T.C.
İSTANBUL19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/375 Esas
KARAR NO:2025/528
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:30/05/2025
KARAR TARİHİ:23/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirket görevlilerince 25.10.2023 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketimi yapıldığının tespit edildiğini, H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 1.264.001,90 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, davalı/borçlu adına evvelce düzenlenen H/... seri numaralı bir kaçak elektrik tespit tutanağı daha bulunduğunu, bu nedenle kaçak tüketim bedeli hesaplanırken mükerrer kaçak elektrik kullanımı nedeniyle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması" başlıklı 46. maddesi gereğince ceza katsayısının 2 olarak alındığını, davalı adına tanzim edilmiş birden fazla kaçak elektrik tespit tutanağı bulunmasının davalı yanın kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini, tüm tespit ve önlemlere rağmen kaçak elektrik kullanımı yapmaya devam ettiğini gösterdiğini, kaçak elektrik tespit anının davacı kurum yetkilileri tarafından video kaydına alındığını, müvekkili kurum çalışanlarının usulüne uygun olarak tanzim ettiği kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, davalının, ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellediğini, bu sayede zaman kazanmaya ve borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını, müvekkili kurumca davalıya karşı tahakkuk ettirilen fatura bedeli ile takip sonrası faiz hesaplamalarında Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre yapmış olduğu hesaplamalarda kanuna aykırılık bulunmadığını, davalının kaçak kullanım tespit tutanağındaki değerlere ulaşım sağlayabileceğini ve müvekkili kurum tarafından yapılan tahakkukun doğruluğunu kontrol edebilecek konumda olduğundan ortada yargılamaya muhtaç bir borcun söz konusu olmadığını, borçlunun sadece borçtan kurtulmak düşüncesi ile haksız itirazda bulunduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı adına daha önce düzenlenmiş H/... seri numaralı bir kaçak elektrik tespit tutanağı daha bulunduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağına ve tüm ihtarlara rağmen davalı yanca ilgili kullanım yerinde kaçak elektrik kullanılmaya devam edildiğini ve işbu uyuşmazlığın konusunu oluşturan H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesine sebebiyet verildiğini, tüm tespit ve önlemlere rağmen kaçak elektrik kullanımı yapılmaya devam edildiği gibi kaçak elektrik tüketim bedellerinin de ödenmediğini, işbu durumun davalı yanın kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini gösterdiğini, müvekkilinin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın, kaçak elektrik kullanarak, müvekkili şirketin kamu hizmetinin ifasını ve alacağını tahsil etmesini engellediğini ve aynı zamanda kamu zararı oluşmasına neden olduğunu, kaçak elektrik tüketiminin, sadece müvekkili şirket yönünden değil, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanıcılarının da mağduriyetine neden olduğunu, bu durumdan hem müvekkili şirket hem de diğer elektrik kullanıcıları zarar görürken, davalı tarafın ticari faaliyetlerini kaçak elektrik tüketimi yaparak normal şartlar altında sürdürmeye ve maddi menfaat temin etmeye devam ettiğini, elektrik dağıtım şebekesinin, ilgili bölgede yer alan abone sayısına göre tesis edildiğini, kaçak elektrik kullanımının, şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintilerine, gerilimin düşmesine ve elektrik kalitesinin düşmesine neden olduğunu, bu durum ise diğer elektrik kullanıcıları için zarar oluşumuna sebep olduğunu ve hayati tehlike arz ettiğini beyan ederek; davaya konu icra dosyası üzerinden davalının hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulüne, ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 4 adet icra takibi başlatıldığını, başlatılan 3 adet icra takibine istinaden itirazın iptali davaları açılmış ve davaların tamamının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, öncelikle iki dosya arasındaki hukuki ve fiili bağlantı olduğundan birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilmemesi gerektiğini, bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişinin, o hakka uymakla yükümlü olan kişi olacağını, söz konusu olayda müvekkili ... ... Turizm Anonim Şirketi'nin yükümlülüğünden bahsedilemeyeceğinden taraf sıfatı olmadığından davanın, davalı ... ... Turizm Anonim Şirketi yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ... Mah. ... ... Cad. No: 43-1 ... İstanbul adresinde otel işlettiğini, müvekkili şirket kiracısının müvekkile ait otelde spa, masaj, hamam, sauna hizmeti verilmesi hususunda anlaştığını ve bir kira sözleşmesi akdedildiğini, kiracı tarafından sarfedilen elektrik borcunun ödenmediğini, ödenmeyen elektrik borcundan dolayı kiracı ile aynı yerde otel işleten müvekkilinin de elektriğinin kesildiğini, müvekkilinin kesilen elektrik nedeniyle mağduriyet yaşadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir talepli dava ikame ettiğini, dava sonucunda mahkemenin elektriğin kesilmemesi yönünde karar verildiğini, tedbir kararı sonrasında menfi tespit davası açıldığını, müvekkilinin kendi işletmesi ile ilgili aboneliği bulunduğunu, geçmiş aylara ait faturalara ilişkin Temmuz ayında 99.874,00 TL, Ağustos ayında 104.686,00 TL, Eylül ayında 58.755,00 TL olan faturalar karşılığında