleri, taraflar için bağlayıcı niteliktedir.
Fuar Katılım Sözleşmesinin 1. maddesi "İşbu Fuar Katılım Sözleşmesi'ni imzalayan kuruluşlar "KATILIMCI" olarak; ...A.Ş. ise "DÜZENLEYİCİ" diye anılacak, taraflar iş bu katılma koşullarını aynen kabul edeceklerdir."
FUAR KATILIM SÖZLEŞMESİNİN 2. MADDESİ "Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak düzenleyicinin ... Merkezinde organize ettiği fuara katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra fuara katılmayı reddetse dahi katılımcının maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. Katılımcı, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, fuar alanındaki yeri, düzenlenme tarihleri, unvanı vb. hususlarda düzenleyicinin sektörün talebi ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin feshi sebebi değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı, ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. Düzenleyici, fuardan 3 gün öncesine kadar hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve katılımcıyı fuardan çıkarabilir. Düzenleyici, fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildirimden itibaren 30 gün içinde katılımcıya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi fuardan çıkarma ve fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda katılımcı fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte buluma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde düzenlenmiş ve taraflarca kabul edilmiştir.
Somut olaya dönüldüğünde, fuar katılım sözleşmesi davalı tarafından feshedilmemiştir. Yine, davalı / düzenleyici tarafından, davacının fuardan çekilmesine yönelik yazılı olarak verilmiş bir teyit de bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, fuar katılım sözleşmesi, ... 9. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 19/10/2021 tarihinde davacı tarafça feshedilmiştir.
O halde, davacının sözleşmeyi feshinin haklı / haksız olup olmadığının tartışılması zorunludur.
Kuşkusuz bu noktada, akdedilen sözleşme hükümlerine bakılacaktır.
Yukarında yer verilen Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca salgın hastalık sebebiyle fuarın ertelenmesi, davacıya sözleşmeyi fesih etme / dönme hakkı vermemektedir. Nitekim, davalı düzenleyici fuar katılım koşulları, fuarın yeri, düzenlenme tarihi vb. hususlarda sektörün talebi, ekonomik durum ve organizasyon gerekleri uyarınca değişiklik yapma hakkına sahiptir.
Hatta, aynı sözleşme hükmü uyarınca davalı düzenleyici, fuarın tarihi ve koşulları noktasında kendi takdiri ile dahi değişiklik yapma hakkına sahip olup, bu durum davacı bakımından sözleşmenin feshi sebebi değildir, Ayrıca, böyle bir halde sözleşme hükmü ve açık emri uyarınca davacının ücret ödeme yükümlülüğü devam edecektir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ... E. ... K.)
Bu çerçevede, taraflar arasında akdedilen 15/05/2019 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca davalının fuar katılım koşulları, fuarın yeri, düzenlenme tarihi hususlarında sözleşme hükmüne göre kendi takdiri ile tek taraflı değişiklik yapma hakkına sahip olup, davacı müşterinin / katılımcının sözleşmeyi feshetme / dönme veya ödediği ücreti talep hakkı bulunmamaktadır.
Hasılı, davacının sözleşmeyi feshi / dönmesi, (sözleşmenin 2.maddesi uyarınca) haksızdır. Bu nedenle, davacının fuar için ödediği katılım bedelinin iadesini talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Diğer taraftan; 6098 s. TBK 26. maddede, tarafların sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebileceği düzenlemesi ile sözleşme serbestliği ilkesine yer verilmiştir. Somut olayda, tacir olan her iki taraf özgür iradeleri ile yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vararak imzalamışlardır. Davalı sözleşmede kendisine tanınan yetki ile COVİD sebebi ile değişiklik yapmıştır. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise bu hususları bilerek sözleşmeyi imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasada borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. İfa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Somut olayda ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile bu maddenin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile ortadan kaldırılmıştır. Bu halde, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir Sözleşmenin 2.maddesi uyarınca davalı, fuarın tarihi noktasında değişiklik yapma hakkına sahip olduğundan davacının sözleşmeyi feshetme ve katılım ücretinin iadesini talep hakkı bulunmamaktadır.
Kaldı ki, dosya kapsamına sunulan TOBB Fuar Sonuç Raporu uyarınca, COVİD sebebiyle ertelenmek zorunda kalınan ...fuarı 10-14 Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş, bununla birlikte davacı katılımcıya fuar katılım sözleşmesi uyarınca ve sözleşmede kararlaştırılan nitelik ve hacimde stant tahsisi yapılmış, davacı şirkete fuarın ertelendiği müteaddit kez bildirilmiş, yer belirlenmesi ve stant tahsisine ilişkin ihtar ve bilgilendirmeler de usulünce yapılmış, ayrıca tüm bu hususlarla birlikte fuarın tarihi ve koşulların posta yoluyla davacı şirkete tebliğ edilmiştir.
Ne var ki, davalı şirket tarafından tüm uyarı, ihtar ve bilgilendirmelere rağmen dava konusu fuara davacı şirket tarafından katılım sağlanmamıştır.
Öte yandan, aynı ... fuarıyla ilgili, aynı davalıya yönelik ve aynı sebeplerle ikame edilen birebir emsal niteliğe sahip dosyada ve güncel bir kararında;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... E. ... K. s. ilamında:
"...Sözleşme, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın birinci kısmında borç ilişkilerinin kaynakları üst başlığı ile 1. vd maddelerinde düzenlenmiştir. 26. maddede, tarafların sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebileceği düzenlemesi ile sözleşme serbestliğine yer verilmiştir. Somut olayda, tacir olan her iki taraf özgür iradeleri ile yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vararak imzalamışlardır. Davalı organizatör sözleşmede kendisine tanınan yetki ile covid sebebi ile değişiklik yapmıştır. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasada borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Somut olayda, dava tarihi itibari ile dava konusu fuar ertelenmiş ancak dava ertelenen tarihten önce açılmıştır. Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Somut olayda ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile bu maddenin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Tüm dosya kapsamına nazaran; Davalı organizatör sözleşme hükümlerine göre değişiklik yapma hakkına sahip olup, davacı müşterinin sözleşmeyi fesh etme veya ödediği ücreti talep hakkı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur...." şeklinde karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar, Mahkememizce varılan kanaat ve kabulü ile emsal BAM ilamı çerçevesinde taraflar arasında akdedilen 15/05/2019 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca davalının fuar katılım koşulları, fuarın yeri, düzenlenme tarihi vb. hususlarda sözleşme hükmüne göre kendi takdiri ile değişiklik yapma hakkına sahip olup, davacı müşterinin / katılımcının bu sebeple sözleşmeyi feshetme veya ödediği ücreti talep hakkı bulunmadığından davacının sözleşmeyi feshi / dönmesi haksız olmakla Sözleşmenin 2. maddesi uyarınca davacının katılım ücretini ödeme yükümlülüğü devam ettiğinden ve iadesini de talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından 897,47 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan 469,87 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (55.552,70 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinlin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/10/2024

Katip

Hakim