WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

ISTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/454 Esas
KARAR NO :2025/208

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:08/08/2024
KARAR TARİHİ:26/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.02.2024 tarihinde İstanbul ilinin Arnavutköy ilçesi ... Caddesi mevkiinde davalı ...'e ait olan ve olay esnasında dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket ... ...'e ait olan ve olay esnasında dava dışı ... sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde müvekkil şirketin aracı maddi hasar görmüş ve dava konusu maddi hasarlı trafik kazası bu şekilde meydana geldiğini, dava dışı sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu şekilde sebebiyet verdiği kaza sonrasında müvekkil şirkete ait ... plaka sayılı araçta değer kaybı ve hasar oluştuğunu, aynı zamanda ticari amaçla da kullanılan aracın belli bir süre onarımda kalması sebebi ile kazanç kaybı da meydana geldiğini, olay nedeniyle müvekkiline ait araçta oluşan kazanç kaybı bedelinin kusuru oranında tahsili için davalı ... aleyhine ve dava dışı sürücü ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı ... tarafından işbu icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli şekilde, hiçbir hukuki ve rasyonel gerekçe olmaksızın, sırf takibi sürüncemede bırakarak ödeme yapmaktan uzaklaşmak amacı ile salt matbu ve mücerret nitelikte, hiçbir somut ve hukuki vasfı olmayan beyanlara dayalı itiraz edilip takip durdurulduğundan ve davalının dava konusu maddi vakıada taşıdıkları kusur ve sorumluluğu bertaraf edecek veya aksini kanıtlayacak tek bir gerekçesi dahi bulunmadığından yasal süresi içerisinde haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait aracın kaza sonrasında belli bir süre onarımda kalması sebebi ile kazanç kaybı meydana geldiğini, müvekkili olduğu şirketçe aldırılan eksper raporunda; ... plakalı aracın araç kiralama firmalarının internet sitesi ilanları üzerinde yapılan araştırmaya göre günlük ortalama 950,00-TL tutarında kira geliri sağladığı ve kazadan sonra oluşan hasara göre aracın 3 gün onarımda kaldığı, bu veriler ışığında davalı tarafa ait ... plaka sayılı aracın kusur oranı (%100) da göz önüne alındığında kazanç kaybı bedelinin 2.850,00-TL (950,00-TL x 3 x %100 = 2.850,00-TL) olduğu tespit ve tevsik edildiğini bu nedenle rasyonel delillere dayandırılarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, dava dışı araç sürücüsü ...'ın dava konusu zarara sebep olan kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, bu nedenle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca zarar doğuran işbu kazadaki hukuki sorumluluk, dava dışı ...'ın yanında, kazaya sebep olan ... plakalı aracın maliki ... ... üzerinde olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile meydana gelen trafik kazası sonucunda oluşan kazanç kaybı bedeline ilişkin olarak başlattığı icra takibinde, haklı alacağımızın tahsili amacıyla itirazın iptaline, kötü niyetli itirazla kesin ve likit bir alacağın sürüncemede kalmasına neden olan davalı aleyhine takip tutarının % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı aleyhine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak ... plakalı araca ait tramer kayıtları, kaza ve tazminat bilgileri ile dava konusu kazaya ilişkin eksper raporu ve hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 17/02/2025 tarihinde Adli Trafik Uzmanı ve Makine Mühendisi bilirkişisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle meydana gelen mahrumiyet zararının tazminine ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak mahrumiyet / ikame araç zararı tazminatına dayanmaktadır. Davacı, kazada zarar gören aracını kullanamadığı süre için oluşan zararının tazminini talep etmiştir. Trafik kazası sonucu aracın kaza sebebiyle tamir gördüğü süre içinde çalışamamasından doğan ekonomik kayıplardan zarar veren sorumludur. Araç mahrumiyet zararı, aracın kaza sebebiyle meydana gelen hasarının giderilmesi için makul tamir süresinin belirlenmesi, bu süre için kaza olmasaydı dahi yapılması gereken zorunlu giderler indirildikten sonra emsal nitelikteki bir aracın kiralama bedelinin belirlenmesi yoluyla hesaplanır.
Somut olayda davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalının maliki olduğu ... plakalı araç arasında 21/02/2024 tarihinde trafik kazası meydana gelmiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre davalı araç sürücüsü kazada tam ve asli kusurludur. Raporun teknik değerlendirmelerine göre, davacının aracındaki hasara göre makul onarım süresinin 3 gün olacağı ve günlük kiralama bedelinin amortisman düşümü ile 855 TL olduğu tespit edilmiştir. Raporun alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanması ve denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınabileceği mahkememizce değerlendirilmiştir. Bu hesaplamaya göre davacının mahrumiyet zararı 2.565 TL’dir.
Davalının bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile öne sürdüğü kiralama savunması, cevap dilekçesi sunulmadığı için savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Savunmanın genişletilmesi kapsamındaki iddialar mahkememizce hükümde dikkate alınmamıştır. Buna rağmen davalının bu iddiasını gösterir kira sözleşmelerini dosyaya ibraz etmediği için savunmanın soyut nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının zararının 2.565 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 2.565 TL için takibe kadar 50,02 TL faiz talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Alacağın haksız fiile dayanması, bilirkişi raporu ile zarar miktarının tespit edilmesi ve dava öncesinde taraflarca hesaplanması mümkün olmadığından likit olmayan alacak için icra inkâr tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-.... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 2.615,02 TL’lik kısmının iptaline; takibin 2.565,00 TL asıl alacak ve 50,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.615,02 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 612,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.612,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 11.353,80-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 2.615,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 289,79-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 359,28 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3.240,72‬ TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2025

Katip ...

Hakim ...