T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/200 Esas
KARAR NO : 2024/699
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/03/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... no.lu poliçesi ile ... Anonim Şirketi' ne ait ... plakalı otomobil sigortalandığını, 09.11.2022 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü Uğur Mumcu sokaktan Gülbahar Sokağa dönmek üzere sola manevra yaptığı esnada park halindeki ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, ... plakalı müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsü kazanın ardından olay yerini terk ettiğini, ... plakalı araç sahibi ... nezdinde 2022.E... sayılı başvuru ile hasar bedeli, E... sayılı başvuru ile de değer kaybı talebinde bulunduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsü %75 kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirket 29.05.2023 – ... sayılı karar doğrultusunda 15.06.2023 tarihinde mağdura 7.604,48 TL hasar bedeli, 15/06/2023 – ... sayılı karar doğrultusunda 03.07.2023 tarihinde 3.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödediğini, müvekkili sigorta şirketinin, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları' na göre sigortalıya rücu hakkı mevcut olduğunu, dava konusu kazada, sigortalı aracın %75 kusuru ile kazanın meydana geldiği ve olay yerini terk ettiği açık olup, Genel Şartlar B.4. Gereği yapılan ödemenin davalı sigortalıdan rücu hakkı olması nedeniyle toplam 10.604,48 TL tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ve fer'ilerinin ödenmesi amacıyla davalıya karşı .... İcra Müdürlüğü 2023/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusuruna ilişkin herhangi somut bir delil sunmadığını, dosyada mevcut herhangi bir kaza tutanağı dahi sunulmadığını, kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç, taraflar arasında imzalanmış olan 27.05.2022 tarihli Bireysel Paylaşımlı Araç Kiralama Sözleşmesi ile müvekkil şirket tarafından ... ...'a kiralanmış bir araç olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) gereğince, ... ...'a kiralanan aracın karıştığı kaza ve sebep olduğu hasarlardan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın usul ve esasa aykırılık taşıması sebebiyle müvekkili şirket yönünden reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar ve değer kaybı bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde ... no.lu poliçesi ile ... Anonim Şirketi' ne ait ... plakalı otomobil sigortalandığını, 09.11.2022 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak hasara uğrayan araç için 15.06.2023 tarihinde 7.604,48 TL hasar bedeli, 03.07.2023 tarihinde 3.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödediğini, bu bedelin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512). Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, 24/06/2021, E. 2017/1-1270, K. 2021/846 , §§16-17)
Somut olay bakımından UYAP sistemi üzerinden davaya konu edilen ve davalıya ait olduğu beyan edilen ... plakalı aracın aktif pasif tescil kayıtları dosyamız arasına alınmış olup yapılan incelemede söz konusu aracın 2021 model olduğu, 22.03.2021 - 30.06.2022 tarihleri arasında davalı ... A.Ş.'ye ait olduğu, 30.06.2022 - 08.06.2023 tarihleri arasında ... Bankası A.Ş.'ye ait olduğu, bu tarihten sonra ise yine davalıya ait olduğu, güncel olarak davalının mülkiyetinde olduğu anlaşılmış ise de kaza tarihi olan 09.11.2022 tarihinde aracın davalıya ait olmadığı, ... Bankası A.Ş.'ye ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen deliller incelendiğinde de ZMMS poliçesinde sigortalı olarak ... Bankası A.Ş.'nin adının yer aldığı, bu hali ile davacının davasındaki husumeti kendi sigortalısı olan araç malikine yani ... Bankası A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiği kanaatine varılmış olup davalının işbu davada pasif husumeti bulunmadığından aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcı başlangıçta dava açılırken peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 11.088,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024
Katip ..
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!