WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/310 Esas
KARAR NO : 2024/648
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 29/05/2024
KARAR TARİHİ : 24/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; dava konusu edilen ... Ltd. Şti.' nin ...'nün ... sicilinde kayıtlı bir Limited Şirket iken 28.07.2016 tarihinde tasfiyesine karar verildiğini, tasfiye kararının 10.08.2016 tarihinde tescil edilen söz konusu şirketin, 28.11.2018 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyesinin sonuçlandırılmasına karar verildiğini ve 6 Aralık 2018 tarihli 9718 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 464. sayfasında ilan olunduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi ile sona erdiğini, tüzel kişiliğinin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz bir şekilde yapılması gerektiğini, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise şirketin aktiflerinin ve pasiflerinin tasfiyesinin gerektiği gibi yapılmadığı için şirket ortaklarının ve şirket alacaklılarının ve muhtemel alacaklılarının mefaatlerinin ağır bir şekilde ihlal edilmiş olacağını, ... Ltd. Şti. adına düzenlenen 17.11.2014 tarih ve ... sayılı ek tahakkuk ve para cezası kararına vaki itirazın reddine ilişkin 12.01.2015 tarih ve 29 sayılı ...'nün itiraza ilişkin kararının iptali istemiyle ... ne karşı; ... Vergi Mahkemesi’nde 2015/ ... Esas ile açılan dava 2015/... sayılı Karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, müdürlükleri tarafından söz konusu karara karşı temyiz talebinde bulunulduğunu ve Danıştay ... Daire Başkanlığı' nın 2016/... Esas 2020/... Karar sayılı kararı ile temyiz taleplerinin kabul edildiğini, bunun üzerine ilk derece mahkemesince yeniden yargılama yapıldığını ve ... Vergi Mahkemesi’nde 2021/... Esas ile açılan dava 2021/... sayılı Karar ile kararlarında ısrar edilmesine ve davanın kabulüne karar verildiğini, bunun üzerine söz konusu karara karşı Müdürlüklerince temyiz talebinde bulunulduğunu ve ... Vergi Dava Daireler Kurulu' nun 2022/ ... Esas 2023/ ... Karar sayılı kararı ile temyiz taleplerinin kabul edildiğini, davacı firma tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulduğunu, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu' nun 2023/ ... Esas 2023/ ... Karar sayılı kararı ile davacı firmanın karar düzeltme talebinin reddine karar verildiğini, ilk derece mahkemesince yeniden yargılama yapıldığını ve ... Vergi Mahkemesi 2024/... Esas ile açılan davanın 2024/... sayılı Karar ile ; "...Dava dosyası ile 06/12/2018 tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden, davanın açıldığı tarihte tüzel kisiliği bulunan davacı şirketin 28/11/2018 tarih ve 2 sayı ile onaylı genel kurul kararıyla tasfiyesinin sonuçlandırıldığı ve bu kararın 30/11/2018 tarihinde tescil edilerek 06/12/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, dolayısıyla davacı şirketin tüzel kişiliğinin yargılama esnasında sona erdiğinin anlaşıldığını, bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesi geregince dosyanın islemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup; adı geçen şirketin ihyasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğünün 23.05.2024 tarih 0097045701 barkod sayılı yazısı ve eki yargı kararları gereği olarak adı geçen şirketin hukuki varlığının sona ermiş olması nedeniyle, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması suretiyle ihyasının ve yeniden tescilinin sağlanması ve ek tahakkuk, para cezasından kaynaklanan kamu alacaklarının yukarıda anılan mevzuat uyarınca asıl borçlu şirket adına kesinleştirilmesi ve kesinleştirmeden sonra şirketten tahsili yoluna gidilmesi, tahsil edilememesi durumunda sorumluluğu çerçevesinde şirket ortaklarına başvurulması gerektiğinden ... ' nde kayıtlı ... Dış Ticaret ve Danışmanlık Limited Şirketi' nin davacı idarenin işlemleri sonucu doğan kamu alacaklarının tebliği, kesinleştirilmesi ve tahsilat işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla ihyasını davanın kabulüne, sözü edilen kamu alacağının tebliğ ve tahsilatına ilişkin işlemlerin tamamlanabilmesini teminen ... Ltd. Şti. hakkında tüzel kişiliğinin ihyası ile yeniden tesciline, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı Tasfiye Memuru aleyhine hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... 'nün, TTK M. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiğni, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini,tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasısının zorunlu olduğunu, müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanlarla müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ...'a usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, sunulan tüm beyan dilekçeleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Dava, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.
...'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, davalı şirketin 30/11/2018 tarihinde tasfiyesi sona erdiğinden sicil kaydının terkin edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili 02/10/2024 tarihli dilekçesi ile söz konusu ihya davasına konu ... sayılı ek tahakkuk ve ... sayılı ceza kararlarına ilişkin tutarların 20.08.2024 tarihinde ... Müdürlüğü hesabına ödenmiş olup, davanın konusuz kaldığının anlaşıldığını,bu sebeple konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu 17/10/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili ... (tasfiye memuru) hakkında, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/... E. sayılı dosyası ile açılmış olan davada, ... Ltd. Şti.'nin ihyasının talep edildiğini, müvekkilinin, bahsi geçen şirketin eski yetkilisi ve tasfiye memuru olduğunu, davalı müvekkili ile davacı taraf vekilleri ve yetkilileriyle yapılan görüşmelerde, dava konusu ceza ve ek tahakkuk tutarının müvekkili tarafından ödenmesi durumunda, davanın vazgeçme yoluyla sona erdirileceği hususunda mutabakata varıldığını, bu çerçevede, müvekkili adına 23.07.2024 tarihli dilekçe ile davacı Kuruma başvurularak ödenecek tutarın bildirilmesinin talep edildiğini, kurum tarafından bildirilen tutarın, 28.08.2024 tarihinde davacı Kurum Saymanlığı tarafından belirtilen banka hesabına ödendiğini, belirtilen sebeplerden dolayı işbu davanın hem hukuken hem de fiilen konusuz kaldığını ve esas hakkında karar verilmesine yer kalmadığını, davanın konusuz kaldığını davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm izah edilen nedenler çerçevesinde; davacı vekili ile davalı ... vekillerinin ayrı ayrı sunmuş oldukları dilekçeleri ile davanın konusuz kaldığının beyan edildiği, davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talep ettiği, davalı ... vekilince de aleyhlerine yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüş olup, davacı ve davalı ... vekillerinin ayrı ayrı beyanı doğrultusunda davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın konusuz kaldığının anlaşılması karşısında yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı Yasa'nın 323.maddesinde, vekalet ücretinin yargılama gideri kapsamında olduğu düzenlenmiş, aynı yasanın 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece yasaya göre taktir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği düzenlemesine yer verilmiş, 331.maddede ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargıcın, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, ihyası istenilen şirketin tasfiye suretiyle sicilden terkin edildiği, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış dava bulunduğu, davanın tasfiye memurunun bilgisinde bulunduğunun kabulü gerektiği, dava sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olduğu, sorumluluğun tasfiye memurunda olduğu anlaşılmakla işbu davada davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri yükletilmesi yoluna gidilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Konusu Kalmayan Dava Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 864,00.-TL yargılama giderinin davalı ...' tan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı...' tan alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır

Üye ...
¸e-imzalıdır

Üye ...
¸e-imzalıdır

Katip ...
¸e-imzalıdır