borcunu ödediğini, kendi borcunu ödeyen müvekkilinin kiracının eyleminden sorumlu tutulmaya çalışıldığını, dava dışı kiracının, müvekkiline ait olan ve otel olarak işletilen binada kiracı konumunda olduğunu, kiracı olması sebebiyle ticari işletmesinin ayrı olarak faaliyet gösterdiğini, kendi ticari işletmesinin faaliyetleri için elektrik sarfiyatı gerçekleştirdiğini ancak kiracının söz konusu faturaya konu borçlarını ödemediğini, ödenmeyen faturalardan dolayı davalı kurum çalışanları tarafından ... Mah. ... ... Cad. No: 43-1 ... İstanbul adresinde bulunan binanın elektriğinin komple kesildiğini, binanın sadece bir kısmında faaliyet gösteren kiracının borcu sebebiyle müvekkilinin de elektriğinin kesildiğini, kiracının ve müvekkilinin saatlerinin ayrı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden ...'ın, özelleştirme sonrasında kendisini kamu gibi göstererek yaptığı işlemi hukuka uygunmuş gibi gösterme gayretiyle usulsüzce başkalarına ait olan borcu müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, tek taraflı tanzim ettiği faturaya karşılık müvekkilinden tahsilat yapmaya çalıştığını, söz konusu sayacın davalı şirkete ait olmadığını ve kullanımları olmadığını, ... A.Ş.'nin sonradan ve usule aykırı şekilde kaçak elektrik faturası tanzim ettiğini, faturayı davalıya tebliğ etmeden fatura alacağına konu işlem için ihtiyati haciz başvuru yapıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile kabul edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasından müvekkili şirket hakkında verilmiş ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, 3. kişilerin borçları yüzünden müvekkilinin elektriğinin kesilmesinin mümkün olmadığını, elektriğin kısa bir süre için dahi kesilmesinin, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara maruz kalmasına sebebiyet vereceğini, dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya, hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediğini, yapılan icra takibinde keza bu yönde herhangi bir dayanak belge sunulmadığını, alacağın yargılama gerektirmekte olduğu tartışmasız hale gelmişken, davacının kötü niyet tazminatı abesle iştigal halde olduğunu, davacı tarafın fatura içeriklerinde belirtilen hizmeti sağladığını ispat edemediğini, dava konusu gibi gösterilmeye çalışılan fatura içeriğindeki hizmetin sağlanmadığını, hizmeti sağlanmış olduğunun ispat yükünün davacıda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın takip tarihinden önce müvekkili şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazda bulunan borçlunun haksız olması ve takip konusu alacağın likid yani borçlu tarafından tüm unsurlarıyla bilinebilir olması nitelikte olması gerektiğini ancak davacı taraf ile müvekkili şirket arasında işbu faturadan kaynaklı ticari bir ilişki bulunmaması sebebi ile borcun tüm unsurlarıyla bilinebilir olmasının da mümkün olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek; davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usul yönünden itirazlarının kabulüne, esas yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, haksız ve kötüniyetli icra takibi yapan davacı aleyhine İcra İflas Kanunu 67/2 maddesi kapsamında %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; kaçak elektrik tutanağı nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde mahkememiz dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının birleştirilmesini talep ettiği görüldü.
HMK'nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166. maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4)Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5)İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır." hükmü amirdir.
Mahkememizce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir örneği UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş olup, dosyanın tetkikinden; davacı ... ... Turizm Anonim Şirketi tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan menfi tespit davasında kiracısının ödenmeyen elektrik borcundan dolayı bütün binanın elektriğinin kesildiğinin beyan edilerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, davalıya ödenen 300.000,00 TL'nin iadesi ile tespit edilecek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davanın 29/01/2024 tarihinde açıldığı, mahkememizde açılan davaya konu faturalar ile menfi tespit talebine konu faturaların aynı olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyası taraflarının aynı olduğu ve uyuşmazlık konularının da aynı konudan kaynaklandığı, usul ekonomisi açısından dosyaların birlikte yargılamasının yürütülüp karara bağlanması gerektiği, yine dosyalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından, dava dosyamızın HMK'nun 166.maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, yargılama gideri ve harçların birleşen dosyada esas hüküm ile birlikte karara bağlanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin 2025/375 Esas sayılı dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının HMK'nun 166. ve devamı maddeleri uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE,
-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
2-Yargılamanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına,
3-Yargılama gideri ve harçların birleşen dosyada esas hüküm ile birlikte karara bağlanmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda nihai kararla birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!